adem bir zihniyetin adidir

1.

ali bulaç meali
fakat şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. biz de: 'kiminiz kiminize düşman olarak inin,
sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır' dedik.

diyanet işleri meali(eski)
şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara "birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip
geçineceksiniz" dedik.

diyanet işleri meali(yeni)
derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. bunun üzerine biz de, “birbirinize düşman olarak inin. sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.

diyanet vakfı meali
şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. bunun üzerine: bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz,sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.

edip yüksel meali
şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. nihayet, "birbirinize düşman olarak aşağı inin. yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız," dedik.

elmalılı hamdi yazır
bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. biz de: "birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır." dedik.

elmalılı meali (orjinal)
bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları naz-ü naimden çıkardı, biz de haydi dedik bâzınız bâzınıza düşman olarak inin ve size yerde bir zamana kadar bir karar ve bir nasıp alma var

ömer nasuhi bilmen
imdi, şeytan âdem ile havva'yı cennetten kaydırdı. oradaki nîmetlerden çıkarıp uzaklaştırdı. biz de dedik ki: «bâzınız bâzınıza düşman olmak üzere yeryüzüne ininiz,sizin için yer yüzünde bir vakte kadar bir karar ve bir nasip vardır.»

muhammed esed
ama şeytan orada ikisini de yoldan çıkardı ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu. 29 bu yüzden biz: “buradan çıkıp gidin, (bundan sonra) birbirinize düşman olarak yaşayın ve yeryüzünü bir müddet için mesken edinip orada geçiminizi sağlayın!” 30 dedik.

suat yıldırım
derken şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. biz de: “haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksınız.”

süleyman ateş meali
derken şeytan onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, içinde bulundukları (ni'met yurdu)ndan çıkardı. (biz de) dedik ki: "birbirinize düşman olarak inin. sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lazımdır."

yaşar nuri öztürk
bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. biz de şöyle buyurduk: "bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak
aşağıya inin. belli bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır."

dikkat edin bazı mealciler sözde uyanıklık yapıp kelimeyi birbirinize diye meal etmişlerdir. ama bir kısmıda asla iki kişi için kullanılamayacak kelimelerle çevirmişlerdir. bir kısmınız diğerine-bazınız bazınıza gibi iki kişi için kullanılamayacak kelimeler kullanmışlardır. oysa bu mealcilerin hepsi hz.adem kabulü ile meallerini yapmışlardır. çünkü henüz daha işin başında bir çoğu cailün kelimesini yaratmak diye meal etmişlerdir. yani yaratılan ilk insanı hz.adem olarak kabul etmiş ve bunu hiç sorgulamamışlardır. oysaki toplasak daha 10 adet ayet incelemeden bir çok çelişki ortaya çıkmıştır ve burada saymadığım bir çok çelişki bulunmaktadır. bunlarıda yazımın sonunda hızlıca izah edeceğim.son ayetle mealcilerin durumunu ortaya koyalım.bakara 37. ayeti geçiyorum çünkü yine konumuzla alakası yok.
âdem, rabbinden bazı sözler belledi de allah tövbesini kabul etti. şüphe yok ki o, bütün tövbeleri kabul eder, rahimdir.

bakara 38.
abdülbaki gölpınarlı
dedik ki: hepiniz de cennetten inin. fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün.

ali bulaç meali
dedik ki: 'oradan hepiniz inin. bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.'

diyanet işleri meali(eski)
"inin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

diyanet işleri meali(yeni)
“inin oradan (cennetten) hepiniz. tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.

diyanet vakfı meali
dedik ki: hepiniz cennetten inin! eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tabi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.

edip yüksel meali
"oradan topluca ininiz," dedik, "benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

elmalılı hamdi yazır
onlara dedik ki: "hepiniz oradan inin. size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur,
onlar mahzun da olmayacaklardır.

elmalılı meali (orjinal)
dedik: inin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar
onlar değildir

