ahmed arif

1.

şair. hayatı boyunca sadece bir şiir kitabı yayınlamıştır.
<bkz: hasretinden prangalar eskittim.>

   backmasking   16.09.2006 22:49
   #45112
2.

asıl adı ahmed önal olan diyarbakırlı bir şairimiz.

hasretinden prangalar eskittim

seni, anlatabilmek, seni,
iyi cocuklara,kahramanlara,
haldan bilmez kahpe yalana
seni, anlatabilmek seni,
namussuza, haldan bilmez,
kahpe yalana.

ardarda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
dışarda gürül gürül akan bir dünya....
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,

   ordanburdan   01.10.2006 01:59
   #63949
3.

asıl adı ahmed önal olan diyarbakırlı bir şairimiz.

ay karanlık

maviye/maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine/rüzgarda asi,
körsem/senden gayrısına yoksam
bozuksam/can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...
itten aç/yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille/sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş
etme gel,
ay karanlık...

   ordanburdan   01.10.2006 13:49
   #64681
4.

öldükten sonra ikinci şiir kitabı "yurdum benim şahdamarım" ı çıkartan büyük şair.

   tarlabasi   09.10.2006 02:34 ~ 13.03.2007 23:08
   #74190
5.

ahmet arif'in şiiri çıkar o sokak satıcısından alınmış cızırtılı radyomda. ne iş yapıyorsam bırakırım. susarım konuşamam bile, susar şehir, susar dünya, susar herşey. büyük usta en derinlere saplar hançerleri. en derin yaralarımızı deşer. kendimize dahi itiraf edemediğimiz yaralara saplar hançeri. haz veren bir acı duyarım. dedim ya. ahmet arif'in şiiri çıkar o sokak satıcısından alınmış cızırtılı radyomda.

   flam   09.10.2006 10:25
   #74251
6.

21 nisan 1927 tarihinde diyarbakır'da doğdu, 2 haziran 1991 tarihinde ankara'da öldü. asıl adı ahmed önal' dır. ortaöğrenimini afyon lisesi'nde tamamladı. ankara üniversitesi dil ve tarih coğrafya fakültesi felsefe bölümü öğrencisi iken türk ceza yasası'nın (t.c.k.) 141. ve 142. maddelerine aykırı davranmak savıyla (1950, 1952-1953) iki kez tutuklandı, yargılandı ve 2 yıl hüküm giydi. cezaevi günleri sona erince ankara'daki medeniyet, öncü ve halkçı gibi gazeteler ve dergilerde teknik işlerle uğraşarak yaşamını kazandı. *
mükemmel bir anlatım yeteneği vardır.ejdarha olsan kar etmez.seslendirilmiş şiirleri alkol tüketiminde öyle bir gider ki anlatılmaz yaşanır.düşünce suçu saçmalığından nasibini o da almıştır.yaşadığı coğrafyanın duyarlılığını ve halk kaynağındaki sesini hiç yitirmeden yazmıştır şiirlerini.gözlerinden öperim.çok büyük şairdir çok.

<bkz: oy havar>
<bkz: hasretinden prangalar eskittim>
<bkz: kara>
<bkz: anadolu>
<bkz: ay karanlık>
<bkz: sevdan>

*

   painseeker   31.10.2006 23:55
   #95459
7.

adı ahmed olan büyük şairimiz.. aslında ahmed arif 'dir evet ısrarla ahmed arif 'dir.. şiir kitaplarında da böyle geçer..

   hamlet   02.11.2006 01:32
   #96267
8.

bir süredir acılan her başlıgın içinden şiiri çıkan kadirşinas insan.

   batraz   24.11.2006 23:37
   #118693
9.

ve güneş yasak
duvarlar vardır
ve korkunçtur yalnızlığı ranzaların
sen yatağında yanüstü düşmüşsün
dudaklarında dost cıgaran
kaysılar belki bu gece çiçek açacaktır
çalmış kışlaların yat boruları
kalmışsın en güzel kavgaların haricinde
kalbin, zonguldak'ta çökmüş bir kuyu
kafan, sokak çarpışmasıdır çin'de..

   hamlet   25.11.2006 01:30
   #118773
10.

lisedeyken yazdığı bi şiiri:

bir mavi gül bahçesi yorganım
uyku saçlarımın meçhul şarkısı
sonra yastığımda ilk gölgen kızlık
ve ilk unutuluş hürriyet raksı

yumuşaklığında köpükten öpüşlerin
mukaddes günahlar cenneti oda
dikişsiz beyazlığında tüllerin
bir ay süzülecek buluta

ve bir mavi şarap gözlerindeki
musiki gölgelerinde yorgun
sen hep öylesine güzel sevdalım
ben sana alahsızcasına vurgun

   hamlet   25.11.2006 01:38
   #118778
11.

nazım hikmet şehirlerin, ahmed arif dağların şairidir.

   backmasking   25.11.2006 01:50
   #118783
12.

ve ben şairim
namus içsiciyim yani
yürek içcisi

diyerek günümüz götten bitme şairlerine ders veren büyük şair.

   sairimuazzam   03.01.2007 22:37
   #167998
13.

hani kurşun sıksan geçmez geceden

yiğit harmanları, yığınaklar,
kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
dize getirilmiş haydutlar,
hayınlar, amana gelmiş,
yetim hakkı sorulmuş,
hesap görülmüş.
demdir bu...

