chp nin solculuguna sovup azinlik fasizanligini alkislamak

1.

önsöz: chp'ye bazı temel değerlerden ötürü sempatik bakıyorum. ama 2007 seçimlerinde sırf cephe olsunlar diye oy atmam ciddi bir pişmanlık sebebiydi. tekrarlamam. din üzerinden siyaset diye köpürüp çarşaflılarla şova kalkışmak ideolojik samimiyetsizliğin eşsiz bir örneğiydi.

şimdi bir ara birileri bir şey farketti: "chp solcu değil yahu !"

ineğin midesine isviçre yaylalarından en kalite otu tıkasan bu kadar gevişini getirmez. chp solcu değil, chp solcu değil, chp ne solcusu, chp solc- gaaak.

chp'nin atatürk'ün kurduğu parti olması itibariyle hem devletçi hem toplumcu hem de milliyetçi değerleri bir arada taşımak gibi ince zeka isteyen, yeteneksiz ellerde güvenirliğini kaybetmiş, türkiye şartlarına has bir misyonu var. literatürü ezberleyip burada solculuk dersi vermeye kalkana ışık tutayım: hayat hiç bir zaman hoşunuza ve işinize gittiği kadar teorik ve kağıt üstündekilerin şak diye uygulanabildiği bir yer olmadı. öyle olsaydı komünizmden güzeli yoktu zaten.

chp'nin din üzerinden siyaset yapan geleneğin kendiliğinden sağ cenahta bulunmasından ötürü karşısında duruşundan ötürü üzerine -kendini öyle tanımlamasa da- yapışan solculuğunu bilahare tartışabiliriz. ama başlığın işaret ettiği yer başka. oraya ilerleyelim:

rahmetlinin -ki ne idame ettirdiği ayağı kırık ideolojiye ne de takip edenlere sempati duyarım- "ne mozaiği ulan ! mermer, mermer ! " diye bir lafı vardı. evet, öyle. mermer binbir renktir ama mermerdir. rengini alevin ızdırabından aldığını söyler jeoloji. bizzat bunları düşünüp söylememiş olduğuna ihtimal versem de isabet ettirmiş, merhum.

ideolojik samimiyetsizlikten çok çekiyor bu memleket. çünkü inanç, demokrasi, özgürlük bu topraklarda zaten kirli bir iç çamaşırı olan politikanın içine temelli etmek için herkesin sürekli kullandığı yalaklardan oldu. işine geldiği zaman istediğin kavramı alıyor, kullanıyor, atıyorsun.

bre densiz, toplumculuk ne ara hak aramak bahanesiyle bayrak açmak, bayrak ayırmak olmuş ? yanlışı mı düzeltmeye çalışıyorsun, kendi doğrunu mu yaratmaya çalışıyorsun ? en önemlisi neyi, neden gizliyorsun ? niye yapmak istediklerinde dürüst değilsin ? zaten yalama olmuş sözüm ona "dava"nı chp'nin solculuğu üzerinden makaraya sararken kendini de kokoreçe çevirdiğinin farkında mı değilsin, işine mi gelmiyor ?

- abi valla aslında iyi birşey şu açılım da, zerre kadar samimiyetlerine inanmıyorum ki.
+ al benden de o kadar.



al benden de o kadar.

   mercury torn   17.08.2009 11:09 ~ 11:10
   #1543677
2.

chp nin solculuğunun amına koyim, yaşasın numan kurtulmuş.
böyle olur.

   adebisi   17.08.2009 11:26
   #1543694
3.

faşizmin de bir yalak olduğunu göstermeye yaramış turnusoldur.

faşizm ile milliyetçilik arasındaki farka vâkıf olmayınca chp'yle nsdap birbirinin kopyası oluyor tabii ki. kendi faşizanlığını savunmaktan kaçınarak suyun yönünü değiştirmeye çalışmak ilk defa rastlanan bir şey değil. bunun farkında olarak istedikleri gibi bir oyun oynayalım.

