chp kanalturk isbirligi

1.

belgelerle kanıtlanmış hededir.netekim pek fazla söze gerek yoktur.buyrun.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=697344

   cablama   03.06.2008 22:10
   #936956
2.

<bkz: skandal>

   economus   03.06.2008 22:16
   #936967
3.

ülkenin ana muhalefet partisi, bir kanala 3,5 milyon dolar para ödemiş, bunu da inkar etmemiş.

sorulduğunda ‘belgesel yaptırdık’ diye geçiştirmeye kalkmış. biraz üstelendiğinde, ortada film-belgesel falan olmadığı da görüldüğünde, ‘ne olacak canım, çocukları destekledik’ denmeye başlamış. belgeler, ödeme makbuzları ard arda yağmaya başlayınca da mızrak çuvala sığmaz olmuş...

şamil tayyar’ın dünkü haberi medya ve siyaset tarihinin unutulmaz belgelerinden birisini ortaya koydu.

artık açıkça biliyoruz ki chp bir kanalı kiralayarak hatta rehin alarak, iktidara saldırsın diye ‘yemlemiş’, ayrıca da bütün adamlarını o ekrana taşımayı şart da koşmuştur. şimdi anlıyoruz o kanalda seçim öncesi ağza alınmayacak hakaretlere neden böyle kolaylıkla yer verildiğini. 3,5 milyon dolar gibi makul bir sebebi varmış...

böyle bir skandal, medyanın siyasete biatı ancak tek parti döneminde olabilirdi. şimdi o dönemin sembolü olan parti bu rezil ilişkiyi 2000’li yıllara taşımaktadır. yasalara, ahlaka, siyasete, medya etiğine aykırı olarak...

chp bu belgeyle, muhalefette yolsuzluk yapmayı başaran bir parti olarak kayıtlara geçmiştir.

dün, baykal’ı izlerken her zamanki retoriğinin artık fayda etmediğini gördüm. konuştuğuna kendisi inanmıyordu; moral vermek istediği genel sekreteri ise hiç inanmıyordu. iki yaşlı ve tecrübeli insan birbirlerine koltuk değneği olmaya çalışıyorlar ama kelimeler bu kez kafi gelmiyordu.

peygambere hakaretle açılan, telefon dinleme komedisiyle yoğunlaşan ve nihayet ahlaksız anlaşma belgesiyle artık tahammül edilemez hale gelen bir temponun ardından baykal’ı da sav’ı da anlamak lazım.

en çok da baykal’ı...

sav’a nasıl kızsın da hevesini alsın; o belgeyi hazırlayıp imzalayan, kendisini bu suça ortak eden adamlarına ne desin de öfkesi dinsin? kurduğun tuzağa yakalanmak, avcıyken av olmak gibi berbat bir ruh hali içindedir. yetmezmiş gibi bir de geçmişin seni takip etmeye başlamışsa...

belagatın, retoriğin ve olmayanı olmuş gibi gösterme maharetinin ömrü bu kadardır. bir an gelir artık enerji yetmez, yetse de günün birinde ya yanlış bir telefon tuşu ya da mühürlü imzalı bir belge gelip seni durdurur.

arkaya ‘yandaş medya’yı alıp çarpıttıkça çarpıtmanın da bir raf ömrü vardır. artık o zihniyetin raftan inme vaktidir. telefon dinleme vak’ası ‘chp-yandaş medya ittifakı’nın da bir fiyaskosudur.

elbette chp ne yaptıysa, baykal ne söylediyse, genel sekreteri nasıl çuvalladıysa bedellerini siyaseten ve hukuken öderler. görünen o ki bu ülkede savcılar varsa baykal-sav ikilisiyle belgeye imza atan diğer parti yetkililerini ‘kayıp trilyon’ davasının akıbeti beklemektedir. iktidar koltuğuna oturma hayaliyle, nasıl olsa kimseye hesap vermeyeceklerini zannederek imzaladıkları sözleşme önlerinde bir ibret aynası olarak durmaktadır. şimdi, seçim öncesi kurulan iktidar hayallerinin hesapsızlığının faturasını ödemek zorundalar.

ama beni asıl meraklandıran bizim mahalledekilerin, meslektaşlarımızın ne yapacağıdır...

star’ın ortaya koyduğu parti-kanal ortaklığı belgesi ise o yandaşların sınavıdır. izleyeceğiz ve bakacağız; demokrasiye sahipliği iktidar yakınlığı olarak yaftalayanların bu açık ilişki karşısında nasıl tavır aldıklarına bakacağız. umarız, sav’ın peygambere hakaretinde olduğu gibi kulakların üzerine yatılmaz. umarız bu kez ahlak, vicdan ve gazetecilik etiği galebe çalar.

ortada o kadar cevapsız soru, o kadar bol malzeme var ki star’ı kaynak bile göstermeden isteyen istediği kadar haber yapabilir.

sadece, chp’nin yaptığını ak parti, mhp, dp veya anavatan yapsaydı, nasıl davranacaksanız öyle davranın yeter. fazlasına inanın gerek yok!

evet şimdi görelim manşetleri, şimdi görelim haber takibini...

mustafa karaalioğlu-star

   cablama   04.06.2008 13:22
   #937288
 
reklamı kapat

yazdır