ceylan onkol

1.

diyarbakır'ın lice ilçesinde, koyun otlatırken atılan havan mermisi sonucu parçalanarak hayatını kaybeden 14 yaşında bir kız çocuğu.

   ironick   29.09.2009 20:53
   #1633558
2.

bize türkiye'de insan hayatına verilen değerin batıdan doğuya nasıl farklılaştığını göstermiştir.

bunun adı cinayet, başka bir şey değil!


bu insan, köyün yakınındaki bir jandarma karakolundan atılan havanın isabet etmesi sonucu hayatını kaybediyor.

olay yerine gitmesi gereken savcı "can güvenliğim yok" gerekçesiyle gitmiyor.
olay yerini kameraya alması için imam gidiyor.

olay yerine gitmesi gereken savcı ve jandarma gitmiyor ve parçalanmış ceset 6 saat boyunca bekletiliyor.

otopsiyi ise hastanenin temizlikçisi yapıyor.


<bkz: gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar>

   ironick   30.09.2009 14:17 ~ 14:18
   #1634711
3.

o şimdi ölü. kimin umrunda?

   xunav   30.09.2009 22:54
   #1636003
4.

(çocuk tecavüzcülerinin uzuvlarını kesmek isteyenleri göremedim.
hani, ağızlarından salya saçılıyordu, türlü işkence yöntemleri vardı, üzerine kusa kusa öldürecek kadar mideleri bulanıyordu düşündükçe bil.
belki öldürmeden önce sağıltılmalı diyenlere hönkürüyorlardı.
şimdi;
bir kız çocuğu kutsal bir silahla parçalandığında, kameraların hastalığından bahsedecek kadar iyimserleşmişler.
küçük hataları tapındıklarımıza maletmeyi kabullenemeyecek kadar, "hata ayıklaycılığındalar".)

bir ölüme sebep olan hata ne kadar küçük olabilir ceylan?
bunu en iyi sen bilirsin.
sen ölürken, ve cesedine el değdirmeye korkarken seni korumaya yemin vermişler,
"ama" ile başlayan çift yüklemli cümlelerin tercümesini hangi dilde yapmalı?
bana hangi ütopik sahne anlatabilir, ceylan'ın gövdesinden savrulan parçalarını ağaçlardan toplamanın acısına, bazı "küçük" hatalardan yahut, aksaklıktan, eksiklikten, eskilikten teselli almayı.

içimiz yalnızca kardeşlerimize sızlıyor, en hazini bu ceylan.
kimse kendisi ile yakınlık kurmadan, karşıda duranı anlayamıyor.
dünya ahiret bacı olmayan herkesi sikebilen bir guruhuz anlamalısın bizi de.
senin abin olamadan, senin ölmünün bu "yok yereliği"ni,
senin annen olmadan, denek yaşamlarımızın sebepsizliğe cevaplarını,
sen olmadan, yarım kalmanın ucuzlatılan gerekçelerini anlayamıyoruz, anlayamıycaz.
dilimizin üstünde pas tutan bir sözcük olarak kalacak, "yerinde olmak", "yerine koymak"
biz göbek bağlarımızdan kurtulamadık henüz ceylan!
her bayram öptüğümüz karaktersiz eller, kan bağlılığımızın yemini bu yüzden işte.

bizi affetme ceylan!
hesap soramayacak anneni affetme hesap soramadığı için,
parçalarının dağınıklığını toplayan abini affetme, kan bağından öte ağlayamadığı için.
beni affetme, üç cümle kurup kendime hesaplarımdan kaçtığım için.
bu toprakları affetme, senin kanından beslendiği için.
üzerine yağan metalleri affetme, bedeninden nasiplendikleri için.
bizi affetme, sana ağlamak yerine, savunacak hep iyi şeyler bulabildiğimiz için.
affetme kendini de ceylan, doğru zamanda, doğru yerde ölemediğin için.
öl ceylan!
seni kutsala kurban edebilecek bunca adam varken,
öl!..

   ebemgari   30.09.2009 23:23 ~ 01.10.2009 01:13
   #1636075
5.

susacak mısınız?/ahmet altan

bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır.

