içeriğin orjinalini görmek için buraya tıklayınız.

meydansozluk.com - yazdırılabilir versiyon

bosuna yasayan kadinlar

1.

amaçsızca yaşayan, anlamsızca soluk alan, tek hedefi yavrulamak olan kızlar ilk siz ölün.

gece hayatındaki kadınlar ölsün,
"bu akşam kenana gidelim mi koparıyomuşş??" dan başka anlamlı cümle kuramayan ön masa kızları, kolları sabah ereksiyonu misali her şarkıda havaya kalkan kavruk bünyeler,
"acaba beni de bir kez becerir mi?" diye sahneye bakış atanlar, bateriste telefon numarası yollayanlar, garsonu aşağılayıp barmenin kucağına atlayanlar,
yetti basitliğiniz.
farkına varın lütfen, suluboya sarısı saçlarınız, destekli sütyenlerinizle sadece o aşağıladığınız kamyoncuların, dolmuş şöförlerinin zevkine hitap ediyorsunuz. hiç biriniz paris hilton değilsiniz, evlerine gidip mercimek çorbası kaşıklayacak insanlarsınız, insanlarız anlayın aradaki farkı.

absolut-enerji ısmarlayan kadınlar siz de ölün. absolut ısmarlayıp kırov geldiğinde aradaki farkı anlamayacak kadar salaksınız çünkü. çünkü içeceğiniz içkiyi bile seçemeyecek kadar koşullanmışsınız. sürü psikolojinize attırayım, ölün be.

dj’ e vererek, valeye cilve yaparak mekanlara giren yaratıklar. vajina sahibi olarak doğdunuz diye size de kadın deniyor, hakkınızı yiyorlar.
hesabı kaktırdığınız adamlar karşılığında size kaktırıyor. hissetmiyor musunuz? yirmi ytllik lensler bu kadar mı kör etti gözlerinizi?

dansözleri aşağılayıp her şarkıda sahneye fırlayan kurulmuş kadınlar, konsomatrislere, fahişelere hakaret edip amatör kümede aynı işi yapanlar,
ölün.
evinde pembe solmuş eşortmanıyla gezip gökhan özen dinleyen kız, birileri pink floyd dedi diye boşuna kasıyorsun, boşuna zorluyorsun kendini anlamak için. hayatının anlamı hangi filmde, hangi kitapta, hangi şarkıda?
bulabilecek misin?
yeter çaban, öl işte.

kendi müziğini seçemeyen, hayatında hiç bir fasıla eşlik etmemiş, hiç bir türküyü sevmemiş, hetfield’ ın kükremesini hiç duymamış kadınlar, fender’ i f1 pilotu zannedenler neden yaşıyorsunuz ki? cehaletiyle övünen, spor olsun diye üniversiteye giden kızlar hayvanlardan bir farkınız var mı?
bir kere bir çilingir de hayatını sorgulamayan, o masadan sendelemeden, saçmalamadan kalkıp gidemeyen zavallı hatunlar, içemediğini kabul edemeyecek kadar ortam kuklası olanlar,
ölsenize be.

parlak türban takıp nane yeşili göz makyajı yapanlar, pembe palto, açık ayakkabı giyenler. göz zevkini bozmaktan başka bir işe yaramayan kent kadınları, inanın hiç dikkat çekmiyorsunuz. kadını matruşka bebeği gibi saranlar, içinizde daha kaç kadın var?
kendi inancınız mı bunları size yaptıran.?
o kadar komiksiniz ki, çelişkilerinize bakıp ağlayasım geliyor. evet tüm erkekler size bakıp attıracaklar, içiniz rahat olsun.
ölün, yok olun gözünüzü seveyim.

seks dendiğinde kaçacak delik arayan ruhu delik kadınlar,
bekareti kulak zarına hapsolanlar, kadın olmayı sikilmek , sikilmeyi iki bacağını açıp beş dakika yatmak zannedenler, o misyonunuzu başka yerlerde yayın artık.

kendi doğasını inkar ederken fethedilmedik yeri kalmayan kızlar, bedenini evlilik karşılığı pazarlayan ev fahişeleri siz kadın diyor musunuz kendinize?
dini, siyasi, manevi hiç bir inancı olmayan, fikirlerini haykırarak hiç savunmamış, açlık çekmemiş, çekenleri görmemiş tatlı su kadınları,
birileri ölüyor bu hayatta inandıkları için, inanamadıkları uğruna haberiniz var mı? "bütün erkekler pislik "den başka argümanı olmayan feminizm kuklaları, sylvia plath vardı bilir misiniz?

aşkı salya sümük böğürmek, evliliği mecburiyet sayan kadınlar, sevdiği adamı sırtında taşıyamayanlar, korunmaya muhtaç kedi yavruları, sevgi kelebekleri, ömrünüz bitmedi mi daha?
ölün gitsin.

