devlet ciddiyeti

1.

hem içerde hem dışarsda olmazsa olmaz bir gerekliliktir, ülke içinde devletin herkesçe bilinen ciddiyeti malumdur. para yatması gerekiyorsa, belge teslim edilmesi gerekiyorsa 1dk lık gecikme bile başa olmadık işler açabilir, taviz yoktur. askerlik mutlaka yapılacaktır, vergi mutlaka ödenecektir, gözünün yaşına bakılmaz. bu halkın refahı rahatı için gerekli bir düzendir, diğer bir nedeni de işlerin aksamamsı bürokrasinin işleyişinin yavaşlamaması içindir. olması gereken bu iken devletin her kademesinde yaşanan torpil, adam kayırma, adamına göre muamele gibi sinir bozucu işler devletin ne kadar ciddi işler yürüttüğü konusunda insanın kafasında soru işaretleri oluşturuyor ister istemez. devlet, herkestir halktan oluşmuştur, o halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş kurumlardan oluşur, sivil halk da bu kurumların bir şekilde parçasıdır mutlaka. herkese eşit mesafede durması gerekir. eğer araya akraba arkadaş hatrı gibi nedenler girerse insanın bakış açısı değişir. çünkü hakkı yenmiştir, 1 günde bitirebileceği işi aylarca sürede bitirir. bu kimin zoruna gitmez? madem bu şekilde yürüyor ben de öyle yapayım gibisinden düşüncelerle olay içinden çıkılmaz bir hal alır. şimdilerde torpil azaldı deseler de bazı kurumlarda halen çatır çatır işliyor. rüşvet de aynı şekilde vardır. atatürk zamanında rüşvete taviz verilmezdi, atatürk'ün karşısında sertçe durduğu bir konuydu, 1960tan sonra düzenlenen yasalarla bunun önü açıldı, ülkenin kaynakları sömürülmeye başlandı. devletimizi sevelim sahip çıkalım hep ileri taşıyalım ama böyle işleyen düzenin alacağı mesafe ne kadardır? ideailist bir vatandaş olarak bu kirli işlerin sonuna kadar karşısında olmak gerekir. devletin sahip olması gereken ciddiyet düzeyine ulaşması için toplumsal sağ duyu ile hareket edilmesi şarttır.

insanın bazen zoruna giden durumlar olur bu durumda, siz ve arkadaşınız bir kuruma başvurdunuz, sizi mülakata alacaklar, sizin bilgileriniz arkadaşınızınkini üçe katlıyor diyelim. ama arkadaşınız o kurumun genel müdürünün akrabası veya yakın bir aile dostu olsun, bu durumda sizin şansınız olmaz genelde. arkadaşınız önünüze geçiverir. mis gibi işi olur bir anda, bu istisnasız herkesin zoruna gider mutlaka.

uluslararası düzeydeki devlet ciddiyeti boyutu farklıdır. yabancı ülkelerle olan ilişkilerde devlet çıkarları doğrultusunda ülke kayırabilir. örneğin azerbaycan hem akrabalık ilişkileri hem ermeni sorunundan dolayı bize hazar gazının %5ini karşılıksız olarak vermektedir. tutp da kimse o ülkeye sen niye böyle yapıyorsun diyemez, bu düzeyde, artık çıkar ilişkileri söz konusudur. ama söz verip verip sonra tutmamak ise uluslararası düzeyde o ülkeye olan güveni azaltır. kırmızı çizgiymiş pempe çizgiymiş hiçbirine sahip çıkılamazsa devletin orda bir etkinliği kalmaz artık. küçücük isviçre bile boyuna posuna bakmadan dünyaya kök söktürebiliyor, ben bankalarımın arşivlerini göstermek istemiyorum diyor * avrupa birliğine girmiyor. bizim de defalarca gücümüzü gösterdiğimiz durumlar oldu, ama çok fazla taviz veriliyor, sırf ekonomik korkulardan dolayı ağzını açıp da çin'e iki kelimelik tavır koyamadı devlet büyüklerimiz, kendi kendimize yetebilecek gücümüz de var ama dışa çok bağlıyız. dünya genelinde tavır koymanın ciddi bir duruşun öncelikli gereği sağlam bir ekonomidir.

   geophysicist   16.08.2009 19:52
   #1542949
 
reklamı kapat

yazdır