cakra

1.

vücudun enerji merkezleri olduğu iddia edilen bölgeleri.

   backmasking   16.11.2006 09:40
   #110207
2.

"çakra, sanskritçede tekerlek anlamına gelmektedir. çakralar enerji bedeninde varolan enerji organlarıdır. görevleri evrensel enerjiyi alıp bedenin kullanabileceği frekansa dönüştürmektir. tıpkı bir trafo gibi çalışırlar. bedenimizde yaklaşık 20.000 çakra vardır. reiki'de yedi temel çakra'yı kullanıyoruz. her çakra bir salgı bezine bağlıdır ve bu bezlere bağlı organları etkiler;

birinci çakra : (kök çakrası) salgı bezi, böbrek üstü bezleridir.
ikinci çakra : yumurtalık , prostat ve testis ile üreme organlarına bağlıdır.
üçüncü çakra : (solar phlexus) sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, pankreas ve otonom sinir sistemini etkiler.
dördüncü çakra : (kalp çakrası) timus bezine bağlıdır, kalp, göğüs, kan ve dolaşım sistemini etkiler.
beşinci çakra : (boğaz çakrası) tiroid bezine bağlıdır, duygu ve düşüncelerimiz boğaz çakrası yardımıyla rahatça ifade edilir.
altıncı çakra : (üçüncü göz) tüm varoluşun sezgisel kavrayışı burada olur.
yedinci çakra : (tepe çakrası) benliğimizin saf oluşunu, sınırsız bilinci burada hissedebiliriz.

   hagakure   01.12.2006 19:50
   #126812
3.

ışık çıkma noktaları

   prefactus   01.12.2006 19:54
   #126817
4.

serdar ortaç'ın 2004 yılında çıkardığı albümüne adı veren parçası.albümdeki şarkılar sırasıyla şöyle;

1.beni unut
2.çakra
3.yar ayrı gayrın mı var
4.sakın arama
5.canıma minnet
6.pişmanım
7.dayan
8.okumakla adam olmuyor
9.adam gibi
10.uğrunda her şeyi
11.yapraklar
12.yazılır kitaba
13.yaralı yürek
14.ismi lazım değil

bu da çakra şarkısın sözleri;

sen git gel, görüşürüz
tenhada aşkı bölüşürüz
biraz senden, biraz benden
kalanlardan bölüşürüz

kalbim adalet peşinde
hem işinde gücünde
kendi çakrasında
vicdan, vicdan arıyorum
her aşkın başında kendi gözyaşımda

yar aynada güvendiğin ne?
melek misin, gümüş söğüt dalı mı?
güzelliğin tükendiğinde,
o gözlerin beni unutmamalı...

   black countess   29.10.2007 22:01 ~ 29.09.2009 02:01
   #699059
5.

çakra isim (sanskritçeden) vücuttaki enerji üreten noktalardan her biri. (tdk).

   serran   28.12.2007 00:17
   #790076
6.

konuyla iligili geniş bilgiye sahip değilken ne olduğunu merak edip öylesine bir araştırdığımızda bir nevi jeneratör olduğu kanısına varabiliriz.

üniversitedeyken ev arkadaşınız reiki dalgasına tav olup kendine çakra açma işine verdiyse, her nerdeyseler bu lanetler söküp atasınız gelir.
leş gibi sigara kokan ve her tarafını pislik götüren, sarı duvarlı öğrenci evi salonunda gözleri kapalı, kolları açık, garip garip hareketler yapan bir adam görünce çakrayla ilgili hiç de olumlu düşünceler oluşmaz kafanızda.
yok, bu adam zaten sepultura’yla boşalıp manyaklar gibi gitar çalan bir tipken birden kendini kemana vurmuştu. yani herif problemli.

uzun bir süre devam etti bu işe. baktım olmayacak, evleri ayırmaya karar verdim. derken bıraktı sağolsun. "abi" dedi... "hepsi boş iş inan. gel biz yine tom ve jerry izleyelim".

illa ki vardır akla uygun bir tarafı tabii ki de, eline geçirdiği not defteri büyüklüğünde küçük bir kitapçıkla konunun alimi olacağını sanan cahillerin elinde çok komik duruma düşüyor.

   infinitedreams   18.04.2008 18:46 ~ 18:51
   #896601
7.

<bkz: reiki>

   ecetemelkuran   18.04.2008 19:09
   #896620
8.

<bkz: kök çakra>

   2012   17.01.2009 00:08
   #1162831
9.