dezenformasyonun en etkili yöntemlerinden biri bir figürü/öbeği ekstremleriyle bir arada dile getirerek algı manipülasyonu yaratmaktır. chp'yle hitler'e "birebir aynıdır" demeden aynı doğrultuda kullanırsanız muhataplarınızda "chp = ndsap" algısı yaratırsınız. içi dışı dezenformasyon neferi olmuş ülkemde yeni bir hadise değil. türkiye'nin varoluşunun sebebi olan insanların fikir ortaklığı olan partiyi nazi almanyasının kurucusu ve topyekün katliam gerçekleştirmiş bir partiyle aynı kefeye koymak dahi muhatap alınan zihin yapısındaki çamur izlerini göstermeye yetiyor aslında.

olayın azınlık/çoğunluk kavramından çıkarmak istenmesi sanırım işçi/emekçi odaklı sol yumruk havaya teranesinin daha zengin bir ezber havuzu bulundurmasından kaynaklanıyor olsa gerek. yine ayak uyduralım.

tuzla tersaneleriyle ilgili gensoru'nun reddine chp'nin de katıldığı konusunda bir kaynak gösterilirse laf-ı güzaftan vazgeçebiliriz.

mersin işçileri adlı müzik grubunun (müzik grubu herhalde ?) hangi talebine neyi kimin reddettiği konusunda bir kaynak gösterilirse yine üzerine konuşulur elbet.

köy enstitülerini kapatan zihniyetin kim olduğuna dair bir şey bilmeyip de bunu da chp'ye ihaleye edenlerle köy enstitülerini tartışmak, semih'in balık bir golcü olduğuna inanmış biriyle futbol tartışmaya benzer olsa gerek.

sol din karşıtı olmaktan tabii ki ibaret değildir. bir de ceviz kabuğunu hulki cevizoğlu sunuyor, aklıma geldi diye iliştirdim. (ne ?)

hele ki bu başlık chp'nin azılı bir solcu olduğunu iddia etmezken, işkembede gaz biriktirmiş olan "ne mutlu türküm diyene"yle problemli, "muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğu" telkin edilmiş ama bunu damarlarda dolaşan kandaki genetik saflığa, işine geldiği için bağlayan dezenformasyon neferleriyle tabii ki toplumculuk tartışamazsınız.

- abi ne mutlu türk'üm diyene diye ezberledik ya. geçen amerika'dan dna incelemesi sipariş ettirdim. 300 dolara patladı.
+ bu dünyaya ait bir dna bulmayacaklarına eminim.
- ne ?
+ ne mutlu türk'üm diyene, annem, ne mutlu türk'üm diyene.

   mercury torn   17.08.2009 11:57
   #1543724
4.

<bkz: pire için yorgan yakmak>

   safiyane   17.08.2009 11:58
   #1543725
5.

"okuyorum ama mabadımla" adlı eseri kamuran akkor söylese bu kadar güzel olurdu dedirteci. şunu ara ara hatırlatacağım. çünkü laf manipülatörüyle muhatap oluyorsanız, konunun ne olduğunu hatırlatmanız lazım ki karışık kafasının bulanık niyeti belli olsun:

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

hayır madem 5 kelimeyi aşınca akıl karışıyor, aptala anlatır gibi anlatalım (teşbihte hata olmaz, alınganlık göstermeyelim):

- chp'nin solculuğu, din eksenli muhafazakâr geleneğin sağcılığından kaynaklanır. zira temel fikirler taban tabana zıttır. daha da basitleştirelim. chp solcu olduğunu iddia etmemiştir. solculuğu, karşı cenahın sağcılığından üzerine yapışmıştır. chp toplumculuğu gözetir, sosyalizm yegane düstur ve ekseni değildir.

başlığın ana teması: "ne mutlu türk'üm diyene" ve "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" vecizelerine kin duyarak chp'yi kendi kendine yımışık/azılı solcu addedip, sonra da yine kendileri solcuğuluğunu yalanlayanlar, ezilen halkların değil, kendi bayraklarının mücadelesini vermektedirler.

