ataturk milliyetciligi

1.

bildiğimiz milliyetçilikten hiçbir farkı olmayan milliyetçiliği masumlaştırmak için takılmış kılıf

   cuppeli beyaz pele   07.01.2007 07:19
   #172307
2.

cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. bu devrimin amacı, türkiye cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.

bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

kaynak: www.mkutup.gov.tr

   diken   16.03.2007 14:20
   #266907
3.

atatürk’e göre avrupa uluslar topluluğunun fiziki sınırlar dışında, bu sistemin üstünlüğüne karşı mücadeleler mutlaka ulusçu nitelikte olmalıydı. atatürk’ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir türk ulus-devletini kurmak için türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı.atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir.

   witchorexia nervosa   21.06.2007 10:24
   #487126
4.

efendim atatürk bunun tanımını kendi ağzından yapmıştır. demiş ki, '' türkiye cumhuriyeti'ni kuran türk halkına türk milleti denir. türkiye sınırları dahilinde yaşayan, türk dili ile konuşan, türk kültürü ile yetişen, türk ülküsünü benimseyen her vatandaş, hangi din ve mezhepten olursa olsun türk'tür, türk milliyetçisidir. ''

zaten milliyetçilikten kastı kültür milliyetçiliğidir, birlik ve beraberliktir.

haa bir de şöyle demiş adamcağız : '' diyarbakırlı, vanlı, erzurumlu, trabzonlu, istanbullu, trakyalı ve makedonyalı, hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.''

yanlış anlayanlara ve bu ısrarını sürderenlere ısrarla duyurulur.

   painseeker   22.11.2007 18:56 ~ 19:02
   #736790
5.

herşeyin en doğrusunu bilen atatürk, ideolojiye verdiği ismi yanlış seçmiş olamaz. öyleyse, kendilerini bize 'ulusalcı' olarak tanıtan tayfa ne gibi bir cibiliyetsizlikle, hangi hür iradeyle ata'nın 'milliyetçilik' kavramını oynayıp bozup değiştirip 'ulusalcılık' yapmaktadır? bu itaat yoksunu insanlar bir de kendilerini atatürkçü olarak göstermez mi! en hakiki mürşitin ne olduğunu da tartışmaya açar bunlar yakında! yorum manyağı, değiştirmeci şeyler!

   ozel kurmay baskani   22.11.2007 19:01
   #736794
6.

bir kavram karmaşasını düzeltmek isterim önce, atatürk milliyetçiliği olmaz; atatürkçü milliyetçilik olur. (kendileri gibi düşünmeyenler için “… ve cahil oldukları dışında bir şey söylemeye gerek kalmaz” fetvasını verebilenlerin bu tür bir hataya içinde bulunmaları de çok anlamlıdır.)
milliyetçilikle, ırkçılık_faşizm arasında çok ince bir çizgi vardır. ya da şöyle ifade edilmiştir; ırkçılık faşizm denizine akan hızlı bir ırmaktır; milliyetçilik daha yavaş akar.

ama oraya akar.
kemalist milliyetçilik, ırkçılık illetine o kadar derinden bulaşmıştır ki, orta yere bin tane, on bin tane "embedded/iliştirilmiş" belge konulsa da bu bulaşıklık ortadan kaldırılamamaktadır. örneğin 1930’lu yıllarda devlet memuriyetlerine alınacaklarda aranan niteliklerden biri "türk milletinden ve türk ırkından" olmak diye belirtilmekteydi. bu nasıl ırkçı olmayıştır ki, devlet memuriyetine türk ırkı’ndan olmayanı almamaktadır. bu nasıl ırkçı olmayıştır ki, 1924’ten 1940’a kadar on altı yıllık yayın hayatında kırk nüsha yayınlanmış türk antropoloji mecmuası (türk antropoloji cemiyeti’nin yayın organıdır) tüm yayın hayatı boyunca türk ırkının frenolojik, somatolojik özelliklerini araştırsın. baş kemalist afet inan doktora tezi için 64 bin anadolu insanının kafatasını ölçsün; kafatası brakisefal olmadığı için mezarında kafatassız yatsın mimar sinan.
türk resmi tarihini kim yazdı sanıyorsunuz, tarihçiler mi, emekli askerler mi?

   tirmali yorum   24.12.2008 16:51
   #1134142
7.

saçma sapan bir şey. atatürk milliyetçiliği falan olamaz. atatürk'ün söylediği gibi; ''ben doğrudan doğruya türk'üm ve türk milliyetçisiyim'' sözü vardır.