ömer nasuhi bilmen
dedik ki: «o cennetten hepiniz aşağıya ininiz. eğer benim tarafımdan size bir hidâyet gelir de her kim hidâyetime tâbi olursa artık onlar için bir korku yoktur.
ve onlar mahzun da olmayacaktır.»

muhammed esed
biz, “hepiniz buradan çıkıp gidin!” dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır,
ne de üzüntü;

suat yıldırım
38,39. -dedik ki: “inin oradan hepiniz! artık ne zaman ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak,
hiç üzülmeyecekler de. inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır.” [20,123; 7,24-35]

süleyman ateş meali
hepiniz oradan inin, dedik, "yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar
üzülmeyeceklerdir.

yaşar nuri öztürk
"hepiniz oradan aşağı inin." dedik. benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.

dikkat ederseniz tek bir istisna bile olmadan bütün mealciler toplu bir inişi meal etmişlerdir. oysa hani bunlar hz.adem ve hz.havva idi? çok açık şekilde gördüğünüz gibi bu bir topluluktur. sanırım sözü burada çok uzatmama gerek yok. çünkü durum çok açık !şimdi birde işin sağlama kısmına bakalım. kuranda peygamber olduğu ifade edilen bütün peygamberler hiç şüphe olmayacak şekilde tescil edilmişlerdir. en başta peygamberimizi örneklersek.
âl-i imrân 144
(medenî 89) muhammed, ancak bir peygamberdir. ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? kim (böyle) geri dönerse, allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.
bakın gördüğünüz gibi hz.muhammedin peygamberliği şüphe olmayacak şekilde tescil edilmiştir.
nisâ 171
(medenî 92) ey ehl-i kitap! dininizde aşırı gitmeyin ve allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. meryem oğlu isa mesih, ancak allah'ın resulüdür, (o) allah'ın,meryem'e ulaştırdığı "kün: ol" kelimesi(nin eseri)dir, o'ndan bir ruhtur. (o'nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur). şu halde allah'a ve peygamberlerine iman edin. "(tanrı) üçtür" demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. allah ancak bir tek allah'tır.o, çocuğu olmaktan münezzehtir. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. vekil olarak allah yeter.
(a'raf, 59)
andolsun ki nuh'u elci olarak kavmine gönderdik. dedi ki: ey kavmim ! allah'a kulluk edin, sizin ondan baska tanriniz yoktur. dogrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabindan korkuyorum » (a'raf, 59)
âl-i imrân 39
(medenî 89) zekeriyya mabedde durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: allah sana, kendisi tarafından gelen bir kelime'yi tasdik edici, efendi,iffetli ve salihlerden bir peygamber olarak yahya'yı müjdeler.

işte bu şekilde yada buna paralel şekillerde kurandaki peygamberler tescillidir.böyle bir tescili hz.adem için bulamayacaksınız ! çünkü yok !
kaldıki ! her peygamberin bir mücadelesi vardır. oysa hz.adem için böyle bir durumda söz konusu değildir. elbette iki kişi olarak düşünüldüğünde bu olasılık zayıflar ama iki kişi değiller.ayetlerin analizlerini gördünüz.gelelim diğer kanıtlara. kurandaki cennet ifadelerinin yanında genellikle ebedi ifadesi geçmektedir. tek bir örnek veriyorum çünkü aksini bulamayacaksınız bütün cennet ayetlerine bakın. cennet ebedi yurt olarak tanımlanır.
âl-i imrân 15
(medenî 89) (resulüm!) de ki: size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? takva sahipleri için rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) allah'ın hoşnutluğu vardır. allah kullarını çok iyi görür.