bir şey olmayı başarmış kadınlara, güzel vücutlara, kendi hayatını istediği gibi yaşama hakkını kullanan dişilere kaltak diyenler, kıskançlıktan uyuyamayanlar ne biçim insanlarsınız anlamıyorum üstüne midem de bulanıyor ufaktan.
ölün bence.

yetti sosyete pazarından aldığınız sahte fikirleriniz, yetti kendiniz gibi olmayan herkese tepeden bakışınız. inin aşağı artık götünüz görünüyor.

kendi cinsinden birine bunları söyletenler, mahalle kadını ağzıyla yıllardır aynı lafların sakızını çiğneyenler, dokunsan yuvarlanacak tatta fikirlerin hanım kızları.
ölün lütfen ya. ölün ve başka bir hayatta başka bir şekilde tekrar doğun.
bari bu sefer kadın olun.

**: kendimden de bahsettim, annemden de koydum biraz. üstüne alınan her kadına da selam olsun. çıkışta görüşürüz.

***: bunun bir üstündeki cümleyi okuyacak kadar okuma- yazması olanlar yaşayabilirler. kendim gibi olmayanlardan değil içimizdeki kadınlardan....neyse.re re rö.

.........o değil de şu ahmeti ayarlasam ya, ne taş çocuk bee................

sincity - 30.08.2008 22:44 ~ 31.08.2008 05:10
#1019418
2.

<bkz: komünist parti manifestosu'na ekler>

kaamos - 30.08.2008 22:54
#1019426
3.

dolu dolu yaşayan(!) kadınların varlığı altında ezilirler.
içi dolu gibi görünüp, aklında "şu ahmeti ayarlasam ya, ne taş çocuk bee" düşünceleri geçerken arthur rimbaud okuyan, camları silerken ismail yk dinleyen kızları düşündükçe boş yere sinire kesen aydın(!), açık görüşlü, çağdaş yurdum kızı/kadınıyla aynı memlekette nefes alması haram olan bir güruh kendileri.
tek eksiğinin "kendini yetiştirme güdüsü ya da yeteneği" olması, ölmesi, memleketi terk etmesi için yeterli. mümkünse yakılsınlar. biz de ergen bunalımında, insani değerleri zerre siklemeden yok oluşlarını izleyelim. egomuz tatmin olur, içimiz rahat eder.
kendi müziğimizi kaliteli, kitabımızı başucu eseri, filmimizi başyapıt olarak görüp "ya ne dolu yaşıyorum ne mikembelim" çığlıklarıyla ve konfetilerle sevinç gösterilerinde bulunalım.
"yabrakya o öyle yaşasın siktir et" demeyelim, kendi kendimize sinirden kudurup, dişlerimizi sıkalım, dünya harika bir meşin yuvarlak olsun, hayat bayram olsun.

ayşe arman'ın bütün aydın ve dolu yaşayan dişilere selamı var.

knick knack - 30.08.2008 23:05
#1019433
4.

mevzuyu bu kadar uzatmaya gerek yok esasen. kısacası şöyle bi’ şeyden bahsediliyor; görüntüsüyle sesi uyuşmayan filmler olur ya bazen. ağız başka söyler, kulağın başka işitir filan. sinir olursun, ama en fazla sinir olduğunla kalırsın. filmi izlemeye de mecbur değilsin, zaplayıp geçersin. sinirden televizyonu kırmaya da, tüm film camiasına giydirmeye de gerek yok. agresyonumuzdan sıyrılalım biraz, o zaman dünya çok daha yaşanılır bi’ yer olucak. sonu gelmesi gereken tüm yavşaklığımla şöyle diyelim:

<bkz: relaks relaks>

sadece sonuca bakarak, "bu ölsün, bu daha da ölsün, bu ölsün dirilsin bi’ kere daha ölsün" diyemezsin. hani biz çok über süper teper insanlar olabiliriz; tüm elitist havamızla, kimin çelişik olduğunu seçebilme kabiliyetine sahip olduğumuz sanrısında dokuz sekizlik ritmler eşliğinde dansöz gibi kıvırabiliriz, ama elitist de olsa insan insandır, bi’ durma eşiği, bi’ kendini bilme sınırı vardır; orası çanakkale’dir, geçilmez. geçirttirmem ulan!

