ben bir gun ayagimi cikardim ayakkabimdan

1.

bir anda doğar birkaç an yaşar ve bir anda ölürüz. kimse bir kaç an'ı bir arada yaşayamaz. an '1' dir ve 1'i hangi sayıyla çarparsan çarp sanuç 1 çıkacaktır. yani hayat an'dır, an meselesidir nefesimizin tükenme noktasına gelmesi, an meselesidir azrailin o muhteşem çelmesi. 60 yaşına gelmiş bir çok amcaya, bu hayattan ne anladın diye sorduğumda, sadece bir 'an' duraksadıktan sonra , hiçbirşey yeğenim demişlerdir bana istisnasız. çünkü bir an'a sığdırılacak o kadar çok şey yoktur bu hayatta. önümüzde omuzlarda giden cenazelere sadece 1 an bakarız. yine biri ölmüş diye bir içses. sonra yolumuz bir mezarlıktan geçer, ruhumuz titrerken bedenimiz ahengini bozmadan emin adımlarla yürür o mezarlık yolunu, çok azımız bir an durur ve ölümle yaşam arasındaki o belli belirsiz çizginin üzerinde duraksarız.televizyonda izlediğimiz ölüm haberleri gazetelerin 3. sayfaları gelir gözlerimizin önüne,acaba ben nasıl ölücem diye düşünür ve şunu deriz kendimize; hep başkasının mı cenazesi omuzlarda gelicek bu mezarlığa?, mezarlıktan bir çığlık duyulur... hayııır! . birgün seninde cenazen omuzlarda taşınacak ve aramıza katılacaksın der gibi bakar mezar taşları.

lanetli şeytan, o bir an'ı bize tatlı göstermek için elinden gelen herşeyi yapar çünkü onun görevi bu, bizi yoldan çıkarmaya çalışmak,
evi,arabayı,kadını,erkeği,parayı,serveti,şöhreti bizi yoldan çıkarmak için birer araç olarak kullanır, çıkmak yada çıkmamak bizim elimizde. şeytan bizi yoldan çıkarsın çıkarmasın görevini yapmış kabul edilir. çünkü bunun için bir çaba sarfetmiştir. ya biz, biz ne için çalışıyoruz? şeytan görevini layıkıyla yerine getirebilsin diye mi? hayır... o herhalukarda görevini yerine getiriyor biz görevden kaçıyoruz... bize verilmiş bembeyaz emanete eski pabuçlarımızla çamurlar saçıyoruz.

çocukken ailece gittiğimiz bir dost ziyaretinde, kapıdayken evin hanımına; ayakkabılarımı diyeceğim yerde, ayağımı çıkarıyimmi suzan teyze demiştim de. ziyaret boyunca buna gülmüşlerdi. sizin çocuk ayağını çıkarıyordu az daha, zor engel oldum demişti suzan teyze. şimdi gülümsüyorum o akşamı hatırladıkça. çünkü 'içerde' olan çıkabilirdi, cezaevinden çıkmak, arabadan çıkmak, kuyudan çıkmak bunlar hep beni destekleyen sözlerdi. ve benim ayağımda ayakkabımın içindeydi. o gün ayağımı çıkarmıştım ayakkabımdan, yani soruyu doğru sormuştum ama gülmelerine engel olamamıştım.

o günden sonra şu ana kadar her ayağımın tekini çıkarışımda aklıma bana güldükleri o gün gelir, öteki ayağımı çıkardıktan sonra bir 'an' durur tebessüm ederek suzan teyzelerin kahkalarını dinlerim.

   odunaryus   16.03.2010 05:33
   #1983439
2.

ben de bir gün ayakkabıyla birlikte çorabı çıkardım ayağımdan.
ayakkabıcıda denediğim ayakkabı ile birlikte soket çorabım ayağımdan çıkınca nasıl da utanmıştım ayakkabıcı amcadan . o gündür ayakkabı alışverişi fobim oluştu.

   cerencell   16.03.2010 10:26
   #1983480
3.

ben de birgün gömleğimi çıkardım ofisteyken.

(yok lan manyak mıyım )

   ceronimo   16.03.2010 10:48
   #1983492
 
reklamı kapat

yazdır