bulent ecevit

1.

17 mayis danistay saldirisi ardindan yapilan cenaze torenine, yurumeye hali yokken katilarak duyarliligini gostermis eski basbakan, demokratik sol parti onursal baskani, karaoglan. siyasetciler arasinda ki farki ortaya cikmis kisi. bizim basbakanimiz da ataturkcu amcaya dava acmaktadir. *

   kingston   19.05.2006 18:51
   #7681
2.

"demokratik" solun cumhuriyet tarihindeki ilk ve tek siyaset adami.

   stankovich   19.05.2006 19:33
   #7729
3.

simdi hastane yatağında.mfö solisti mazhar alanson'un ''biri fisini ceksin''dedigi eski basbakan kıbrıs fatihi.

   zibidigibi   18.07.2006 22:36
   #13005
4.

hayatını ülkesine ve milletine adamış bir insan dır

   yogi   23.09.2006 01:27
   #51023
5.

şişenin kapagını açmadan su içmeye çalısan,ayakkabı giymeyi unutup dısarı çıkan bu haliyle bile ülkeyi yönetmek isteyen 'rahşan hanım' ın melegi eski baskaban...

   ukala   23.09.2006 15:38
   #51270
6.

kendini davasına adamış ama tedavülden kalmış olan siyaset adamı

   yellowledbetter   23.09.2006 15:40
   #51273
7.

1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: "bu düzen değişecektir" bir vatandaş bağırmış: "düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?

   painseeker   30.10.2006 02:01
   #93865
8.

an itibariyle haberlerden öldüğünü öğrendiğim ve üzüldüğüm siyasetçi. iyi bir siyasetçi olmayabilirdi ama iyi bir edebiyatçıydı bana kalırsa.

   beynim_zonkluyor   06.11.2006 00:05
   #100101
9.

<bkz: bulent ecevit in vefati>

   muque   06.11.2006 00:14
   #100123
10.

türk siyasi yaşamında “karaoğlan” olarak anılan ve “üçüncü adam” yakıştırması yapılan bülent ecevit, siyasetin son yarım asırlık dönemine damga vuran simge isimlerdendi.

türk siyasetine “ak güvercin” ve “mavi gömlek” fenomenlerini kazandıran ecevit, “şair” yanı ve “zarif üslubuyla” da siyaset dünyasında farklılığını hep hissettirdi.

bülent ecevit, 28 mayıs 1925 tarihinde istanbul’da doğdu. istanbul amerikan kolejinden 1944 yılında mezun olan ecevit, üniversiteye devam ederken bir yandan da basın-yayın genel müdürlüğünde ingilizce çevirmeni olarak çalışma yaşamına başladı.

sınıf arkadaşı rahşan ecevit (aral) ile 1946 yılında evlenen bülent ecevit, aynı yıl okulu yarım bırakarak londra basın ateşeliğinde görev aldı.

ankara’ya 1950 yılında dönen ecevit, ulus gazetesinde sanat eleştirmenliği, fıkra yazarlığı ve çevirmenlik yaptı. ulus gazetesi kapanınca yeni ulus ve halkçı gazetelerinde yazmayı sürdüren bülent ecevit, 1954 yılında abd’ye giderek 3 ay winston salem journal gazetesinde çalıştı.

bülent ecevit, 1957’de rockefeller bursuyla ikinci kez amerika’ya gitti. harvard üniversitesinde 8 ay ortadoğu tarihi ve sosyal psikoloji üzerine çalıştı ve aynı yıl yurda döndü. milliyet gazetesinde de günlük yazılar yazan ecevit, forum dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı.

siyasete ilk adım
ulus gazetesinde çalışırken, 1954 yılının ocak ayında chp çankaya gençlik ocağı’na üye olarak aktif siyasi yaşama adımını atan bülent ecevit, 27 ekim 1957’de chp ankara milletvekili olarak tbmm’ye girdi.