çakralar

gece yarısı uyandım ve çakralarımın üzerinde parlak renkli mandalaların (uzak doğuda kullanılan dört yanı simetrik desenler) döndüğünü gördüm. aylar sonra, beş yıllık bir kundalini uyarımının içinde yaşayan bir arkadaşım bedeninin üzerinde renkli tekerlekler gördüğünü anlattı. kalp çakrası uyarılan bir kadın göğsünde bir şeylerin döndüğünü hissettiğini söyledi. ırina tweedle "ateşin kızı" (daughter of fire) eserinde ruhsal dönüşümünde aynı şekilde kalp çakrasının döndüğü duyumunu yaşadığını yazmıştı. (tekerlek veya çark anlamına gelen) çakra, bedendeki enerji merkezlere verilen sanskritçe terimdir. yoga edebiyatına göre insan bedeninde 7 esas ve 43 tali çakra bulunmaktadır. bütün çakraların döndüğü söylenmektedir, ama dönüş hızları bedendeki enerji miktarına (çakraların uyarıldığı derecesi) orantılıdır. birçok kadim kültür bu enerji girdaplarına aşinadır, ancak önemli saydıkları çakraların sayısı konusunda farklı görüşler arz etmektedirler. hopi kızılderililer bedende 5 enerji merkezi tanımaktadır; meksikalı huiçol kızılderililer bedenin çeşitli yerlerinden ışın veren enerji alanlarından söz ederler ve kuna kızılderililer çakra bölgelerinde sekiz ruhun mekan ettiğini inanırlar. yogilerin ünlü "siddhi'leri" (ruhsal güçleri) uyarılmış çakraların sonucudur. çakralar ve kundalini aslında yarılmaz bir bütünü tamamlarlar. kundalini yükseldiğinde çakralar açılır. eğer kundalini uyarılmamışsa bütün çakraları uyandırmak mümkün değildir. kundalini'de olduğu gibi çakraların uyarılması veya delinmesi [kundalini tarafından] uzun gelişimsel bir süreçtir. dönüşümümüzün değişik evrelerinde belirli çakraların üzerinde çalışıldığını veya aniden açıldığını hissedebiliriz. bazen aynı sürede birden fazla çakra temizlenebilir (çoğu kez 6 ve 3, 7 ve 4 birlikte çift olarak açılırlar). çakralar herhangi bir sıradan açılabilir. çakralarım , birkaç ay dönüşümlü şuur halleri yaşadığım sürecimin erken evrelerinde dramatik değişimlerden geçti. bazen elim otomatik olarak (göğüsün ortasındaki [kalp]) 4. çakrama değerdi, sonrada 3. ve 6. çakrama enerji transfer ederdi. bu olduğunda alnımda (6. çakra) veya güneş sinirağımda (3. çakra) enerji yoğunluğu hissederdim. kısmi uyarımda sadece alt çakralar etkilenmiş olabilir, sonra da kundalini tekrar yatışabilir. tam bir kundalini deneyiminde üst dört çakra da içerilir. her çakra belirli bir şuur seviyesini idare eder. 1., 2. ve 3. çakralar dünyasal yaşamda gerekli normal işlevlerin bilincini yönetir. 3. çakranın üstündeki çakralar bizi giderek incelen şuur halleri ve algılama seviyelere açar. çakralar konusunda çoğu öğreti aktif ve uyarılmış çakralar arasında belirli farklar kabul ederler. aktif çakralar enerjinin düzenli bir şekilde toplandığı merkezlerdir. herkesin çakarlarında faaliyet vardır ve her birey belirli çakralarda diğerlerine kıyasla daha çok enerji yönlendirir. çok ihtiraslı birinde 2. çakra çok faaldir, rekabetçi birinin 3. çakrası faaldir ve entelektüellerin 6. çakrası faaldir. temelde aktif yedi çakranın şuur seviyeleri şöyledir:
ihtiyaçlar - 1. çakra: (omurganın dibinde kök çakra) -- fiziksel olarak hayatta kalma - yiyecek bulma, barınma, korunma, vs. bu bedensel bilincin seviyesidir. bu çakranın uyarım sırasında omurganın dibinde garip hisler olabilir. kaşınma, karıncalanma veya daha güçlü titreşimler veya kuyruk sokumunda çarpma ve çatlamalar. ilk çakra açıldığında, şakti muhteşem bir şekilde yukarıya fırlayabilir. bu omurgalarda sarsılmalar ve şiddetli ağrılara neden olabilir. çakralar delinmeye başlandığında bölgelerinde yoğun ısı hissedilebilir.
arzular - 2. çakra: (göbek altında bulunur) zevk arama ve acıdan kaçınma (içgüdüsel anlamda cinsellik bu seviyeden kaynaklanır). bu duygular seviyesidir. 2. çakra uyarımı güçlü cinsel duygulara neden olabilir. kıskançlık veya nefret gibi önemli negatif duygu patlamaları bu seviyede tetiklenebilir. kurt, ayı, kaplan gibi vahşi kedi türleri gibi çeşitli hayvanlarla garip ödeşmeler oluşabilir. 2. çakra delindiğinde ani orgazm geçirdim. bu da hoş bir sürprizdi. ayrıca devasal bir kaplanın içgüdüleri ve davranışlarını üstüme aldığım geçici bir süreç yaşadım. bu baş döndürücü ve ürkütücü bir deneyimdi.
güç- 3. çakra: (güneş sinirağında) kişisel güç, erk - ahlak, karar, başkalarına karşı benlik. 3. çakranın açılışı bir bir duygusal sarsıntıya yol açabilir. çok acı verici bilinçaltı malzeme ortaya çıkabilir. kusma, ishal, mide krampları, mide bulantısı ve diğer sindirim sorunları bu açılışa eşlik edebilir. 3. çakranın açılışında telepati, durugörü, duru-işitme ve astral varlıkları fark etme ortaya çıkabilir. yeni uyarılmış bir 3. çakra kişiyi aşırı duyarlı ve psişik hassas yapabilir.