şu ceylan’ın korkunç hikâyesine bakın, türkiye’yi göreceksiniz.

bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke.

bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan deniz baykal, “kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım” diyordu.

ceylan’ı vuran roket o “açılımın” içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz.

açılım denilen şey bu işte deniz bey.

“anne, bana makarna pişirsene” dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması.

bu kadar basit işte.

o kızın ölmemesi açılım.

buna karşı mısınız?

bunun içini boş mu buluyorsunuz?

aslında bu soruları baykal’la bahçeli’ye başbakan erdoğan’ın sorması gerekiyordu.

onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor.

başbakan, o roketin bir askerî birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor.

gazze’de ölen çocuklara türkiye’den sahip çıkmak kolay.

türkiye’de ölen çocuklara türkiye’den sahip çıkın siz.

nedir bu sessizliğiniz?

kürsü kürsü dolaşıp bağıran erdoğanlara, baykallara, bahçelilere ne oldu?

zor değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak?

“dağa çıkarım” diye bağırıyordu bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter.

bağırmak ne kolay devlet bey, bağırmak ne kolay.

bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular.

sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun.

bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ne yapacaksın?

susuyorlar.

ceylanın vurulması bize türkiye’deki siyaseti, siyasetçileri gösteriyor işte.

susan sadece onlar mı?

neredeyse bütün türkiye susuyor.

şu medyaya bakın.

bu nasıl bir bıçak kesmez sessizlik allahım.

bir gazete neye yarar vurulan bir çocuğun hesabını soramazsa?

onca kâğıda, mürekkebe, emeğe yazık.

bir kız çocuğunun bir roketle vurulup parçalandığı, devletin ortadan yok olduğu, savcının köye gitmediği, doktorun karakol bahçesinde otopsi yaptığı bir ülkede yaşıyorsunuz.

bunlardan hiç mi biri size tuhaf gelmiyor?

hiç mi birinde haber değeri bulmuyorsunuz?

bu medya iki grupmuş da, birisi muhalifmiş de, öbürü başbakanı tutarmış da, muhalif olan demokrasi mücahidiymiş de...

bunlar iki grup falan değil.

bunlar tek grup.

öyle ortak bir sessizlikleri var ki...

hele o muhalif geçinenler...

ne oldu muhalefetinize?

bu hükümetin iktidarında bir çocuk vuruldu, niye hükümete hesap sormuyorsunuz, niye muhalefet yapmıyorsunuz?

hükümet “iyi bir şey” yaptığında muhalefet etmek için yerlerde yuvarlanıyorsunuz, muhalefet edecekseniz hükümetin bu “sessizliğine” muhalefet etsenize.

olmuyor değil mi?

roketi atan asker olunca sizin o muhalif dilleriniz tutuluveriyor.

ceylan’ın annesi, “kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım” diyor.

hiç mi içiniz acımıyor sizin?

hiç mi vicdanınız yok?

bu sessizlikten hiç mi utanmazsınız?

yarın bir gün çocuğunuz çıkıp gelse de, “bir küçük çocuğu vurmuşlar, sen neden yazmadın” dese, ne diyeceksiniz?

çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz?

hadi vicdanınızdan, utanmanızdan vazgeçtik, gazetecilik merakınız da mı yok?

üç askerî karakolun ortasındaki bir köyde bir küçük kız nasıl bir mermiyle parçalandı, merak etmiyor musunuz?

her konuda birbirinizden farklıyken bir küçük kız vurulduğunda ortaklaşa sesiz kalmayı size kim öğretti?