ecevit, 12 ocak 1959’da ismet inönü’nün listesinden chp parti meclisi’ne seçildi, 1961-1965 arasında da inönü hükümetlerinde çalışma bakanı olarak görev yaptı. chp’nin 18 ekim 1966 tarihinde yapılan 18. kurultayı’nın “parlayan yıldızı” olan ecevit, önce “çok genç” bulduğu için itiraz eden inönü’nün onayını alarak genel sekreter oldu. ecevit, artık partinin ikinci adamıydı.

partide 12 mart muhtırası’nın ardından kurulan nihat erim’in başbakanlığında kurulan hükümete katılıp katılmamak konusu iç tartışmalara yol açtı ve hükümete girilmemesini isteyen ecevit, 21 mart’ta genel sekreterlik görevinden istifa etti.

genel başkanlık dönemi
chp’nin 5 mayıs 1972’de yapılan 5. olağanüstü kurultayı, inönü-ecevit çekişmesine sahne oldu. ecevit yanlısı parti meclisi, kurultaydan güvenoyu alınca, ismet inönü, 8 mayıs 1972 tarihinde, 33 yılı aşkın bir süre bulunduğu genel başkanlık görevinden istifa etti. bu gelişme üzerine 14 mayıs 1972’de toplanan özel kurultayda, ecevit, chp genel başkanlığı’na seçildi.

bülent ecevit, siyaset sahnesinde, 1973 seçimlerinden itibaren “karaoğlan” olarak anılmaya başlandı. bu seçimlerde chp, yüzde 33.3’lük oy oranıyla 185 milletvekili çıkardı. seçimin ardından chp, msp ile koalisyon kurarak iktidara gelirken, bülent ecevit, 6 şubat 1974’te ilk kez başbakanlık koltuğuna oturdu. bu dönemde kıbrıs barış harekatı gerçekleştirildi. seçim kampanyası döneminde ecevit için sık sık kullanılan “karaoğlan” ismi, başbakanlığı döneminde yaşanan kıbrıs olayıyla pekişirken, karaoğlan’a bir de “kıbrıs fatihi” eklendi. kuruluşundan yaklaşık 7 ay sonra, 18 eylül 1974 tarihinde, ecevit’in istifasıyla koalisyon hükümeti bozuldu. partisi, 5 haziran 1977’de yapılan genel seçimlerde 41.4 oy oranı ile 213 milletvekili çıkaran ecevit, 21 haziran 1977’de azınlık hükümetini kurdu ancak 3 temmuz’da tbmm’den güvenoyu alamadı. bunun üzerine kurulan 2. milliyetçi cephe hükümetini oluşturan partilerde yerel seçimlerin ardından iç çalkantı doğdu ve milletvekili istifaları yaşandı. ecevit, cephe hükümetini oluşturan partilerden kopan bağımsız milletvekillerinin de desteğiyle 17 ocak 1978’de kurulan hükümette 21 ay süreyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu. iç çatışmalarla boğuşan chp’nin oyları 14 ekim 1979’da yapılan ara seçimlerde gerileyince ecevit, 16 ekim’de hükümetten istifa etti.

hamzakoy’da “misafirlik”türk silahlı kuvvetleri’nin ülke yönetimine el koyduğu 12 eylül 1980’de gece saat 03.00’te evinden alınan ecevit, rahşan ecevit ile birlikte hamzakoy’a “tsk’nın misafiri” olarak götürüldü.

hamzakoy’daki “misafirliği” 11 ekim 1980 tarihinde sona eren ecevit, 30 ekim 1980’de chp genel başkanlığı’ndan istifa etti. siyasi partiler 15 eylül 1981’de kapatılırken, ecevit 21 şubat 1981 tarihinde kamuoyunun karşısına, “arayış” dergisinin yayın danışmanı olarak çıktı. bülent ecevit, 3 aralık 1981’de konuşma ve yazı yasağı getiren mgk bildirisine muhalefetten girdiği cezaevinde 2 şubat 1982 tarihine kadar kaldı. siyasi yasaklı olan ecevit, sonraki süreçte de yazıları ve demeçleri nedeniyle sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı ve bir süre cezaevinde yattı.