birlik - 4. çakra (kalp çakrası, göğüsün ortasında bulunur). ilişkiler, paylaşılan deneyimler, benliği aşmak. bu şefkat seviyesidir. 4. çakra uyarıldığı zaman, göğüste ezici baskı hissedilir. ben sanki göğsümde bir fil oturuyormuş gibi hissettim ve bu açılışla ilgili tipik solunum sorunları yaşadım. kalpte ve göğüste titreşimler hissedilebilir. kalp atışları düzensiz ve aşırı hızlı olduğu süreler yaşanabilir. kalp krizini andıranlar dahil göğüste her türlü rahatsızlıklar yaşanabilir. çelişkili olarak sevilenlerden mesafe hisleri 6. çakra açılışının erken evrelerini belirleyebilir. psişik veya ruhsal şifa yapabilme gücü, psikokenetik güçler (cisimleri uzaktan hareket edebilme gücü) uyarılmış bir kalp çakradan meydana gelir. istekleri yerine getirme ve yetiler geliştirme de bu çakra açıldığında artar.
ifade - 5. çakra (boğaz merkezi, yeri boğaz altı) ilham, iletişimle kendini ifade etme. bu yaratıcılık seviyesidir. bu çakranın açılışı çoğu zaman uzun sürür. boğazlanma ve boğazda sıkışma hissedilebilir. sanki boğazda bir tümör varmış gibi içsel bir basınç hissedilebilir. 5. çakram açıldığında aylardır sıvıdan başka bir şey yutamadım. 15 kilo kaybettim. açılmış bir 5. çakra ani seslenmelere neden olabilir. bunlar garip sesler olabilir, şarkı söylenebilir (bazen bilinmeyen dillerde) veya sanki kendinden gelemeyen kelimeler söylenebilir. duru-işitme de gelişebilir, içsel sesler veya başkaların düşünceleri duyulabilir. boğazda (veya alında veya kafa tepesinde) bir delik hissi de olabilir, havanın bu delikten geçtiği hissedilebilir.
aydınlanma - 6 çakra (alnın ortasında üçüncü göz yeri) soyut düşünce - entelektüel odaklanma. bu bilgi seviyesidir. 6. çakra uyandığında özellikle gözlerin etrafında ve alında olmak üzere başta muazzam bir basınç hissedilir. bunlar şiddetli baş ağrılara neden olabilir. alın yamaçlarında çekilme ve titreşimler hissedilebilir. gözler aniden şaşı konuma gelebilir veya başın içinde dönebilir. gözler açık veya kapalıyken göz kamaştırıcı düş veya vizyonlar görülebilir, bazen devasal tek bir gözün dışa baktığı görülür. 6. çakra açıldığında ruhsal rehberler, ilahlar, koruyucu melek veya guru görülebilir. bu açılışla astral seyahat ve beden dışı deneyimler ortaya çıkabilir.
yükseliş - 7 çakra (taç çakra, başın tepesinde bulunur) huşu -- ruhsal odaklama. bu ilahilik bilincidir. taç çakra açıldığında başın üstünde karıncalanma, titreşim veya dolaşan enerjiler hissi vardır. bazıları için kafatası ağarabilir, benim ve başkalarının deneyimlerinde kafatasın tepe kemikleri derinin altında ayrışır ve hareket eder. 7. çakra uyandığında çoğu zaman olağandışı deneyüstü deneyim yaşanır. başın üstüne inen bilinç-üstü bir ışık yaşanabilir. 7. çakra delindiğinde sıkça samadhi (derin vecd hali) yaşanır.
ilk üç şuur seviyesi ego bağımlı ve kişisel hayatta kalma ve tatminle ilgilidir. 4. kalp çakra seviyesinde gerçek anlamda başkalarına karşı duyarlı olma mümkün olur. ressamlar, müzisyenler, konuşmacılar ve kaşifler çoğu kez 5. çakra seviyesinde faaldirler. dahilik güçlü bir 6. çakra ile ilintilidir. dindar insanlar ve ruhsal arayışta bulunanların genelde 7. çakraları faaldir. uyarılmış çakralar daha karmaşıktır. uyarılmış bir 3. çakra güçlü bir duyarlılığa neden olur -- bu durumda başkaların fiziksel ve duygusal hallerini hissetme yetisini verir. bu kişinin bir "psişik süngere" dönüştüğü civardaki bütün duyu ve duyguları algıladığı "sınırsız" bir haldır. eğer kalp veya üst çakralar aynı zamanda uyarılmamışsa bu zorlanmaya neden olabilir. kişi, bu fiziksel ve duygusal alıntıların kendine ait olmadığının farkında olmaz ve bu kafa karışıklığa ve uyuşmazlığa neden olabilir. uyarılmış bir 3. çakra ayrıca kişiyi başkalarından gelen müdahalelere, kötü niyet ve