<bkz: cesedimi çiğnemeniz gerekir>

yani şu tespitten şöyle bi’ sonuca varayım mı ben; kendisini tanrı zanneden insanlar siz de ölün, piçuyv piçuyv. hatta önce siz ölün ki hepimiz yaşayalım. özgürlük dediğin standart bi’ don biçip, hadi bunu giyin, içine sığmayanlara ölüüm ölüüüm ölüüüüm diye çığırmak değildir. tanrılar bile çıldırdığında böyle söylemediler. ver kumaşı sen kadına, götünün ölçüsüne göre kessin biçsin giysin o. varsın şekli şemali kötü olsun, o an ben dünyanın en güzel karısıyam şeklinde salındıysa ortalığa, elleşme, bırak öyle kalsın.

nebileyim abi, sanki fırsat eşitliği var, herkese kadın olma hakkı tanınmış, karşısına geçip böyle böyle işaret parmağımızı yöneltiyoruz. sen ona geri kafalı de, o sana orospu desin, gül gibi geçinip gidin aslında, bana n’oluyosa di mi?! yok ama abi, nedir ben de doğuş dinliyordum mesela, kartpostalı falan vardı bende. sonra biraz aklım başıma gelince, odasında gökhan özen posteri ayağında konversi olan kızla dalga geçmeye başladım. sonra ben kimim ki mnskim, bana ne oluyor ki dedim köşeme çekildim.

<bkz: dün boktum bugün koktum>

çelişir hocam o ölmesi gereken kadın, ne batılı ne doğulu olabilmiş bir ülkenin toprakları üzerinde yaşıyoruz. kibar olayım derken sesini kontrol edemeyen adamların ülkesi burası. para her şeye çözüm değil. cebinde parası da olsa, şarkiyatçı o. benim insanım. türban mı takacak, gidip en civcivlisini alıp geçirecek başına, üzerine geçecek köşede yiyişecek. bu nasıl bir özgürlük mücadelesi göremiyor musunuz? ben bunu takmak istemiyorum diye bağırıyor yahu, yok ama bi’ biz çok zekiyiz, aradaki çelişkiyi bi’ biz fark edebiliyoruz. o bilmiyo tesettür ölçüsünü felan, mühim olan da bizim göz zevkimiz olduğundan öl öl geber kaltak yapıyoruz. ne güzel lan! ya da eller havaya yollar kenan’a mı yapıyor, ayyy ne banal mı? ben bu tikkylerle dalga geçen insanları anlayamam mesela, adam anca o kadarını görmüş. öyle bi’ ortamda yetişmiş. hani kuşa annelik yapan kediler filan var. adaptasyon bilmem neler, olabiliyor ara sırada. neyle suçluyoruz kadınları, zekasını kullanmamakla mı? o kadar aydın olmamakla mı?

alooğğğ, alooğğğ. kadından bahsediyoruz bir de. içselleştiriyoruz durumu. karısının, arkadaşının kucağına oturmasından gocunmayan almanlardan; swinger partilerinde çılgın atan ultra modern insanlardan da bahsetmiyoruz. gelir dağılımının hayvancasına adaletsiz olduğu, gecekonduyla villanın karşı karşıya kondurulduğu bi’ yerden bahsediyoruz. heralde lan kadın paçalı donunu çırpıp asarken, önünden tozunu attırıp geçen arabanın içindeki sarışına özenecek. heralde evde oturup seda sayan izlerken, kuaföre koşup saçını boyatacak, eşarbının önünden sarısını gösterecek. uç örnekler değil, herbirinin ayrı ayrı karşılığını vermicem: dört çizgili ayakkaplar var, hikelar var, iki çizgili eşofmanlar, şunlar bunlar, ne ararsan var bu toprakta.

<bkz: özentilik>

he gülüm he. aynen öyle. ne olmuş? beni germiyor mesela. cebi parayla dolmuş olsa da kenar mahalle dilberinden öte bi’ karakter sergileyemeyen kadınlar, özgünce/özgürce var olmayı beceremeyen kadınlar. sebebini düşündüğümden, gayet normal karşılıyorum hepsini. yahu her şeyi geç, o öyle kendi halinden memnunsa, bana da bi’ zararı dokunmuyorsa, bikbik etme hakkım yoktur. ha mevzumuz toplum dejenerasyonu/deformasyonuysa, o bu kadar kısıtlı bi’ bakış açısıyla çözülemez.

<bkz: kendine benzemeyeni yok etmek>

çok güzelmiş.

plebisit - 30.08.2008 23:30 ~ 23:38
#1019459
5.

<bkz: nur serter >

jokerstyle - 30.08.2008 23:30
#1019461
6.

<bkz: vurun kahpeye>

asil estetik olan portakaldir - 30.08.2008 23:33
#1019464
7.

totalde, birleştirilmiş sınıflı bir kadın baltalama yöntemi. tek tek ıyyyk dediklerimizi, topluyoruz, sağlamasını yapıyoruz, kefen biçiyoruz. olay budur.
istediklerimizde, kabullendiklerimiz arasındaki farka değineceğim. ben arasıra ders vermeyi seviyorum.

bu istekler konusunda, bayağı istekliyiz. şöyle olsun, böyle olsun, böyle, olmalı. yani bir ilerleme çabası içerisindeyiz. liboş mu deniyordu ne? öyle. tabii, tarihin en geri kalmış insanlar topluluğu olarak 20.yüzyıla dayanmış kadınlar hakkında isteklerimiz vardı. bunu ilk önce 1800lü yıllar fransa'sı dile getirdi, kadın değişmeli dedi, bu kadınlar ölüden farksız, erkeğin kuklası dedi. yalansam açın bakın olm. fransızlar özgürce sevişebilmek için yapmış olabilirler bunu.