1- durum böyleyken bakara 30 da açıkça yeryüzünde yaratıldığı ( bir çok mealciye göre ! ) söylenen adem nasıl oluyorda ebedi cennetten kovulabiliyor! bu nisa 82 ile çelişmiyor mu ?
2- cennete sorgusuz girilemezken nasıl oluyorda hz.adem ve hz.havva cennete girebiliyorlar ?
3- cennet henüz yokken,yani kıyamet sonrası bir mekan iken nasıl oluyorda yeryüzünde yaratılan adem ile havva cennetten kovulabiliyor.
4- cennete kötülük giremezken nasıl oluyorda şeytan orada geziniyor ve üstelik adem ve havayı kandırabiliyor
5- aynı şekilde cennette hiçbir kötülük yokken nasıl oluyorda yasak ağaç diye bişey cennette olabiliyor.
6- bunlar ilk iki insan ise nasıl oluyorda o günün tıbbi eksikliklerine rağmen biri diğerinin kanını akıtıyorda diğeri yaşıyor.
7- her şeyi bilen ulemamız ademin hangi topraklardan kaç günde ne derecede pişirilip salsal edildiğini bilirken ademin yada havanın birbirlerinin kanını döktüğü bilgisini anlatmıyorlar.
8- bakara 30 daki bozgunculuğu yapan kim ? bunlar iki kişi ise 3.kim ? şeytan değil ! çünkü henüz cennetten kovulma olmamış durumda.şeytan henüz olaya müdahil değil.

bu sorular çoğaltılabilir. ilk anda aklıma gelenleri yazdım sadece. bundan fazlada konuyu deşmeyeceğim. sanırım oldukça açık örnekler verdim. sadece derli toplu ve hızlı şekilde ayet numaraları vermeden ama ayet bazlı anlatımla durumu derleyip toparlayacağım. adem yaratılan ilk insan olabilir ki öyledirde, benim iddaam ademin olmadığı üzerine değil. klasikte bize öğretilen hz.adem karakterinin kuranda olmadığı üzerinedir. yani kuranda adem ismi vardır. ama o adem bize öğretilen hz.adem değildir. adem çok önceden yaratılır süreç içinde kendisine gözler gönüller verilir. kan döküp bozgunculuk yapar. ademin yaratılması ile seçilmesi arasında uzunca bir süre geçer. bu süreç içerisinde yani ademin yaratılması ile seçilmesi sürecinin arasında ademe ruh üflenir yani adem bilgiyi kullanmayı öğrenir ( kısa , hızlı ve üstünkörü bir meal ile ruh = bilgi diyebiliriz ) işte adem bu ruh ile melekleri kendine secde ettirir ve dünyanın halifesi yani yöneticisi tayin edilir. bu süreçten sonra adem bir takım kelimeler alır,yani peygamberlik sistemi artık çalışır duruma gelir. ademe ilk gelen emir mal sevgisine yaklaşmadır. fakat şeytan ona burada hükümdarlık ve iktidar olduğunu fısıldar ve adem bu fısıltıya kapılır kendisini para sevgisi ile örter ve bunun üzerine kötülükler ortaya çıkar. adem kendi elleri ile yarattıklarının peşinde koşar hale gelir şeytanı o gün verdiği sözde haklı çıkarır. oysa allah ademi uyarmıştır. ademe kendisini zengin etmek istediğini söylemiştir. ama adem o ağacı-yani mal sevgisini çoktan tercih etmiştir(taha:120). oysa allah kendisine, şeytanın vermekle azalacağını söylediğini ama bunun yanlış olduğunu paylaşmakla arttığını söylemiştir. ama adem o gün bunları görmemiştir ve adem bugünde bunları görmemektedir. ve şeytanın dik yokuşunda onun kölesi olmuştur ve bundan dolayı ademe bir yorgunluk dokunmuştur.
işte ademin ilahi mertebeden düşüşüde böyle başlamıştır.. adem(insan) yasaklanan sarsılmaz/ebedi mülk... çünkü mülk allahındır ve allahın olan halkındır. her kim allahın olanı tekelleştirir ve özel mülkiyete çevirirse yeryüzünde bozgunculuğa ve kovuculuğa neden olur ve ekosistemi ters düz eder.. ademi uzaklarda arama kendine bir bak ve ademi tanı.....

   mevlana ya diss atan yunus   30.01.2012 18:46
   #2479525
2.

<bkz: özet geç piç>
<bkz: okumadım>

   v for mosdetta   30.01.2012 19:29
   #2479562
3.

<bkz: hangi adem>

   ona on kala   10.03.2012 20:42
   #2493720
 
reklamı kapat

yazdır