dil devrimi

1.

<bkz: harf inkılabı>

   24 ayar   26.06.2007 09:32
   #501875
2.

farklı bir bakış açısından:

<bkz: oral seks>

   spiritsoldier   26.06.2007 09:50
   #501892
3.

1 kasım 1928’le başlayan bir süreçtir. açılımı ise; öz be öz türkçe olan osmanlı türkçesini melez bir dil olmakla itham eden, bin yıldır edebiyat ve bilim adına ne kadar eser meydana getirilmişse gelecek nesillerin onlardan mahrum kalmasını hatta onlar hakkında hiç bir şey bilmemesini sağlayan,türkçenin ses sistemine kesinlikle uymayan bir alfabe getirip osmanlı’nın kısacası tarihin kökünü kazıma çabasıdır.bir milletin diline gelen darbe onun köklerini sarsmaya yetecek derecede tehlikelidir. ’sözde ermeni soykırımı’ örneğinde olduğu gibi, osmanlı’dan kalan arşivler ortada olduğu halde onu anlayacak, yorumlayacak ve yüreği yetip de kamuoyuna sunacak insan evladı yoktur.bu gün türkiye’de osmanlı lisanı hakkında yetkili olan ağızlar sadece türk dili ve edebiyatı ve tarih profesörleridir.yapılan çalışmalar üniversite bazında yapılıp geniş kitlelere ulaşmadan kalmaktadır.eskiden hemen hemen herkeste olan bu donanım şimdi bir avuç insanda saklıdır. zira osmanlıcayı öğrenmek sanıldığı kadar kolay değildir. kursa gidilip halledilecek bir mesele hiç değildir. ciddi bir birikim isteyen bu yüzden de kütüphanede uzun yıllar boyunca çok çok kitap tozu yutmayı gerektiren bir iştir.

   24 ayar   26.06.2007 10:05 ~ 23.09.2008 01:15
   #501904
4.

olmamış bir devrimdir çünkü harf devrimi demek dil devrimi demek değildir.

harf devrimi dilin yazım yani ifade edilişinin değişmesidir, konuşulan kelimenin değişmesi değildir.
yani harf devrimi yapıldığı gece biz “ekmek” kelimesine “ekmek” diyorduk da ertesi gün dili değiştirip “bread” demedik. sadece bunu kullanımı ve öğrenilmesi zor, dünyadan kopuk arapça harflerle yazmaktansa öğrenimi kolay, dünyayla bağlantılı latince harflerle yapmaya başladık. eğer dil devrimi olsaydı bizim ertesi gün gramerinden kullanılan kelimesine kadar bambaşka bir dille uyanmamız gerekirdi.

bir dilin yazım şeklinin öğrenilmesi kolay iştir. nitekim bugün osmanlıca öğrenmek istiyorum derseniz öğrenirsiniz. latin harflerini 3 ayda öğrenirsiniz osmanlıcayı 3 yılda ama sonuçta zor da olsa öğrenirsiniz. öğrenince de rahatça geçmişte okumak istediğinizi okursunuz ve dil değişimi içinde değişen kelimeler hariç okuduğunuzu rahatça anlarsınız.
bu bağlamda harf devrimi dil devrimine göre kolay bir devrimdir. "yarın kiril alfabesine geçiyoruz, türkçeyi kiril alfabesiyle yazacağız" derseniz geçersiniz. bu kolay bir iştir. en fazla kısa bir süre okuma yazma oranı düşer ve kendinize masraf çıkarırsınız. bu harf devrimidir. ancak yarından itibaren “öğrenci” yerine “student” demeye başlıyorum derseniz bu dil devrimi olur ki başarı oranı öngörülemeyeceği gibi son derece düşüktür.