istekler tabii bilgi teknoloji çağında arttı arttı, artçı şoklarını da beraberinde getirdi. şimdi, ölmesi gereken kadının kızı okudu, mihendis oldu; çıktığı deliği beğenmedi. istekleri vardı, en azından kendi annesinin cahilliğini giderme konusunda vazgeçti. başka kadınları geliştirme yoluna gitti. [ilk kabullenme bu oluyor, geride birilerini bırakmak zorundasın her zaman]

öyle bir noktaya geldi ki, -emre kongar loading- dünya kadınları asgari gelişme düzeyini tamamladı, standart eğitimlerden geçirildiler, standart fikirleri yüklendiler, default user olarak kullanılmaya başladılar. bu kadınların artık kendilerine "artı değer" [applications] eklemesi bekleniyordu. dendi ki "eşşek değiller ya canım, bu donanımı onlara verdik, onlar da bunun üzerine bir şeyler koyar" ama olmadı. bu varsayım bireysel bazda sekteye uğradı.

sonra en büyük kabullenmeyi yaşadık. abi dışardan dürtmekle olmuyor. biz ne kadar geliştirmeye kalksak da, onlar istemedikçe olmuyor. ne oldu? kadınlar kazandı. [emre kongar üzgün smiley]

işte her kadın kendini geliştirecek donanıma sahip olarak yetişiyor. [büyük bir yüzdesi artık böyle] sonrası...

sonrası tamamen kendi seçtikleri yol. orasına bendeniz karışamıyorum.
cahillikleri bir tercih,
aptallıkları bir tercih,
tercihleri bir tercih yaneee...

tabii ben ve emre kongar bu konuyu "kabullenmek" noktasında bırakmayacağız, üzerine gideceğiz. yatan kadını emekçi kadın, cahil kadını bilge kadın yapacağız.

yapacağız ulan.

kaamos - 30.08.2008 23:44
#1019475
8.

kendilerini doluya koyuyorum almıyor. bu da tanım yapmak için can çekişmek oluyor. bu kadınların yaşamaları için en azından bir sebep var, o sebebi entrynin sonuna yerleştiricem, isteyen skip intro/body yapsın, öze ulaşsın.

akl-ı selim her çağrıyı paçalardan akan hümanizmle suçlamak da (evet, hümanizm bir insanlık suçudur!) bir yoldur son tahlilde, ama n’oluyoruz arkadaş, makine miyiz sanki? dinlediğimiz müzikler, giydiğimiz kıyafetler, okuduğumuz kitaplar bizi "olmuş" mu yaptı, yapıyor, yapacak? gerçek/doğru olan kim ki sen karşındakini yalan/yanlış olmakla suçlayabiliyorsun? dünya salt bizim içinde yaşadığımız zaman diliminden ibaret değil, hiçbir şey de öyle hop "ol" diyince olmuyor, bu bir süreçtir, belki on/yüz/bin yılları alacak süreçtir. abartıyorsam müneccim olmamama verin siz onu.

sen ölsün diyince adam ölmeyecek, bunu da biliyoruz, kimsenin kendini "durun durun, yapmayın etmeyin" gibisinden siper ettiği de yok. ben bunu dillendireni kötü insan diye de yaftalamıyorum; lakin kütük gibi bir düşüncesizlik var ortada. haağ deyip bırakamam. aynı şeyleri bin kere tekrarlamak manasız, fakat para/güç ekseninde dönen bi’ dünyayı, benim bi’ dünya kafam almıyor. hani algılama biçimim bu olsaydı, direkt kendimi intihar ederdim. bir başkasını intihar etmekle suçlamadığım gibi, böyle bir teşvik talebim de olamaz. çünküleyim ki varlığına en çok itimat ettiğim dengenin sarsılmasından korkarım. misal herkes kusursuzca isteklerimi karşılayacak donanımda, niye yaşıyorum o zaman lan? bakın gerçekten: sıkıcı bu. çünkü arıza yaratmak insanın doğasında var.

<bkz: kıskanmak sevmenin kanununda var>

bu bahsi geçen teenage mutant kadınları yaratan para/güç ekseninde şekillenmiş dünya algılayışı ise, bu algılayışta senin/benim/onun sıçmışlığı mevzu bahisse, pek tabii ki şşt bi’ saniye derim ben. kolum kadar adaletsizlik bu olm lan! yoksa ne güzel işte, bak son haline, bunun burası, şunun şurası vesaire vesaire. iyi de el birliğiyle yaptık, o niye ölüyor? adam senden çok farklı koşullarda yaşıyor, sen ne kadar "tipini siktime bak hele kikiki" diyorsan, o da tutup sana "rastasına soktuğum, dudağındaki küpeye sıçtığım" diyor. diyor yani. yapıyor bunu. sen ona gülüyorsun, o sana gülüyor, sonra herkes bana gülsün madem sorun değil. yok ben onu da kabul etmiyorum ki! gül gül nereye kadar abi? sonu yok bunun. ya bunu kabullenip sağı solu dürtüşlemeden yaşayacaksın, ya da haydi değişelim bunu yapalım! (naaaah) diyeceksin. ama yok daha cümbüşlüsü var, birbirimize girelim.