maniplasyonlara açık tutabilir. uyarılmış kişi bu tür kişilerin karşısında rahatsızlık hisseder, mide bulantıları veya ağrılar hissedebilir, hatta kusabilir. bu mide rahatsızlıkları midede yumruk yeme hissiyle birlikte ayrıca güneş sinirağı civarında sıkışma ve basınç hisleriyle birlikte gelebilir. bütün bunlar 3. çakrası açık olan kişi için karşısındaki kişinin onu aldattığı veya müdahale ettiği konusunda mükemmel bir barometre görevi görür. bazen 3. çakra rahatsızlıkları belirli bir kişiden gelen etkiden ziyade kitlesel bir enerjiden kaynaklanmaktadır. güçlü toplumsal çatışma ve uyuşmazlıklarda da güneş sinirağı bölgemde bulantı ve gerilim hissetmişimdir. örneğin california'da robert anton harris'in idamı ve amerikan genel seçimden önceki haftalar. 3. çakrası uyarılmış bir kişi gücün istismar edilmesine tahammül etmeye göz alamaz. ani ve şiddetli fiziksel tepkiye maruz kalmamak için çatışmadan kaçınamaz. ayrıca 3. çakra uyarıldığı zaman insan kendini ortaya koymak için acımasız rekabete girmek artık geçerli bir yol olmaktan çıkar. başkalarına yalan söylemek, aldatmak veya üzerinde hakimiyet kurmak fazla acı verici olmaktadır. 3. çakrası uyarılmış bir kişi egemenlik kurma hususunda çok kötü olabilir, ama iradesini iyi, en sağlıklı ve pozitif kullanmayı öğrenir. (bu dersi öğrenemeyen kişiye kronik, şiddetli fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar şeklinde çok acı verici deneyimler verir.) uyarılmış 3. çakra kendini korumak namına zarar vermemeyi öğretirken, uyarılmış kalp çakrası bizi kendiliğinden özgecilci, insancıl ve sevecen kılar. bu hal 3. çakra özellikleri olan iyilikseverlik, dünyayı kurtarma veya mesih kompleksi değildir. bunun yerine diğer kişileri başka bir ben olarak görme hali ortaya çıkar. birine acı herkese acı verdiği, birine gelen yardım herkese geldiğini direkt olarak hissederiz. kalp seviyesinde büyük bir alçakgönüllülükle beraber bütün varlıkların yüce değerini hissederiz 5. ve 7. çakra seviyelerinde varoluşun muhteşem ve göz kamaştırıcı boyutlarına açılmaktayız. uyarılmış bir 5. çakra bizi spontane ve gerçek yaratıcı ifadeye açmaktadır; uyarılmış bir 6. çakra bizi bilgeliğe açar; uyarılmış bir 7. çakra hali olanla tam bir birlik sağlar (aydınlanma). (7. çakranın ötesinde de çakralar ve şuur seviyeleri vardır, ama bunlar, ancak bunlar uyarılmış kundalini'den bağımsız çalışır.) psişik yetiler bu seviyelerde ortaya çıkar. ancak bu yetiler bu yüksek seviyelerde bulunan hazinelere kıyasla önemsizdir. bu uyarılmış çakralar fiziksel ve zihnin ötesindeki idraklere, sonsuzluğa açılan kapılardır. ilk üç çakra esas olarak kişisel hususlarla ilgiliyken, 4. ve 7. çakralar kişilik ötesidir. çakralar her zaman sırayla açılmazlar: 3. çakra 2. çakradan önce açılabilir, 6. çakra 4. çakradan önce açılabilir vs. ayrıca yaşam kalitesi veya farkındalık seviyesi her zaman çakranın yüksekliğiyle orantılı değildir. başka bir deyişle, tamamen açılmış bir 7. çakra her zaman ruhsal bütünlük anlamına gelmez. birçok öğretmene göre -- ve ben hemfikirim -- en önemli çakra 7. değil ama 4. 'dür. eğer 4. çakra kapalı kalırsa, sistem her şey dengesiz olur. 4. (kalp) çakrası stratejik olarak çakra sütunun ortasındadır. o denge noktasıdır. yüksek daha iyidir konusundaki lineer düşüncemiz burada geçerli değildir. 4. çakra dönme noktasıdır ve diğer noktalarla eşit mesafelidir. bu açıdan kozmosta en güçlü ve etkili noktadır. doğasına uygun olarak, bu nokta kendisini en yüksek mevkiiye konumlandırmaz. gerçekten ve sembolik olarak mutevazi konumuyla yüceliğini saklamaktadır. 4. çakra yukarıdaki ince enerjiler ve aşağıdaki topraklanma enerjilerinin bağlanma noktasıdır. o cennet ve dünyanın bir araya geldiği noktadır. o, aşk olarak bilinen diri cevherdir.

