ben bir garip suleymanim

1.

hayatta bir şekli olsun istiyordu ama bir üçgen bile olamamıştı..aslında kare de yeterdi ya çaktırma! onu bırak daireye bile razıydı..elalem;
top olmuşsun olum dese bile takmayacaktı.ancak olmamıştı işte..yapamamıştı bir şekil..
fakat hayat onun kadar beceriksiz değildi bu konuda..şeklini yapıyordu süleyman a.hem de en afillisinden...örneğin; *

sıkmıştı yalnız hayat süleymanı..birini arıyordu..seveceği sevileceği birini istiyordu..böylece hayata karşı da gereken şekli yapmış olacaktı...tıpkı dinlediği şarkılardaki gibi;
bir ağacın gölgesinde, mevsimler boyu oturacağı bir sevgilisi olsaydı keşke...
ama önce "gölgesinde mevsimler boyu oturabileceğimiz" bir ağac olmalı diye düşündü...o sırada aklına; bir fidan da sen dik; senin de bir ağacın olsun kampanyası geldi..tema ne kadar da haklıymış, anlıyordu şimdi...

o fidanı şimdi diksem; "acaba kaç yılda ağaç olur ve gölge yapar?" diye düşündü..ondan sonra da omuz silkti..içinden şu dizeleri geçirerek:

takılma ayrıntıya dostum
altı üstü hayal işte
gördün mü charlize theronu
sanmış istanbul' u budapeşte..

böğğğ dedi sonra kendi kendine..yalnız olmasının sebebini, şimdi daha iyi anlıyordu..oysa ne demişti ona kankası:
"olum böyle içten ve samimi olma kızlara..azcık kasıntı olman lazım..ne de olsa kızlar kasıntı tiplerden hoşlanırlar."
evet kendinden çok emin ve hayatın anlamını çözmüşcesine akıl vermişti süleyman a.
hep böyle konuşurdu kankası murat..ama süleyman ona gıcık olmazdı.çünkü murat, gördüğü en süper adamdı..süleyman ın sahip olmak istediği her vasıf vardı onda.her şeyiyle bambaşkaydı o..ahh bir murat olabilseydi keşke süleyman da..ama olamazdı işte..

evet belki murat olamamıştı ama onun kankası olabilmişti en azından..bu da bir şeydi süleyman için..
murat süleyman a hep kanka derdi ama aralarında gözle görülecek bir resmiyet vardı hep nedense..hatta süleyman, her zaman murat a; kendisinin çok sevdiği; murat..goyim de tur at esprisini yapmak, ardından da hahahahaha şeklinde öküz gibi gülmek istiyordu..ama onu da yapamazdı..çünkü kankası anında ayarı verirdi..süleyman gibi yufka yürekli değildi çünkü o..sinirlenince babasını bile tanımazdı...

bundan sonra karar verdi süleyman...takmayacaktı o da...ama zamanı geldiğinde de; tak diye açıverecekti yedigününü sevgilisiyle..ve o ağacın gölgesinde içeceklerdi buz gibi yedigünlerini...

ve düşündüğünü yaptı süleyman ..kasılıyordu artık o da...fazla konuşmuyor, az gülüyordu..cool takılıyordu moda tabiriyle..ancak bu yaptıkları ona teoman ın yandan yemişi imajı vermekten başka bir halta yaramıyordu..farkındaydı bunun...

ve <gbz:süleyman> bekliyordu sabırla..ama beklediği değişiklik olmuyordu hayatında..aksine hiç beklemediği şeyler değişiyordu gün be gün..mesela murat dışındaki en yakın arkadaşları uzaklaşmaya başlamıştı ondan..çünkü sevmemişlerdi bu züppe tipini..çünkü gerçek süleyman bu değildi..onlar eski süleymanı özlüyorlardı..öyle seviyorlardı onu..olduğu gibi..
zaman geçiyordu ve süleyman bekliyordu..en kral şekli yapacaktı sonunda...görecekti herkes..

sonra bir gün, süleyman uzun zamandır yapmadığı bir şey yaptı...aynaya baktı..ayna sadece sureti gösterir derler ya; sanki süleymana kıyak geçmişti o an..yaptığı hatayı anlattı sanki süleyman a, o birkaç saniyede...
sonra iç sesi;
yerim lan muratını..sokarım şekline de şemaline de.kendine gel lan it..kendin ol.. dedi.
süleyman; "tamam babacığım" dedi korkarak..
bir anda iç sesini babası zannetmişti..aynı babası gibi konuşmuştu çünkü..

noluyo lan? dedi sonra süleyman ve geç de olsa anladı yaptığı salaklığı..he bir de, bir şeyden emindi artık..kızlar öyle kasıntı tipleri falan sevmezlermiş..ayrıca genelleme yapmak da yanlışmış..

ve şimdi:

süleyman: eski haline geri döndü..şimdi onu olduğu gibi, seven arkadaşlarıyla çok mutlu..ayrıca murat ı gördüğü her yerde "goyim de tur at" esprisini yapıp, öküz gibi gülebiliyor..

murat : kasılarak öldü.

iç ses : kendini hala süleyman ın babası zannediyor.

the end

   yesil66   23.01.2008 21:17
   #830341
 
reklamı kapat

yazdır