bu sebeple “harf devrimi”nin dil devrimi diye birşeyle hiçbir alakası yoktur. bugün 600 yıl önce kullanılan dili anlayamıyorsak bunun sebebi harf devrimi değil toplumun değişen kültürüdür.
toplum bugün 1930 yılında latin harfleriyle yazılmış bir metni anlayabiliyor mudur?
anlayamıyordur.
peki biz hiç harf devrimi yapmasaydık da hala osmanlıca yazıyor olsaydık 1930 yılındaki konuşma dilini anlayabilecek miydik?
anlayamayacaktık. atatürk'ün gençliğe hitabesinde bizzat geçen "müstevli" kelimesini latin harfleriyle yazıldığı halde şu an anlayabiliyor muyuz ki 600 yıl önceki başka bir kelimeyi anlayabilelim? biz konuşma dilini anlayamıyoruz efendi, osmanlıca yazılsa ne olur latin harfleriyle yazılsa ne olur?
şu an fatih sultan mehmet zamanında osmanlıca yazılan bir metni latin harflerine çevirsek anlayabilecek miyiz?
yine anlayamayacağız. tıpkı yukarıdaki müstevli kelimesini anlayamadığımız gibi.
peki o zaman 70-80 yıl önceki konuşma dilimizi bile anlayamadığımız bu denli ortadayken 600 yıl önceki bağlarımızdan “harf devrimi” sebebiyle koptuğumuzu düşünmek nasıl bir safdilliktir? safdilliğin ötesinde nasıl bir düşünememezliktir, beyin yoksunluğudur? bunun sebebei harf devrimi midir?
kaldı ki bu devrim yapılırken atatürk’ün üzerinde hassasiyetle durduğu “türk tarih kurumu” da kurulmuştur geçmişimizle bağlantımız kopmasın diye.

bugün "harf devrimi geçmişimizle bağlantımızı kopardı" saçmalığı ise halkın cahilliğinden yararlanıp kemik kapan din sömürücüsü hacı, hoca, şeyh tayfasının "harf devrimine ve atatürk'e" nefretinin bir ürünü olarak günümüze miras kalmış ve aynı zihniyetin devamınca sık sık dile getirilmektedir.

diğer bir mesele ise bu bizi geçmişteki bağlarımızdan koparmak için kurulan kurulan komisyon meselesidir.
ne komisyonudur bu? bu komisyonun bir ismi yok mudur? hangi kaynakta yer almaktadır? ne gibi çalışmalar yapmış da bizim geçmişle bağlarımızı koparmıştır? başında yer aldığı iddia edilen agop kimdir? bu agop'un soyadı yok mudur? yoksa bu da her zamanki karalamalardan biridir de sırf ermeni olduğu belli olsun, millet kıl olsun diye mi agop ismi kullanılmıştır sorularını sormak boynumuzun borcudur.
ama cevap gelir mi?
gelmez.
ne bir kaynak gösterilir, ne agop'un kim olduğu söylenir.
en fazla siz resmi tarihe mi inanıyorsunuz havalarına girilip gizem adamlığı yapılır.
olsundur efendim olsundur. maksat karalamak olsundur. ha işkembeden sallamışın ha bi kaynak bulup getirmişin. ne farkeder di mi?

   yanessar   29.06.2007 11:36 ~ 01.07.2007 20:29
   #508745
5.

<bkz: nazal n> *

   meczup   29.06.2007 11:38
   #508758
6.

“… bir ülkenin yönetimini ele alsaydım, yapacağım ilk iş, hiç kuşkusuz dilini gözden geçirmek olurdu. çünkü dil kusurlu
ise, sözcükler düşünceyi iyi ifade edemez. düşünce iyi ifade edilemezse, görevler ve hizmetler gereği gibi yapılamaz.
görev ve hizmetin gerektiği şekilde yapılamadığı yerlerde âdet, kural ve kültür
bozulur. âdet, kural ve kültür bozulursa
adalet yanlış yollara sapar. adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez.
işte bunun içindir ki, hiçbir şey dil kadar önemli değildir !.. “ konfüçyus.

   wunderbar   26.08.2007 15:21 ~ 15:21
   #634614
7.

bu devrimle oluşturulan dille atatürk'ün bir konuşması var, şöyle bir şey:

----- spoiler -----
süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini o denlü yaltırıklı yöndemle göstermişlerdir. bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özençe değer değildir. avrupanın iki ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak, baysak, önürme, uygunluk kıldacıları bulunuyorlar. onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: baysal utkusu.
----- spoiler -----

bu konuşmayı isveç veliaht presine karşı yapıyor.

   nicholai alexandrovic hel   27.11.2009 20:55
   #1759964
 
reklamı kapat

yazdır