a matter of life and death

1.

maiden'ın eylül ayında çıkardığı şahane albüm . şarkı listesi şöyle :

1 - different world
2 - these colours don't run
3 - brighter than a thousand suns
4 - the pilgrim
5 - the longest day
6 - out of the shadows
7 - the reincarnation of benjamin breeg
8 - for the greater good of god
9 - lord of light
10 - the legacy

   aceshigh   25.11.2006 20:45
   #119414
2.

şu ana kadar hakkında hiç entry gelmemesiyle beni üzmüş albümdür . halbuki ne güzel şarkıları vardır bu albümün .

   aceshigh   07.04.2007 12:47
   #309845
3.

1946 yapımı bir film.

   specta   04.01.2009 02:28
   #1146770
4.

progresif öğeler içeriyor diye içerlendim albüme. son dönemde nerde 'progresif öğeler' tanımını görsem içerikleniyorum hemencecik, o kadar ki kıraç'ın son albümünü heyecanla bekleyebiliyorum.

iron maiden'ın brave new world, dance of death, a matter of life and death üçlemesini dikkatle incelemek derdindeydim, fakat spontane maiden şarkıları beni yorduğu için albümlerin içinde gallop[dörtnala] olmayan şarkılara yönelerek bir seçim yaptım. bu seçimin doğru olduğu kanısındayım çünkü maiden'ın elinde olmayan bir şeymiş gibi her albüme serpiştirdiği gazlayan şarkıları mevcut. bunu neden yapıyorlar niçin yapıyorlar çözebilmiş değilim. ha o şarkılar da dinlenmiyor değil, fakat o kadar da üzerinde durulmuyor açıkçası.

burda progresif olduğu iddia edilen, the reincarnation of benjamin breeg, for the greater good of god ve the legacy hakikaten maiden atraksiyonlarından ayrı düşmüş, içinde maiden'ın klasik oyunlarını barındırsa da, kulağa farklı gelen kısımlar mevcut. albümde en çok göze çarpan introlar ve sanırsam her şarkıya bir intro yazılmış, bazıları olmuş, bazıları da eh dedirtmiş. benim ilgilendiğim bu üç şarkı da intro mevcut. out of the shadows'u dışarda tutuyorum, tears of the dragon'a benziyor tespitine çokça katılıyorum. dur konu dağılmasın.

introlardan sonra giren klasik maiden gürültüsünde [olumsuz anlamı yok bunun, bu gürültü bu gruba has] yer yer kaybolan bruce'un vokallerine yazık olmuş. kasıtlı mı yapılmış bilemeyeceğim, şarkı sözlerini zar zor duyuyorum. diğer bir konu olarak da, teknik kasmak dertlerinin olmaması. dert etmemeleri çok şukela. öpeceksin alınlarından, teknik kasanların şarkının bütünlüğünden kopup çılgına bağladıklarını çok defa kulaklarımla gördüm. maalesef, bunun da alıcısı var. fakat ben şarkıda kompozisyona daha çok önem veriyorum, gerisi beni pek ilgilendirmiyor. 'bütünü gören' kişisel gelişim uzmanlarının tüm kitaplarına şuursuzca saldırmıştım zamanında, belki bu yüzden ince nüansları yakalamaktan it gibi sıkılıyorum.

the reincarnation of benjamin breeg'in çok karamsar bir havası var, albümün geneline yayılmış bir karamsarlık mevcut olsa da, bu şarkıda daha da belirgin bu. diğer şarkılar gazsal dokunuşlarla o havadan kurtuluyor, fakat bu şarkıyı o havadan kurtaramamışlar. güzel olmuş. tabii, şarkının liriksel içeriğini de açıkçası önemsemek şurda kalsın, son dönemde iyice sinema filmleriyle, kitaplarla beynimize zerk edilen ikinci dünya savaşı'nda bulunmuş askerlerin hayata dönme isteğiyle ilgilenmiyorum. eğer ki hetfield'ın yaptığı gibi fixxxer tadında bir hareket çekerseniz, belki ilgilenebilirim. ben bireysel duygulanımları olan, bencil bir duygusalım. kusura bakmayın bu liriklerle beni kendinize çekemezsiniz.

for the greater good of god'ın nakarat kısmını maiden'ın klasik nakaratlarına dahil edip, diğer agresig clean vokale odaklanıyorum. çünküsü acayip alıp götürüyor, tırmandırıyor ve sonunda nakarata dahil edip duyguları sizi bir güzel yalaştırıyor bir köşede. zilleri, synthleri, akustik gitarla, atmosferi bozmayan solosuyla enfes bir şarkı. dokuz dakika sürüyor ya, ondan evde dinleyeceksiniz sadece.

the legacy, motorhead'in god was never on your side balladına benzeşiyor. fakat bu şarkıda blind guardian tadı aldım ilk başlarda. lemmy'nin çatallanmış sesine bruce'ın sevgilisine yalanan genç kız gibi sesini takdir etmek lazım. ben takdir ettim. akustik gitarın güzelliğiyle başbaşa bir dokuz dakika tabii ki bir dokuz dakika olmaktan daha fazlasıdır.

bu üç şarkıyı ayırdım kenara koydum, sonra bir yerlerde copy-paste olarak görürsem ilgilileri kendi ellerimle komprosör yardımıyla şişirip iğneyle patlatacağım.

ek bina: brighter than a thousand suns'ı kapı dışında bırakarak ne kadar mallaşmışız. aferin efenim.

   kaamos   26.04.2009 17:19 ~ 17:49
   #1342170
 
reklamı kapat

yazdır