ankaravi ismail rusuhi

1.

anadolu'da yetişen büyük velîlerden. babasının ismi ahmed'dir. ismi ismâil, lakabı rusûhî'dir. ankaravî diye meşhur oldu. ankara'da doğdu. doğum târihi belli değildir.

   ramiz   11.09.2007 21:09
   #663852
2.

ilk tahsîlini doğum yeri olan ankara'da yaptı. aklî ve naklî ilimleri, zamânının âlimlerinden okudu. arapça ve farsça öğrendi. din ve fen ilimlerini öğrendikten sonra tasavvufa yöneldi. bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. tasavvuf derecelerinde yükseldi. hocası tarafından insanlara allahü teâlânın dînini ve sevgili peygamberimizin güzel ahlâkını anlatmakla vazîfelendirildi. halvetiyye yolunda da icâzet alıp, insanlara ilim öğrettiği sırada gözlerinden rahatsızlandı. rahatsızlığından dolayı okuyup yazamaz oldu. göz hastalıkları tabiplerine mürâcaat edip, bilinen bütün sebeplere yapıştıysa da bir çâre bulamadı. gün geçtikçe gözündeki rahatsızlık şiddetleniyordu. bu esnâda kalbine, allah adamlarından, merhamet kaynağı, mânevî bir tabîb bulması lâzım geldiği doğdu. dünyâ penceresi gözüne çâre bulacak bir allah adamını aramak için konya tarafına doğru yola çıktı. yolculuğu sırasında, önemli ihtiyaçlarını temin edebilmek için; "çalışıp kazananı allahü teâlâ sever." hadîs-i şerîfi hükmünce, kendine göre ticâretle uğraşıyordu. ayrıca uğradığı yerlerdeki âlimleri de ziyâret âdeti idi. konya'ya vardığında mevlânâ celâleddîn-i rûmî'nin torunlarından ve o sırada mevlevî şeyhi olan çelebi bostan efendiyi ziyâret etti. ilk karşılaştıklarında rahatsızlığı ile ilgili olarak mesnevî'den şiirler okuduktan sonra; "gözünün iyi olması, mevlânâ celâleddîn-i rûmî'nin mesnevî'sini şerhetmenizin hediyesi olacaktır. o halde sizin mesnevî'yi şerh etmeniz lâzımdır. bu sûretle gamınız gidecek, gözünüzde iyileşme olacaktır." diye müjdeledi.

   ramiz   27.01.2010 13:27
   #1892796
3.

ismâil ankaravî, bu müjdeye sevinerek çelebi bostan'ın talebesi oldu. bu arada gözlerinin ağrısı hafifledi. kısa zamanda çelebi bostan'ın sevgisine, teveccühlerine kavuştu. bir süre sonra mevlânâ celâleddîn-i rûmî'nin mânevî işâreti üzerine hocası tarafından galata'daki mevlevî dergâhına şeyh tâyin edildi. burada ismâil ankaravî bir taraftan insanlara doğru yolu anlatıyor, bir taraftan da mesnevî'yi şerh ediyordu. şerhe başladığında gözünde biraz açılma oldu. tamamladığında tamâmen açıldı. allahü teâlânın izni ile o hastalığı büsbütün geçti. ismâil ankaravî, bu şerhinde mesnevî'nin derin ve anlaşılması zor mânâlarını açıkladı. bu şerhin önsözünde; "bu şerhi, baş gözümün ve kalp gözümün açılmasına devâ yapan, ummadığım yerden yardım ve ihsânı ile rızıklandıran, zâhirî, görünen, bilinen sebeplere beni muhtâc etmeyen ve beni hâl sâhibi kılan allahü teâlâya hamdolsun" demiştir.

   eussstas   11.02.2010 17:47
   #1930031
 
reklamı kapat

yazdır