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

aptala anlatır gibinin külliyatı oluyor ama cidden aynı topraklarda "damarlardaki asil kan"dan genetik anlamlar çıkarabilen adamların düstur edindikleri kitaplardaki uzun ve detaylı cümleleri nasıl anlayabildiğine takılıyor insan. "halkların kardeşliği" yazan yerde genetik bir akrabalık arıyorlar diye düşünüyorum. şakacı.

köy enstitüleri hakkında acımasız gerçekler: köy enstitüleriyle ilgili ilk anlamını kaybettiren yasal değişiklik chp'nin içindeki muhalif kanadın baskısıyla 1947'de yapılmış, chp'nin içinden ayrılarak dp'yi kuran aynı kanadın hegemonyası tarafından da 1953 yılında kapatılmıştır. gerçekten türkiye tarihi hakkında bilginiz var mı yoksa ezilenlerin yaldıran platformunda elinize geçen üçüncü el öğretileri gerçek sanarak bir feto müridinden farklı olmadığınızı mı sanıyorsunuz ?

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

ey dağlar dağlar (algıda seçicilikten faydalanmak için seçtim) ! bir milletin canı tehlike altındayken emperyalizme kök söktürmüş bir adamın, kurmaylarının ve milletinin kazandığı zaferi "burjuva devrimi" diye değerlendirecek kadar samimiyetsiz, art niyetli ve ezberletilmiş heriflerden haberin olsaydı, eminim üzerine adım atmalarına dahi izin vermezdin, bırak türkülerine konu olmayı.

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

tarih ve siyaset biliminden yoksun olursanız faşizanlığını yaptığınız kesimin başına gelenleri de katliam ve zorbalık olarak algılıyorsunuz.

1930'lar türkiye cumhuriyeti'nin emekleme yılları. kimsenin alışık olmadığı bir rejim getirilmiş -ki o sadece sizin tapulu malınız sandığınız devrimler böyle oluyor. ve şunla sabittir ki -bunu vatandaşlık derslerinde dahi öğretirlerdi- her rejim kendini korumak için en ağır yöntemlere başvurabilir. bu bir cumhuriyet rejiminin kendini tehdit eden ögelere/isyanlara karşı "kardeşim gel hayat bayram olsun laylaylaaay" toleransı (şahsi fikrimle "mallığı") göstermeyebileceğini öngören bir politika gerçeği. devrimleri, rus yapınca devrim oluyor, atatürk yapınca mezalim. sonra da samimiyet ve iyi niyet arayacağız öyle mi ?

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

hay birşey bildiğinizi sandığınızın çanağına. güvercin görünümlü faşist.

*bu başlığın konusu chp'nin solcuğuluna söverken azınlık faşizanlığını alkışlamaktır.*

edit: şimdi haberle ilgili araştırdım ama başbakanlık özelleştirdiği için işten çıkarılan işçilerin chp ile alakası ? kaynak ? mabad ?

   mercury torn   17.08.2009 13:47 ~ 13:58
   #1543820
6.

anayasa ve kanunlar yazilirken samimi veya samimi degil diye yazilmaz gereklilikten hasil olurlar.
bugun bir kan akiyor ve bu kani durduracak insanlar ortaya cikmiş o benden bu benden demeden taşin altina elini koyuyor gel görki bazi zihniyetler samimiyetten bahsediyor.
samimi olmak için muhalfette olmak gerkmiyor veya iktidarda zaten insanlarin samimiyetlerini getirdikleri açilimlarla göre bilirsiniz ki bahaneler uydurulur taraftara oynuyor diye.
iktidar olmakta böyle bir şey degilmi zaten ben iyiyim daha iyisini yaparim halkin sorunlarini çözerim diye gelmiyorlarmi.
simdi su soruyu sormak lazim samimi olan kim sorunu tespit edip demokratik açilim diye tüm türkiyede çözüm arayanlarmi bölücülük veya riskli diye bas bas bağiranlarmi.

   subutay   18.08.2009 23:06 ~ 23:07
   #1546274
 
reklamı kapat

yazdır