binlerce universitelinin issiz olmasi

1.

türkiye'nin en acı gerçeğidir.

   vitamin sizsiniz turkiye   05.12.2009 01:09
   #1775018
2.

saçma sapan, eğitim kalitesi düşük üniversiteler açılıp kontenjanlar arttırılmaya devam ettikçe, öss'nin zorlaştırılmasının deva olamayacağı sorundur.

   penetrating trojan   05.12.2009 01:12
   #1775031
3.

tükiyedeki girişimcilerin %80inin ilkokul mezunu olmasından kaynaklanan**, ama ilkokul mezunlarının suçu olmayan durum.

   ktulu   05.12.2009 01:14
   #1775036
4.

işsizlik genelde %13-14 gibim bişey en son kaçtı hatırlamıyorum. bu oran tarımdışı şehirde işsizlik %17. ve tarımdışı şehirde genç işsizlik sayısı %24-23 civarı bişey. gençlerin 4'te 1'i işsiz. bu büyük bir oran. ve bir çoğu üniversite mezunu.

dengesiz kontenjanların açılmasıda bunu biraz etkiliyor. ülkede bi dünya vetenerlik maden mühendisliği fizik biyoloji vs. vs. ihtiyaç fazlası bölüm var. kapatın lan onları. ne bileyim pazarlama vs. gibi bölümlere çevirinde girişimciliği ilkokul mezunların elinden alalım. yeter onların kazandığı.

   ekoko   05.12.2009 01:22
   #1775077
5.

<bkz: bok mu var üniversiteye gidiyorsunuz>

   hadigari   05.12.2009 01:25
   #1775081
6.

az doğursunlar. bok var sanki sırtında hacca götürecek ya peşpeşe doğuruyorlar ondan sonra yok işsiz yok bilmem ne.

   sleepy   05.12.2009 01:41
   #1775107
7.

farklı iş alanlarının olmayışından ötürü %50'sinin işletme mezunu olmasına yol açmıştır.

   murfy   05.12.2009 04:00
   #1775283
8.

iş aslında çok olup ben üniversiteyi asgari maaş almak için okumadım diyenlerin sebep verdiği türkiye sorunu.

   barbo   05.12.2009 10:20
   #1775354
9.

+ oğlumuz ne iş yapar?
- memur efendim.
+ oh oh çok güzel, garanti bir maaşı, emekliliği var yani ?
- evet efendim çok şükür.
+ verdim gitti !!!

<bkz: eskilere dönmek>

   ne ki simdi bu   05.12.2009 10:43
   #1775372
10.

<bkz: buraya bir ıssız adam esprisi gelecek>

   molla atari   05.12.2009 10:45
   #1775376
11.

okudukları bölümlerin mesleklerini yapamıyor olmalarından kaynaklanır. ya da yapmıyor olduklarından. ben bunu jenerasyonun lakayıtlığına da bağlamıyor değilim. işçi olmak, bir işverenin emri altında çalışmak, ya da bütünüyle bir iş hayatı disiplin ister.

ben, benim devremde buna dahil, çok sulu gençler yetiştiğini düşünüyorum. gerçekten hayatın ne olduğundan, iş hayatının nasıl bir sistemde ilerlediğinden bi haber olan gençler var. habersiz olmaları onların suçu olmayabilir ama kulaklarını tıkamaları sadece onların suçu. bir de bu gençlerin ünversite okuduğunu düşünürsek, cıvıklık tavan yapıyor. artı bir de beklentileri çok yüksek. yani bu bir yerde iyi bir şey tamam ama çok uçuk rakamlar isteniyor misal. türkiye'nin durumu belli. standartları belli. boun mezunu bile olsanız ortalama bir şirket vasıfsız bir işletme mezununa 3.000 tl maaş vermez. hiç bir yer demiyorum bakın. bunu verenler elbette var. ama her yıl üni'den mezun olan gençlere istihdam sağlayacak kadar çoğunlukta değiller.


