atasozu

1.

ademoglunun yasadigi olaylar hakkinda soylemis bulundugu soyleyeni belli olmayan kelime gruplari.
<bkz: iti an comagi hazirla>
<bkz: iyi adam lafinin ustune gelir>
<bkz: dam ustunde saksagan vur beline kazmayi>

   masaimara   27.03.2006 02:51 ~ 29.10.2009 00:26
   #37
2.

herseye karsi soylenebilen her oratma uyan sozler.

   ozzy41   09.04.2006 02:28
   #2923
3.

<bkz: yaran atasozleri>

   muque   15.05.2006 23:58
   #6533
4.

atalarımızdan günümüze kadar ulaşan, belirli bir yargı içeren, söyleyeni belli olmayan düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir.

   ederleziavela   02.03.2007 21:45
   #245583
5.

üzüm üzüme baka baka kararir.

   cin con   02.03.2007 21:51
   #245602
6.

kimin söylediği belli olmayan,söylemlerinde ince bir anlam taşıyan,bazen mecaz bazen gerçek anlamla kullanılan,eskidewn bugüne gelmiş sözcük grubu veya cümleciktir.

   themofrak   16.07.2007 09:36
   #546929
7.

bir toplumun geçmişte yaptığı hataların totalde çıkan toplam sonucudur.öğretici oduğu kadar üzücüdür de.

   lvlachete   29.11.2007 20:24
   #746646
8.

çok hoşuma gider...

ahmaktır tutar mı hiç buyrugu,binyıl kalıba koysan doğrulurmu kelbin kuyruğu...

   farafirlo   19.08.2008 22:52
   #1010838
9.

uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz.

   tuser   28.01.2009 12:14
   #1176523
10.

her ağızdan çıkan söz potansiyel bir atasözüdür.

   nenedir   16.02.2009 16:29
   #1199951
11.

türkçe'de atasözü


türkçede atasözleri biçim ve anlam özelliklerine göre şu şekilde sınıflandırılır:



biçim özellikleri


atasözleri, biçim yönünden diğer yazı türlerine göre farklı özellikler gösterir. öykü, roman, şiir, deneme gibi yazı türleri pek çok cümlenin bir araya gelmesi ve anlam yönünden bütünleşmesiyle oluşur. buna karşın atasözleri genellikle bir, en fazla iki cümleden oluşur. bütün duygu ve düşünceler bu tek cümleye sığdırılır. bu cümleler kişiden kişiye değişmez. halkın ortak malıdır ve halk tarafından aynı biçimde söylenir. atasözlerinde biçim özellikleri şu başlıklar altında toplanabilir:



atasözlerinde kalıplaşma


atasözleri bir toplumun ortak kullandığı kalıplaşmış sözlerdir. bu nedenle herhangi bir kimse, atasözlerindeki sözcükleri ya da sözcüklerin sırasını değiştiremez. örneğin "dikensiz gül olmaz." atasözü "gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez. "komşunun tavuğu komşuya kaz görünür" atasözündeki "kaz" kelimesi yerine "ördek" veya "horoz" denmez. bunun nedeni, atasözlerinin bir kişinin değil, bütün toplumun ortak malı olması ve o toplumun düşünce ve dil zevkini yansıtmasıdır.

ancak, bazı atasözleri tarihsel süreç içinde değişikliğe uğramıştır.
örnek: "ayağını yorganına göre köskıl." → "ayağını yorganına göre uzat." bu atasözündeki "köskıl" kelimesinin yerine günümüzde "uzat" kelimesi kullanılmaktadır. tarih boyunca dilde ve kültürde oluşan değişmeler atasözlerine de yansımıştır.

kalıplaşmanın bir istisnası da bir atasözünün farklı bölgelerde değişik şekillerde söylenmesidir.

örnek: mum dibine ışık vermez. → "çıra dibi karanlık olur"
örnek: er ekmeği er kursağında kalmaz. → er lokması er kursağında kalmaz.

örneklerdeki gibi bazı atasözlerinde, hem sözcüklerin sırası hem de sözcükler değişebilmektedir. ancak, bu değişiklik kişiden kişiye değil bölgeden bölgeyedir. bu durum, atasözlerinin tarihsel süreç içinde ve farklı bölgelerde değişikliğe uğrayabildiğini gösterir.



cümle türlerine göre atasözleri


türkçede bulunan bütün cümle türlerine atasözlerinde de rastlanır. atasözleri kısa ve özlü sözler olduğu için genelde bir-iki cümleden oluşur. daha uzun cümlelerden oluşan türk atasözlerinin sayısı azdır. atasözlerinde kullanılan cümle türleri şu şekilde sıralanabilir:

yalın cümle

atasözlerinin çoğu yalın cümle biçimindedir. içinde sadece bir yargı bulunan atasözleri genellikle yalın cümleler biçiminde anlatılır.