*

   perilousness   09.03.2009 20:56 ~ 28.08.2009 20:23
   #1240909
10.

osho cakra nefes meditasyonu, çakra sisteminizin yeniden canlandirilmasi ve dengelenmesi cok guclu ve keyifli bir deneyimdir..
tepeden tirnaga, tum bedeniz aninda enerji dolar..


ılk olarak hintlilerin bilgelik kitabi eski vedalarda adi gecen cakralar, bedenimizdeki yedi ana enerji merkezine verilen addir. enerjinin bu donen vorteksleri bedenimizden akan enerjiyi duzenler. bu merkezler dusuncelerimize ve duygularimiza bagli olarak acilir veya kapanirlar.

her his, duygu ve deneyim, belli bir cakra ile baglantilidir. bir konuyla ilgili kendinizi stresli hissettiginizde ilgili cakra dengesini yitirebilir ve bu da bedende kendisini rahatsizlik olarak belli eder. zihin, duygular ve fiziksel bedenin bir arada, tam bir uyum ile calismasi icin cakralarin dogru frekansta
donmeleri gerekir.

cakra nefes meditasyonu guclu ve populer bir osho meditasyonudur ve tum ana cakralarinizi (enerji merkezlerinizi) temizlemeye yonelik bir calismadir. yedi temel cakranin her birini deneyimleyip, onlarin farkinda olarak acilmalarina yardimci olacak bir teknik icerir. aktif bir meditasyondur ve derin nefes alis verisi ve beden hareketleri kullanilarak, muziksel sesler esliginde cakralar canlandirilir. osho'nun tum aktif meditasyonlarinda belirli bedensel hareketler mevcuttur ve bu kisiyi sessizlige ve meditasyona hazirlar. calisma sirasinda nefes, hareket ve sesin yanisira, yonlendirmeyle imgeleme teknigi de kullanilir.

calisma, gunluk hayatin sikintilari ile sartlanmis olan sig nefes alip verme seklini sifalandirir ve kronik fiziksel ve duygusal gerginligi giderir. bunu, derin bir rahatlama saglayarak duygusal ozgurlesmeye, bagisiklik sisteminin guclendirilmesine ve beden, zihin ve ruh arasinda yeni bir bag kurulmasina olanak taniyarak yapar.

bu calisma, nefes calismalarina baslangic olarak muazzam bir teknik sunar.

bedeninizin degisik yerlerine nefes alirken, enerjinizin guclenip yayilmasini ve icinizdeki gercek kaynaginizla, o derin sessizlikle tekrar baglanti kurmayi deneyimleyin. sevginin dogal bir sekilde akisi esliginde.

*

   perilousness   28.08.2009 20:24 ~ 20:28
   #1566036
11.

1.çakra (kök çakra)

kök çakra temel düzeyde hayatta kalmamızı sağlayan dürtüleri verir. rengi kırmızıdır, ve harekete geçmenin enerjisini verir. kök çakra içinde ayrılık enerjisini taşır. yuvadan bir’lik halinden ilk ayrılığın derin anısını barındırır. bir’lik bireyselliğe geçerken ışığın prizmadan renklere ayrışması gibi, ilk renk, ilk enerji; kırmızı oluşmuştur. ve o yüzden kök çakra yuvadan ilk ayrılış illüzyonunu, ayrılık enerjisini taşır. ayrılık illüzyonu yuvadan ayrıldığımızdan beri hep içimizdeydi. yuvadan ayrıldığımızda ve binlerce binlerce parçaya bölündüğümüzü hissettiğimiz o ilk ayrılık anından bu yana, kendimizin yuvadan ayrı olduğuna inandık, ve hep o bir’lik haline, hep yuvaya dönme özlemiyle yuvayı aradık. içimizde bir yerlerden hatırladığımız o sevgi ve şefkat haline geri dönme hissi, ayrı kaldığımız o sevgiye dönme isteği, derin bir özlemle aradık. ve yalnız olduğumuzu hissettik, koskoca dünyada kaderine terk edilmiş, sevgiden yoksun ve yalnız, derin bir boşluk duygusuyla…kök çakra, ve onun içinde taşıdığı mühür açıldıkça biz yuvadan , aradığımız o sevgiden hiç ayrılmadığımızın bilincini kucaklarız. ilk mühürün 1. çakranın açılması içimizdeki ayrılık illüzyonunu kaldırır.