“anne bana makarna pişirsene” dedikten sonra bir kız paramparça oldu.

istediğiniz kadar susun.

o ölü kızın çığlığı sizin sessizliğinizden büyük.

siz sustukça o bağıracak.

siz sustukça o bağıracak.

ta ki siz de bağırana kadar.

   elaijsa   01.10.2009 19:11
   #1637678
6.

genelkurmay basın sözcüsü metin gürak ölümünün ardından “gencecik bir kişinin hayatını kaybetmesinden üzüntü duymaktayız" demiş.

yahu daha 2 gün önce "lice'de havan topu atmadık" diyordunuz, şimdi ölümü kabullenmişsiniz. bir kez olsun dürüstçe olay anında kabul edin yediğiniz haltı. mızrak çuvala sığmadıktan sonra özür dileseniz ne olur. hiç samimi gelmiyor bu söyledikleriniz.

   nicholai alexandrovic hel   02.10.2009 14:17
   #1639282
7.

<bkz: uğur kaymaz>

   td   02.10.2009 16:50
   #1639630
8.

masum, günahsız bir insandı.
onu korumakla mükellef kişilerce katledildi, tıpkı kaderdaşı uğur kaymaz gibi.
ve devlet bu çocukların ölümünü sikine bile takmadı.
hatta hukuk süreçlerini dalda geçer gibi yönetti.

şimdi anlıyor musunuz, dağda neden birileri var?

   ironick   04.10.2009 02:01 ~ 02:01
   #1643290
9.

<bkz: susacak mısınız>

   yildizemek   04.10.2009 02:01
   #1643291
10.

katledilmesinin üzerinden bir hafta geçti.
hakkında google'dan sadece 11 sayfalık bilgi var (330 link).
<bkz: türk medyası>

seni unutturamayacaklar!

   ironick   04.10.2009 14:05
   #1643915
11.

<bkz: masum teyin>

   meme tembelyazar   04.10.2009 14:18
   #1643953
12.

kim neden öldürdü?
bu soruyu sormazsak eğer, ceylan önkol cinayetinin suç ortağıyız demektir.
ört-pas edilmeye çalışılıyor. ne milliyet, ne cumhuriyet, ne ulusal kanal, ne diğerleri tek sözcük dahi etmediklerinden bu cinayetten de kimsenin haberi olmayacak, aradan bir kaç yıl geçtikten sonra ortaya çıksa bile tsk'yı yıpratmaya yönelik "tevatürlerden" biri olup çıkacaktı. mesela, bu kızın köyünün tekrardan iskan edilmesinden sonra geçen yıl askeri helikopterlerce "taranması" tevatürü gibi.

   mun layt cici giz   04.10.2009 14:19
   #1643954
13.

otopsi hastanenin temizlik görevlisi tarafından yapılmış.doğuda14 yaşındaki masum bi çocuğun hayatının bedeli bu kadar işte.

   bucin   04.10.2009 14:19
   #1643955
14.

buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
bir teneffüs daha yaşasaydı
tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
devlet dersinde öldürülmüştür
devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
-maveraünnehir nereye dökülür?
en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
-solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

*

   mun layt cici giz   04.10.2009 17:03 ~ 17:03
   #1644300
15.

eğitim zahiyatı mı yazılacak ne yapılacak merak ediyorum.
ufacık günahsız bir çocuk lan. kim verecek hesabını?

   araknafobik orumcek   04.10.2009 23:01
   #1645121
16.

bakın o gözlere.. baktıkça hatırlayın parçaladığınız küçük ceylanı.

   uzgun kasli   04.10.2009 23:04
   #1645131
17.

http://www.radikal.com.tr/...5.10.2009&categoryıd=97

   elaijsa   05.10.2009 14:09
   #1646069
18.

an itibariyle annesi ve abisi cnn türk'te soruları cevaplıyor.

   ironick   05.10.2009 22:28 ~ 22:29
   #1647257
19.

hala faili meçhul (!)

   xunav   05.10.2009 22:36
   #1647280
20.

bu durum insanı kahretsede, bu ne ilk nede son olacak. bu ülkenin yüzlerce utancından biri, faili meçhul olarak kayıtlara geçecektir. ne o mermiyi atan bulunucak nede bir kurum sorumlu tutulacak. ölen öldüğüyle kalacak.

   siyah beyaz   05.10.2009 22:40
   #1647291

1234  

 

sayfa

 / 4 

reklamı kapat

görseller

yazdır