atatürk türk milliyetçisi ise, atatürk milliyetçiliği dolaylı yoldan türk milliyetçiliğidir.

burada düşünmeniz gereken, neden türk milliyetçisiyim diyemediğinizdir ki, işin özünde milliyetçiliğin saçmalığını hissetmeniz yatar ve atayı piçliğinize alet etmeniz.

geçiniz efenim, geçiniz.

   oha   24.12.2008 16:53 ~ 16:56
   #1134147
8.

gerektiğinde"hepimiz ermeniyiz"diyebilmektir.bu söylendiği zaman kimse ermeni olmuyor.ama hrant dink'e "sen ve ben aynıyız arkandayız mesajı veriyor.yani ben türküm diyen herkesi sorgusuz sualsiz kabul edebilmektir.türk ırkını değil tüm ırkları eşit kılar.bu ülkede yaşıyorsan burada olmaktan mutluysan başımın üstünde yerin var diyebilmektir.

   elinin koru   24.12.2008 17:26
   #1134190
9.

1900'lerin başından beri milliyetçilik anlayışının değişmediğini kim söyleyebilir? en başından beri de atatürk milliyetçiliğinin tatmin edici olup olmadığı da tartışmaya açık bir konudur ama, diyelim ki o gün için en mükemmel, en ideal olandı. ve atatürk bunu uyguladı hedefledi, öyle olmasını istedi. ileriyi göremediği için burada atatürk mü suçludur? hayır.

görüyoruz ki artık bu milliyetçilik anlayışı çıkmazda. yemiyor. bu yanlışta ısrar etmek atatürk'e saygı mı demek? hayır bence aksine. atatürk'ü sevin, sevmeyin, eylemlerini düşüncelerini olumlu bulun bulmayın, tartışmasız bir gerçek var. o da atatürk'ün bir devrimci olduğudur. yaşaysaydı, kurduğu sistemi sonsuza kadar sürdürecek miydi sanki? "tamam ideal sistemi kurduk önümüzdeki 1500 sene bu değişmeyecek" mi diyecekti? futbolda bile 10 senelik bir periyoda bakınca sistemlerin değiştiğini görüyoruz. eskiden ön libero yoktu. şimdi 2 ön liberosuz takımlar hiç bir şey yapamıyor.

kraldan çok kralcı olmak diye bir laf var ya. sanki bu durum için söylenmiş. atatürk yeniden dünyaya gelip kendisini savunanları görseydi kahrından yine ölürdü eminim. çıkarlarını korumak isteyenler araya atatürkçülüğü koyuyorlar çünkü.

   paspartu   08.01.2009 20:10 ~ 20:14
   #1153903
10.

iki dönemde incelemek mümkündür.

birincisi, kurtuluş savaşı dönemidir. bu dönemdeki türk milliyetçiliği, batılı emperyalist kuvvetlere karşı bir bütün oluşturulup yurdun her bir köşesinin ve ben türküm diyen her bir bireyin korunmasını ve müdafasını amaçlar. bu dönemde, ümmet bilincinden milli bilince geçiş, türk milletine emperyalizme karşı mücadele ruhu aşılamıştır.

ikinci dönem ise kurtuluş savaşı sonrası dönemdir. düşman yurdun her bir köşesinden atıldıktan sonra, tam bağımsızlık, laiklik, çağdaşlık bilimin temellerine oturtularak bir batılılaşma harekatıdır. harekat diyorum çünkü gerçekten de öyledir. eski dünyadan olup halkı avrupalı olmayan ve 1. dünya savaşı öncesi her nasıl olmuşsa bağımsızlıklarını ilan etmiş olan 4 ırktan 3 tanesi 1. ve2. dünya savaşı sırasında veya savaşta işgale uğramışlardır. habeşistan, iran ve çin işgal edilenler. işgal edilmeyen ise türkiyedir. bunun nedeni de hiç kuşkusuz atatürk ve ülkeyi savaşa sokmayan ismet inönüdür. ama sebep %90 atatürkün devrimleridir. atatürkün yapmış olduğu bazı devrimler sadece sembolik örnek taşımaktaydı. örneğin şapka devrimi, kılık kıyafet devrimi gibi...bu devrimler avrupaya açık bir mesajdı. '' biz, hızla batılılaşmakta olan bir ulusuz''.

