cumhuriyet dusmanlari

1.

insanın kendine yakışanı giymesidir, evet.

işbu girişte, resmî propagandanın manipüle ettiği halk yığınlarının bilinçli olarak düşürüldüğü bir hataya değinilecektir.

efendim, anayasa'nın birinci maddesinde türkiye cumhuriyetinin yönetim biçimi cumhuriyet olarak ifade edilmiştir. hemen ikinci maddede de; "türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir." şeklinde cumhuriyetin nitelikleri belirtilmiştir.

haydi şu niteliklere sırasıyla bir göz gezdirelim.

* toplumun huzuru -) yok
* milli dayanışma -) yok
* adalet anlayışı -) yok
* insan haklarına saygı -) yok
* atatürk milliyetçiliği -) var
* demokratsi -) yok
* laisizm -) var
* hukuk -) yok.

görüldüğü üzere bu 8 kalem nitelikten 6'sının varlığından söz etmek çok zor. ama tapınırcasına bağlı olunan iki kavram vâki: atatürk milliyetçiliği ve laiklik. bu kavramların varlığından bahsederken "devlet" bazında düşünüyoruz pek tabii ki. yoksa halkın bu kavramlara, devlet organlarının tutunduğu gibi tutunduğu yok. bütün istatistikler mesela başörtüsü yasağının saçma sapan bir yasak olduğu konusunda halkın görüş birliği içinde olduğunu açıkça gösterirken, laik devlete bu durum batmaktadır. halk aslında kürtüyle, lazıyla, çerkeziyle vs. barış içinde yaşarken bütün şehirlerde, terör ile başa çıkmayı yıllardır beceremeyen devlet ve asker "atatürk milliyetçiliği"ne sığınarak halkı kendi eliyle kutuplaşmaya itmekte ve linçlere kapak tutmaktadır.

bu sekiz kalem nitelik içinde toplumun ferdi herhangi bir "birey"i doğrudan ilgilendiren bir kavram yoktur. bunları sağlamak devletin ve dolayısıyla cumhuriyet rejiminin sorumlulukları çerçevesindedir. bu sorumlulukları 84 senedir ne kadar yerine getirmiştir sorusunun cevabını bundan ancak yüz yıllar sonra tarih verecektir. bu beceriksizliklerin müsebbibi sorumsuzlar, tarih önünde elbet hesap vereceklerdir.

her neyse, cumhuriyet düşmanı diyorduk.

cumhuriyet düşmanı, cumhuriyet rejiminin, kendi kabiliyetsizlik ve yetersizliklerini alalamak için, sümen altı yapmak için, kolluk güçleri aracılığı ile gündeme getirdiği ve asla gündemden düşürmediği bir mefhumdur. tarih bilgilerinizi yoklayınız, "her zaman cumhuriyet karşıtları varolmuş, aydınlığa baş kaldırmışlar ve eski karanlık günleri istemişlerdir" cümlesini en az kaç defa okudunuz okuldaki kitaplarda... her zaman için bir "tehdit" söz konusuydu. mesela kubilay olayı, baştan sona safsata. ama cumhuriyet düşmanlarının alçaklıklarına örnek gösterilir. birilerinin her zaman saltanatı geri istedikleri, çünkü çıkarlarının bunu gerektirdiği safsatası. neymiş halk "güdülmek" istiyormuş da, cumhuriyet ona kendi kendini yönetme hakkı veriyormuş da, ama onlar salakmış ve padişahı geri istiyorlarmış. işte cumhuriyet düşmanları!

bunların hepsi resmî ideolojinin cortladığı noktalardır arkadaşlar. ilkokul çağından itibaren yoğun propaganda altına sokularakı insanları sistemin "koruyucuları" olarak programlama teşebbüsünde bulunulmuştur. "onu biz kurduk yüceltecek olan sizlersiniz" lafını düşünün. yahu ne gibi bir kutsallık atfediyorsun ki yönetim biçimine? ama sıkı durun, kurtarıcı cümle geliyor: "o zamanın şartları öyle gerektiriyordu" ve o yüzden bu tür laflar söylenmişti. işte türk, övün, çalış, güven; damarlardaki asil kan, ne mutlu türküm diyene gibi aforizmaların hizmet ettiği amaç hep aynıdır.

taraftar psikolojisi oluşturmak. nasıl ki futbol takımı tutarsınız ve "nedenini bilmeden" ona karşı büyük bir tutku taşırsınız ona karşı içinizde, bu da öyle. nedenini bilmezsiniz ama siz bir cumhuriyet cengaverisinizdir! cumhuriyet'in karşılaştığı her türlü tehdit, sizin canınızı malınızı feda etmenizin için bir sebep ortaya koyar. isteseniz de, istemeseniz de.