2.çakra (cinsel enerji/yaşam enerjisi çakrası)

bir’lik halinden, yuvadan bireyselliğe geçerken oluşan ikinci enerji turuncudur. 2. çakranın özü neşedir. ve yaşam enerjisini içinde barındırır. cinsel enerji yaşam enerjisidir. kadın ve erkeğin bir’leşmesinden bir yaşam dünyaya gelir, bir bebek. ve ikinci çakra, ikinci mühür benlik enerjisini taşır. bir’lik halinde benlik yoktu. benlik yuvadan ayrılışla ilk kez ortaya çıktı. bir’liğin bireysel ifadeleri olan bizler artık bir kimliğe, bir bireysel ifadeye ve her birimiz kendimize has bir imzaya sahiptik. ve benlik kendimizin farkında olmamızı da sağladı. benlik “ben kimim” sorusunu sordu. ve soru ardından nedenleri aramayı getirdi, artık kim olduğumuzu sorgulamaya, neden burada olduğumuzu sormaya, ve neden yuvadan ayrı düştüğümüz aramaya başladık. ve benlik enerjimizle yuvadan ayrılıştan bu ana değin tüm o yolculukları gerçekleştirdik, tüm oyunları oynadık, kendimizi keşfettik, evreni keşfettik, dünyayı keşfettik, başka varlıkları, varoluşu keşfettik. benlik enerjimiz yuvadan ayrılışta oluştuğu için belki içimizde onu suçladık, yuvadan o bir’lik hali olan sevgiden ayrı düştüğümüz illüzyonuyla benliğimizi reddettik, kim olduğumuzu bilme yolculuğumuzda bir çok bilgi bize benliğimizi reddedersek ancak o aradığımız aydınlanmaya ulaşacağımızı söyledi. oysa benlik bizim tüm yolculuğu yapmamızı sağladı. benlik enerjisiyle, bilmek istedik, genişlemek istedik, ilerlemek istedik, kendimize ait bir ifademiz olsun istedik. 2. çakranın açılmasıyla bizler benliğimizin, bireysel ifademizin, ruh imzamızın güzelliğini görür, onunla bütünleşiriz. artık onu reddetmeyi, benliğimizle savaşıp durmayı onu yok etmeye çalışmayı bırakır, bir’liğin ifadesini benliğimiz yoluyla ifade ettiğimizin bilincine varırız. bu içimizde ki kendi benliğimizle olan savaşın bitmesi, kendi benliğimizle olan çelişkinin bitmesi, kendi benliğimizle olan amansız mücadelenin bitmesi demektir. ve yaşam enerjimiz bize bu şekilde akar. kendi benliğimizi onurlandırmadığımız, onunla mücadele ettiğimiz her seferinde kendi içimizde yaşadığımız savaş bizi yorgun bırakır, mutsuz kılar. 2. mühürün açılması özlediğimiz enerji dolu varoluşu bize geri getirir.

3. çakra (güneş sinir ağı çakrası)

3. çakranın özü özgürlüktür. rengi sarıdır. ancak yuvadan ayrılıştan bu yana korku merkezi olmuştur. korku kendi gücümüzü teslim ettiğimiz şeylerden başka bir şey değildir. sevdiğimiz insanlara korkuyla bağlanırız, koşulsuz sevgiyle değil. aşık oluruz, kaybetmekten korkarız, sıkı sıkı tutunuruz aşkımıza, çocuğumuz olur, korkuyla bağlanırız, hep başına bir şey gelmesinden korkarız, onu kaybetmekten korkarız. sevgi duyduğumuz ne varsa altında yatan temel duygumuz korkudur, kaybetmekten korkarız. bu en temelinde yuvadan ayrı düşme illüzyonuna dayanır. bir kez yuvadan ayrıldık, ve o sevgiyi kaybettik korkusu, ve içimizdeki bu temel korku tüm yaşamımızda tüm deneyimlerimizde, tüm ilişkilerimizde ortaya çıkar. değer verdiğimiz ne varsa kaybetmekten korkarız. hatta bazen kaybetmeye dayanamayacağımızı düşündüğümüz durumlarda sevgi ilişkisine girmeye bile korkarız. ya sonunda onu kaybedersem korkusu öyle güç lenir ki, sevmeye korkarız, aşkı yaşamaya korkarız. ve elbette tüm bu korkularla yaşam bizim için keyifsiz bir hal alır, ve hatta kendi cehennemimizi yaratırız. çünkü kaybetme korkumuz bizi kendi içinde, kendi hapishanesinde tutsak yapmıştır. kendimizi başkalarına açmaya, duygularımızı açmaya, kalbimizi açmaya korkarız. ve hiçbir zaman kendimizi özgür hissedemeyiz.