tarih derslerinden hatırlarsınız, osmanlıya hasta adam derlerdi. bu bir süre sonra, ''toprakları paylaşılması gereken hasta adam'' olmuştur. hani bazı durumlar vardır, karşınızda ki kişi hasmınızdır ama karşılaştığınız zaman selamı sabahı eksik etmezsiniz ama münasebetiniz de sadece bundan ibarettir. fakat karşılaştığınız hergün gözlerindeki hainliği görürsünüz ama o bir şey belli etmez. işte batılı güçler ile de osmanlı arasındaki ilişkiler aynı bu şekilde idi. türk halkı batıyı dost olmayan olarak bellemişti. ama düşmanca tavır takınacaklarını bellememişti. işte bu tavrı, mondros ateşkes antlaşmasında gördü. 7. madde her şeyi bitiriyordu. bunun sebebi de osmanlı halkının batılı olmayışı idi. zaten bu her halden belliydi. işte lozan da bu kötü imaj tersine çevrilmeye başlandı.

atatürk milliyetçiliği, aslında atatürkün diğer bütün ilkelerini içinde kapsayan bir olgudur, bir ideadır.

<bkz: sina aksin in turkiye tarihi adli kitabindan alinti yapilmistir>

   delicevatinyigeni   05.02.2009 01:57 ~ 01:57
   #1185084
11.

atatürk milliyetçiliği, 1924 anayasası'nın 88. maddesinde ve atatürk ilkelerinde de belirtilmiş olan, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin,ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik gibi değerlere dayandıran milliyetperverlik anlayışı.[1'

fransız ihtilali'ni takip eden yüzyıl boyunca avrupa'da imparatorluklar bir bir bölünmüş yada yıkılmış yerlerine ardı sıra milli devletler kurulmuştu. osmanlı devleti de bundan nasibini almış, balkan devletleri isyanlar çıkararak bağımsız yeni milli devletler haline gelmişti. batılı devletlerin baskısıyla osmanlı devleti karşısında savaşta mağlup olduğu zamanlarda bile topraklarını genişleten yunanistan, sevr anlaşması sonrasında bu sefer de 1915 yılında anadolu'nun işgaline başlamıştı.

osmanlı aydınları tanzimattan sonra osmanlı milliyetçiliğini savundular, bazıları ümmetçiliğe yöneldi ancak aynı ümmetten olan arap kavimleri de dış kışkırtmaların da etkisiyle osmanlı devleti'nden ve birbirlerinden bağımısız devletlere bölündüler. dünya türkçülüğü'nü savunan turancılık fikri de ittihat ve terakki partisi mensuplarınca benimsenmiş milliyetçilik akımlarından biriydi. enver paşa bu hayal ile tacikistanda öldü.

atatürk bu akımlardan hiçbirine değer vermedi ve daha sonradan 1982 anayasası'nda atatürk milliyetçiliği olarak isimlendirilen atatürkçü milliyetçi görüşü ortaya koydu.[2]


etnikçiliğe karşıdır

atatürk'e göre misak-ı milli sınırlarındaki etnik ayrılığı öne çıkarmak birkaç düşman aleti beyinsiz, mürteciden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir bırakmamıştır ve bunlar geçmişteki baskı devirlerinin kalıntısı yanlış adlandırmalardır. ortak mazi, tarih, ahlak ve hukuk türk milletini biraraya getiren değerlerdir.[3][2]

afet inan'ın medeni bilgiler isimli kitabında atatürk millet tanımını vermiş ve bu tanımın içine ırk ve etnik köken, din gibi husuları katmamıştır.

atatürk milliyetçiliği bir etnik şoven milliyetçilik değildir. ziya gökalp'in belirttiği has (kültür) milliyetçiliğidir. osmanlı aydınlarının ümmetçilik fikirlerini öne çıkarması ve milliyetçiliği dışlaması türk ulusunun zararına sonuçlar vermişti. atatürk milli benliği bulunmayan milletlerin diğer milletlerin avı olduğunu belirtmiştir.


ırkçılığı reddeder

avrupa menşeili üstün ırk, aşağı ırk nazariyeleri 19. yüzyıl avrupasında yaygındı. atatürkçü görüşe göre türk milleti 1924 anayasası'nda tanımlıdır. bu tanımda ırk ve din reddedilir. buna tanıma göre türk ahalisine, din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle türk denir denmektedir. aynı tanım 1961 ve 1982 anayasalarında da korunmuştur.



