can dundar

1.

gazeteci,yazar,sair.

   kotu_kedi   03.04.2006 22:26
   #1793
2.

belgesel alaninda bir idol.

   ozzy41   07.04.2006 00:18
   #2649
3.

hazırladığı sarı zeybek isimli belgesel ile gönlümde yerini sağlamlaştıran, saygı duyulması gereken, özgün, objektif, araştırmacı yazar.

   sulh   15.07.2006 20:03
   #12131
4.

son iki haftadır okulda mehmet ali birandla hazırladıkları "demir kırat" adlı belgeselini seyrettiğim gazeteci, yazar, şair, belgeselci. seneleeerr önce eşiyle nasıl tanıştıklarını anlatan yazısını romantik hocalardan biri okumuştu. üslubuna yaraşır, naif bir hadiseymiş. içinde bulunduğu kapitalist bünye içinde bir yere oturtmakta zorlandığım, sevimli, yararlı adam. ses tonu güzel. gözlükleri de.

   psyche   15.07.2006 22:09
   #12151
5.

bu adamın sesinde haykırış var dahası 'ha olduk ha olecez' korkusu var. fıkra anlatmış olsa gulmek yerine ağlamak var.

   nemo   16.07.2006 01:38
   #12163
6.

<bkz: yalnizliga alismali>

   muque   04.10.2006 13:44
   #69884
7.

kesinlikle her evde görünür yerlerde tutulası bir yazı... okumadan geçmeyin allah taş eder.

kadının hası

her gün kim bilir kaç kadın görüyorum...

sokakta, vapurda, okulda, kuaförde, orda, burda...

ama olmuyor hanımlar, olmuyor! kadınlar kadınlığı unutalı daha kaç on yıl oldu ki?

solaryuma girmeye, çıplak gezmeye, kariyer hırsıyla yüzlerini buruşturmaya başlayalı kaç on yıl oldu?

çevremde gördüğüm kadınlardan bazılarının birtakım özelliklerini seçtim.
bunlara, dizilerdeki, filmlerdeki, romanlardaki kadınların hoşuma giden özelliklerini ekledim. gözlerimi kapadım, osmanlı zamanından kalma, hani şu afet-i devran denen kadınları düşündüm. o nasıl bir cazibedir ki, peçelerin ardından bile erkekleri aşık eder.

bir fransız kadınının zarafetini düşündüm sonra, bir ispanyol kadınının ateşini ve bir türk köylü kızının tazeliğini.

kadının güle benzemesi gerektiğine karar verdim sonunda. kadının hası güle benzer. rengiyle, kokusuyla, dikeniyle…

açın televizyonu, bir tane gül görüyor musunuz?

kadının hası...
kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve sıcak olur.
ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet.
şımarıklığın da hakkını verir.
ağırbaşlı tebessümleri olur bir de. kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemeyecek. bu tebessümler sevgidir. yumuşacık bir sevgi olur kadın yüreğinde. kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.

erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.

kadının hası nerede, nasıl davranacağını bilir. .
insanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz; ama gerçek bir osmanlı kadını gibi, adabıyla, raconuyla istediğini alır.

dırdır etmez. çok konuşup, baskı yapıp erkeği bezdirmez.

yüz göz olmaz kadının hası. bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki, bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.
bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da, kızmayı da. ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez.

gerçek bir kadın ezik durmaz. kambur yürümez, dimdik durur. kendine saygısı, güveni vardır. erkeğine can yoldaşı olur, destek olur, onu dinlemeyi bilir.

bazen utangaç olur, bazen ürkek.

soğuktan ya da yalnızlıktan korkabilir kadın.

aptal olmaz gerçek bir kadın. bön bön bakmaz adamların suratına.
hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur.

hüznü, gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar.
neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık; saçları savrulur. kahkahaları vardır bu kadının, çın çın eder odaların duvarlarında.

sesi güzel olur kadının, biraz buğulu... arada bir pencereye yaslar başını, sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler.

olgunluğuyla şaşırtır erkeği. bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam saçmalar ki, yine, yine şaşırtır onu.

sıkmaz kadın, bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez. huzur verir varlığıyla.

içli bir türkü dinler bazen, üşür, sırtına hırkasını alır.



konuşurken insanın yüzüne bakar kadın. kibirli olmaz. kültürsüz olmaz. bomboş olmaz kafası. dünyanın, ülkenin olaylarını bilir, anlar, söyleyecek sözü vardır. kişiliklidir. beceriklidir.
tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte, profesör de
olsa, sultan da olsa, boksör de olsa üzülür.

gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındaki kızlara benzemez.
etini teşhir etmez. fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, loş bir cazibesi vardır.

albenisi metrelerce öteden çarpar adamı. ne kadar örtüneceğini, ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına göre bilir.

gerçek bir kadın paris podyumlarında yürüyen, 17. yüzyılın vebalı kadınları gibi mankenlere benzemez. uzun saçları vardır kadının. yumuşak olur, güzel kokar.


kadının hası saçlarını ne zaman toplayacağını, ne zaman salacağını bilir.
kadına yaraşmaz soğukluk.

gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı, iyi becerir; ama öyle her yerde masaların üstüne çıkıp oynamaz. havasında oldu mu, bir oynadı mı, herkes onu izler.

kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.
erkekler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.

güçlü kadından ise çekinirler, ona yanaşamazlar. kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir; gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.

has kadına naz da yakışır, kapris de. öyle tatlı, öyle kıvamlı naz eder ki, onun nazını erkek zevkle çeker.

gerçek bir kadın şiir gibi olur, mey gibi olur, ömür gibi olur.


düdüt: can dündar'a aitmiş gibi internette dolaşan bu yazı aslında onun değilmiş.
http://www.candundar.com.tr/index.php?did=3266

bu bilgi için commensalist'e şükranlarımı sunuyorum.

   pire sutu   04.10.2006 13:52 ~ 24.12.2007 21:52
   #69890
8.

"laik türkiye cumhuriyeti’nin atatürkçü bir vatandasi olarak kuran’a el basarim ki biz teknoloji kurbaniyiz; asik oldugum kadina tecavüz etmem".
sevgilisi gamze özçelik’i bayiltip tecavüz ederken çektigi görüntüleri internette dagitmakla suçlanan gökhan demirkol geçen hafta mahkemede kurdu bu cümleyi...
laiklikle kuran’in, el basmakla teknolojinin, askla tecavüzün harikulade harmanlanmasiyla asurelestirilmis bir kisilik ve eylem tanimi...
bu bulamaç ne kadar iyi anlatiyor yasamakta oldugumuz kisilik bölünmesini degil mi?
* * *
her kanalda, kargalarin kahvalti vaktinden gece baygin düsene dek göbek atan veya ekran basinda göbek atanlari alkislayan halkim, "ne izlemek isterdiniz?" diye sorulunca, tarih dersi çalismasi gerekirken internet sohbetinde yakalanmis çocuk gibi, neredeyse hep bir agizdan "belgesel" diyor.
baska?
"dini programlar"...
sonra?
"açik oturum ve tartismalar"...
en çok neden rahatsiniz?
"magazin programlarindan"....
* * *
milliyet’in geçen haftaki mansetine bakilirsa toplumda "herkes herkesten rahatsiz..."
açik toplum enstitüsü’nün bogaziçi üniversitesi’yle birlikte yaptigi arastirmaya göre halkimiz özellikle "escinsellerden, evlenmeden ayni evde oturan çiftlerden, küpe takmis erkeklerden, açik giyinen kadinlardan" rahatsiz...
peki en çok izlenen tv programlari listesinin basinda yer alan magazin programlarinda kimler var:
escinseller... evlenmeden ayni evde oturan çiftler... küpe takmis erkekler... açik giyinen kadinlar...
"bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu" diye sormaz misiniz?
her daim en çok nefret ettigini izleyen bir kitle görünce, o kitlenin bilinçaltinda nefretle özen arasindaki medcezirin kokusunu almaz misiniz?
* * *
"hayatta en hakiki mürsit ilimdir" yazisini her okul kapisina asan, sözün sahibine ölesiye tapan bir toplumun 29 mart’ta günes tutulacak diye deprem beklentisine girmesine, seçimde ya da evlenirken muhatabinin dini inançlarini gözetmesine sasmaz misiniz?
fuhsun, özellikle de çocuk fahiseliginin patladigi bir ülke yurttaslarinin hep bir agizdan "namus her seyden önemlidir" demesi karsisinda "peki kim bu çocuklarla yatan?" diye sormaz misiniz?
her gün karisini, kizini, annesini dövenlerin hem dayagin cennetten çikma oldusunu hem cennetin analarin ayaginin altinda oldusunu söylemesi karsisinda bu ikiyüzlülüge bakakalmaz misiniz?
* * *
rahatsizlik, çogu kez iktidarsizligin bir yan etkisidir.
hizla degisen dünyada, degisim üzerindeki denetimini yitiren toplum, bir yandan merakla, istahla degisimi süzerken, öte yandan modern hayatin ne getirecegini bilmemenin kaygisiyla simsiki gelenege tutunuyor.
kafa karisikligini gideren, eski huzurunu garantileyen ortak paydalar ariyor.
o yüzden ne kahvaltida göbek atanlar gerçek türkiye; ne açik giyinenlerden rahatsiz olanlar...
arada bir yerdeyiz.
laiklikle seriat...
teknoloji kullanmayla kuran’a el basma...
askla tecavüz arassnda...
"gelenek" diye diye modernlige, "seriat" diye diye laiklige, "ask" diye diye tecavüze dogru gidiyoruz.