örnek: ağaç kökünden yıkılır. / aç köpek fırın duvarını deler. / vakit nakittir.

birleşik cümle

içinde iki yargı bulunan atasözleri genelde birleşik cümle biçiminde kurulur.

örnek: dağ ne kadar yüce olsa, yol üstünden aşar. / erkek aslan aslan da, dişi aslan aslan değil mi? / elin ağzı torba değil ki büzesin.

devrik cümle

atasözlerinde şiirsel bir anlatıma özen gösterildiğinden pek çok atasözü devrik cümlelerle kurulmuştur.

örnek: gülme komşuna, gelir başına. / besle kargayı, oysun gözünü. / sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.

ad cümleleriyle kurulan atasözleri

* ad cümleleriyle kurulan atasözlerimde yüklem ad ya da ad soylu sözcüklerden oluşur.

örnek: almak kolay, ödemek güçtür. / akıl için yol birdir. / iki el bir baş içindir.

* ad cümleleriyle kurulan atasözlerinde var, yok sözcükleri ek eylem alarak yüklem olur.

örnek: kalpten kalbe yol vardır. / ölümen öte köye köy yoktur.

* ad cümleleriyle kurulan atasözlerinin çoğunda ek eylem -dır söylenmez. bu durumda genellikle herhangi bir anlam kaybı söz konusu olmaz.

örnek: can cümleden aziz. / hizmetçi kırarsa şuç, hanım kırarsa kaza.

eylem cümleleriyle kurulan atasözleri

* eylem cümleleriyle kurulan atasözlerinde yüklem eylem olur. eylem cümlesiyle kurulan atasözlerinin sayısı ad cümlesiyle kurulanlara nazaran daha çoktur.

örnek: can boğazdan gelir. / zorla güzellik olmaz. / iki at bir kazığa bağlanmaz.

* bazı atasözlerinde eylem söylenmez. anlam kendiliğinden ortaya çıkar.

örnek: ata arpa, yiğide pilav. / bakarsan bağ, bakmazsan dağ.

ek eylemle kurulan atasözleri

bazı atasözleri ek eylemle kurulurlar.

örnek: akıl için yol birdir. / yiğidin malı



atasözlerinde kipler


atasözleri, uzun tarihî bir süreçte oluştuğu ve çağlar boyu geçerli olduğu için genellikle geniş zaman kipiyle kurulmuştur. doğrudan öğüt veren atasözlerinde emir kipinin kullanıldığı görülmektedir. yküleme ya da rivayet biçiminde söylenen atasözlerinde belirsiz geçmiş zaman kipinin kullanıldığı görülür. belirli geçmiş zaman ve şimdiki zaman kipleriyle kurulmuş atasözü sayısı oldukça azdır.

* geniş zaman kipiyle kurulmuş atasözleri: ağır kazan geç kaynar. / bir başa bir göz yeter. / boş çuval ayakta durmaz.
* belirsiz geçmiş zaman fiiliyle kurulmuş atasözleri: insanoğlu çiğ süt emmiş. / yaş yetmiş, iş bitmiş. / yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış.
* soru kipiyle kurulmuş atasözleri: akıl olmayınca ne yapsın sakal? / tok ne bilir aç hâlinden? / her sakallıyı baban mı sanırsın?
* istek kipiyle kurulmuş atasözleri: ağır git ki yol alasın. / sabah ola, hayır ola. / baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana.
* emir kipiyle kurulmuş atasözleri: baş kes, yaş kesme. / önce düşün, sonra söyle. / bin bilsen de bir bilene danış.



atasözlerinin anlam özellikleri


atasözleri belli bir toplumun ve/veya bütüm insanlığın yaşam felsefesidir. insanlarda bulunan sevgi, kıskançlık, bencillik, dostluk, düşmanlık gibi duyguşar evrenseldir. bu nedenle bu duyguları yansıtan atasözleri de evrensel olarak kabul edilmektedir. dünyada pek çok ulusun kullandığı atasözleri karşılaştırıldığında, bu atasözlerinin pek çoğunun aynı ya da benzer olduğu görülmüştür. atasözleri evrensel değerler yanında bir ulusa özgü kültürel değerleri de yansıtır. örneğin "gözden ırak olan, gönülden ırak olur", "dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur", "vakit nakittir" gibi atasözleri evrenseldir. bunlara benzer atasözlerini bütün dilerde bulmak mümkündür. "osmanlı, tavşanı araba ile avlar", "türk'ün aklı aldadır" gibi atasözleri ise ulusaldır. bunlara benzeyen atasözleri bir ulusun kültürünü yansıtır.