3.çakranın açılması korkuyla olan bağlarımızı bırakırız, ve tüm ilişkilerimizi özgürce kucaklarız. korkunun bir illüzyon olduğu bilincine genişler, ve özgürce sevmenin, özgürce yaşamanın, kendini özgürce, ifade etmenin güzelliğini yaşarız.




4.çakra (kalp çakrası)

kalp çakrası sevgi merkezimizdir. ve aynı zamanda kalp çakramızda suçluluk duygusunun enerjisini taşırız. yaşadığımız deneyimlerde kendimizi suç larız, hissettiğimiz derin suçluluk duygusu, kalbimizdeki dinmeyen sızıdır. içimizde bir ses gibidir, ve suçluluk duygusundan kaçabilmek için, yanlış olarak algıladığımız kendimizden kaçabilmek için türlü yolları deneriz. aşk, seks, alkol, uyuşturucu…kendini eşe/çocuğa/anne-babaya yada işe adayarak geçen bir ömür… suçluluk duygumuzdan kaçabilmek için, türlü türlü yollar deneriz.

kalp çakrasınında tıkanmış olan bu enerjilerin açılmasıyla aslında suçluluk hissetmemizin gerekli olmadığını kucaklamaya başlarız. tüm o deneyimlerden öğrendiğimizin farkına varırız, evet belki bazen kafamızı duvara çarpıp sendeleyerek öğrendik, belki bazen yere kapaklandık, ve tekrar kalkmak zorunda kaldık, ama öğrendik. ve tekrar aynı şekilde deneyimlemeye, tekrar acı ve ıstıraplı o yollardan geçmemize gerek olmadığının farkındalığına varırız. ve bu beraberinde kendimize daha fazla hoşgörülü olmayı kendimizi daha fazla sevebilmemizi sağlar. kendimize yaptığımız o acımasız eleştirileri yavaş yavaş bırakmaya başlarız. yanlış yoktur, ve yanlış olmadığı için suçluluk duyulacak hiçbirşey yoktur, sadece deneyim vardır. yaşadığımız deneyimlerde kendimizi acımasızca eleştirdiğimiz için ne denli suçluluk duyduğumuzu, kendimizi aslında ne kadar az sevdiğimiz fark etmeye başlarız. ve kendimizi ne kadar seviyorsak çevremizi de o kadar sevebileceğimizi anlamaya başlarız. sevgi kalbimizden tümolana yayılır, ve bu farkındalıkla kendimizle daha çok barışır, kendimizi daha çok sevdikçe bilincin yüksek titreşimlerine doğru güzel bir yolculuğa başlarız.

5.çakra (boğaz çakrası)

5. çakra ifadenin merkezidir. özü güzelliği taşır. rengi mavidir. sesin çakrası…sesimizle kendimizi ifade ederiz. duygularımızı, hislerimizi ifade ederiz. ses enerjimiz titreşimdir, sesimizle evrene kendi titreşimimizi yayarız. kendinizi bir orkestra şefi olarak düşünün, hisleriniz, düşünceleriniz sizin bestelerinizdir, onları içinizde besteler, ve sonra enstrümanınız olan sesinizle ifade edersiniz. ve kendinizi sevgiyle her ifade edişinizde çevrenizden sevgi alırsınız, çevreniz sizin sesinizin müziğinden yayılan güzelliği işitir, ve size karşılık verir. kendinizi her öfkeyle ifade edişinizde tepki alırsınız, insanlar sesinizden yayılan içsel bestenizi duyarlar, düşünceleriniz öfkelidir, iç dünyanız karışıktır, ve bu beste çevrenize yine sesinizden yansır, ve size bir şekilde bu besteni hiç beğenmedim derler. sesimiz ruhumuzun ifadesidir.

ve 5.çakrada boğaz çakrasında tıkanmış enerji ıstırapdır. bizler ıstırap çekmemiz gerektiğine inanırız. kim olduğumuzu bilme yolculuğunun ıstırap çekmeden geçtiğine inanırız. sevdiklerimiz adına, başları adına ıstırap çekeriz. onların sorunlarını alır, kendimizinmiş gibi çözmeye çalışır, kendimizinmiş gibi üzülürüz, dünyanın sorunlarını içimize alır, çözmeye çalışır, üzülür üzülürüz. yaşamın zor olduğuna inanırız, hayat koşullarının gün geçtikçe daha kötüye gittiğine inanırız. dünyanın sonunun geldiğine inanırız. tüm bunlar için kendimize ıstırap çektiririz. hatta kendimize ıstırap çektirecek bir sebep mutlaka buluruz. hiç birşey bulamazsak hüzünlü bir film seyreder, ağlar sızlarız. ya da en acıklı müzikleri dinler, kendimizi şarkının sözlerine bırakır, ıstırabın derinliklerine yolculuk yaparız. içimizde bir parça bunun böyle olması gerektiğini düşünür. yolculuğun ıstırap çekmeden geçtiğini, tüm üstadlar böyle yapmamış mıdır??