dsp süreci
bu dönemde dsp’nin kuruluş çalışmaları sürdürülürken, bülent ecevit, siyasi yasağı devam ettiği için partinin kuruluşunda doğrudan görev almadı. ecevit, 14 kasım 1985’te kurulan partinin kuruluşunu, 14. yıldönümünde şu sözlerle anlattı:

“12 eylül döneminde yoğun bir demokrasi mücadelesi verdik. mücadelenin güçlüklerini göze almayanlarla yollarımız ayrıldı ve dsp’yi kurduk. ben o sırada yasaklıydım. partinin kuruluşuna rahşah ecevit öncülük etti. çok zor koşullarda genel başkanlığı üstlendi. rahşan ecevit’in, kurucusu olduğu köylü derneklerinden gelen örgütlenme deneyimi vardı. o deneyimi dsp’ye aktardı. paramız yoktu... fazla bir desteğimiz de yoktu. ama azmimiz vardı. rahşan ecevit, iki odalı bir bodrum katında, bir avuç arkadaşıyla görevi başladı. iğneyle kuyu kazarcasına çalışarak, partinin sağlam bir zeminde güçlenmesine ve doğrultu tutarlılığına ödünsüz özen gösterdi. bu davranış da giderek dsp’yi halkın güvenini kazandırdı.”

ecevit, dsp’nin genel başkanı
siyasi yasakların 6 eylül 1987 tarihinde yapılan referandumla kaldırılması üzerine, 13 eylül’de bülent ecevit eşi rahşan ecevit’ten dsp genel başkanlığını devraldı. kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde partisinin iyi sonuç alamaması üzerine görevinden ayrılan ecevit, 1989 yılında yapılan olağanüstü kurultayda yeniden genel başkan seçildi.
bülent ecevit, 20 ekim 1991’de 12 eylül’den sonra ilk kez zonguldak milletvekili olarak tbmm’ye girdi. dsp’nin oyları 24 aralık 1995 tarihinde yapılan erken genel seçimde yüzde 14.64’e, milletvekili sayısı 76’ya yükselirken; ecevit, 30 haziran 1997 tarihinde anap genel başkanı mesut yılmaz başkanlığında kurulan koalisyon hükümetinde başbakan yardımcısı olarak görev aldı.

koalisyon hükümetinin gensoruyla düşürülmesinin ardından, bülent ecevit, 11 ocak 1999’da dsp azınlık hükümetini kurarak 4. kez başbakan oldu. partisinin 18 nisan 1999’da yapılan seçimlerden yüzde 21.71 oy oranıyla birinci parti olarak çıkması üzerine hükümeti kurmakla görevlendirilen bülent ecevit, 28 mayıs 1999’da kurulan dsp-mhp-anap koalisyonunda yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu.

bu dönemde sağlık sorunlarıyla ilgili zaman zaman spekülasyonlar yapılan bülent ecevit, 4 mayıs 2002’de rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. tedavisi aralıklarla sürdü. ecevit’in rahatsızlığı sırasında hükümete yönelik tartışmalar ve erken seçim talepleri de siyasi gündeme damgasını vurdu. bu tartışmalar parti içine de yansıdı. başbakan yardımcısı hüsamettin özkan’ın 8 temmuz’da görevinden ve partiden istifasını yeni istifalar izledi.

istifalarla koalisyon hükümeti tbmm’deki sayısal desteğini yitirirken, erken seçim kararı alındı ve 3 kasım 2002’de yapılan erken genel seçimlerde yüzde 1.22 oy alan dsp, parlamento dışında kaldı.

aktif siyasete son
genel başkanlıktan ayrılma kararını 3 kasım seçimlerinden önce olduğu gibi seçimlerden sonra da zaman zaman dile getiren bülent ecevit, 22 mayıs 2004 tarihinde düzenlediği basın toplantısıyla halefini ilan etti ve görevi genel başkan yardımcısı zeki sezer’e devretmek isteğini belirtti. dsp 6. olağan büyük kurultayı’nda 1954 yılında chp çankaya gençlik ocağı’na üye olarak başladığı aktif siyasi yaşamına son veren bülent ecevit, o tarihten sonra da yaptığı bazı açıklamalarla gündem yarattı. 18 mayıs 2006 tarihinde geçirdiği beyin kanamasının ardından gata’ya kaldırılan bülent ecevit, uzun süren tedavi sürecinin ardından bugün yaşamını yitirdi.