<bkz: arada kaldım tam arada>

kimse ölmesin, insanlık, kelebek! yapmıyoruz burada. hak eden ölsün, ne kendine ne çevresine bi’ skim faydası olmayan, artık dengenin bile kabul edemeyeceği aşağılıkta insan ölsün mesela. hatta yapabileyim, ellerimle boğayım ben onu filan. ama ötesi yok, muhabbeti bile saçma. ütopikliğini geçtim, temelsiz bir de. yok olsun olsun nereye kadar? ne sanıyorsunuz mesela, tüm eşcinselleri öldürerek eşcinselliğin sonunu getirebileceğinizi mi? tüm ezikleri yok ederek, ezikliği yeryüzünden silebileceğinizi mi? değilse, nedir bu başımızdaki felaket ağğbi? hani fırsat verilse, bu istekler bir bir gerçekleşse, değişen bişi olmucak. insan bu, mutsuzluk biriktirmeye programlanmış, defolu bi’ canlı.

ama bence bıraksan dağınık kalsa, yani herkes dağıtsa, sırf sen ben değil, o o o yapsa bunu; millet mis gibi yaşar gider anasını satim. sorunun kökeni bizim fena halde arızalı benliğimiz dostum, takacak kulp her zaman bulunur. yoksa kocaman dünya bu sonuçta. sana da yeter, bana da, harislik yapmanın alemi yok.

gelelim entrynin başında değindiğimiz; hiçbir koşulda geçerliliğini yitirmeyecek olan hayat gerçeğine: bu sünepe, bu orospu, bu ezik, bu hiçbir sikime yaramayan kadınların var oluş sebebine... en kötü ihtimalle onlara bakıp sen kendini değerli hissedebiliyorsun dostum, di mi heğ? boşuna yaşamıyorlar onlar o yüzden. hatta sizin iyiliğiniz için onların yaşamaları lazım. uğraşmayın.

plebisit - 31.08.2008 02:34 ~ 02:40
#1019588
9.

<bkz: sokak kadını>

(vicdansız sürtük)

petra - 31.08.2008 02:36
#1019593
10.

çapada işin gerçeği pek de hazzetmediğim bir kitapçı var dış kapısının üstünde şöyle der :"erkekleri şiir yazmayan bir milletin kadınları sevmeyi öğrenemez"

burdan ben de diyom ki, kadınları sevin lan, o zaman bişeycikleri kalmaz. elde olsa ben hepsini severdim ama değil.

adebisi - 31.08.2008 02:49
#1019618
11.

kim boşuna yaşamaz ki seçmeden ve istemeden geldiği bu dünyada...ya da kim biliyor ki neden yaşadığını ve yapmakta olduğu her şeyi neden yaptığını...kim anlayabilmiş ki neden yaşandığını...kim öyleyse boşuna yaşayamayanlar?hayatı sorgulayıp sorgulayıp içinden çıkamayanlar mı?ağaç dikenler mi?her şeyi okuyan,çok şey bilenler mi?kendini telkin yoluyla bir dine inandırıp tüm varoluş sorumluluğunu o sisteme atanlar mı?boşversenize...yaşamayı sevenler,mutlu olanlar,mutsuz olanlar,iyiler ve kötüler...hepsi boşuna yaşar.çünkü hayat boşuna yaşanan bir şeydir.hatta ''yaşıyoruz'' demek bile küstahca belki...biz yaşıyoruz diye yaşam olmuyo ki yaşam.yaşam diye bir şey var işte...yaşasan da,yaşamasan da.gönlün bilir paşa...ister yaşa,ister yaşama...zaten aziz nesin de demiş ya;''yaşar ne yaşar,ne yaşamaz''.

benpelin - 31.08.2008 03:14
#1019634
12.

