aldatilmak

1.

karsi karsiya kalan bunyeyi, bok eden, etrafa mutlu gorunmeye calisirken icinde aglatan, aldatan sahisa ne kadar guclu oldugunu gostermeye calisan bunyeyi evine dondugunde ufak bir yastik,yorgan,corap,kil,yun bulup ona sarilmak suretiyle dandikten bir parcada bile aglama moduna gecirten, yasanmasindir dedigimiz durum.

   kingston   03.04.2006 23:32
   #1847
2.

sevgilinin ben yurtdışına gidiyorum, çok önemli bir iş aldık diye bir hafta gideceği için üzülüyomuş tribine girip, gideceğini söylediği gün yanlışlıkla msn sini açmasını takiben yaşadığımız intikam duygusunu harekete geçiren yaşanması hiç arzulanmayan sinir bir durumdur.

   cipim   20.02.2007 13:40
   #227405
3.

iletişim eksikliğinden, bazen de aldatan kişinin denyoluğundan kaynaklanan bir durumdur. acıdır.

   tamam   23.02.2007 02:16
   #232062
4.

bünyeyi derinden sarsar..özellikle ufacık bir bahaneyle ayrılan kişinin,ayrıldıktan sonra,sizinle birlikteyken sizi aldattığını öğrenirseniz,diliniz damağınız kurur.güven denilen olay kafa tasınız içinde bitmiştir.sonsuz nefret denilen şey aldatanla ilgili tüm duyguları kaplamış ve sizi kendinize gömmüştür.

   rakicoglu   09.05.2007 13:32
   #382917
5.

<bkz: boynuz>

   era   09.05.2007 13:34
   #382923
6.

aldatmak, aldanmak, aldatılmak... al birini vur ötekine, iki harfi değistirip say diğerinin yerine.

insan yalan söylemeye ne zaman başlar? en uçsuz bucaksız yalanlar çocukluk yıllarına aittir. dört yaşındaki bir çocuğun bir saat boyunca nasıl geceleri dışarı çıkıp bütün kötüleri siyah kuşaklı karete bilgisiyle hakladığını dinlediğimi hatırlıyorum. yalanlar ister karanlık sulara boğsunlar bizi, ister sevimli hayaletleri bol düş bulutlarının üzerinde uçursunlar, erken yaşta girer bu yaşama. yalanlar hep kötüyü işaret etmiyor. pembe yalanlar hayat kurtaranlarsa yalan dediğin şey iyiliğin de parçası oluyor. ama işte adı üstünde yalan beyaz, pembe, siyah olsun karşı tarafı 'aldatmış' olduğun gerçeğini değiştirmiyor.

yalana bizi toplum mu sürüklüyor rousseau’nun dediği gibi? iki yaşındaki çocuk ne gördü geçirdi bir kedinin kuyruğunu kesip bunu ailesinden saklarken? ilk nefes aldığı anda bile kana bulanmış çarşaflar arasında pür olmayan bebek, yasadıkça kirlendiğin şu dünyada hangi ara saf olduğunu iddia edebilir ki? hangi gün ben kimseyi aldatmadım, ben hiç yalan söylemedim diyebilir hayatında, konuşmaya başladıktan sonra?

aldatmak sınırları belirginleştirilemeyen bir konsept. karşıdakinin güvenini suistimal ettiğin noktada her alanda devreye giriyor. nedense en çok ikili iliskilerde sınırları çiziliyor. bir gün iki aşırı dinci adamla yemekte konunun aldatmaktan açıldığını ve benim ısrarla 'her türk erkeği aldatmaz' dediğimi hatırlıyorum. karşımdaki kişi 'tabii ki aldatmaz, eşinin günahı ne' deyince kendi kendime 'kim adam gibi adam, kim değil bir daha düşün' dediğimi de hatırlıyorum. sonra adamın sözlerine devam edince üzerimden soğuk suların boşaldığını da maalesef hatırlıyorum: 'ben eşimi katiyen aldatmam. bütün günah bana yazılır.'

aldatılmak her şeyden önce karşı tarafın kendisini aldatmasıdır, bunda süphe yok. aldatılmak aldatmaya sarmalanıyor, aldatmak aldanmak oluyor. karşı tarafı 'aldatmamak' dediğindeyse içine o kadar cok değisken giriyor ki bir insanı asla aldatmamak mümkün mü diye sorar oluyorsun kendine, kendi kendini bolca aldattığın hayatında.

ikili iliskilerde karşı tarafı aldatmadığını sanarken aldatıldığında dünya başına yıkılıyor. ben nerede hata yaptım gibi -olayın senden bağımsız olabileceğini unutup- içine hic girilmeyesi kıskaçlarda yaşıyorsun. neredelerdi, neler yaptılar, nelerden konuştular, bende olmayan neyi buldu onda... hatta patricia kaas’ın ‘je voudrais la connaitre’ adlı parçasında aldatılan eş öyle güzel kuruyor ki kafasında senaryoları 'neye benzerdi, o kadına uzunca bakmak ve hayatını dinlemek isterdim, varlığını kabul edip kabuslarımdan kurturmak isterdim, seni nasıl elimden aldığını öğrenmek isterdim, parfüm kokusunu ve yazısını tanımak yetersiz...' demek herkes aynı şeyi yapıyor diye ufak bir rahatlama hissettiriyor aldatılmış bünyelere.
bir kere aldatılırsan suç başkasının, iki kere aldatılırsan suç senin deyip kesip atmadıkça yeni olası sahneler baharında filmler durmaksızın kafada tıkırında.

"aldatilmak istemiyorsan sadık kalmayı bileceksin" denir de işte bunun da bir formülü yok ki... aldatılmadan nasılsa aldatılıcağım bir gün deyip savunma mekanizmasıyla aldatan var, aldatılmadan karşı tarafa saygı duymayıp aldatan var, aldatıldığı için aldatan var, sırf aldatmamaya aldandığı için aldatan var...

öte yandan her şeye inat birbirini sevip sayan, hiç aldatmamış ciftler de tanıyorsanız neye inanacağınızı şaşırıyorsunuz. 'kendi olarak sana gelen, sana gereksinimi olmadan seni isteyen, sensiz de olabilecekken senin ile olmayı seçen, kendi olmasını seninle olmaya bağlayan o, işte...' diye sesler de duyuluyor uzakta bir yerlerdeki şairden.

o kadar da zor bir sey olmasa gerek o'na saygı sevgi duyup aynısını beklemek ve almak, değil mi? hem ruhun öyle mutlu bir özgürlükte ki evrenin söz kesilmiş halinde huzura bürünüp el sallıyor.

"aldatabiliyorsan, sevmiyorsundur
seviyorsan da aldatmak elinden gelmez" *
.......
...........
...............
peki karşı taraf sizi sayıp severken sizin o kadar da saygılı davranmadığınız zamanlar olmadı mi hiç?
kendi kendinizi şaşırttığınız olmadı mı inançlarınızdan kopuşlarınızda?
aldandığınız olmadı mi hiç bir başka bakışa? dolayısıyla aldattığınız olmadı mi ama fiziksel ama zihinsel?
yani aldatılmayı hiç hak etmediniz mi siz?
bunun başınıza asla gelmeyeceğinden ya da bir daha tekrarlanmayacağından emin olabilir misiniz?
gerçekten mi?

ışte en beteri karagöz’ün dediği gibi 'insanoğlunun hayatı hep kendini aldatmaktan geçer'.

kendini aldattığında, kendince aldatıldığında
en çok
pişmanlık mı duyarsın inanmışlığından
yoksa
rahatsızlık mı boşlukta asılı kalışından?

bir kerecik aldanma.
.....bir kerecik aldatma.
bir kerecik aldatılma.
.....bir kerecik.
bir.
.....

   olma digerleri gibi   09.05.2007 14:37
   #383090
7.

aldatılmak…..

ummadığın zamanda güveninin en yüksek derecelerde gezdiği biranda aldatıldıysan bu acının hiçbir tarifi yok…aldatılmanın,aldatmanın açıklaması yok….kendiini aldatır aslında aldatan insan deriz hepimiz aldatıldığımızda….peki ya biz bizim duygularımız,önemsiz…

birde evlenmeye karar vermişsen ailen bu ilişkiye şiddetle karşı çıkıyorsa, sen istiyorum ben onu seviyorum diyorsan hiç susmadan ağlıyorsan yemeden içmeden kesilip ruh gibi ortalıklarda dolaşıyorsan ve onun uğrunda eriyip bitiyorsan ve tamda o günlerde aldatılıyorsan bu acının asla tarifi olmaz olamaz….
yapacağını yapmıştır sevgili….aldatmıştır seni…gitmiştir kalmışlardır gecelerce…senin ruhun bile duymamıştır…tatile gidiyorum biraz dinlenmeye ihtiyacım var deyip gitmiştir….bir huzursuzluk kaplar içini sıkıntı basar malum olur ama konduramazsın asla…..

ve hiçbirşey olmamış gibi gelir yanınıza..sarılırsınız….sorarsınız ne yaptın anlat bakalım bakalım diye…dinlendim deyip geçiştirir siz…vee birgün onlara gidersiniz…tesadüf işte…bilgisayarda açıktır…hımmm bi bakalım ne var ne yok diye oturursunuz pc başına….aratırsınız tüm resimleri…çıkar tek tek….öylece kalırsınız orada….birden buz gibi kesilirsiniz…yatakta,,,öperken severken gezerken denizde havuzda resimlerini görürsünüz….kalkamazsınız yerinizden…ve o anda o gelir…sevginin tüm aşkın yerini nefret alır birden….hiç sevmemiş gibi olursunuz..ben senin için mi çektim dersiniz o kadar şeyi…cevap alamazsınız…şiddetli kavgalar başlar sonra…ayrılıktır tabiî ki ilişkinin sonu….


yinede konduramazsınız..ağlama krizlerine girersiniz….kahrolursunuz sende o da…neye yarar ki..başak bir ten deymiştir o tene,başka eller tutmuştur o elleri….özürler hiç kesilmez telefonunuz hiç susmaz..ama hiçbir işe yaramaz….yaşamaksa eğer o şekilde yaşamak yaşarsınız…..ama bitmişsinizdir…ve bu acının tarifi yoktur…bu acı paylaşılamaz ve bu acı asla ama asla unutulmaz…..

<bkz: ben bunu da gördüm>
<bkz: olmaz birtanem olmaz sevdiğim olmaz inan bana olmaz aşk böyle olmaz>

   mrve_mrve   21.08.2007 15:17 ~ 15:20
   #624581
8.

tek çözümünün hiç bir şeye inanmamak olan bir salak durum.hiç bir şeye inanmazsan asla aldatılmazsın.hiçbirşeye inanmadan yaşayabilmek ayrı bir bilim dalı.

   rabios   21.08.2007 15:25
   #624594
9.

bir kadın bunu asla unutmaz. *

gözlemlerime göre ortada aşka dayalı bir ilişki varsa, er kişi nasıl bir hata yapmış olursa olsun kadınlar unutabiliyor veya huzuru bozmamak için yok sayabiliyorlar. ama aldatılan kadınlar artık erkek ne yaparsa yapsın eskisi gibi dişikuş moduna dönemiyorlar.

   alt tarafi bir elma yedik beraber   21.08.2007 15:30
   #624612
10.

en büyük bağlılıklar en aşağılık cezalara çarptırılır.(bir baba öğüdü)

ve genelde biz buna aldatılmak yada aldanma deriz.farklı şeyler değillerdir zira.çünkü her aldatılış aldatabilecek olana aldanmayla başlar.

   34u442   21.08.2007 15:40
   #624625
11.

kimi öptüğü ve dokunduğu değildir mesele...
kalbinde sen varsan , tamamen hormonsal diyip kendini bile avutursun.
o kadar da salağı oynayabilirsin.
ama ... sen ağlarken gecelerce ona , onun başkasında huzur bulma gerçeğidir , can acıtan.
aynada gözlerinin içine iyice bakıp ; onunla karşılaştırırsın.eksikliklerini , fazlalıklarını.
nedenniçinnasıl; (3beyazın yanında masum kaldığı en zararlı 3lü) kafanda dolanır durur;
çirkin misin? yok makyajın akmış,ondandır.
iyi değil miyim? sevince hırpalıyorsun sen de.
haketmiyor muyum onu? küçümseme bu kadar kendini.
peki neden böyle oldu? bu da böyle yarım kalsın.

   zefura   21.08.2007 15:50 ~ 15:51
   #624635
12.

tek gecelik ilişkileri affedebiliyor insan. kimle öpümüş, kime girmiş pek önemli değil geniş bünyeler için.

lakin, aşık olduğu bi kız olduğunu öğrenirsin ya, işte o zaman çok fena koyar bu. ne tokat atmak gelir içinden, ne de birşey söylemek... acır lan! sana yazdığı, "sevgilim" diye başlayan şeylerden sonra başka bi kıza geri dönmesi için yalvaran mailleri gördüğünü düşünsene... aslında o deriiiin bakan mavi gözlerin arkasında başka bişeyler varmış meğer.

tatmayanlar için "aldatılmanın" en acı hali budur. koyar insana.

   oturan kedi   22.03.2008 06:24
   #876569
13.

bazen bir bakış,gülüş,sadece bir dokunuş sayar insan aldatılmayı.bazense cinsel ilişkiyi bile aldatılma saymaz.seven kıskanır arkadaş.
ama seven,sevmeyen kim olursa olsun ortak olarak yaşayacağı şey incinmedir.gururun kırılması.haklıyım der kendi kendine.sayıklar bunu gecelerce.başkalarına belli etmemeye çalışır aldatıldığını.oysa olgunlaşmıştır aldatılınca.yüz yaş olgunlaşmış ve hayatın sillesini yemiştir.bir daha insanlara güvenemeyeceğini bilerek insanlara güvenmeye çalışır tıpkı ölüyü mezarından çıkarıp diriltmeye çalışıyormuş gibi hisseder.
sabah uyandığı saniye gözlerinin önüne aldatıldığı an gelir.ilerde bi ihtimal yaşayacağı ilişkiler mahvolur hiç olmadık yere bu güvensizlik sebebiyle.öyle bir boşluğa savrulur ki insan hayatını adadığı insanın başkasına hayatını adadığını öğrenince.it's raining man şarkısına dolar gözler artık.
it's raining man'e ağlatana selam olsun.sevdicek ve sövdüceğe....!

   hssktr   17.05.2008 21:28
   #923015
14.

karşı taraf sizden ayrılmıştır.size hatalarınızı söyler neden ayrıldığını son bir kez gidersiniz evine af dilemek için ama yolda elele tutuşmuş başkasıyla görürsünüz.gerisi ise zaten malum.aldatan kim?bana gerçeği gösterdi.şerefizliği yanına kaldı.2 sene yaşadıklarımızı ise hiç saymıyorum.

   tiklinick   27.08.2008 12:35
   #1016462
15.

hayatın bütün renklerini değiştirebilir bir anda..
ne söylesen yetmez.. son sözün sandığın hiçbir şey son sözün olmaz.. hep yeni bir şeyler söylemek gelir içinden, zehir akar akar bitmez..
öfkeler büyütürsün ve geri kalan herşeye olan inancın ufalır aynı anda..

   azzazzil   19.10.2008 10:59
   #1060632
16.

oncelıkle aldatmanın hangı turde oldugu belirtilmeli.sexsuel anlamda aldatıldıgını gordugunde gıdıp grup yapalım mı teklifini iletebilirsin.
hakeza eskiden seni seven birinin artık başka birini senden daha cok sevdigini oğrendıgın an aldatanın ne kadar onemlı olduguna gore degısık tepkıler verılebılecek andır.
kimi vardır kendını kopruden atar, ki mi gider mala vurayım bari belki unuturum der.
ama eger gercekten onemlıyse o senı aldatan; vucudundakı damarlar cekılır. hayatta olduguna lanetler saydırırsın sebebını bıle soramaz bundan sonra ne yaparım sorularıyla kendını yer bıtırırsın.
kotudur o an cok kotu.

   uypaciyakoverbeni   04.11.2008 15:32
   #1076508
17.

aldatilmak, ne aciziyetinizin sembolüdür ne de haksizliginizin. edilgensiniz aldatilirken. en azindan dil bilgisi acisindan.
söyle bir durup düsünüyorum da, "hirsizin hic mi sucu yok" diye soruyorum kendime(empati yapicam). cünkü aldatirken, en cok "ama o da benim böyle kandirdi" deniliyor ilkokul cocuklari suclulugunda. "ama örtmenim onu da cezalandiralim"

iyi de, örtmen yan siniftan sorumlu mu be güzelim? hayir. onu kendi sorumlulugu altinda insan evladi ilgilendirmez mi? bence öyle olur. hayli de güzel olur böyle.

aldatilan insana böyle garip gözlerle bakilir. kedi yavrusuymus da, sogukta kalmiscasina. ya gid alla'sen...bi git. neden aldatilan aciz olsun ki?1 kendi sirf eksiliginden degil ki aldatilisi...karsi tarafin eksikliginden. mevzu ne olursa olsun.
diyelim bir is esnasinda aldatildiniz. oldu ya, bunu sizin safliginiza yazmak kadar, karsi tarafin ibneligine de yazmak gerekmez mi?

is duygusal boyutlara gelince, bir anda degisiveriyoruz tabig, anlayabiliyorum sizi. algilarimizin kapali oldugu bir anda tufa gelmek ani bir muhammed ali yumrugu yemiscesine sendeletiyor olabilir...
ama nakavta kadar iyi dögüstük be haci. onu saymayacak misin?

sacmalamam odur ki, aldatilmak kötü bisiy amma...dünyanin da sonu degil. siz üstünüze düseni yapmistiniz abi. verecekleriniz bu kadarken, sizde olmayani baskasinda arayan siktirsin gitsin zaten.

   cemkirik limon dilimi   19.11.2008 14:21
   #1090159
18.

üzülmenize gerek olmayan ve asla affedilmemesi gereken durumdur.
üzülmeye gerek yoktur çünkü; aldatan aslında kendisini aldatmıştır ve kendisine saygısını yitirmiştir. onun için ya da sizi aldattığı için üzülmek yerine ondan direk vazgeçmeniz, arkanıza bile bakmadan gitmeniz gerekir.
asla affedilmemesi gerekir çünkü; bir kere aldatılırsanız kaybeden aldatandır ama iki kere aldatılırsanız kaybeden siz olursunuz, ona tekrar bu şansı verdiğiniz için.

   fromgetto   19.11.2008 16:37
   #1090256
19.

sen onu deli gibi özlerken,onun bi başkasının yanında olduğunu düşünmek,söylediklerinin hangisinin doğru olduğunu bilememek,bi yalana inandığını bilerek kendini suçlamak,yaşadığın acının büyüklüğünü kendine bile anlatamamak,önce kendinden saklanmak..

   thingamajic   20.01.2009 18:37
   #1167145
20.

hiç yaşamadığım ve yaşamak istemediğim durum. insanın kendine gelmesi zor olur galiba.

   almina   04.04.2009 15:29
   #1296660

1234  

 

sayfa

 / 4 

reklamı kapat

yazdır