şair ve yazar ecevit
bülent ecevit, siyasi yaşamının yanı sıra yazar ve şairliği de birlikte yürüttü. sanskrit, bengal ve ingilizce dillerinde çalışma yapmış olan ecevit rabindranath tagore, ezra pound, t. s. eliot, ve bernard lewis’in yapıtlarını türkçe’ye çevirdi.

kendi yazdığı şiirleri de kitap halinde yayınlayan ecevit’in şiirleri almanya, sovyetler birliği, romanya, yugoslavya, danimarka ve isveç’te yayınladı. şair kimliğiyle yazdıklarını şiirler, ışığı taştan oydum, el ele büyüttük sevgiyi adlı üç kitapta toplayan ecevit’in siyasi kitaplarından bazıları ise şöyle: ortanın solu, bu düzen değişmelidir, atatürk ve devrimcilik, kurultaylar ve sonrası, demokratik sol ve hükümet bunalımı, demokratik solda temel kavramlar ve sorunlar, dış politika, türkiye/1965-1975, umut yılı: 1977.

“özgürlüğü yitirdik dostlar”
bülent ecevit, “özgürlüğün ardından bir ağıt söylev” başlıklı şiirinde, yitirilen bir değerin ardından, kendi yaşamının da temel ögesi olan “umut” ve “sevgi” ile şöyle seslenir:
“özgürlüğü yitirdik dostlar
ardından bir çift sözüm var
havaya benzerdi biraz
varlığı duyulmazdı özgürlüğün
yokluğu dayanılmaz
‘saklamayın’ derdi özgürlük ‘beni kendinize
esirgemeyin beni ellerden
esirgendikçe tükenirim çünkü
paylaşıldıkça çoğalırım ben’
oysa kendimize kalsın diye özgürlük
ona bahçelerde duvarlar ördük
uçup gitti kuş misali bahçelerden
ne eller gördü hayrını ne biz gördük
‘yurttaşlar’ derdi özgürlük ‘bu devleti
sizler yöneteceksiniz el ele
yaşatabilmek için beni
yaşayabilmek için benimle’
oysa dünyalarımız öylesine küçüktü
devlet öylesine büyük
yönetilmek öylesine rahattı
yönetmek öylesine yük”

not: alınteri değil, c/p

   vito andolini   06.11.2006 00:23
   #100140
11.

rahmetli olmuş türkiye eski başbakanı.sen de mi gidecektin bilinmezlikler ülkesine? siyasette hataları olmuş olsa da önemli doğruları da olmuştur.kıbrıs olayı bunun en büyük örneği idi.son yıllarında zaten hastalıklar peşini bırakmıyordu.belki bu onun kurtuluşu oldu.ama her insan için ölüm erken değil midir ?bugün türkiye tarihinde önemli rol oynayan bu adamı kaybetti.allah rahmet eylesin.

   painseeker   06.11.2006 00:27
   #100146
12.

