bab ul vustani

1.

bağdat'da şeyh ömer sühreverdi külliyesi yanında bulunan bağdat şehir surlarından günümüze gelebilen tek burcudur.

sultan melikşah (1072-1092) tarafından yaptırılan surların bir burcu olan bâb-ül vistani, halife müsterşid zamanında 1118’de mugisiddin mahmud tarafından tamir ettirilmiştir. orta kapı anlamında, doğu sınırlarının doğusunda bulunduğundan (ortada) bâb-ül vüstani; halife sarayı hizmetlilerinden birinin adından dolayı bâb-üz zaferiye; horasan’a gidilen yolun buradan geçmesi sebebiyle bâb-ı horasan adlarıyla da anılmıştır. osmanlı döneminde tekrar yenilenen bâb-ül vüstani, bağdad surlarından sağlam olarak günümüze kadar gelebilen tek burçtur.

1938 yılında ırak eski eserler müdürlüğünce kazı ve restoresi yapılarak silah müzesi haline getirilmiştir. ancak, savaş yüzünden bugün terk edilmiş durumdadır.

çevresi 56 m. yuvarlak bir kaide üzerinde yükselen vüstani kapısı çifte köprü sistemiyle geçit vermektedir. 8 m. çapında sekizgen bir çekirdek etrafında 8 eyvandan oluşan burca, güney ve batıdan 2 kapıyla geçilmektedir. kapı atkısına kadar yükselen çifte kemerli köprüler 3.20 m. genişliğindedir. köprünün iki tarafında 4.50 m. yüksekliğinde hisar şeklinde korkuluk duvarları mevcuttur.

bugün bir merdivenle çıkılarak güney kapısına geçilen köprünün, sivri kemerleri yıkılarak düz atkılı 2 geçit açılmıştır. köprü üst seviyesindeki duvarların üzerinde bulunan seğirdim yerlerine 2 dar merdivenle çıkılmaktadır. duvarlar içten yüksek sivri kemerli nişlerle teşkilâtlandırılmıştır.

burca, taçkapı şeklinde tertiplenmiş yüksek sivri kemerli bir kapıyla girilmektedir. köşeleri silinmiş tuğla örgülü kemer ayaklarından sonra, yine tuğla örgülü geniş sivri kemer yer almaktadır. kemer başlangıcında karşılıklı oturan 2 aslan kabartması mevcuttur. ancak sol taraftaki tahrip olmuştur. aslanlar, yarım metre boyunda tuğladan kare bir levhaya yontulmuştur. kemerin üstündeki boşlukta, on ikigen 2 yıldızdan çıkan ışınların kesişmesinden meydana gelen geometrik kompozisyonlu tuğla süslemeleri vardır. süsleme panosu ile kemer arasında geçme düğüm motifli dar bir şerit dolanmaktadır. kapının iki yanında kemer seviyesinde açılan 2 küçük kapıyla burcun üst kısmındaki mazgallara çıkılmaktadır.

batıdaki kapı daha serbest olup, osmanlı dönemi tamiri sırasında kırılan kemer üstündeki çini süsleme kuşağından yalnız bir parça kalmıştır. vaktiyle güney kapısındaki gibi geometrik süslemelerin yer aldığı anlaşılan kapı, tamir sonunda düz tuğla ile örülmüştür.

burcunun içindeki 8 niş, 3 m. genişliğinde ve 2.50 m. derinliğinde olup birer sivri kemerle çevrilmiştir. burcun üstü sekizgen kasnaklı basit bir kubbe ile örtülüdür. eyvan şeklindeki nişlerin köşelerinde ikişer mazgal açılmıştır. iç mekân bugün harçla sıvanmış durumdadır.

yuvarlak burç, sade tuğla örgülüdür. en üstte bir kuşak halinde uzanan kitabenin çoğu dökülmüştür. kalan kısım da okunamayacak kadar silinmiştir.

köprülerin, şehirden horasan istikametine gidecek yolcuların sistemli bir gümrük kontrolünden geçmesi amacıyla yapılmış olabileceği gibi, su taşkınlarında kapının zarar görmemesi için birer su tahliye unsuru olarak plânlandığı da düşünülebilir.

   google   23.06.2008 04:25
   #953742
 
reklamı kapat

yazdır