akepe ye asla

1.

bir güngör mengi yazısıdır.
ayrıca altına imzamı attığım yazıdır da..

akp önderleri anketlerde partinin önde çıkmasından memnun oluyorlar. tabii bu hakları ama...

iktidar partisi bir başka konuda daha açık ara rakipsiz durumda.

o da “oy vermeyi asla düşünmeyeceğiniz parti hangisidir?” sorusuna “akp” diye cevap verenlerin yüksek oranıdır.( prof.ersin kalaycıoğlu’nun araştırması)

erdoğan ve arkadaşları, ülkeye bedel ödetecek olan bu tabloyu daha fazla bozulmadan düzeltmeye bakmalıdır. çünkü bu gidiş keskin, çatışmacı bir kutuplaşmadır.


dikkat edilecek olursa, seçim meydanlarında iktidar dönemlerini övmeye uğraşırken başbakan göğsünü gere gere vereceği örnekler bulmakta zorluk çekiyor.

“işsizliği hallettik” diyemez; ülkenin bir numaralı sorunu olmaya devam ediyor.

terörle mücadele ve büyük kentlerin asayiş sorunları deseniz o alanlarda da elem verici bir başarısızlık söz konusudur.

ab yolu tıkanmış, iktidar kaderine razı bir sessizlik ve eylemsizliğe gömülmüştür. özelleştirmeler, satışta başarı ama kaynakları kullanmakta tam bir mirasyedi hezimetidir.

çünkü elden çıkarılan milli değerlerin parası, yüksek faizli borçların kapatılmasına kullanılamamış, tersine dış borçlar azalacak yerde büyümüştür.

bu seçimde akp’nin iki silâhı var.
görünür silâh, cumhurbaşkanı seçiminde uğradığını söylediği mağduriyeti meydanlarda sömürmek, muhafazakâr kesimi laiklikle özdeş gösterdiği derin devlete karşı intikamcı duygularla yönlendirmektir.

gizli silâh da, uyguladıkları cemaatçi siyasetin oya dönüşmesini bekledikleri geri ödemeleri...

bu iktidar ihaleler yoluyla kendi zenginlerini yaratırken belediyeler eliyle oturttuğu sadaka kültürü sayesinde varoşları yardıma bağımlı hale getirdi.

tayyip erdoğan “milli görüş gömleğini çıkardık” dedi ama partisini ve iktidarını milli görüş’e alternatif bir çıkış, bir kurtuluş yolu yapamadı. o da cemaatçilik tarlasından besleniyor.

oysa dünya tecrübeleri şunu gösterdi ki cemaatçilik, faşizmin “dindar görünen” diyen bir türevidir. cemaatçiliğin inanmışlıkla ilgiyi soktur. çünkü inanmışlık cemaatçi olmaz.

cemaatçilik dini sömürmek; bir dinsel topluluğu ulusal devlete ve öbür dini gruplara karşı kullanmaktır.

ne kadar allayıp pullasalar da gericiliğin çağdaş versiyonudur ve elbette devlet meşruiyetinin temeli olan laikliğe karşıdır.

din, toplumsal kimliğin yegâne temeli olmaya doğru gidiyor. bu gidiş türkiye’nin çağdaşlık arayışlarına darbe vuracaktır.

cemaatleri oy deposu gördükleri için akp önderleri bu tehlikeyi önemsemiyor.

bu iktidar döneminde türkiye, sahte laik bir devlet haline geldi.

“akp’ye asla” diyenlerin oranını makul seviyeye düşürmedikçe akp, hükümet kursa da iktidar olamayacaktır!

   yanessar   01.07.2007 20:16 ~ 20:17
   #514076
 
reklamı kapat

yazdır