medeniyetçidir

sömürgeci devletlerin tesiri altındaki asya ve afrika ülkelerindeki milliyetçilik özellikle batı ve değerlerine karşı bir tepki olarak kendini ifade etmişti. atatürk milliyetçiliğinde batı kökenli çağdaş ilkeler, milliyetçilikten ayrı olarak faydalanılması gereken değerlerdir. sadri maksudi arsal, toplumların mazide yaşadığı felaketlere ve sevinçlere olan bağlılıklarının milleti oluşturan en önemli değerlerden biri olarak görür. turan feyzioğlu çağdaşlaşmak, ışığa, aydınlığa, uygarlığa doğru ilerlemek milli benliğimizden uzaklaşmak değildir. şeklinde bu görüşü ifade etmiştir.[2]

atatürk'e göre avrupa uluslar topluluğunun fiziki sınırlar dışında, bu sistemin üstünlüğüne karşı mücadeleler mutlaka ulusçu nitelikte olmalıydı.[4] atatürk'ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir türk ulus-devletini kurmak için türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı. atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir. kemalistlerin anlayışına göre milliyetçilik temelde türkiye cumhuriyeti'nin bütünlüğünü korumayı ve ülkenin birliğini tehdit edebilecek ayrılıkçı akımları engellemeyi amaçlıyordu.[5] recep peker 1931 yılında bu sorunu şöyle anlatıyordu:

"bizim aramızda yaşayan, politik ve sosyal bağlarla türk milletine ait olan tüm vatandaşlarımızı biz kendi insanlarımız olarak düşünürüz: aralarında 'kürtçülük', 'çerkezlik' ve hatta 'lazlık' gibi fikirler ve duygular yerleşmiş olsa bile, onlar bize aittir. mevcut yanlış anlayışlar ancak mutlakiyet yönetimlerinin ve uzun süren tarihsel baskıların ürünüdür ve biz en içten çabalarımızla bunları ortadan kaldırmayı görev sayıyoruz." [6]

kemalistler böylece teorik düzlemde ırk, din ve etnik köken konularını vurgulamaktan çok, dil ve kültür üzerinde durarak bir ulus tanımı yapmaya çalıştılar ve o zamana kadar türk ulusu içinde asimile olmamış etnik grupların böylesi bir türkleştirme politikası ile kaynaşacaklarını umdular.[7] ulus tanımı yapılırken dil birliği üzerine bu vurgu, daha önceleri ali suavi, şinasi, ismail gaspıralı, sonraları ziya gökalp, ahmet ağaoğlu, yusuf akçura, fuad köprülü ve mehmet emin yurdakul tarafından ön plana çıkartılmıştı. bu anlamda tümüyle özgün değildi.

islam'ı imparatorluğu bir arada tutmanın bir aracı olarak gören jön türkler'den farklı olarak kemalistler sekülerdi. ancak yine de uygulamada dine belirli oranda önem veriyorlardı. türkleştirilmiş bir islam üzerinde durarak, bunun milli türkiye fikrinin oluşmasında pekiştirici bir etkisi olacağını düşünüyorlardı.[8]

yine jön türkler'in tersine kemalistler hem enver paşa'nın temsil ettiği turancılık'ın askeri-siyasi sonuçlarını görmüş olduklarından, hem de sscb ile ilişkilerini bozmak istemediklerinden ırk kavramını kendi ulus tanımlamasında ön plana çıkartmıyorlardı. ancak dönemin yayın organları gibi ders kitapları da ırk düşüncesi üzerinde duruyordu. ayrıca turancılık 1944 yılına kadar yasaklanmamıştı.

paul dumont kemalist milliyetçiliği şöyle özetlemektedir:

"kemalizm dil ve kültür birliği kartlarını oynamaya karar vermişti; henüz toplumla kaynaşmamış azınlıkların sorunlarını çözmek için dil ve kültürleri fethetme ilkesine dayanıyordu. ancak bu arada, gerekli olduğu zaman kullanabilmek amacıyla bazı belirsiz kartları da koz olarak saklamaktaydılar."[9]

kaynakça

1. cemal avcı, atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, çukurova üniversitesi, türkoloji araştırmaları merkezi
2. a b c dr. serab sezer, türk devrim tarihi-"çöküşten dirilişe", 2006
3. ismet giritli , atatürk araştırma dergisi, sayı 38, cilt: xııı, temmuz 1997
4. oral sander, ‘'siyasi tarih'', imge yayınevi, nisan 2002, s:416
5. paul dumont (1999). kemalist ideolojinin kökenleri. jacob m. landau (yay. haz.) (1999). atatürk ve türkiye'nin modernleşmesi, istanbul: sarmal, ısbn 975-8304-18-6 (s. 49-72) içinde. s.55.
6. paul dumont, a.g.e., s. 55.
7. paul dumont, a.g.e., s. 55.
8. paul dumont, a.g.e., s. 57.
9. paul dumont, a.g.e., s. 57.

