ataturk un ogretmenine ogretmenevinde yer yok

1.

hıncal uluç'un sabah gazetesi'ndeki köşesinde bugün yazdığı bir makaledir. bir öğretmen olarak yorumsuz aktarıyorum:

haberi okuduğumda (cumhuriyet, 30 ocak) beynimden vurulmuşa döndüm.. rafet angın, sabancı öğretmenevi'nde yaşamını sürdürmek istemiş. istanbul milli eğitim müdürü ata özer "hayır kalamazsınız" demiş..
neden kalamazmış..
milli eğitim bakanı hüseyin çelik istanbul'a geldiğinde, öğretmenevindeki özel dairede kalıyormuş. şöförünü de öğretmen dairesine yerleştiriyormuş. bu yüzden öğretmenevinde rafet angın'a yer bulmak zormuş.
kim rafet angın, önce onu anlatayım size, tekrar..
onu 2004 yazında, festival için gittiğim gelibolu'da tanımış, hayran olmuş ve döner dönmez kaleme sarılmıştım.
"gelibolu'ya ilk gelişinde atatürk'e çiçek sunan küçük kız o.. sonra öğretmen olmuş.. cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden.. müthiş bir atatürk kızı.. demokrat parti'nin ismet paşa'ya selam verenden hesap sorduğu günlerde, milli eğitim müdürü olduğu bursa'da ismet paşa'yı ağırlamış.. kayseri'ye sürüldüğünü haber vermiş vali, ertesi gün..
'türkiye'min hiçbir köşesi sürgün yeri olamaz' demiş valiye..
zamanın milli eğitim bakanı'nın yolu düşmüş kayseri'ye.. tanışmış rafet hanım'la.. konuşmuş.. yaptıklarından utanmışlar.. ankara'ya çıkmış tayini.. deneme lisesi'ni kurması için.. kurmuş zamanının örnek lisesini..
nasıl bir yaşamı var.. ve de ne anılar, ne anılar..
emekli olup evinde oturmayı reddetmiş.
90 yaşında hâlâ istanbul milli eğitim müdürlüğü'nde çalışan, 90 yaşında 'insan emekli olur mu' diye basbas bağıran, 90 yaşında hâlâ bir saat ayakta durarak, hem de nasıl güzel bir türkçe ve pırıl pırıl bir beyinle gümbür gümbür konuşan bir anıt dünyanın kaç ülkesinde var?.. siz böyle bir anıta hayatınızda kaç kez rastladınız?.." diye 1 eylül 2004'te, heyecanla anlatmıştım. heyecanım balçiçek'e de bulaşmıştı.. gitti buldu bu 90 yaşındaki mucizeyi, rafet angın hocahanımı ve en güzel pazartesi söyleşilerinden birini gerçekleştirdi.
rafet hocahanımın arkasında o zamanın milli eğitim müdürü ömer balıbey dağ gibi duruyordu. balıbey'i ankara'ya aldılar. yerine, atandığı gün, eşinin başının kapalı olması ile gündeme gelen ata özer'i getirdiler..
cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden, 75 yıldan beri, halen ve fiilen milli eğitim'e hizmet veren bu anıta "hayır, öğretmenevinde size yer yok. çünkü istanbul'a geldiğinde bakanımın şöförünün kalması için orayı boş tutmalıyız" diyen o..
şimdi, adı üstünde öğretmenevi.. öğretmenler için yapılmış bir hizmet, bir yardımlaşma tesisi. bu tesiste milli eğitim bakanı niye kalır?. istanbul'un bütün otelleri emrinde.. bakan olarak, tüm masraflarını karşılayacak ödenekleri, harcırahları var, tonla.. bu millet vergileri ile ödüyor. öğretmenevine sığınmaya muhtaç mı, bakan?. kırk yılda bir gelecek diye muazzam bir daire ona ayrılır ve boş bekletilir mi?..
diyelim, tenezzül ediyor, kalıyor.. peki ya şöförü?.. o da yolluk alan, o da masrafları karşılanan şöför için bir öğretmen dairesi hep boş tutulur mu?.
75 yıllık cumhuriyet öğretmeni rafet angın'a yer yok..
hasbelkader milli eğitim bakanı'na özel daire, şöförüne özel suit boş dursun.. sonra adı, öğretmenevi..
yazıklar olsun!.. *

   sherry   02.02.2007 16:07
   #202603
 
reklamı kapat

yazdır