iş konusunda aşırı seçici davranma da işsizlik oranını tetikliyor. ben 12 yıldır hem okuyor hem çalışıyorum. hiç bir yaz tatilim boş geçmedi. üniversite'de tek bir günüm boş değildi. gerçekten yapmadığım çok az iş kalmıştır. temizlikçilik, anketörlük, garsonluk filan. ve sadece 1 kez işsiz kaldım. 1 ay boyunca iş aradım. ki bundan 9 ay önceydi. krizin en patladığı, işverenin krizi en bahane ettiği, sapır sapır kovulduğumuz dönemdi. internetteki eleman ilanları olan sitelerin başında bekledim. yeni günün ilanları düşer düşmez başvurdum vs vs. 1 ay içinde 24 yerle görüştüm. ilk gel başla diyen yerde de başladım. ve ben şu an çalıştığım işe sekreter olarak başladım. sekreter, bildiğin sekreter. telefonlara filan bakıyordum. fax gönderiyordum falan. bu kadar. işletme mezunu, ingilizce bilen, ofis programlarını yalamış yutmuş, feci iş deneyimi olan ben sekreterlik yapıyordum. ki bir önceki iş yerimde 15 bölgenin koordinatörüydüm. 10 tane elemanın idaresi bendeydi filan. öyle bir pozisyondan hooop sekreterliğe. ama hiç gocunmadım. işsiz olmaktan iyi çünkü. 1 ayı bulmadı bu işimde terfi etmem. şimdilerde kral benim buralarda. he he.. işe başladıktan sonra başvurduğum bir çok yer işe alındığımı, gelip başlamamı filan söyledi ama aç gözlülük etmedim. en azından o an için. iş bulmuştum ve şimdilik fazlasında gözüm yoktu. iş aramak emek istiyor, çaba istiyor. kimse oturduğunuz yerden size ulaşmaz. şunu da bir etken olarak görüyorum aslında. bir çoğu istemediği bir bölümde okuyor. çünkü asıl amaç üniversiteli etiketi alabilmek. bu kişinin değil sistemin suçu. değişir mi bilemiyorum ama bu büyük bir etken aslında. istemediği bölümü okuyan bir gençten o mesleğe sıkı sıkı sarılmasını bekleyemezsiniz. eğer çalışmak çok çok elzem değilse.

üniversitelerde bölüm sayısı o kadar fazla ki, çok alakasız işlerde çok alakasız bölüm mezunlarını görüyoruz.. türkiye'nin en prestijli kuyumcu firmalarından birine toplamda 6 yılımı verdim. idari personeli olabildiğince üniversite mezunlarından seçerler. baktığınızda kimsenin kuyumculuk bölümü mezunu olduğunu göremezsiniz. metalurji mühendisi bir adam, altın satıyor. bilgisayar öğretmeni bir adam, üretim müdürü. endüstri mühendisi bir adam kasa görevlisi. ne komik değil mi ? daha nice örnekleri vardı misal. diyeceğim de şu, bölümler çok fazla. üniversitelerde öyle. yılda kaç tane iktisadi bölümler mezun veriyor net bir bilgim yok ama çok yüksek rakamlar olduğuna eminim. bu kadar mezuna iş kapısı olacak sektör olsa bile, ihtiyaç yok.

   balikistifi   05.12.2009 11:21
   #1775406
12.

şaşılacak bi'şey değil. üniversite, meslek edindirme kursu mudur? vasıflı ya da vasıfsız birinin iş bulması sadece diploma ile olur mu?

hani meşhur hikaye[no:1] vardır(hatırlamadığım kısımları uydurdum); üniversitelinin biri ilanda gördüğü işyerine gitmiş "ben çalışmak istiyorum" demiş, patron vermiş eline süpürgeyi "al süpür" demiş, üniversiteli de "iyi ama ben üniversite mezunuyum" diyince, patron süpürgeyi almış "aa pardon, bak böyle süpüreceksin" demiş. süpürgecilik diplomanız var ama süpürmeyi bilmiyorsanız "binlerce diplomalı işsizden biri" olursunuz.

he tabii bir de şans boyutu var. [meşhur hikaye no:2] hayat satranç gibi değil tavla gibidir, hesap-kitap ama biraz da şans...

