cemal sureya

1.

#18566

somut olarak bilmediği bir duyguyu, ölesiye vurucu aktarabilen bir şairdir.

   beynim_zonkluyor   07.09.2006 23:42
   #33429
2.

mut(suz)
kim istemez mutlu olmayı
ama mutsuzluğa da var mısın?

   vendetta   21.10.2006 23:13
   #85052
3.

daha nen olayım isterdin ?
onursuzunum senin ...

   vendetta   21.10.2006 23:21
   #85074
4.

''ölüyorum tanrım
bu da oldu işte.

her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.

ama, ayrıca, aldığın şu hayat
fena değildir...

üstü kalsın...

cemal süreya
yeni yaprak, sayi:13, ocak 1990 ''

diyebilmiş eşşiz insan.

   halidincemhali   21.11.2006 23:41 ~ 23:41
   #115896
5.

maliye müşavir'i müfettişi (1931-1990) şair...

aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben boyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
butun kara parçaları için
afrika dahil

senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazınıp kurtardı diye güzel
bir çok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla acan
bütün kara parcalarında
afrıka dahil

cemal süreya - 1956

   sakalli   05.12.2006 12:22
   #131391
6.

keske yanliz bunun icin seyseydim seni

mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir;
banliyo treninde rastladığımız
sınav saatini kaçırmış liseli kız,
hep kazanırsın ey çözümsüzlük!

ey otobüssever ey troya yolcusu!
anımsarsın günlerce konuşup durmuştuk
o ib(ipekböceği) sesli kadını;
birinin gronland'ı olmaya hazırlanıyordu.

iki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni. dizelerinin sahibi.

   askselimi   04.03.2007 12:36
   #247759
7.

bir siir birde seks duskunu ustad,kelimelere diz cokturen yazarlarimizdan

   akraba evliligi   10.03.2007 21:09
   #258073
8.

erzincan, 1931 - istanbul, 9 ocak 1990

asıl adı cemalettin seber'dir.
önceden süreyya olan soyadındaki y'lerden birisini, arkadaşı ülkü tamer ile girdiği iddiada kaybetmiştir.
erzincan'da doğdu.(o yıllarda pülümür erzincan iline bagli oldugu icin erzincan yaziliyor olmali)aslinda 1931 tunceli ili pülümür ilcesinde dünyaya geldi dersim isyanı sebebiyle zorunlu göce tabi olan ailesiyle sürgüne gönderildi.

1954'te ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi maliye ve iktisat bölümü'nü bitirdi. maliye bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik görevlerinde bulundu; 1965’te ayrıldığı müfettişlik görevine 1971’de yeniden döndü; 1982’de müşavir maliye müfettişliğinden emekli oldu. ağustos 1960’ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği papirüs dergisini, haziran 1966-mayıs 1970 arası 47, 1980-81 arası iki sayı daha çıkardı. 1978’de kültür bakanlığı’nda kültür yayınları danışma kurulu üyesi olarak da görev yapan cemal süreya, emekli olduktan sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde düzeltmen olarak çalıştı. birçok dergide yazıları ve şiirleri yayımlandı; ayrıca oluşum, türkiye yazıları, maliye yazıları dergileri ile saçak dergisinin kültür-sanat bölümünü bir süre yönetti. politika, aydınlık, yeni ulus ve yazko somut gazeteleri ile 2000’e doğru dergisinde köşe yazıları yazdı.

ilk şiiri “şarkısı-beyaz”, 8 ocak 1958'de mülkiye dergisinde çıktı. şiirlerindeki şekil, muhteva ve anlatım özellikleri ile ikinci yeni şiirine katıldı. bu akımın önde gelen şairlerinden biri oldu. geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. şahsiyetli bir şiir dili vardır. canlı halk dilini kullanması, onu okuyucuya yaklaştırır. üslubundaki mizah ve istihza, ona ayrı bir özellik kazandırmaktadır.

batı anadolu'daki bilecik'e sürgüne gönderilmiş bir kürt ailesinin çocuğudur; bu kimliğini uzun süre saklar ya da saklamak zorunda kalır. öyle ki bazil nikitin'in kürtler adlı kitabını çevirdiği halde yayında adının sadece baş harflerini kullanır.