üşenmedim az önce telefonla aradım, "boşuna yaşıyorsun" dedim kendisine. cevap olarak "ahaha burası çok kalabalık kopuyoruz, sesin de tam gelmiyor ama buradan çıkınca söz senle uzaya füze yollayacaz." dedi.

sosyopathetic - 31.08.2008 03:25 ~ 03:35
#1019638
13.

bacağım kadar entry girmeye (entry girmesi orucu bozar mı?) gerek yok.
olay sembolizmden ibaret. (he çok açıkladı ibne). ölsün derken sustalıyla çizdim mi aynen dalak dışarda demek istemedim yahu. doğsun derken de analarını sevecek değilim. değişsinler, başkalaşsınlar eksetra.

mesela siktir diyorum ortamda kimse sikilmiyor. onun gibi düşünün. inanıyorum zafer sizin olacak.
(açıklamalı entry kitapçığı sy:65)

bana giren çıkan yok, best motor of the world düzenlensin jüride hıncal' la halay bile çekerim. ben öz demiştim, töz demiştim. allah belamı verir elbet. şüphesiz ki o kadını erkeğin kaburgasından yarattı. (upss)

isterim ki başlığın şanı yürüsün, boy boylasın soy soylasın. kendime sokuşayım ki uzun yazmışım, gelenler de aynı ekolden yakında 12 ciltlik boşuna yaşayan kadınlar ansiklopedi setimiz olacak. oysa ki ben sadece sizden biri olmak istemiştim ( msnde ühühü smileyi var, hastasıyım)

benim için insanlar ikiye ayrılır,
enginar sevenler ve sevmeyenler.

öyle düz, öyle huzurluyum ki, bebek poposu gibi..

sincity - 31.08.2008 03:41
#1019642
14.

bunu kimse yazmamış, eyitim şart.

öldürmeden önce eyitelim bence. sonra öldürelim.

kaamos - 31.08.2008 15:15
#1019826
15.

oha lan, dü$ündüğümden daha büyük bi potansiyele sahip burası galiba dskfdslkfşlsdkf, on bin yıl sonra amcıklı ta$$aklı ba$lıkların yahut artık baygınlık veren, aynı $eylerin 21093821093 kere tekrarlandığı mütü$! siyasal tartı$maların ötesinde enteresan bi dolu entari girme furyası gördüm. öncelikle bunu belirteyim, sorumluların ellerinden mellerinden tek tek öpeyim. adam oluyorsunuz dslşkfşsdlkf.

aga, baktım ettim, bi kaç tane noktaya takıldım, hemen dokanıp ya$amıma kaldığım yerden devam edeceğim:

-"kadınlar ölsün!" derken "kadınlar ölsün!" denmiyor abi. anlayamadınız $u provokasyon meselesini mınaçakanzullah. kompiteri ba$ında götenzi büyüten adam ve dahi kadınları kafalarındakini dökmeleri için bir miktar provoke etmek gerekiyor, ayrıca yazdığın okunsun, bilinsin istiyorsan ve öyle badilerine mesane'den gidip "cnmm okusanaa son yzmııı!" $ebekliği yapmıyorsan bebek, biraz kanırtacaksın. ha ke$ke öyle olmasa, o ayrı mesele...

neyse hocu, kadınlar ölmüyor. ölmesin kimse. ama malağa da malak derim aga. bak buradan bamba$ka bi yere atlıyorum, takip et, bak bak...

-kadınlara üzülüyorum yææ... çok değil; ama bir miktar üzülüyorum. karakterimle alakalı belki bilmiyorum da böyle birilerine kendimi beğendirmek üzerine kurulu, aman efendim $u adamı sevmiyorum ama kenarda dursuncu yarraksal ya$amları, bu ya$amları ar$ınlayan insanları aklım hafsalam almıyor, alamıyor. söri! katiyen genellemiyorum; lakin kadınların bunca ezilmelerine, körle$tirilmelerine, kölele$tirilmelerine rağmen angut gibi örgütlenmemelerine, haklarını aramamalarına da tilt oluyorum. kendilerine kancayı taktıkları erkek üzerinden değer biçmelerine, gösteri$ üzerine kurulu hayatlarına gıcık oluyorum. ele$tiriyorum bunu da, haksız olabilirim, yanlı$larım olabilir... tabii kimse ölsün istemiyorum, kimsenin ya$am tarzına kısıtlama getirmiyorum; lakin dü$ündüklerimi de söylemekten çekinmiyorum.

antene anten diyorum hocu, aynı ele$tiriler bana da getirilsin, gocunmam. sadece kadınları da ele$tirmiyorum, bana sorarsan insanlık toptan harap, toptan torrağı yemi$ halde de, kadınlar bu torrağı yemi$likten bir miktar daha fazla nasipleniyorlar. belki çok az, çoçoçoçoço ucundan eccük, ama toplumdaki rolü "ehieihe evleneyim çocuk doğurayım ehiehie!" moduna indirgenmi$ bir varlığa ne kadar istesem de saygı duyamıyorum.

ölsün istemiyoruz tabii. ölmesin kimse. gölge etmesinler istiyorum ben. çeli$kilerimle, yandan yemi$ çeyrek entelektüelliğimle, tüm olağan geekliğimle, ki$isel ezikliklerimle bıraksınlar beni. onlar beni sevmiyor, ben de onları sevmiyorum.

kadınlar çok üzdü abi beni, amınakoyayım. ehehehue.

muslum gurseks - 31.08.2008 15:20
#1019829
16.

