akp ye oy vermezseniz hizmet alamazsiniz

1.

<bkz: 29 mart 2009 yerel secimleri>

adalet bakanı mehmet ali şahin'in başbakanını yalanlayan ifadesi.
cümle tam olarak böyle değil ama emin olun meali bu.
2 gün öncesinde tayyip erdoğan diyarbakır'da neler söylemişti halbusem.
partili belediyelere ayrımcılık yapılmadığından tut da, bu anlamda ne kadar adaletli bir iktidar olduklarına varıncaya dek...
şimdi ise adaletten anladıklarını adalet bakanının ağzından öğreniyoruz.

<bkz: akp nin 29 mart 2009 yerel secimleri tehdit politikasi>
<bkz: izin vermezsek tas ustune tas koyamazlar>

   ironick   25.02.2009 00:55
   #1212925
2.

<bkz: etinden korkanın kemiğini sikeyim>

   nenedir   25.02.2009 01:00
   #1212931
3.

bilmediğimiz bişeyimiş gibi sanki... hangi parti iktidara gelirse kendi belediyelerini kayıracaktır, bugüne kadar da kayırmıştır zaten( önceki hükümetler de dahil olmak üzere). gene de direk muhatap olmak, tehdit altında kalmak ağır geliyor. hele ki; bir zamanlar ak partinin belediye ayrımcılığı yapmayacağını birinci ağızdan duymuşken.

hizmet almak isteyen dtp'ye oy bassın(gene de usturuplu basın ilerde iktidar olmasın başımıza). hizmetse, hizmet. su, elektirik varmış yokmuş kimin umrunda. buzdolabından çamaşır makinasına kadar herşey evinizde. bak tunceliye!
genç adamlarsınız, çeyizinizi de ufaktan düzersiniz bahneyle. bir kaç sene çevre vergisi ödememekle, çöplerin zamanında toplanmasıyla, suya %00000,1 indirim yapılmasıyla, asfalt yollarda eskitemediğiniz ayakkabılarınızla bile bu çıkarı sağlayazsınız. direk cepte hem...

   igbbbiu   25.02.2009 02:37 ~ 02:40
   #1213016
4.

akpliler'in de tasvip etmediği açıklama. bir kişinin talihsiz açıklamasını tüm partiye mal eden açıklamalar gibi.

bir akp'li.. milli eğitim bakanı hüseyin çelik'in açıklaması;
----- spoiler -----
bakan çelik, adalet bakanı mehmet ali şahin’in son açıklamalarını da eleştirdi. milli eğitim bakanı çelik, adalet bakanı’nın yerel yönetimlerin iktidarla ilişkileri konusunda söylediği tartışma yaratan sözlerini şöyle değerlendirdi: “mehmet ali bey hitabeti çok yerinde bir arkadaşımızdır, bir söz ustasıdır ama bu konudaki ifadelerine kesinlikle katılmıyorum.”
----- spoiler -----

önemli başka konulara da açıklama getirmiştir. lütfen okuyun;

http://www.haberturk.com/go.aspx?id=130521

yukardaki linkte balçiçek pamir'in sunduğu söz sende programının özetidir. burda yazmayan bazı konuları da belirtmek gerekir. bakan çiçek; bizim yandaşımızmış gibi davranan medya ya da muhalefetin yandaşıymış gibi davranan medya, kim olursa olsun, eleştiri yaparken saygıyı elden bırakmamalı, yalan haberler yayınlamamaları gerektiğini ve taraf tutmamaları gerektiğini belirten bir konuşma yapmıştır. medya özgürlük adı altında yalan haberler, yönlendirici haberler yapmamalıdır demiştir.

bakan çok güzel ve adaletli bir konuşma yapmış. şimdi bütün akpliler adaletli mi oluyor. hadi canım. ama bir kişi yanlış beyan verince tüm akpliler adaletsiz oluyor.

   ocean dream   25.02.2009 04:36
   #1213054
5.

bir kişinin açıklaması değildir, ilk olarak melih gökçek ardından adalet bakanı mehmet ali şahin den son olarak ta kırıkkale milletvekili prof.dr. mustafa özbayrak. bunlar duyduklarımız, peki ya duymadıklarımız, gündeme gelmeyenler? şimdi hangisi bu fikri aslında savunmadığını iddia edebilir. bu sadece, eğer bizim adayımızı seçmezseniz hizmet alamazsınız avcunuzu yalarsınız, demek değilmi? bunun akp politikası olduğunu anlamak için illa tüm milletvekilleri ve belediye başkanlarından tek tek duymamızmı gerekecek?

   slaw   25.02.2009 05:00
   #1213057
6.

başka partiler de aynısı yapar dile getirmezler. keza yaptıklarına ben şahit oldum. chp mesela. kendi belediyesi içerisinde bulunan vatandaşı akp'den yardım istiyor akp chp belediyeyi arıyor tel yüze kapanıyor.

3 kişi beş kişi değil akp. duymak istenileni duymak için bu kadar yeterli olabilir. hatta hiç söylenmemiş ve yapılmamışları duymak ve görmek içinde.

ama şu cümle ile akp hiçbir iş yapmamıştır çok kötü partidir diyemezsiniz. bu o kişiyi hadi o üç kişiyi bağlar diyelim.

   ocean dream   25.02.2009 05:06 ~ 05:07
   #1213060
7.

peki bu demek değil midir galatasaray'ın bordo karşısında şansı az? peki bu da demek değil midir hedo süper şutör? illa herkesin bunları tek tek söylemesi mi lazım? bence her şey çok açık.

   pul koleksiyoncusu   25.02.2009 05:08
   #1213061
8.

baba filminden mi araklamış bu repliği. "bizim onayımız olmadan burada iş yapamazsın"

bir siyasetçi olarak hayatının hatasını yapmış.

yetmiş milyon polat alemdarın olduğu bir memlekette sen kalk racon kes.

olmaz yiğenim olmaz.

   ferhatguzel banyoda   25.02.2009 05:09
   #1213062
9.

bu cümle sonu gelmeyecek tartışmalara kadar götürecektir insanları.

hadi gelin yalnızlığımızı barış güvercinlerimizle paylaşalım. mesaj atmak için;

<bkz: güvercin>

   ocean dream   25.02.2009 05:10 ~ 05:10
   #1213063
10.

biz de yıllardır bartın'ın neden en az ödenek alan il olduğunu düşünüp duruyoduk. bunun içinmiiişş.. vay şerefsizler.

   diken   25.02.2009 10:16
   #1213115
11.

haklı bir söylem. muhalefet adı altında hizmete engel olan, kendi doğrultusunda iş gören belediyeler var oldukça daha da haklılık kazanacaktır.

misal; avcılar belesiyesi hali hazırda chp'nin elinde. istanbul büyükşehir belediyesi ile girdiği takışmanın haddi hesabı yok. en bilineni firüzköy'de kurulan gecekondu mahalleleri. istanbul büyükşehir belediyesi yıkım kararı alıyor ama avcılar belediyesi akipleri yıkım ekibini bölgeye sokmuyor engel oluyor. buna belediye başkanı mustafa değirmenci de ön ayak oluyor.

misal; avcılar'da iett kampı olan yerde kurulan sosyal tesis. yıllarca avcılar belediyesi yüzünden bir türlü faaliyete girememişti. sonunda 1 yıl önce tam olarak işe girişildi ve tesis tamamlandı.

muhalefet kafasıyla yürümüyor maalesef bu işler.

   ramiz   25.02.2009 10:31
   #1213126
12.

herkesin zaten yaşayarak öğrendiği ve bildiği bir durumun,adaletin bakanı tarafından açıkça dile gelmiş halidir.

   babamindavulu   25.02.2009 10:40
   #1213129
13.

faşizmin ayak sesleri
benden gayrisi haramdır . güzel olan tek renk benim rengim . ne güzel sesim var onları dinlemeyin . bana oy verin diğerlerine verirseniz sizi cezalandırırım .

işte parlementer sistemin en dangalakça sergilendiği güzide ülkemiz türkiyede faşizm tabloları . elinde erk i bulunduran , onu demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmediği ortamda dilediği gibi kullanmakta . bu ne gibi . bu almanya gibi . bu tek parti rejimi gibi . hani emre ak(p)öz , engin ar(sız)dıç ın eleştiri yağmuruna tuttuğu tek parti rejimi anlayışı bu . yada italyada mussolini olmak budur işte . daha doğrusu bu faşizmin ta kendisi.
bakan şahinin yada akp nin ne kadar faşist olduklarını anlatmıyacağız artık. yada tarihlerine geçmişteki icraatlarını anlatıp faşist olduklarını idda etmiyeceğiz. artık sadece "al sana" demek yeterli olacak.

halkımıza yazık ama . hem bu faşistler hem de devletin partisi arasında sıkışmış olmalarına insan üzülmeden edemiyor.
bunları destekleyen enteller ofis aydınları da görsün faşizm nasıl oluyo . belki faşizm kurulur ve iktidar olduktan sonra " nasıl yaptık " diye kitaplar yazarlar " yada faşizmi halk tekrar yıkar " ne bok yedikte faşizm oldu " diye değişik bi kitap yazarlar .

demokrasi kendi kendini yıkma özgürlüğünü kimseye vermez ama bunlar muhalefetin olmadığı bir ortamda o kadar coştularki , yakında seçimlere gitmeye gerek yok deme rahatlığını gösterebilecekler.
önceden işçi sınıfı vardı bunların bu faşist eylemlerin " höst " diyebilecek , onları da verdikleri sadakalarla sadaka sınıfı haline getirdiler. gerçi işçi de kalmadı memlekette.
yapacak çok şey var ama beklemekten başka çaremiz yok .

   ipkisiyemaskosis   25.02.2009 10:52
   #1213138
14.