can dündar...

   muque   27.10.2006 09:06
   #90653
9.

#98799 'daki yazısıyla ilk defa "olmadı be can baba" dedirtmiş yazardır.bazen o kadar da çocukluğa inmemek lazım...

   muque   04.11.2006 22:22
   #98803
10.

''keşke'leriniz, 'iyi ki'lerden çoksa...
telafi için elinizi çabuk tutun. tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz 'keşke' diye nemlenmesin...'' can dündar

   nar   09.02.2007 15:15
   #210134
11.

bugün itibariyle, çağdaş gazeteciler derneği yönetim kurulu, can dündar'ın "tehdit" altında olduğu uyarısında bulunarak, adalet ve içişleri bakanlarını göreve çağırmıştır. yapılan açıklamada tehdidin cezaevindeki alaattin çakıcı tarafından yapıldığı belirtilmiştir. söz konusu olayın aslı olarak, can dündar'ın, ntv'de sunduğu "neden" adlı programa konuk olarak mit eski yurtdışı istihbarat daire başkanı nuri gündeş'i davet etmesi ve nuri gündeş'in programdaki konuşmaları gösterilmiştir.

   ugokhan   10.02.2007 22:21
   #211970
12.

uğur dündarın candan yeğeni.

   okkes   10.02.2007 22:27
   #211974
13.

son zamanlar da program icerıklerı yuzunden basına bir is gelmesinden korktugum usta gazteci.

   ederleziavela   10.02.2007 22:56
   #212014
14.

mülayim ve başarılı gazeteci. beğeniriz.

   diken   11.02.2007 10:17
   #212237
15.

kendisine gönderilen tehdit mektubunu değerlendiren ankara valisi kemal önal başkanlığındaki koruma komisyonu, can dündar'a koruma tahsis etmiştir.

ilgili entry : #211970

   ugokhan   15.02.2007 20:27
   #219522
16.

türkiye'nin en iyi yazan kalemlerinden birisidir.

   hagakure   27.02.2007 15:06
   #239391
17.

adliyede ifade verip çakıcı yı mahkemelik eden cesur yazardır.

   cold_sea   27.02.2007 15:45
   #239420
18.

muhteşem gazeteci, mükemmel kalem.
yazılarına kattığı ayrı hava ile her dafasında okunası değerini biraz daha artıran kişilik.
sarı zeybek ve köy enstitüleri belgesellerini de sıkılmadan defalarca izleyebilirim.

   matarama su ko   12.03.2007 16:09
   #260116
19.

yazılarını okudukça, işte bu dediğim, bazen içten içe bunu ben yazmalıydım diye kıskandığım,
bizi bize anlatan ve bunda bizden çok daha başarılı hayran olunacak kişi..

can dündar - "her seçim bir kaybediştir."

her tercih bir vazgeçiştir çünkü...

sabah işe gitmekle, yatakta nefis bir miskinlik fırsatından vazgeçmiş olursunuz.

kalkar kalkmaz hayat bin bir seçeneği dayar burnunuzun ucuna...
"ne giysem" telaşından, öğle yemeğinde "ne alırdınız?" diye başucunuzda biten garsona,
"hangi kanaldaki filmi izlesem" kararsızlığından "bize oy verin" diye bağrışan partilere kadar her şey,
herkes, her an sizi ısrarla bir tercihe zorlar.

....................

her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir.

ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.

   olma digerleri gibi   12.03.2007 17:06
   #260157
20.

üslup duayenidir..en son kitabının adı yüzyılın aşklarıdır..tavsiye edilir

   karafatma   12.03.2007 18:24
   #260287

12345  

 

sayfa

 / 5 

reklamı kapat

yazdır