atasözlerinin konulara çoğu zaman kullanıldıkları bölgeye ve ülkeye göre değişiklikler gösterir. türk toplumunda tarih boyunca askerlik ve çiftçilik önemli olduğu için at, it, kurt, koyun, silah ve yiğitlik konusunda türkçe'de pek çok atasözü vardır. buna karşın alman atasözlerinde daha çok ayı, kartal gibi almanya'nın sembolü haline gelmiş konulara yer verilir. bu nedenlerle, atasözlerinde evrensel ve toplumsal düzen ile bu düzendeki iyi, kötü bütün özellikler görülür.



atasözlerinde anlam aktarması ve somutlaştırma


atasözlerinin çoğunda sözcükler kendi anlamlarında kullanılmaz. cümleler kurulurken genelde konular somutlaştırılır. kısa ve özlü bir anlatımla konu daha güzel, etkili ve çarpıcı biçimde sunulur. genellikle sözcükler benzetme, örnekleme yoluyla başka anlamlarda kullanılarak anlatıma şiirsel bir güzellik katılır. bazı atasözlerinin dizeler ve beyitler biçiminde oluşu, halkın atasözlerinde şiirsel anlatıma verdiği önemi gösterir.

örnekler:

"sakla samanı, gelir zamanı" atasözünde saman sözcüğü gerçek anlamında kullanılmamıştır. bu atasözünde, en değersiz şeylerin bile saklandığı zaman günün birinde işe yarayabileceği belirtilmektedir.

"yuvayı dişi kuş yapar" atasözünde ev düzeni ile ilgilenen kadın, yuvayı yapan dişi kuşa benzetilmiştir. dolayısıyla dişi kuş sözcük öbeği kadın sözcüğünün yerine kullanılmıştır.

"koyun can derdinde, kasap et derdinde" atasözünde koyun sözcüğü büyük sıkıntılar içinde çırpınan insanı, kasap sözcüğü bu insanın düştüğü kötü durumdan yararlanmak isteyen ya da yalnızca kendi çıkarını düşünen kimseleri temsil etmektedir.

"aç köpek fırın duvarını deler" atasözünde aç bir insanın neler yapabileceği etkili biçimde anlatılmaktadır.



konularına göre atasözleri


atasözlerini birkaç konuyla sınırlandırmak mümkün değildir. insan yaşamında yer alan doğum, ölüm, evlilik, arkadaşlık, dostluk, düşmanlık, hırsızlık, gelin, kaynana, ana-baba vb. dahil her şey atasözlerinin konularını oluşturur.

atasözlerinin genel konusu yaşamın temel kuralları ve toplumda uyulması gereken temel ilkelerdir. bu kural ve ilkelere uymayan kimselerin zarar görürdüklerine inanılır. atasözleri başarılı, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için insanlara genel uyarılarda bulunur; verdikleri öğütlerle yaşamın temel kural ve ilkelerinin bilinmesine yardımcı olurlar.



birbirleriyle çelişkili atasözleri


evrendeki her şeyin zıddıyla varolduğu olgusu atasözlerine de yansımıştır. olumlu öğütlerin yanısıra, yalnızca çıkara yönelik olumsuz öğütler veren atasözleri de vardır. "devletin malı deniz, yemeyen keriz" atasözü bunun örneklerinden birisidir.

çelişkili atasözleri, ayrıca, toplumda ayrı düşünen grupları ve bu gruplar arasındaki ayrılıkları/çelşkileri ortaya koymaktadır.

örnekler:

* "biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar" atasözü kişileri yoksul kimselere yardım etmeye teşvik ederken "aç yanından kaç" atasözü bunun tersini öğütlemektedir.
* "derdini söylemeyen derman bulamaz" atasözü kişileri derterini dostlarıyla paylaşmaya teşvik ederken "sırrını verme dostuna o da söyler dostuna" atasözü bunun aksini savunmaktadır.
* her koyun kendi bacağından asılır. / kurunun yanında yaş da yanar.
* iyi insan lafının üstüne gelirmiş. / iti an çomağı hazırla.
* taşıma suyla değirmen dönmez. / damlaya damlaya göl olur.
* zorla güzellik olmaz. / zora dağ dayanmaz.



atasözleri ve deyimler


atasözleri ve deyimlerin birbirleriyle ortak ve birbirinden ayrılan bazı özellikleri vardır. birbirleriyle ortak olan en önemli özellikleri, her ikisinin de toplum tarafından ortak olarak benimsenen ve kullanılan kalıplaşmış sözler olmalarıdır. genellikle bu ortak özelliklerinden dolayı atasözleri ve deyimler birbirine karıştırılır. oysa her ikisini birbirinden ayıran bazı önemli özellikler vardır:

öğüt ve yargı

deyimler bir anlatım biçimidir. bir kavramı en güzel, en etkili biçimde anlatmayı amaçlar. bu nedenle de deyimlerde, atasözlerinde olduğu gibi bir öğüt verme ya da bilgece sözler söyleme çabası yoktur. attan inip eşeğe binmek, etekleri zil çalmak, ok yaydan çıkmak, bin dereden su getirmek gibi deyimlerde herhangi bir öğüt veya yargı yoktur. ancak, "ağaç yaşken eğilir", "ne ekersen onu biçersin" gibi atasözlerinde hem öğüt hem de yargı vardır. deyimlerde ise genelde öğüt ve yargı bulunmaz. atasözleri ile deyimleri birbirinden ayıran en önemli özellik budur.

cümle biçimindeki atasözleri ve deyimler

bazı deyimler cümle biçimindedir. cümle biçiminde olan bu deyimlerde yargı vardır. bu nedenle atasözleri ile karıştırılabilir. dağ fare doğurdu. / delik büyük, yama küçük./ yorgan gitti, kavga bitti. / tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. gibi deyimlerde de yargı vardır, ama öğüt yoktur. atasözleri ve deyimler arasındaki bir fark da değimlerin "öğüt" vermemesidir.

atasözlerini deyim olarak kullanma

birçok atasözü deyim olarak da kullanılır. ancak deyimler genelde atasözü olarak kullanılmazlar. "ne ekersen onu biçersin." atasözü bir konuşma ya da yazıda "hamdi ektiğini biçti." şeklinde kullanıldığında deyim haline dönüşür.

örnek:

ayağını yorganına göre uzat. (atasözü) → ayağını yorganına göre uzatmak (deyim)
doğmadık çocuğa don biçilmez. (atasözü) → doğmadık çocuğa don biçmek (deyim)
itle yatan, bitle kalkar. (atasözü) → itle yatıp bitle kalkmak (deyim)
aman diyene kılıç kalkmaz. (atasözü) → aman diyene kılıç kaldırmak (deyim)

atasözlerinin çoğu bir anlatım biçimine dönüştüğü zaman deyim olur.

örnek:

recep, ayağını yorganına göre uzatmadığı için iflas etti.
otu çekip, köküne bakmadan, yani adamın ailesini iyice araştırmadan evlenirsen pişman olabilirsin.

hem atasözü hem deyim olarak kullanılan sözler

bazı sözler hem atasözü hem de deyim özelliği taşır. ancak bunların sayıları oldukça azdır. aşağıda örnek olarak verilen sözler öğüt olarak kullanıldıklarında atasözü, konuşma biçimi olarak kullanıldıklarında deyim olur:

üzümünü ye, bağını sorma.
sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa?
çamsakızı çoban armağanı.
atın ölümü arpadan olsun.

atasözü ve deyimlerde eylem çekimi

deyimler genellikle büyük eylem çekimlerine girer. bu bakımdan atasözlerine nazaran çok daha fazla esneklik gösterirler. oysa atasözlerinde bu esneklik yoktur. atasözleri genellikle şimdiki zaman, belirli geçmiş zaman ve gelecek zaman kipiyle kurulurlar.

kaynak:wikipedia

   madjoker   20.03.2009 15:08 ~ 15:08
   #1263403
12.

+fazla mal göz çıkarmaz - azıcık aşım ağrısız başım
+sabah ola, hayır ola - perşembenin gelişi çarşambadan bellidir
+iyi insan lafın üstüne gelir - iti an çomağı hazırla
+eğri otur doğru söyle - doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
+zorla güzellik olmaz - zora dağlar dayanmaz


<bkz: çelişen atasözleri>

   prayforme   20.03.2009 15:18
   #1263417
13.

elalemin atası roketi ne bileyim elektron mikroskopunu falan icat ederken, bizim atalarımız zamanlarını hayhay loyloyla geçirmiş, armudun sapı üzümün çöpü dememiş her duruma ve icraata uygun bir takım söz öbekleri geliştirmişlerdir. işte bunlara şimdi atasözü (mastar halindeyse deyim) diyoruz. ay üstünde hoplayan biz olamadık ama olsun seviyorum ben atalarımı, başka hangi memlekette "işini bilmeyen çavuşlar, döner götünü avuçlar" veya "göt kısmetten çıkınca don dokuz yerden koparmış" ya da ''kalkmış göt sike karşı koşarmış'' diyebilirdi ki..

   desem ki   02.08.2009 01:44
   #1518872
 
reklamı kapat

yazdır