% 47 oy oranını parti balkonundan milyonlara açıklayan başbakanın bağıra bağıra yalan söylediğinin kurmaylarınca kanıtlanmasıdır.

<bkz: akdemokrasi>

   turkishpub   25.02.2009 11:24 ~ 11:24
   #1213158
15.

<bkz: insanin fikri neyse zikri de odur>

   eyvah necdet   25.02.2009 13:22
   #1213426
16.

cokta seyimdeydi verdikleri hizmet dedirten olay.

   ceren   25.02.2009 13:23
   #1213430
17.

<bkz: adalet bakanı>

<bkz: adalet ve kalkınma partisi>

boş<bkz: adalet>

   sipa   25.02.2009 13:42
   #1213449
18.

"bizim belediyeler daha iyi hizmet verir" demek ayrı birşeydir, "bizden olmayan belediyelere hizmet yaptırmayız" demek ayrı birşeydir. ben bu sözlerden ve diğer akp'li vekilin sözlerinden "bizden olmayan belediyelere hizmet yaptırmayız" manası çıkardım. şimdi recep tayyip erdoğan ne diyor "bu ülke için taş üstüne taş koyanın başımız üzerinde yeri var" diyor. peki partisine mensup vekil ne diyor? "izin vermezsek taş üstüne taş koyamazlar" diyor. yani başka bir partiye mensup bir belediye başkanı bana hizmet etmek isteyecek, iktidarda bulunan partiye mensup sözde milletvekili "biz buna müsade etmeyiz" diyecek. sonra da bunun taşıdığı sıfat "milletvekili" olacak. millete yapılmak istenen hizmeti engellemek isteyenden milletvekili olmaz. ancak ve ancak işgüzar olur.

   eser   25.02.2009 14:05 ~ 14:06
   #1213485
19.

%53'e ananızı alın ve gidin demektir. ancak benden olan kazanır demektir.sırtımı yıkayın ki , başınıza bişey gelmesin demektir.insan hakları suçudur.halk dilinde de ibneliktir.

   mayro   25.02.2009 14:36
   #1213515
20.

gazetecinin sorduğu; "adalet bakanının yerel seçimlere müdahale etmesi sizce etik mi?" sualine, "ben her şeyden bir siyasi partinin mensubuyum ve partimin çıkarlarını gözetmekle mükellefim" şeklinde cevap verdi.

imam osurursa cemaat sıçarmış atasözünden hareketle gaza gelen akp kırıkkale milletvekili mustafa özbayrak bakın ne demiş; ""biz ankara'dan izin vermediğimiz sürece siz burada taş üstüne taş koyamazsınız.. onun için eğer birileri size gelip de ben şunu yapacağım, ben bunu yapacağım diyorsa inanmayın. yapamazlar; bize rağmen yapamazlar"

prof titrine sahip bu adamın yediği naneler bir değil iki değil. 2007 meclis plan ve bütçe komisyonunda alevilerin de diyanete ayrılan bütçeden faydalanması gerekliliğini savunan muhaletefe; "alevilere bir tahsisat yapılırsa, aleviliğin diğer kolları da bize tahsisat yapın derse ne olacak? mecusiler, satanistler gibi gruplar da benzer taleplerle gelebilirler pekala." diyerek alevileri satanistlerle eş değer tutmuştur.

bir de kaba etinden nei düğü belli olmayan kelimeler üretip kendine sosyolog süsü veren çakma entelektül, postmodern ehl-i tasavvuf ikonası sevgili yusuf kaplan efendinin 2007'de kaleme aldığı "naziler, paganlar ve ulusalcılar" başlıklı köşe yazısı var ki akıllara zarar.

buradan okuyabilirsiniz: http://yenisafak.com.tr/...r/?i=5177&y=yusufkaplan

yazıdan küçük bir kesit aktaralım;

