aynisafa cicegi

1.

orjinal adı calendula officinalis
diğer adları altuncuk, kandil çiçeği, ölü çiçeği
bilgi
bileşikgiller familyasındandır. anayurdu
bilinmemekte, pek çok yerde ve ülkemizde süs bitkisi olarak sıkça
yetiştirilmektedir. 30-50 cm. kadar boylanabilen bir yıllık dayanıklı bitkidir,
ince tüylerle kaplı yeşil renkli, etli ve sulu gövdesi, köşeli ve dallara ayrılan
yapıdadır. gene yeşil renkli ve hafif tüylü yaprakları bitkinin tabanında kürek,
daha yukarı kesimlerinde mızrak biçimli olur. bitkinin mart ayından başlayıp
sonbaharın sonlarına değin açan sarı ya da turuncu renkli çiçeklerinde
taçyaprakları, merkezden çevreye doğru düzgün yivler şeklinde sıralanırlar.
olgunlaşan çiçekleri 5-6 mm. uzunlukta, bej renkli ve virgül biçimli tohumlar
verir. güneşli yerleri; kum ve kil karışımı gevşek toprakları seven aynisafa
çiçeği, öbür toprak türlerine de dayanır. bitki tohumlarıyla çoğaltılır.
aynisafa çiçeği saponin, karoten, acı esans, uçucu yağ, sterol, flavonit ve
yapışkan bitki sıvısını içerir. sarı ya da turuncu renkli taçyapraklarının
yiyecekleri boyama özelliğinden yararlanılmak üzere, bunlar bazı yerlerde
çeşitli yemek, kek, tatlı ve ekmeklere safran tadı içermeden safran rengi
vermesi için katılır; yaprakları ise, salataların ve güveçte pişen yemeklerin
üzerine serpilir.
tibbi etkileri
ve kullanımı
bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:
• bedeni güçlendirici toniktir.
• midevidir; sindirim işlemini kolaylaştırır.
• gastrit ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinin tedavisinde yararlı olur.
• kadınlarda aybaşını düzenler. aybaşı ağrılarını hafifletir.
• safra söktürücüdür. safra sorunlarının iyileştirilmesinde etkisini gösterir.
bu etkilerinden yararlanmak için, aynisafa çiçeğinin taçyapraklarıyla
yaprakları, yaz başından sonbaharın başlarına kadar toplanır ve büyük özen
gösterilerek, taçyapraklarının rengi bozulmayacak şekilde, gölge ve havadar
yerlerde kurutulur. bu kurumuş taçyaprağı-yaprak karışımından 1-2 tatlı kaşığı
alınıp l bardak kaynar suda 10-15 dakika süreyle demlendirilir. böylece elde
edilen infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• ayrıca, aynisafa çiçeği antiseptiktir.
• doku ve damar büzücü etkisi vardır.
• yara iyileştiricidir. deride enfeksiyon ya da darbeyle meydana gelen yara,
bere ve eziklerin iyileştirilmesinde etkili olur. küçük yanıklar ve sıcak suyla
haşlanma durumlarında ilkyardım aracı olarak işlev yapar.
• akne tedavisinde ortaya çıkan yangıyı azaltmak ve yerel iyileşmeye yardımcı
olmak üzere kullanılır.
• ayak parmakları arasında oluşan mantarları (madura ayağı) iyileştirmekte
kullanılır.
bu etkileri sağlamak üzere, aynisafa çiçeğinin taze taçyaprakları ile yaprakları
alınır. bunlar ezilerek yara lapası yapılır ve şikâyetli yerlere dıştan uygulanır.
gülgiller familyasındandır. anayurdu iran ile
afganistan yaylaları olan badem ağacı, eski yunanlılar ve romalılar
tarafından akdeniz bölgesine getirilmiş ve yöreye çok iyi uyum sağlamıştır.
anadolu'da uzun yıllardan beri yetiştirilen, 10 m 'ye kadar boylanabilen,
şeftaliye benzeyen ama ondan daha büyük boylu ve daha uzun ömürlü bir
ağaçtır, özellikle çiçeklenme zamanı dona karşı aşırı duyarlı olan badem ağacı
bol güneşli, kışları ılık geçen, suyu iyi akıntılı yerleri sever ama toprak ayırımı
yapmaz. yaygın ya da dik dikensiz dalları, ince uzun ve kenarları ince dişli
oval yaprakları vardır, ilkbahar başında açan çiçekleri beyaz, ender olarak
pembe renkli olur. ağaç çiçekliyken önce beyaz sonra açık pembe renkli
görünür ve sonra yapraklanarak yeşile döner, ilkbaharın sonuna doğru ağaçta
üzeri tüylü, yeşil renkli, çağla denilen meyveler görünür. daha sonra
ağustos-eylül aylarında taş çekirdek biçimini alan bu meyvelerin sert kabuğu
içinde, bir ucu sivri, öteki ucu yassı ve geniş olan bir tohum meydana gelir. bu
tohuma badem ya da badem içi adı verilir. badem ağacı, sert kabuğu içindeki
tohumun ekilmesiyle çoğaltılır. ancak tohumdan yabani olarak süren fidanlar
aşılanır.

   gugudali   27.11.2007 01:41
   #742773
 
reklamı kapat

yazdır