şu devirde hayatınızı idame ettireceğiniz bir işiniz varsa kıymetini bilin. siyasi rant uğruna üfürülen "melyonlarca işsizimiz var" hikayesine aldanmayın, açın bir gazetenin iş ilanı ekini, eleman arayan şirketlere bakın. o zaman da "melyonlarca işçi arayanımız var" dersiniz...

   m0ll4   05.12.2009 11:54
   #1775441
13.

<bkz: binlerce işsizin üniversiteli olması>*

   hayallerkahyasi   05.12.2009 12:11
   #1775454
14.

biri beni örnek göstersin.

yeni mezun oldum 4 aydır işsizim. bi yer vardı gittim görüştüm yavşak patron normal standartın yarısında maaş teklifinde bulundu. neymiş kriz varmış. varsın olsun sigaramı azaltırım. geçiçi olarak iş ararım dedim gitmedim. şimdi ise sinemada makinistlik yapmayı düşünmekteyım. birilerinin dediği gibi öğrenciyken benimde hiç yazım boş geçmedi. anketörlük, seramik dekorasyon, torna tesviyede bilumum öğrenciyken garsonluk ve gezi organizatörlüğü yaptım. ama şuan mesleğimi yapamamaktayım.

öğrenciyken çoğu şeyi severek yaptım. o işleri yaparken zevk alıyordum çünkü öğrenciydik. ama şuan mühendisiz belli standartları elimize almalıyız. onun bunun uşaklığını yapan insanların bize gelince aslan patron kesilmesine karşı evet laubali ve cıvıklığa vurmak zorundayız.

   ekoko   05.12.2009 15:16
   #1775722
15.

hem okuyup hem çalışmak ağır geliyordur üniversitelilere, yada ailesinin maddi durumu gereği çalışması grekmiyordur.
binlece üniversite mezununun işsiz olmasını başka bir başlıkta analiz ederiz. dağılabilirsiniz.

   suspectdevice   05.12.2009 15:22 ~ 15:23
   #1775728
16.

midemi bulandıran durumdur.
her akşam ana haber bültenlerinde itfaiye mülaktalarına giren üniversite mezunlarını gördükçe içim yanıyor. küfrediyorum çok fazla.
ulan adam mühendis olmuş, ulan adam coğrafyacı olmuş sen hiç mi utanmıyorsun bunları bu hale getirmeye.. ilim biliyor adamlar senin bilmediğini biliyorlar.
bir de geçmiş pişkin pişkin konuşuyorsun.
açılım açılım diye götünü yırtacağına vatandaşın haline bak. açılımı bu kulvara yöneltsene benim salak oğlum.

doğuştan alıştırıldık bir çoğumuz aktık ama karayla karıştırıldık.
olmadık bir yaşta her bireyle yarıştırıldık sonrasında hergün ağlatılıp sahte oyunlar sayesinde hayatla barıştırıldık.

senin de sisteminin de ..

   blt2   05.12.2009 15:54
   #1775762
17.

emeklilik yaşının 60 lı yaşlarda olmasının sebebidir gençlerin işsiz olması. türkiye cumhuriyeti avrupa ülkeleri gibi yaşlı nüfusa sahip bir ülke değildir ki nüfusumuz genç, mantıksızlıktır uyum yasaları çerçevsinde emeklilik yaşı yukarıya çekilmesi. emekli olmak isteyen ama çalışmak zorunda bırakılan dedeleri nineleri mezarde emekli edin, çalışmak isteyen gençlere istihdam sağlamayın bu ne çelişkidir, insanları beyin göçü yapmakta haklı görüyorum. böyle saçmalıklar üreten bir toplumda yaşamak gerçekten zor.

   122333444455555   05.12.2009 16:06
   #1775781
18.

kıçlarını kaldırıp iş aramıyorlarsa burada devleti suçu yok sanırım.

   renato   05.12.2009 16:11
   #1775791
19.

türkiye nin çözmesi gereken ilk sorunu.
23 24 yaşındaki insanların sorunlarını az doğursunlar diyerek çözmeye çalışan zihniyete kafa atasım geliyor. başbakan en az 3 diyor, onu napcaz?

   bluesss   05.12.2009 17:18
   #1775906
 
reklamı kapat

yazdır