demdir,
derya dibinde yangınlar,
kan kesmiş ovalar üstünde mayıs...
uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
çelik kadavrası korugan'ların.
ölünmüş, canım,ölünmüş
murad alınmış...

gelgelelim,
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi.

içim, bir suskunsa tekin mi ola?
o malta bıçağı,kınsız,uyanık,
ve genç bir mısradır
filinta endam...
neden, neden alnındaki yıkkınlık,
bakışlarındaki öldüren buğu?
kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
nasıl da almış aklımı,
sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
dost, düşman söz eder kendi kavlince,
kınanmak, yiğit başına.
bu, ne ayıp, ne de yasak,
öylece bir gerçek, kendi halinde,
belki, yaşamama sebep...

evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...

ahmed arif
*

   rozan   22.03.2007 21:22
   #279461
14.

birçok şiiri notaya dökülmüş üstad. hayatımda ilk kez dinlediğim sesinden şiire,şiirlerine yüreğimden bağlandığım şair.

   rozan   22.03.2007 21:26
   #279476
15.

mazlum çimen'in tarafından seslendirilen emekçi tarafından yazılmış olan şiiirde de adı geçmektedir şairin;

men nelere gark olmadı zinin ateşi için
ferhat dağı delmedi mi şirinin düşü için
kusur ise her saniye heryerde seni anmak
mecnun az mı yemin etti leylanın başı için

gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
bakıverde uzamasın gurbetim esaretim
ahmed arif hasretinden prangalar eskitmiş
beni böyle eskitense prangalı hasretim

sana yine sana yandım nesim ile dün gece
gözlerinde üzüleyim ben dolayım hallaca
öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında
ha ben sana yollanmışım ha muhammed miraca

cümle cihan güzelleri yüzlerine ben örsün
gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün
ruhumdaki fırtınalar merihi usandırdı
nuha haber eyleyinde gelsinde tufan görsün

   wampirella   22.03.2007 21:47
   #279518
16.

filinta adına sahip birde oğlu vardır.filinta önal heykel sanatçısıdır.

   rozan   22.03.2007 21:52
   #279533
17.

mezopotamyanın tarihini sulara ve surlara fısıldayan anadolu ozanı...

   jean valjean   02.04.2007 02:46
   #299736
18.

haberın var mı?

haberin var mi tas duvar?
demir kapi, ko"r pencere,
yastigim, ranzam, zincirim,
ugrunda olumlere gidip geldigim
zulamdaki mahzun resim.
gorusmecim yesil sogan gondermis
karanfil kokuyor cigaram
daglarina bahar gelmis memleketimin...

ahmed arıf

   fate   02.04.2007 12:40
   #300233
19.

yalnız degılız

bir ufka vardik ki artik
yalniz degiliz sevgilim.
gerci gece uzun,
gece karanlik
ama butun korkulardan uzak.
bir sevdadir boylesine yasamak,
tek basina
olume bir soluk kala,
tek basina
zindanda yatarken bile,
asla yalniz kalmamak.
sefaklari ben baliga cikarim
akan akmayan sularda
benim, butun tezgahlarda paydosa giden
bir bahar aksami dunyada.
ben dort duvar arasinda degilim
pirincte, pamukta ve tutundeyim,
karacadag, cukurova ve cibalide.
zehirli kor yilanlari
ve sitmasiyla
gun yirmidort saat insan avinda
karacadagda celtikler.
bir kiz cocugunun gozyasi gibi
--ayak bileklerinde bir dizi boncuk,
sol omuzunda nazarlik,
dag basinda unutulmus usumus,
minicik bir asiret kizinin--
damla damla, berrak olur pirinci.
kamyonlarla, katir kervanlariyla
beyler sofrasina gider...
cukurovam,
kundagimiz, kefen bezimiz
kani esmer, yuzu ak.
sicaginda sabir taslari catlar,
catlamaz irgadin yuregi.
dilerse buluttan ak,
kopekten yumusak verir pamugu.
kulhan, kavgacidir delikanlisi,
unlu mahpusanelerinde anadolumun
en cok cukurovalilar mahpustur,
dostuna yarasini gosterir gibi,
bir salkim sogude su verir gibi,
oyle icten
oyle derin
turku soylemek, kufretmek,
cukurova yigidine mahsustur...
tutunu bilir misin?
*kiz saci* demis zeybekler,
su icmez her damardan,
yerini kolay begenmez,
usur
naz eder,
darilir
ıki parmak arasinda kiyilmis,
bir parcasi var kalbimin
ıncecik, ak kagitlara sarilir,
dar vakit yanar da verir kendini.
dostun susan dudagina...
sokaklardan,
kiyilardan,
gok mavisinden,
ekmeginden,
canevinden ayri dusmeye
yani butun hasretlerin kahrina
ve zehrine caresiz kalmalarin,
ılk nefesi hizir gibi yetisir
cibalide sarilan cigaranin...
tutun iscileri yoksul,
tutun iscileri yorgun,
ama yigit
piril piril namuslu.
nami gitmis deryalarin ardina
vatanimin bir umudu...

ahmed arıf

   fate   02.04.2007 12:41
   #300236
20.

"bir ben bileceğim oysa
ne afat sevdim." dizelerinde -çok- yerine kullandığı afat kelimesi ile türk şiir anlayışına yeni bi hava getiren ömrümün törpüsü,ustam,şairimdir kendileri.

   sadi   06.04.2007 22:15
   #308995

123  

 

sayfa

 / 3 

reklamı kapat

yazdır