5.çakranın açılmasıyla ıstırap enerjisi dönüşür. deneyimlerimizde ıstıraba hiç de gerek olmadığının farkındalığını kucaklarız. yaşamın güzelliklerinin daha önce belki bu aydınlıkta farkına varmadığımız şekliyle görmeye başlarız. deneyimlerimizde acı ve ıstırap çekmemize gerek olmadığının farkındalığını yakalarız. fiziksel ve duygusal ıstırabın gitmesine izin veririz, deneyimleri ıstırap çekerek yaşamak dualitedir, bu eski yoldur, yeni enerji varoluşu neşedir, tamamlanmadır, kendinin tam ve bütün olduğunun kabulüyle kendini olduğu gibi sevmek, kendini ve başkalarını değiştirmeye çalışmaktan vazgeçmektir.

6.çakra (3.göz)

saflığın ve masumiyetin merkezidir. rengi çivit mavidir. atlantisden bu yana, 3.gözümüzü kapatmış olmamızın neticesinde tanrısal bağlantı merkezimiz iken, düşünce merkezi haline gelmiştir. bu merkezin kalple olan bağlantısı kopmuş, ve bizlerde kendimizi kalbimizle bağımızı yitirmiş, sadece düşünen düşünen ve zihnin içinde kobay bir fare gibi çıkış kapısını bulamadan dolaşan kimi zaman düşünmekten çıldırmış halde bulmuşuzdur.

ve 6.çakranın enerjilerinin tıkanması dolayısıyla tanrısal bağlantımızı yitirmiş, kim olduğumuzu tamamen unutmuş, ve kendi gücümüzü hep başkalarına verir hale gelmişizdir. tanrısal bağ merkezi olduğu için durugörü, duruişiti, telepati gibi yetenekleride içinde barındırır, açıldığında bu yeteneklerinde yeniden ortaya çıkması mümkündür.

tanrısal bağlantımızı yitirmemiz ve kim olduğumuzu unutmamız neticesinde, bir gün birisi tarafından, bir güç tarafından vs kurtarılmayı bekler olduk. 6. çakramızın açılmasıyla tanrısal bağlantımız giderek güçlenir, aradığımız şeyin biz olduğunun bilişine uyanırız. bizde yanlış olan bir şey olmadığına, eksik olan bir şey olmadığına, her zaman tam ve bütün olduğumuzun sadece bize hatırlatılmasına ihtiyacımız olduğunu hatırlamaya başlarız. kim olduğumuzu hatırlamaya başlarız. aşkımızdan, eşimizden, çocuğumuzdan, ailemizden, arkadaşlarımızdan istediğimiz ama hiç tam hissetmediğimiz o sevginin kaynağının biz olduğunu hatırlamaya başlarız. yolculuğumuzu ve kendimizi olduğu gibi kabullenmenin farkındalığını kucaklarız.

7.çakra (tepe çakra)

özü tanımsızdır, ve rengi mordur. bizi tümolana, boyutlararasına açan son kapıdır. insan yaşamlarımız içinde hep sınırlılıklara inandık, ve hep sınırlılıkları yaşadık. hatta kendimizi öyle sınırlı hisseder olduk ki, hayallerimize, hislerimize bile sınırlar getirdik. toplum bilincinin dualitik baskısı altında kalbimizde hissettiğimiz sınırsız sevgiyi sınırladık, sevdiklerimizle paylaşmadık, içimizden yükselen tutkularımızı sınırladık, hayata geçirmedik, o sesi hiç dinlemedik, “ne derler di?” oysa öfkelerimizi kızgınlıklarımızı, suçlamalarımızı hiç sınırlamadık, onları öyle sarfediverdik. tüm sınırlanmışlık hisleri içinde, sevgiyi tam ve bütün hissedemedik, neşeyi, özgürlüğü, farkındalığı, güzelliği, saflığı…

7. çakra sınırsız ve sonsuz olana, tanımsız olana açılmamızı sağlar. açılmasıyla; bizimle birleşen tanrısallığımız içimizdeki tuttuğumuz tüm inanç kalıplarını adeta bir sevgi ırmağıyla yıkar, yıllarca tutunduğumuz ve taşımaktan yorulduğumuz tüm inanç kalıplarımız çözüldükçe varoluşumuzun özü olan 7 prensibi, gökkuşağı prensiplerini deneyimlemeye başlarız…sevgi, neşe, özgürlük, farkındalık, güzellik, saflık ve tanımsız…gökkuşağını çok sevişimiz bu yüzdendir, bize kim olduğumuzun özünü hatırlatır çünkü, zihnimiz hatırlamasa da, ruhumuz bir düzeyden bunu hep hatırlar…

www.yenienerjibilinci.com

   perilousness   24.04.2010 19:47
   #2037300
 
reklamı kapat

yazdır