ölsünler. gerçekten ölsünler.

thelifeisnothing - 01.09.2008 15:11
#1020551
17.

edebiyatcilar iyi yalan atarlar.
bu kadar yildir insan ya da ona benzeyen bir canli olarak oksijenli solunum yapiyorum, ogrendigim tek $ey insanoglunun yav$ak oldugudur. rahatlikla aldatir, yalan soyler. $ekilcidir, dedikoduyu sever. patavatsiz ve paragoz, comert fakat icten pazarliklidir. ya$amin "bo$una" tarafini algilamaya cali$irken bile bir ba$kasina ’lafi koydum hareketi’ ceker, gogsu kabarir, mutlu olur. ayar vermek guzeldir, fikrini belirtmenin di$inda geli$en aksesuar niyetine kulturel donanim kabarmalari da, sozluk yazarligini ko$eyazarligi ile denk tutma sanrilari da, bunlardan beslenen ilkel ego da niyet okumaciliginin cut yapmasina musaade eder, ona ye$erecek koridorlar acar: tarti$ma adabi, etik degerlerin siklenmemesi sebebiyle bir bilek gure$ine, sidik yari$ina donenir. bunlari ben de yaptim ve bu bir gunah cikarma seansi degil. cunku yine yapacagim, a$agida benim klavyemden firlami$ kimi $ekilli sozcukleri gordugunuzde ’bu herif bilinmez’i, artizi oynuyor’ warcrylarinizi [aha ba$ladim bile] yuksek $iddette haykiracak ve aslinda bir yandan hakli olacaksiniz: burada kendini ayri tutup diger sozluk yazarlari arasinda fark edilen olmanin tabiatini es gectigini soyleyecek kadar yav$ak degilim. ben de yav$agim fakat, benim de emdigim sut bir miktar cigdi ya da dogru kapta saklanmadigim icin kokuyorum. bakalim.
bo$una ya$ayan kadinlarin, bo$una ya$ayan erkekler tarafindan dengelendigi bir donemde at ko$turuyoruz. ben, bana benzemeyeni degil, benim ’dogru’, ’guzel’, ’kafama yatkin’ olmadigini du$undugume yonelik obider dictum kabilinden zirvalarim genelde. "haci $una bak, olun aminakoyim, bitin artik be!" derim. arkada$larimi, cevremi buna gore $ekillendiririm. din’i sorgulayan ve genelde din’i kotuleyen bir suru insanla arkada$lik cizgisinde ili$igim var, oldu, olmu$tur, olacaktir. alkol severim. kadinlardan ve genelde "fiziki" olarak cirkin ama vamp bellediklerime yakin dururum. kadinlar beni anlamaz, ben onlari onemsemem ama arada "i$te pink floyd avradini mahalle muhtarlari siksin be!" demi$ligimiz de yok degil. tom waits dinleyen her insana incesinden sempati besler iken ise; jeopardy’de rakipsiz oldugumu, cihangir’de bir fincan kahveye 22 ytl bayilabilecek "dogu$tan ***konformist***" bir homo sapiens olarak yeti$tirildigimi, geceleri annemin bana lir caldigini ve babamin da lorca’dan suboptimal dizelerle beni $ahane ruyalara daldirmaya cali$tigini soyleyemem. cunku bu degilim, vita yag tenekelerinin saksi olarak kullanildigi mustakil bir evin merdivenlere i$iyen pici oldugumu belgeleyen kayitlar var cia’in elinde, sadece olmak isterdim: hep iyi yazmak, iyi olani didiklemek, iyi olanla i$tigal olmak istegimi kalipsizlik, kompleks olarak degerlendirmeye musait algi araligina mundemic insanlardan uzaklara kactim. msn iletisinde "[ashqitom bnm]" gibi cumlemsiler bulunan insanlari avam bellemekten gurur duydum. be$ kuru$suz da gezdim cok. ortaokulda bir cocuk beni tokat manyagi da yapti. evet evet o gun pantolonun ceplerinin delik oldugunu fark ettiginiz angut da benim. nedir?

herkes, ana rahmine du$meden anne ve babasina telefon acip "sakin, sakin anne, baba sen de sakin ama sakin bo$alma!" diyemedigi bir omru, nerede ve ne zaman sonuclanacagina sadece intihar ile karar verebilecegi bir omru, a ve z arasinda herhangi bir harf ya da do’dan do’ya herhangi bir nota olarak, kac angstrom oldugunu asla alimlayamayacagi bir renk skalasina tabi bir omru, ac-susuz-yalniz-mutlu-a$ik-hasta-kimliksiz-haymatlos-uykusuz-sacma-yarim-iklimsiz-pis-bir merhaba’siz gunler surecegi bir omru adimlamakta. $imdi nasil derim bu kadin bo$una ya$iyor. nasil derim?