<bkz: takrir i sükun>

bu yazıyı okurken hınçla dişlerini sıkan ya da "siktir lan mürteci" diyenler bundan sonrasını daha dikkatli okusunlar:
cumhuriyet "soyut" bir kurumdur. fakat halk ve halkın istekleri gerçektir. halkın ihtiyaçları, hayalleri, üretimi, tüketimi, her şeyi gerçektir. sen halkının can güvenliği için "devlet" olarak bütün sorumluluklarını yerine getirmek zorundasın! bunu cumhuriyet denen şeyi korumak kollamak için değil, halkından birilerinin can ve mal güvenliğini sağlamak için yapmalısın!

neler oluyor? pkk dağda askerlerimizi öldürüyor. ne oluyor peki? cumhuriyet yolunda mı şehit oluyorlar onlar? onlara "şehit" denmesinin nedeni, eşcinseller onur haftasının kutlayacak kadar gelişmiş bir ülkede insanların huzur içinde ters ilişkiye girebilmesi mi? kendi anasının, kardeşinin giyimi yüzünden hor görülmesi mi? askerdeyken çoğu zaman namaz bile kılmaması mı? bunlar için mi ölüyor o insanlar?

hayır. o insanlar canlarını, analarının babalarının canlarını korumak için vefat ediyorlar. eğer şehitlik makamına erişiyorlarsa -inşallah erişiyorlardır- ancak bu sebepten olacaktır. yoksa mustafa kemal kutsamayacak onları öteki tarafta! ya da cenaze mangasının nizami yürüyüşle tabutlarını taşıması, öte dünyada derecelerini yükseltmeyecek!

ama devletin beyanatlarına bakarsanız, "türkiye cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğü" adı altında, basit bir isim, bir rejim adı "cumhuriyet" denen şey için ölüyorlar o insanlar. allah korusun!

şimdi ben bunları söyleyince cumhuriyet düşmanı oluyorum değil mi? durun daha bitmedi.

efendim şimdi irticacılar, yobazlar, mürteciler olarak ekranlara getirilen insanları düşünün. mesela beni düşünün. resmî sarhoşluk halindeki arkadaşlarımız beni cüppeli, sakallı, takunyayla gezen aslında sürekli pavyonlarda olan ama müritlerine ders veren bir şeyh gözüyle bakıyorlar. "onun böyle söylediğine bakmayın, asıl namussuzluklar onda!! bakmayın şunu yaptığın! aslında o şöyle böyle!!" diyorlar. hatta daha da ötesi, daha da üst sarhoşluk durumundaki insanlar "cumhuriyet düşmanı!" diyorlar. bunlar ne sanıyor?

scaryguy saltanatın yeniden gelmesini istiyor! cumhuriyet rejimini yıkacak!

afedersin mal arkadaşım, ben neden saltanatı geri isteyeyim ki? bunun bana ne faydası olacak neden böyle bir hayalim olsun!?

- ben bilmem! vardır bir çıkarı ondan istiyordur!

böyle düşünenlerin beyinlerine osurmak istiyorum gerçekten.

şimdi güzel kardeşim, ben cumhuriyet'in islam'ın ruhuna en uygun yönetim biçimi olduğunu düşünüyorum. elimizde fotoğrafı bile bulunan ilk mecliste ismet inönü'nün arkasında yer alan ayet mealinde yazdığı gibi "onlar işlerini arlarında istişare ile yaparlar" düsturu, benim savunduğum yegane yönetimsel şiardır.

ama ben cumhuriyet düşmanıyım. neden? çünkü bana ezberletilenlere iman etmyorum. çünkü kendi ırkımı üstün görmüyorum, çünkü damarımdaki kanın asil falan olduğunu düşünmüyorum, çünkü yargıtay ya da anayasa mahkemesi'nin verdiği kararlara tapınmıyorum hukukçu arkadaşlarımızın yaptığı gibi, heykellerin önünde durma ritüellerine anlam vermiyorum, papağan gibi ezberletilenleri söyleyip durmuyorum.

allah büyüktür ya. bir gün gelecek ve her şey çok güzel olacak. inanıyorum ve diliyorum.

   scaryguy   18.04.2008 15:53
   #896342
 
reklamı kapat

yazdır