şairin hayatındaki en önemli kırılma noktalarından biri adressizliktir: 4 kez evlenir, 29 farklı evde oturur.

ölmeden önce, eşi 'bayan nihayet'e bıraktığı 4 kasım 1989 imza tarihli miras yazısında, 6 madde halinde; iki tane halı, kütüphane, masanın ortasındaki ve yabancıların yarısı, çiçeklerin hepsi, büyük ayna, bütün kitapların telif hakkının yarısı, kendisini ve bütün notlarını eşine bıraktığını belirtmiştir.

   sakalli   01.04.2007 13:30
   #298045
9.

ölüm motifini şiirlerinde çok güzel işleyen şairlerimizden bir tanesidir cemal süreyya.

   fenerbostan   01.04.2007 14:02
   #298100
10.

asıl adı cemalettin seber'dir. 1931 yılında erzincan'da doğdu, 9 ocak 1990 tarihinde istanbul'da öldü.

ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi maliye ve iktisat bölümü'nü bitirdi. maliye bakanlığı'nda müfettişlik, darphane müdürü, kültür bakanlığı'nda yayın kurulu danışma üyeliği, orta doğu iktisat bankası yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı. papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. pazar postası, yeditepe, oluşum, türkiye yazıları, politika, yeni ulus, aydınlık, saçak, yazko somut, 2000'e doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

ilk şiiri 8 ocak 1958'de mülkiye dergisinde çıktı. şiirlerindeki şekil, muhteva ve anlatım özellikleri ile ikinci yeni şiirine katıldı. bu akımın önde gelen şairlerinden biri oldu. geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. şahsiyetli bir şiir dili vardır. canlı halk dilini kullanması, onu okuyucuya yaklaştırır. üslubundaki mizah ve istihza, ona ayrı bir özellik kazandırmaktadır

sevdiğim şiirlerinden biridir..buyrun:
nehirler boyunca kadınlar gördüm

porsuk nehrinin geçtiği kadınlar
hepsine yüzer kere rastladım en azdan
umustsuz sevdalara tutulmak onlarda
bozkıra doğru seyrele seyrele yaşamak onlarda
verdi mi adama her şeylerini verirler
ben gördüm ne gördümse kadınlarda
porsuk nehrinin geçtiği

kızılırmak parça parça olasın
bir parça ekmek siyah, on kuruşluk kına kırmızı
taş toprak arasında türküler arasında
karanlıkta bir yanları örtük bir yanları üryan
kocaman gözleriyle oy anam bu kadar dokunaklı
kimler ürkütmüş acaba bu kadar kadını

dicle kıyılarına tiren varınca
büyük bir gökyüzü git allahım git
genel olarak önce kaşları görünür
sonra bütünsüz uykuları kaşla göz arasında
yanaklarında çıban izi taşıyan kadınlar
gül kurusu

bir gün sizin de yolunuz düşer memlekete
siz de görürsünüz bunları kadınlarda
ödevleri yenilmek olan hep
bıçakla kemik arasında
susmakla ağlamak arasında
yenilmek
kadınlar

(1955)
(üvercinka)
cemal süreya

   sadi   08.04.2007 03:17
   #311158
11.

yoksuluz gecelerimiz çok kısa
dörtnala sevişmek lazım

   promete   08.04.2007 03:19
   #311159
12.

cemal süreyya, 1931 yılında erzincan'da dünyaya gelmiştir. önceleri "süreyya" olan soyadının bir y’si ni arkadaşı ile girdigi bir iddia da çıkartmak zorunda kalmıştır. ankara üniversitesinin siyasal bilimler fakültesi maliye ve iktisat bölümlerini bitirmiştir. usta şairdir kanımca. 9 ocak 1990'da istanbul' da hayata gözlerini yummuştur.

   bodomgolucadisi   09.05.2007 11:35
   #382665
13.

hatırladığım kadarıyla şöyle bi şiiri vardı;

daha neyin olayım ki senin,
gurursuzunum...

   saptik saman olduk   20.05.2007 00:51
   #408608
14.

tek esiği soysimindeki "y" olan şair... ee onu da kendi isteğiyle bıraktığını göz önüne alırsak unutulmayacak şair...