ülkeye getirdigi, ülkeden götürdügü ne olursa olsun siyasi fikri,düşüncesi ne olursa olsun hepsi bir yana, gercekten saygı duyulan ,dürüst, açık bir adamdı. ülkede onca hortumcu adam, tefeci adam ,yiyici, götürücü, sömürücü varken, rahmetli hayatı boyunca adını bu tip şeylerle kirletmemiştir, bu olayların içinde bulunmamıştır.türkiye tarihinin en onemli sahsiyetlerinden birini kaybetmiştir. huzur içinde uyusun.

   zibidigibi   06.11.2006 14:24
   #100466
13.

kanımca yaptığı kötü iş varsa oda zırt pırt af çıkarmış olması.

   medcezir   06.11.2006 17:36
   #100626
14.

türk siyasetine böyle biri daha gelemez.
amerika karşıtıydı kendisi . sırf onlara inat haşhaş ektirilmesini serbest bırakmıştı .

   abondanzieri   06.11.2006 19:22
   #100741
15.

tabi ki bir insani tartarken artilari ve eksileri olacak. ve bunlarin hangisinin digerini ne kadar bastirdigiyla olcecegiz.

ve bu arti ve eksileri verirken, onu donemiyle degerlendirecegiz, donemimizle degil.

o, milyonlari peşinden sürükleyebilen bir liderdir. türkiyede solun sembollerinden. ve o bunu basardigi zamanki rakiplerine bakin; necmettin erbakan, süleyman demirel, alparslan türkeş.

bütün bu güçlü demogog ve sömürücü güçlerin arasında o bir adeta özgürlük savaşçısıdır. sokaktaki simitçinin,işçinin, çiftçinin umudu olabilmiştir, dini, parayı, milliyeti sömürenler karşısında..

o gençliğinde chpyi yükseklere taşımış, ama orada da hakim olan partiiçi adaletsizlik ve geleneğe isyan edip kendi partisini kurmuştur. onunla da başarmıştır.

ama darbe onu da vurmuştur. neden bilinmez, özgürlükçülük, emekçilikte, devlete geçmiştir bir anda. giderek, millet değil devlet yanlı tutumu sayesinde iktidara yaklaşmış ve ele geçirmiştir. burada, bildiğimi ecevit değil, imfnin, dünya bankasının eceviti olmustur. bizleri krizlerle aflarla tanistirmistir.

ama en büyük handikapi dspnin aile partisi olarak kalmasi olmustur.

zamaninda inönüye yaşlı oldugu gerekcesiyle istifasini isterken, kendi saglik problemleriyle ülkemizi de sıkıntıya sokmuştur.

bize çok onemli dersler vermistir ama giderken..
kıbrısı peşkeş çekenlere..
halka inanmayip onu sadece kandiranlara..
dürüst adam siyasetçi olmaz diyenlere..
vatandasa nasil davranilacagini bilmeyenlere...
anani da al gitlere..
kendisine anayasa firlatildiginda, artistlik yapmayip, sadece terk etmesi..

o aklimizda, kıbrısı kurtaran adam olarak, dürüstlüğün ve sayginligin simgesi olarak kalacak..

ömrünün sonbaharindaki hatalari asla ona olan sevgimizi kaybettirmeyecek.

ruhun şad olsun karaoğlan.. bu güvercin de benden sana..

   ilquerre   06.11.2006 21:36
   #100951
16.

ölümü bütün türkiye yi sarsmış devlet büyüğümüz.sade yaşantısı ve halktan biri olarak beyinlerimize kazınan devlet büyüğümüze allah tan rahmet diliyorum.

   harbi_kiz_cimbomlu   06.11.2006 21:37
   #100953
17.

kıbrıs fatihi.

   _internazionale_   06.11.2006 21:41
   #100958
18.

yarım asırlık varolan siyaset yaşantısında,ülke içersinde tam bir sol demokrat, ülke adına ulusal çıkarları koruyan iyi bir siyasetçiydi.nur içinde yat karaoğlan.

   tourgy   06.11.2006 21:43
   #100963
19.

"burası devlete meydan okunacak yer değildir! lütfen bu hanıma haddini bildiriniz." sözüyle hatırlayacağım, ülkemizde yetişen en dürüst siyaset-edebiyat adamı.

   gmnd   06.11.2006 21:45
   #100968
20.

bir ifade ile; 20. yy. türk siyasetindeki pigmelerin içinde koca bir devdi o. ruhu şad olsun.

   hickimse   08.11.2006 14:18
   #102040

123  

 

sayfa

 / 3 

reklamı kapat

yazdır