bir kiz kacinca

1.

1964 çekimi türk filmi.

   specta   20.01.2009 19:49
   #1167249
2.

çok şey olur.
yöresine göre töre, adamına göre düğün, yaşanılanlara göre ise ölüm...
hep kız kaçar, hep o kaçırılmıştır, gizli bir işteşlik vardır ama belli değildir. bir ortağı vardır onun; o hiç duyulmaz.
kaçan kızdır, isteyen kızdır, vurulan kızdır, ölen kızdır.
kaçma sebebi duyulmaz, duyulsa da hissedilmez yürekten. canı koca istemiştir, canı dertlenmiştir, gereksiz yere gidivermiştir.
yediği dayak, istemediği hayat, zorbalar için tekerrür sayfasıdır. onlar yaşamıştır; o da yaşamalıdır,ne vardır ki, çok mu zordur? farklılık çizen yeni bir yıldız olamaz o. parlayamaz küçücük hayatında, örnek olamaz o arkasından gelenlere...
okumak, ünlü olmak, sevmek, sevişmektir belki amacı, belki dolunayı başka bir çatıdan izlemek, başka ağaçlar görmek...
kimileri için dünya turuysa hayatın ince zevki, onun için bir kalemi, sevdiğinin elini tutmak, özgürce yürüyebildiği yolda solumak havayı...onun için dünya turudur istediği diyarda deli gibi üşümek, ensesi kıpkırmızı olana kadar güneşin altında, istediği kadar yürümek, terini silebilmek istediği anda.
kaçmak, kimi için ve gizliden düşüncelerimizde namusun kirlenmesiyken, kaçan bir kız için, yakalandığı an'a kadar "özgürlük"tür. deli gibi, manyaklar gibi... bizim için mavi gökyüzü kadar bilindik ve sıradan bir halt, onun için çılgınlar gibi değişiktir; çünkü o gün gibi bir karanlığın içindedir.kendi hayatının isli karanlığında...
yüzüne spot ışık tutsan bile aydınlığını veremediğin bu kaçak kendi isteklerini yerine getirdiği o ödünç anlarda, ebedi mabedinin içinde sonsuza kadar, aydınlığında mutlu ve huzurludur.
bir köylünün değildir bu yaşamlar, bir şehirlinin de. bu yaşamlar kızlarındır, zorbalarsa her yerde... şehirdeki imkanları geniş olandır, kaçması mantıksız ötesidir, köylüyse cahildir, kaçması onu sermaye yapar hep. ah kızım!!
kaçan bir kızın hisleri maddi lügata dökülse ve incelense işte o, bıyıkları yeni terlemiş bir erkeğin kazandığı ilk para olurdu, bir kadının iş hayatında adını duyurabilmesi, bir çocuğun kendine ait bir odasının olması, bir adamın istediği kızla evlenebilmesi, yapayalnız bir dedenin ölmüş eşini yeniden görebilmesi...
ideallerimize kim engel olabilirdi ki?
kendi hayatlarımıza baktığımızda ağzımızdan köpükler saçılırcasına kahkahalarla gülebilmek, bir nebze içimizi rahatlattığı gibi, içten bir şükürdür bu kız üzerinden... "istediklerimi yapabildim hep, aklıma koyduğumu yapabildim!!"
insanın en büyük düşmanı hala bir tek kendisi mi?
bir tek kendimi kötülüğünü ister bu kızın ya da istenilen iyilik onun için yeterince iyi midir ki, bu kız hiç mi bilmez eğrisini doğrusunu.
ah be kızım... yanlış yerde, yanlış zamanda... yanlış bir vücutta, yanlış bir kafayla geldin bu dünyaya.

   anathema   22.09.2009 01:30
   #1621614
 
reklamı kapat

yazdır