<bkz: keşke yalnız bunun için sevseydim seni>

   spatzle   20.05.2007 01:11
   #408660
15.

şiirleri tekrar tekrar okunası insan

biliyorum sana giden yollar kapali
ustelik sen de hic bir zaman sevmedin beni

ne kadar yakindan ve arada ucurum;
insanlar,evler,aramizda duvarlar gibi

uyandim uyandim, hep seni dusundum
yanliz seni, yanliz senin gozlerini

sen bayan nihayet, sen olumum kalimim
ben artik adam olmam bu derde duseli

simdilerde bir kopek gibi kosuyorum ordan oraya
yoksa gururlu bir kisiyim aslinda, inan ki

animsamiyorum yari dolu bir bardaktan su ictigimi
ve icim goturmez kenarindan kesilmis ekmegi

kac kez sana uzaktan baktim 5.45 vapurunda;
hangi sarkiyi duysam, bizimcin soylenmis sanki

tek yanli ask kisiyi nasil aptallastiriyor
nasil unutmusum senin bir baskasini sevdigini

cocukca ve seni uzen girisimlerim oldu;
bagisla bir daha tekrarlanmaz hicbiri

raslasmamak icin elimden geleni yaparim
bu boyle pek de kolay degil gerci...

alisirim seni yalniz duslerde oksamaya;
bunun verdigi mutluluk da az degil ki

cikar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizligin bir adi olur, bir anlami olur belki

inan belli etmem, seni hic rahatsiz etmem,
son istegimi de soyleyebilirim simdi:

bir geceyarisi yaziyorum bu mektubu
yalvaririm onu okuma carsamba gunleri

   safak   23.05.2007 13:25
   #417021
16.

"ben hangi sehirdeysem yalnizligin baskenti orasi..."
dizelerinin sahibi şair...
söylenecek çok fazla söz bırakmamaktadır yalnızlığımın başkentinde....

   duy_u   28.05.2007 18:46
   #429669
17.

türk şiirini garip akımından çekip çıkarmış şair.

   trident   28.05.2007 18:53
   #429682
18.

imgeyi gözünden haklayan şairdir. ben onun yalancisiyim. hic bu kadar guzel yalan soylememistim ayrica..

“çok şükür büyük şair degilim
ama, bir sır söyleyeyim mi kulağına
cins şairim ben!
çıkar giderim
nişancı bir şairim
gözünden haklarım imgeyi”

   akraba evliligi   11.07.2007 12:40
   #536186
19.

1959 yeditepe şiir armağanı
1966 türk dil kurumu şiir ödülü
1988 behçet necatigil şiir ödülü'nü kazanan ünlü türk şairidir.

   bir avuc gokyuzu   11.07.2007 12:44
   #536201
20.

okudukça kendine susatan şair.

(sevgilim ben şimdi...)
sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
çıkıp gitmelerimiz,su içmelerimiz,öpüştüklerimiz
"ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz".
çiçekler,çiçekler,su verdim bu sabah çiçeklere
o gülün yüzü gülmüyor sensiz
o köklensin diye pencerede suya koyduğum devetabanı
hepten hüzünlü bugünlerde
gür ve coşkun bir gün ışığı dadanmış pencereye
masada tabaklar neşesiz
koridor ıssız
banyoda havlular yalnız
mutfak dersen-debeder ve pis
çiti orda duruyor,ekmek kutusu boş
vantilatör soluksuz
halılar tozlu
giysilerim gardropta ve şurda burda
memo'nun oyuncak sepetiuykularda
mavi gece lambası hevessiz
kapı diyor açın beni kapayın beni
perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
radyo desen sessiz
tabure sandalyalardan çekiniyor
küçük oda karanlık ve ıssız
her şey seni bekliyor her şey gelmeni
içeri girmeni
senin elinin değmesini
gözünün dokunmasını
ve her şey tekrarlıyor
seni nice sevdiğimi

cemal süreya

   baskaldiri   21.07.2007 14:22
   #560564

123456  

 

sayfa

 / 7 

reklamı kapat

görseller

yazdır