*

   deli dana   07.07.2009 10:58 ~ 11:01
   #1479991
12.

faşistliği saklamanın bin bir türlü kılıfından biridir. kimisi ülkücüyüm der, kimi atatürk milliyetcisi sonuç olarak üç aşağı beş yukarı hepsi azılı faşistdir. boşverin yahu saklamayın kimliklerinizi.

   altar   05.04.2010 05:42
   #2008431
13.

<bkz: brezilya milliyetçiliği>

   senin de hosuna gidecek   27.04.2010 13:23
   #2041466
14.

herşeyden önce millet kavramının doğru anlaşılmasıyla daha kolay öğrenilecek durumdur.iki çeşit millet anlayışı vardır objektif millet , subjektif millet.

objektif millet anlayışı : milletin bir takım objektif bağlarla yani maddi elle tutulur gözle görülür bağlarla birbirine bağlandığı millet anlayışıdır.

subjektif millet anlayışı : milleti birbirine bağlayan bağlar manevi boyutludur. yani bir takım duygu ve düşüncelerden ibarettir.

bu fark doğrultusunda atatürk milliyetçiliği subjektif millet anlayışıdır.

   kendini yunus zanneden kurye   27.04.2010 13:33
   #2041493
15.

atatürk milliyetçiliği, türk toplumunun en eski kaynaklarına dek, bütün tarihine uzanmakla birlikte asla bir ırk milliyetçiliği, bir şovenlik değildir. akıp giden zaman içinde türk ulusunun, çok eski bir ulus olduğu bilincini uyandırarak ulusal bağları besleyen, geliştiren bir kültür milliyetçiliğidir. bu milliyetçilikte yurt, atatürk’ün daha ulusal kurtuluş savaşı’na başlarken ulusal antlaşma (misak-ı milli) ile sınırları çizilmiş bugünkü türk yurdudur. o’nun ‘’ne mutlu türküm diyene’’ sözü de zaten böyle bir anlama gelir. kendini türk bilen, türk duyan, türk olmakta övünen ve tarihimize, yurdumuza, ulusumuzun yarınlarına inanan her yurttaşı, türk kabul eden gerçekçi, insancı bir milliyetçiliktir bu. amacı da, ulusal sınırlarımız içinde yaşayan türk halkının kendi öz değerlerini, temel kültürünü, çağdaş uygarlık ilkelerine göre işleyip geliştirmek, onu iç-dış bütün bağlayıcı, engelleyeci öğelerden kurtararak ilerletmek, refaha, mutluluğa, kavuşturmaktır.

   1ronin   30.07.2010 18:05 ~ 18:06
   #2116855
16.

<bkz: benim yaradılışımda bir fevkalâdelik varsa, o da türk olarak dünyaya gelmemdir>

   iiiiiiiiiiiii   06.09.2010 22:28
   #2152656
17.

<bkz: muhtac oldugun kudret damarlarindaki asil kanda mevcuttur>

   iiiiiiiiiiiii   06.09.2010 22:29
   #2152669
18.

elimizde kalan son osmanlı topraklarına bambaşka bir ruhla sahip çıkmaktır, yoksa elden gidiyordu. atatürk'ün bir an olmadığını farzedelim. halide edip amerikan
mandası isterken, enver paşa yedi düvelle pazarlık peşindeydi. şu anda ermeniler'in başına gelen bizim de başımıza gelebilirdi. herkes düşünsün bunu.

   zelisa   06.09.2010 22:31 ~ 22:32
   #2152677
19.

tutarsızdır , milliyetçilik halkçılık ve devletçilik ilkeleriyle oluşturulan milliyetçilik tir ..
laiklik , inkllapçılık, cumhuriyetçilik ilkeleriylede aslında milletin bilgiye ihtiyacı oldugunu suan cahil oldugunu kabul etmiş bir ideolojidir

   jermeine22   06.09.2010 22:36
   #2152691
20.

anadolu için en uygun milliyetçilik teorisidir. her türlü ırk ve milliyetten olan bir toplumun yaşadığı bu bölge için başka türlü bir milliyetçilik anlayışından söz etmek saçmalık olacaktır. atatürk' ü ileri görüşlülüğü ve zekasından dolayı tebrik eder, önünde saygıyla eğilmeyi bir borç bilirim..

   agresifbukalemun   07.09.2010 10:40 ~ 10:40
   #2153707

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır