ebeveyn ile farkli siyasi goruslerde olmak

1.

tanım basit; anne baba düosu ile farklı siyasi görü$leri savunmak, desteklemek minimal düzeyde sempatizanı olmaktır.

(pre-datas: bu konu hakkında inceleyeceğim en güvenilir veriler en yakınımdaki ki$iler olacağından bu entry olabileceğinden fazla ki$isellik içermektedir.)

yıllarca babanızın annenizin arkada$ ortamlarında "ufaklık" olarak gözetilip, ciddiye alınmayan $eker verilen, dahası bununla yetinen küçük bir çocuk olduysanız yıllar sonra bu içinizde babanıza annenize kar$ı kendinizi ıspatlama artık küçük olmadığını gösterme çabasına dönü$ebilir. en azından bende öyle oldu.

ama ben bunu beni bir yarı$ atı gibi yeti$tiren babama kar$ı derslerimde yeterince ba$aramadığımdan onun en çok sevdiği günlük malzemelerden birisi olan siyaset ile denedim.

step1: yaz okulunda kızların pe$inde ko$up ders notları sabahlamalar falan ile 3.25 spa getirilir.

step2: adam gibi tra$ olunur, tam babanın istediği türde subay tra$ı ya da asker tra$ denilen kısacık saç stili ile eve dönülür.

step3: facebook'ta da sergilediğim türden siyasi ama ingilizce bir dergi <bkz: newsweek> ile evde babanın kar$ısında ayak ayak üstüne atılır.

bu basamağın biraz daha tadını çıkartmak istiyorum. babamın kar$ısında oturup cnbc-e'de mütemadiyen borsa altın döviz kurlarını takip eden babamdan "ya baba ver $u kumandayı da cnn internationals izleyelim" demek ve babamdan "hmms e al bakalım" tepkisi almak hakikaten benim gibi 2 abi 2 ablanın altında ezilmi$ bir çocuk için hayallerin de ötesinde bir durumdu. her $ey istediğim ayarda gidiyordu. diyalog da fena değildi hani;

-kim $u zenci adam?? (dergideki barack obama'yı kastediyor)
+baba zenci demek hakaret sayılıyor. (ırkçılık-hakaret bağlamında konunun istenilen yöne çekilme çabası)
-müslüman mıymı$ bu??
+yok değilmi$, babası kenya asıllıymı$, misyoner okullarında falan okumu$ diyorlar. yapmazlar bunu ba$kan falan. adamın amerikan ba$kanı olması türkiye'de bir kürdün cumhurba$kanı olması gibi bi$ey.
-yemek hazır mı bak bakalım annene
+peki..


ipler kopuyor, bağlantıyı kaybediyorum. en sevdiğim konuda ileti$im çabam sekteye uğruyor. yeni hamlem daha kı$kırtıcı;

-gazete almıyor musunuz siz ya, bütün gün nasıl oturuyorsunuz anlamıyorum ki? (aileye kar$ı elitist bir tepki, hmms)
+zaman geliyordu bi ara, sonra gelmemeye ba$ladı. (e onu da cemaatçi arkada$lar "bi tane de evine gitsin" diyerekten benim üzerimden göndertmi$lerdi eve)
-du ben gidip alayım bi tane.
anne: oğlum ekmek de alsana
-aynen çocukluktaki gibi di mi anne
anne: sen hala bizim çocuğumuzsun
-kaç tane??
.
.

(10 puanlık soru: sizce hangi gazeteyi aldım?)

gazetemi almı$ım, yasemin çongar'dan ba$layıp bütün kö$e yazarlarını sonuna kadar okuyorum. arada bir babama bakıp acaba gazeteme ne tepki veriyor, en azından televizyon kanalların refere haberlerinden dolayı haberi olduğu bu gazete hakkında nasıl görü$leri var diye merak ediyorum. ama babam yine cnbc-e export tv diye sürekli bir alt bantla rss tarzında döviz altın borsa bilgisi veren kanallarda zapping yapıyor.

öğle ku$ağı giriyor, borsa arada. kumandayı alıyorum ve i$te babamın ilgisi artık gazetemde. ilk sayfadan vicdani retçi x. y'nin hakkında halkı askerlikten soğutmaktan dolayı hapis istemiyle yargılanması haberi vs..

-alacak ba$ka gazete bulamadın mı??
+niye nesi varmı$? (gayet ilgilenmez bir tarzda)
-bunlar dağda bilmem $u kadar adam öldürüldü diyen adamlar değil mi? (babam burada 125 insan öldürüldü haberine refere yapıyor)
+evet onlar da yani söyledikleri yanlı$ mı?
-bunlar bölücü
.
.

oldukça uzun bir tartı$manın sonunda milli görü$ tabanlı ak partili babamın bunların yanında "kürtlerin en dindarı en namuslusu bile bölücüdür" diyecek kadar bir kürt dü$manı olduğunu da öğreniyorum.

step4: ayaklarımı indirip kız istemeye giden takım elbiseli çocuklara dönüyorum.

step5: konuyu hemen kapatıp derslerin zorluğundan labarotuarların i$kencesinden iğrenç kokusundan dem vuruyorum.

step6: annemin "hadi elinizi yıkayın mutfağa gelin" demesiyle ko$ar adım kaçıyorum ortamdan.

tatil bitiyor, giderken kapıcıyı 6 aylık parayı pe$in verip eve her gün gazete getirmesini istiyorum. ilk günler babam hiç okumamı$ gazeteleri. ama sonradan bir $ekilde okumaya ba$lamı$. telefonda sormaya da korkuyorum ama eve gazetelik bile almı$ gazeteleri koymak için.

bütün bu ki$isel kısmın özeti ise "bak baba i$te senin istemediğin $ekilde bi$eyler yaptım" diyebilmekti. ilkinde olmadı. kısmet bi dahakine..

   elaijsa   26.10.2008 12:43
   #1067729
2.

aslında normal olandır. siyasi görüş babadan oğula, anadan kıza geçmez, geçmemeli.

ha, ülkemizde bal gibi geçiyor orası ayrı. babanın siyasi düşüncesi neyse, annenin siyasi düşüncesi neyse çocuğun da aynı oluyor. belli bir dönemde çocuk okumayı da seviyorsa kendi fikirlerini; okumuyorsa ve düşünmüyorsa çevresindeki arkadaşlarının ve diğer insanların fikirlerini edinebiliyor. aksi taktirde fikirlerinde bir değişim olmuyor.

aileler isteyerek ya da istemeyerek kendi fikirlerini çocuklarına da aşılıyorlar. eğer aşılanan fikir değişime, gelişime, özgür düşünmeye ve kendi kararlarını verebilmeye engel teşkil edecek nitelikteyse söz konusu çocuğun savunduğu fikirler asla kendi fikirler olmuyor, olamıyor. başkalarının fikirleri zamanla aklına "kendi fikirleri" gibi yerleşiyor, böyle devam ediyor. yanlış da olsa savunuyor ve öyle ölüyor.

elbette aileler bazı şeyleri öğretmeli ancak öğretilen şey çocuğun kendi geleceğini şekillendirme yetisini elinden alıyorsa ve çocuğu belli bir çizgide yaşayarak hayatını geçirmeye mahkum ediyorsa o zaman öğretilenlerin doğruluğu tartışılır.

   yadigar ucanpehlivan   26.10.2008 12:48 ~ 12:50
   #1067734
3.

darbeler görmüş ebeveynlerin apolitikleşmesinden sonra çok da yadırganmaması gereken.

   tiki avcisi   26.10.2008 13:18
   #1067743
4.

çocuk kişisinin ileride aynı görüşe sahip olacağının bir işaretidir.

   feline   26.10.2008 13:20
   #1067745
5.

#1067733
hepsini okuma, reklam değil bu, sadece bunda geçen bir şey var ona değinerek konuya gireceğim.

"adı gazi." demiştim. neden gazi? hangi ebeveyn evladına gaziliği yakıştırır anlamam. vatan, vatan tamam da kol koptu, bacak koptu, bastı mayına kör oldu. iyi mi bu. askerlikten soğutuyorum he!
hayır soğutmuyorum, gereği varsa yapılsın kardeşim! gereği varsa gidelim savaşalım. alıp beni götürseydin ırak'a (ırak diyorum bak! aa orda kürtler ve araplar vardı değil mi? ayy yok savaşamam pis insanlar için.esmer esmer,ııy...kokuyorlar da. ölsünler!) bak neler ediyordum orda ben. neyse. dağıttım.

kucağımıza konulan "al bu senin!" ( bunu da söylemiştim başka yerde) denilen din gibi, onu benimsemek gibi, "bu vatan senin, öleceksin gerektiği yerde, öldüreceksin..." de konulmadı mı hepimizin malum bölgesine. sonra başka malum bölgelere başka bir şeyler daha koyulmadı mı bu inanç yüzünden?

tamam, diyorum. "varsa gereği ölelim." diyorum. bakıyorum, hiç bir mantık göremiyorum. başlatanı suçluyorum, gaza getireni suçluyorum, oğluna "gazi" adı koyan adamı suçluyorum, suçluyorum.
suçluyorum.
suçluyorum.
yahu hiç bir yere varamıyorum!
herkes gibiyim, ortalamayım işte. hatta ortalamanın altındayım. sebep belli, olan belli, yapılması gereken belli, suçlamak kolay geliyor, onu seçiyorum. "hadi yap bir şeyler!" deseler, "ben suçladım ki zaten!" diyeceğim.

sinirim varmış konuyla alakalı, atasım varmış,sebep oldu, attım.

kişisel kişisel anlatacağım şimdi bir şeyler, azıcık övüneceğim de ailemle, kimisiyle karşılaştıracağım, özür dilerim.

benim babam dindardır efendim, annem ve kardeşlerimin biri de aynı şekilde ve baş örtülüdür.
"biri" dedim değil mi? kardeşlerimin biri de neresini açacağını şaşırır. o kadar rahattır. babam iki kez hacca gitti ( ilkinde anlamadı herhalde). bazen eve toplantılar için arkadaşları gelir, öyle arkadaşlar ki bize görünmek ve bizi görmek istemezler, evde 4 tane kadınız çünkü. biz evden gideriz onlar gelecekken. çay, kahve, kurabiye falan hazırlayıp bırakır gideriz.onlar sohbet ederler, vakit geçirirler, ibadet eder, ayrılırlar.
annemin de buna benzer arkadaşları vardır,kadın arkadaşları, onlara da saygı duyarız, onlar da başımız açık olduğu için istemezler. annem de rahatsız olmasınlar diye bizden rica eder, biz yine evden gideriz.
ablamın arkadaşları gelir,benim arkadaşlarım gelir ellerinde şişelerle, bu kez annem evden gider. (ev birileri kalsın diye değil, gitsin diye sanki mübarek!)

babam hacca gitti, ben aynı zamanda çeşme'ye, o bana hac fotoğraflarını gösterirken ben ona bikinili fotoğraflarımı gösterdim.gülümseyerek baktık.(o biraz daha az gülümsedi gibi. o da normal.) babam evde dini sohbetler yaparken ben diğer odada shakespeare'den monolog ezberledim, gece yatmadan o bana sohbetten kesitler anlattı, ben de ona parçamı gösterdim, o beni alkışladı, ben bana verdiği bilgiler için elini öptüm.
benim babam her güne yedi tane yasinle başladıktan sonra beni ararken "nerdeymiş benim sahne perim?" dedi, ben babamla gurur duydum.yobaz olmadığı için. sosyalistliğimle,onunkine ters olsa da belli bir ideolojiye sahip olduğum için onun benle gurur duyması gibi.

kimse evladına motamot geçirmek zorunda değil kafasındakini. bilinmeli ki evladının da halihazırda bir kafası var, düşünebilirliği var, fikir yürütebilirliği var.

evladınızla sadece sizinle aynı fikirde olduğunda, hayata sizle aynı gözle baktığı zaman gurur duymayınız. bir insan getirdiniz dünyaya tamam, ama aklını siz vermediniz.
bırakın düşünsün.
bırakın kararını kendi versin.

adım "şehide" değil.
çok şükür allah'ıma.

   cenin   26.10.2008 13:20 ~ 13:23
   #1067746
 
reklamı kapat

yazdır