buraya kadar okuyanlara te$ekkur ederim.
bazi insanlarin ya$amamasi gerektigini du$unuyorum. bazi erkeklerin ve bazi kadinlarin da kesinlikle artik gitmesi lazim. misal mi: "nihat genc’i has turk, has delikanli, has yarim solcu ama tam milliyetci oldugu icin sevenler hemen kizilkayalar’a gitsinler!" diyebilirdim ve bu mallik olurdu. "agnostik orospular, kabe’yi tavaf ederken gotunuze allah diye bagiran zemzem suyu hayrati girsin!" diye ciki$saydim da ateist, mal, koyun, dallama olurdum. orneklemeyi, misaller sunmayi geciyorum cunku artik bir anlami yok. "ay$e arman da sizi sevmiyor, bu yuzden hangi daga a$ik icinizdeki tav$an, bilemiyorum sayin knick knack" deseydim cevap niteliginde entry olacakti populist bir picten ne farkim kalacakti?.. abilerim ablalarim, ya$amaktan haz aldigim cok az zaman var. bu anlamda kendisini zaman zaman bo$una ya$ayan bir erkek olarak nitelendiren, beyni uckurunda, siki sozluk kizlarinin bir santim yakininda, zekasi mars’in yedi parsek uzaginda takilabilen bir olumluyum ben de: varsin bu kadin da benimle ayni koyde, dunya denen kasaba’nin "klan" adi verilen bir koyunde bira toku$turabiliyor olsun, dert degil. o beni sevmesin, ben de ona "iyi ki varsin!" diyerek bir kez daha yalan soyleyebileyim. annemi ozleme hakkim bana, koltukalti killarim ajdar’a miras kalsin. guncelleniyorken hala icimizdeki bir $eyleri, daha dogru durust aglamiyorken biz, varsin bu kadin da bo$una ya$asin ve ben de ona "allah belani versin surtuk!" derken gercek olayim en azindan.

size edebiyatci oldugumu soylemeyi unutmu$um.
tashih: esse'nin uyarisidir. konformist sozcugu yerine buraya "sefa pezevengi"nin gelmesi linguistik'i mutlu edecektir. te$ekkur ederim kendisine.

henry flower - 08.09.2008 05:02 ~ 10.09.2008 05:50
#1025090
18.

üç kelimeden oluşan başlık. daha iyi bir tanımım yoktu. anlamadım ben bu başlığı. ne diyor?

1-boşuna: elimde doluluğun* tanımı, o yan senin bu yan kimin dolaşıyorum. kiminki boş kiminki dolu bir ben bilirim.
2-yaşayan: ben o saydığım bütün hayatların nerelerden geldiğini ve nerelere doğru gidebileceğini biliyorum. bir önceki enkarnemde tikiydim, ondan öncekinde türbanlı(fosforlu takmazdım ama). o hayatların nasıl yaşandığını da bilirim.
3-kadınlar: bunlar, böyle bir gezegen var tamam mı, böyle uzay boşluğunda bir yerlerde, işte öyle bir yerde yaşıyor bunlar. herhangi bir ataerkil düzenmiş, patriarşiymiş, yok öyle bir şey.

boşuna yaşamak?
herhangi bir insan hayatına boşuna demek?
bir yaşamayı boşunalıkla tanımlamak?
ve bunu sadece kadınlara atfetmek?

ben anlamadım kurban, hele otur bir daha anlat.

ama ondan önce şuraya bir bak. genişinden al ama gözüm, e mi:

<bkz: nekrofili>

esse - 08.09.2008 05:33
#1025093
19.

ruhunda orospuluk olan kadınlardır bunlar.


elini tutsan kızlığı bozulduğu sanırlar veya öylesi bir role yatarlar. işlerline ölesi gelir.
hayatlarında bunlara en fazla yaklaşan erkek hep sensindir.
o kuş beyni algılayamaz. bu limandan ne gemiler geçti, hepsinin ilk limanı buraydı!


o kadar kolay sıkılırlar ki şaşar kalırsın.
birden nasıl bir tepki vereceğini şaşır, pozisyon almada gecikirsin.
sen dalgaya uyanana kadar, o çoktan yeni bir ilke yelken açmıştır bile.
yazık!

bu denli kendine dahi yalan söylemek niye?
söylediği yalanlara, birde kendide inanmaz mı?
çıldırmak içten bile değil.


biz erkekler gerçekten çocuğuz.
her seferinde bunlara inanıyoruz ya abi, bizden eşeği yok bilesin!
eşek, eşekken çamura bir kez basıyor.
katır mayına hiç basmıyor.
bazen katırlaşmak lazım…

cagatay - 16.08.2010 21:26
#2127084
20.

kime göre boşuna yaşadıkları merak konusu olan kadınlar.

bilinen biri - 16.08.2010 21:29
#2127085
12