"türkiye'nin iran'a dönüşmesinden, türkiye'de herkesin başının zorla örtülmesinden, hatta bir gün islâmcıların kendilerini “keseceklerinden” filan dem vuruyorlar ve böylelikle bir taraftan “bağımsız türkiye!” sloganları atarken, diğer taraftan da, nasıl da amerikalıların, israillilerin ve avrupalıların “islâm'la savaş” stratejilerine kelimenin tam anlamıyla “uşaklık ettiklerini” bile göremiyorlar ya da görmek istemiyorlar. tıpkı nazilerin yaptıkları gibi islâmî söylemleri benimseyen, hatta yalnızca islâmî sembolleri taşıyan herkesi üniversiteden, kamu kurumlarından, yüksek bürokrasiden uzaklaştırmak için türlü fişleme, sürgüne gönderme, kaldırıp sokağa atma yöntemlerine başvurmakta hiç bir sakınca görmüyorlar! türkiye'nin islâm'dan uzaklaştırılması için, hiç bir esaslı fesefî, entellektüel, kültürel, sanatsal temeli ve eseri olmayan kör ve körleştirici bir laikçilik, sözümona bağımsızlık, sözümona ilkel ve pagan bir alevîlik adına, islâm'ı, islâmî değerleri, islâm'ın adalet, hakkaniyet, rahmet ve vicdan yüklü temel kurucu değerlerini, temsilcilerini şeytanlaştırmakta, aşağılamakta, yok etmekte hiç bir sakınca görmüyorlar görmek gibi bir niyetleri ve kabiliyetleri var mı ki? tek dertleri, “daha fazla hükmetmek ve daha fazla götürmek” olan bu insanlara bu yakıcı gerçekleri gösterebilmek mümkün mü gerçekten?. "

1) sayın kaplan, pir sultan abdal şenlikleri için gittiğimiz sivas'ta kardeşlerimin diri diri yakıldığına bizzat şahit olmuş, yayılan yanık et kokusu yüzünden nefes alamayacak hale gelmiş biri olarak sizin bu "islam dini sevgi kelebeğidir" martavalınızın benim ve benim gibi düşünen kardeşlerimin nezdinde at yarağına kokan bok sineği kadar kıymeti harbiyesi olmadığını bilin! siz bu popülist söylemlerinizi henüz sorgulamaya başlamamış genç/körpe dimağlara yutturun. islamiyeti yayarken kullandığınız “tebliğ” kavramınının bir benzerini uygulayan gayrimüslimleri “misyoner” diye fişleyip verdiğiniz ölüm fetvaları bir yana, kendi inanç ve kültürlerini özgürce yaşayan kavimlere uyguladığınız ve hâlâ daha uygulamaya devam ettiğiniz asimilasyon politikalarınızdan da haberdarız. cizce ve haraç vergisi ödememek için müslümanlığı seçen, seçmek zorunda kalan, ıslahat fermanının sağladığı refahla eski dinine dönen gayrimüslimleri “murted” ilan edip kellesini vuran bizim biat ettiğimiz dini anlayışa sığmaz. uzak tarih bir yana, hali hazırda çorum ve maraş’ı da unutmadık/unutmayacağız/unutturmayacağız. islam tarihini körpe beyinlere empoze ederken şakşakçılığına soyunduğunuz uçkur düşkünü arabın, allah’ın “lekum dinikum veliye din” kelamını hiçe sayıp mekkeli müşriklerin kutsal olarak addettiği putları nasıl yıktığından da bahsedin. gerçi bu olayı talebelere aktarırken sanki iyi bok yemişcesine yüreği kabaran din hocaları var. ayrıca, islamcıların bizi kesecekleri korkusu taşımıyoruz. çünkü bizim pirzolamız daha güzel oluyor.

2) ulusalcıların abd, israil ve ab’ye uşaklık ettiğini iddia eden sayın kaplan, şu an savunduğunuz hükumet ve onu yöneten islamiyetin yılmaz savunucusu değil mi bop’un eş başkanı? türkiye ile israil arasında yapılan milyar dolarlık silah anlaşmasını imzalayan, yani gazze’nin tepesine inen her bombada finansal olarak pay sahibi olan ulusalcılar mı? kuzey ırak’a yapılacak basit bir sınırötesi operasyon için kıtalararası yol katedip icazet alan kim?

3) sayın kaplan ulusalcılara ithafen yazının sonunda çok güzel bir soru sormuş: "tek dertleri, “daha fazla hükmetmek ve daha fazla götürmek” olan bu insanlara bu yakıcı gerçekleri gösterebilmek mümkün mü gerçekten?"

ps: objektif olursanız mümkün sevgili kaplan.

3) son olarak; aleviliği içi boş, ruhsuz, felsefesiz, temelsiz, “ilkel pagan kültürü” diye tanımlayacak kadar cahil bir öğretim görevlisi olabilir mi?

bu halka böyle profesör, böyle adalet bakanı, böyle akademisyen ve böyle başbakan fazla bile.

eserinizle gurur duyun...

   hz muhabbet sav   25.02.2009 16:06
   #1213631

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır