ankara

1.

turkiye'nin baskenti.

   pinkfloydhasselbaink   01.04.2006 19:28
   #1082
2.

bizim angara dedigimiz memleketim tiftik kecisi mesurdur.

   masaimara   02.04.2006 02:52
   #1203
3.

insanlarini anlamakta zorluk cektigim ilimiz. okumak guzeldi lakin sehre alismak ve yasamayi ogrenmek bir o kadar zordu. simdi bulundugum yer ankara'dan cok daha guzel en azindan nefes alabiliyor, kurak yerler gormuyorum.

   nemo   02.04.2006 03:01
   #1204
4.

ayrica haluk levent sarkisidir.

sen ellerimde
sen gozlerimde
issiz gecen her gecemde
herseyinle yanimdasin
en zor bu gercekten
sevdigimi soylemeden
ayrildim yine senden
yoksun sen aslinda
yalnizim bu kumsalda
neler neler yapiyorsun
bensizken ankara'da

   respinardi   04.04.2006 15:36
   #2007
5.

veganinda ankara diye bir sarkisi vardir oda soyledir.

yagmur donerken kara
yavasca suzulenler yola
araba dolusu bi tuhaf seven
sarkilar calan soyleyen

sevenlerden biri ben
arkada biraktigim sen
kim oldugumu biliyorsan
soylesen

ah yagmur donerken kara
sarkilar var falimda
hepsi sana bu gece ankara

ah yagmur donerken kara
yine yol var falimda
ıster ozle, yok istersen hic hatirlama

sokaklar dolusu sekerle kar kokusu
tunali'da gezinirken bizden bir kahvaltini tutlusu

acikanlardan biri ben
arkada biraktigim sen
kim oldugumu biliyorsan
soylesen

   respinardi   04.04.2006 15:37
   #2008
6.

tum griligine ragmen, konur caddesi'nde bulunan bir cafede cay icmenin, sakarya'da bulunan guzel barlarindan birinde canli muzik esliginde bira yudumlamanin, yalnizlik cekerken yuksel caddesi'nin sonunda ki banklara oturup sigara icmenin, dost kitabevi'nin onunde gec kalan arkadaslarinizi beklerken umutlu, umutsuz, kacik, sakin, gulen, aglayan insanlari izlemenin, kizilay'da geceleri tum isiklar yanarken anacaddeden karsidan karsiya gecmenin tadina doyulmayan, burokrasinin gobegi memleket.

   kingston   05.04.2006 20:17
   #2530
7.

ulkemizin biricik baskenti..yahu atam soyle deniz kenari bir yeri baskent yapsaydin olmaz miydi?..

   can07   08.04.2006 04:26
   #2826
8.

seymenleri haci bekir lokumlari odtusu hacettepesi bilkenti beytepesi de olan kurtulus savasimizin komuta kontrol merkezi.

   ozerezgi   09.04.2006 00:03
   #2899
9.

birgun otobusle istanbul'a giderken otobusun solladigi kamyonun kasasinda su guzel dizeler goze carpiyordu: "kim olursa olsun geri donmez istanbul'dan / ankarali degilse" ankara'yi ankarali'dan baskasi sevemez...

   athirsizi   01.06.2006 00:06
   #8464
10.

yilmaz erdogan kisisinin, "oyle deme ankara'yi sevmeyene bir zulumdur, neden bu kadar cok insanin ankara'yi bu kadar cok sevdigini anlamadan ankara'da yasamak" dizeleri ile, ozlemi bu kadar guzel anlatilabilen kent.**

   kingston   01.06.2006 12:45
   #8518
11.

ayni zamanda, su siralar, <bkz: anki rock fest> isimli olusuma ev sahipligi yapan memleket.

   kingston   01.06.2006 12:48
   #8519
12.

kafama beton gibi dusen lakin yasamayi sevdirten, hayati anlamli kilan ve guzel dostlara kucak acmis sevimli arti* soguk yerdir kendileri.

   nemo   03.06.2006 16:45
   #8584
13.

yakup kadri romani.

   yasakani   03.06.2006 16:49
   #8586
14.

kışın donduran, yazın eriten taş kenttir. şehrin 4de 3.75i binadan betondan ibarettir. denize, dalgaya hasret bırakır insanı..

   manik depresif   20.07.2006 18:18
   #14293
15.

ilçeleri şöyledir:
altındağ, çankaya, etimesgut, keçiören, mamak, sincan, yenimahalle, akyurt, ayaş, bala, beypazarı, çamlıdere, çubuk, elmadağ, evren, gölbaşı, güdül, haymana, kalecik, kazan, kızılcahamam, nallıhan, polatlı, şereflikoçhisar.

   plebisit   21.07.2006 11:26
   #14661
16.

deniz yok orada.

   yase   21.07.2006 12:45 ~ 03.03.2007 21:34
   #14726
17.

<bkz: anıtkabir>

   anarsistanbul   01.08.2006 14:44
   #20428
18.

garip bir şekilde hayatımda yer etmiş ilginç şehir. ulan hiç sevmedim seni ben, epi-topu 3 ay kaldım içinde, az küfür etmedim evet ama intikam almana gerek var mıydı be? büyüklük sende kalsa olmaz mıydı?

ha bir de yılmaz erdoğan şiiri. şehir değil ama şiir harikulade.

ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri
sisli
binalar...

alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.

çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?)

kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler

bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya, yaşasın halkların sevgililîğî!)

soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kız yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş

anadolu çocukları,
ankara' ya
öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar

belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur
ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir

hiçbir şey
kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara'da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacak mı duygusu çöker bütün bozkıra.

kimse keman çalmaz belki
belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat urfa'da hatta
ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara'ya

öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan

ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama
biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.

ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan

hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,

hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...

memurlar.......
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...

biz,
şimdi kapalı birr kuruyemişçi

dükkanının
-ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitieyip
yanı sıra bafra içmektir-

kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,

kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,

-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden

kavgacı
esmer
cesur

korkak
çoğu kürt
çoğu türk
çocuklardık...
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra

belki ahmed arif'in aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara'' yı

o'nun kadar sevemeyecek
-bir şiir islenir:

kar altındadır varoşlar
hasretim, nazlıdır ankara.....

ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.

ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...

şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm,
çocukluğum buz tutar.

   exnihilo   07.09.2006 04:38
   #32365
19.

havanın bir günde 15 derece birden düşüp,ertesi günse tekrar 10 derece birden yükselebileceği şehir.

   fena   08.09.2006 21:06
   #34563
20.

türkiye'nin ve hayal kırıklıklarımın başkenti.koskoca türkiyede başka yerde üniversite yokmuş gibi tercih ettiğim karasal iklimin hakim olduğu şehir.ne zaman güneş açar ne zaman yağmur yağar belli olmaz.her an herşeye hazırlıklı olmak gerekir.yapılacak çok da fazla şey yoktur.memur ve öğrencilerin çokça bulunduğu,ev sahiplerinin genellikle öğrencilerden ne koparabilirsem kardır diye düşündüğü,salonunda bi tane dandik doğal gaz sobası olan yerin dibinde bir gıdım dahi güneş almayan,köpeğin bile yaşayamacağı evlere yüksek fiyatların çekildiği,güne erken başlayan,soğuğu soğuk olmayan,sıcağı sıcak olmayan,her ne kadar mutlu olsa da bir insanı sebepsiz yere depresyona sokabilecek bir memleket.

   painseeker   26.09.2006 18:07
   #55685

123456  

 

sayfa

 / 25 

reklamı kapat

yazdır