ecevit donemindeki ekonomik krizler

1.

ulkem halkinin son donem de hic anlamak istemedigi bulent ecevit in basbakanligi döneminde ki krizlere bakarak bu krizlerinin sebeblerini ve sonuçlarının ne oldugunu görelim.

ecevit 1973 secimlerinde en fazla oyu almis olan chp nin genel baskani olarak msp * ile beraber hukumeti kurmus ve ulkenin basina gecmistir. acilarla dolu 10 sene gecirmis olan kibris halkina huzuru "ayse tatile cikti" sozleri ile getirmistir . bu mudahele ulkeye ambargolar ve yaptirimlar uygulanmasina bunun neticesinde kitlik ve kriz donemi olusmus suleyman demirel bu durumdan faydalanarak hukumeti yipratarak cokmesine ve kendi hukumetini kurmasiyla noktalanmis ve ecevit mualefete gecmistir. yani bu donem ki gibi insanlarin oldurulmesine sesiz kalmamis ekonomik krizleri goze alarak asil objenin insan oldugunu kanitlamistir. ayrica dunyada bas gosteren petrol krizi de bu durumun etkisini 10 kat daha fazla hissedilmesine neden olmustur.

1977 de yapilan secimlerde turkiyedeki sol partilerin almis oldugu en cok oy orani olan %41 ile secimlerden galip cikmistır. ancak tek basina hukumet olacak güce ulasamadigi icin azinlik hukumeti kurmus ancak guven oyu alamamistir. ve suleyman demirel donemi tekrar baslamistir. ancak kisa sure sonra koalisyon hukumeti dagilmis apden* ayirlan 11 kisinin destegi ile ecevit tekrar basbakan olmustur. ancak bu onbir kisinin yaptigi yolsuzluklar ecevit ismini kirletmis ve dunyada iyice yayginlasan petrol krizinin etkileri ulke ekonomisini iyice bozmus ve ulke icinde ic savas hali olusmaya baslamistir. bu surec erken secimi tetiklemis dunyada yasanan ekonomik krizin faturasi ecevite kesilmistir. 1979 suleyman demirel tekrar bir azinlik hukumeti kurmus ve 1980 darbesi ile bu donem sona ermistir.

ecevit yasakli oldugu donemde rahsan ecevit dsp yi kurmustur. 1977 den sonra 1995 kadar ecevit basbakan olarak karsimiza cikmaz , burda ki basbakanlik sureside cok kısıtlı ve de dyp ve anap destekli bir azinlik hukumetidir. ancak bu donemin sonlarina dogru ecevit hukumeti apo yu sikistiran bir politika gütmüş ve sonunda oyle ya da boyle apo yakalanmistir .

yukardaki durumun getirisiyle dsp bir ivme yakalamis 1999 secimlerinde birinci parti olak cikmistir. bu donemde mhp ve anapla uclu bir koalisyon kuran ecevit hukumeti agustos ayinda meydana gelen depremle karsilasmis ve ulke insanlarinin kayiplarnin yaninda ekonomik anlamda da zor donemler gecirmistir ayrica dunya pazarina giren çin in gelismekte olan ulke sanayilerine verdigi zarar issizligi tetiklemiştir. bir yandan da yillar yilli ici bosaltilan holding bankalarininin islemez hale gelmesi tum ulkeyi etkileyen bir bankacilik krizi halini almasi bu hukumetin basina gelmis ve sorumlulari bu hukumet olarak gosterilmistir. bu surec sonrasi uygulanan para ve maliye politikalari kisa surede etkisini gosterememistir. saglamlaştırılmış bu politikaların başarılı sonuçları ecevit hukumetinin ismi altinda ortaya cikamamistir.

ecevit bu ulke ye gelmis geçmiş en talihsiz politikacilarin basinda gelenidir. belki sansizligini namuslu olmasina baglamak en akilci islerden birisi olacaktir. ecevit ulkesine hizmet ederken tum taslarin altina elini koymus ve bu nedenle bu ülkeye gelmis asil bir siyasetcidir. kaderi diger hukumetlerin yaptigi pislikleri temizlemek olmustur. iste bu durum ecevitin kitlik getiren adam sifatini almasına neden olmuştur. **
<bkz: ecevit yemez, kimseye de yedirmez>

   masaimara   18.06.2007 12:36
   #477039
2.

ulkede buyuk krizlerin cogunun bulent ecevit donemine rastgelmesinin ve ecevit'in her basbakanliginda ulkede buyuk krizler yasanmasinin sadece talihsizlik kelimesi ile aciklanmasi abesle istigaldir. ulkeyi krizden krize sokan, cani sikildikca * ve rahsan haniminda sikistirmasiyla genel af cikaran bir insani aklamaya calismaktan baska birsey degildir bu gayretler. hadi diyelim soylediklerinin hepsi dogru ve ecevit ak sutten cikmis ak bir kasiktan daha temiz. devlet adamligi noktasindaki asagidaki karsilastirma nasil karsilanacaktir merak konusudur.

yil 1988. rahmetli cumhurbaskani turgut ozal henuz basbakan. bir kongre esnasinda kartal demirag tarafindan suikast tesebbusunde bulunuluyor kendisine ve ozal parmagindan yaralaniyor. emniyet yetkilileri olayi arastirmaya basliyor ve cok onemli bulgulara ve bilgilere ulasiyor. donemin emniyet genel muduru mehmet agar bu bilgileri basbakan ozal ile paylasiyor. rahmetli ozal devletin selameti icin bu bilgilerin kamuoyu ile paylasilmasini sakincali buldugunda dosyanin kapatilmasini ve bu konuda kimseye bilgi verilmemesini rica ediyor mehmet agar'dan. ve dosya kapatiliyor. ozal eger bu bilgileri kamuoyu ile paylassa bir sonraki secimde oy patlamasi yapabilirdi ama devletin selametini kendi koltugundan once tuttu. bu bilgileri aciklasa idi belkide cok buyuk bir kriz yasanacakti.

yil 1961. rahmetli basbakan adnan menderes yassiada'da yargilaniyor. asagida eski erzurum milletvekili rasim cinisli'nin henuz universitede talebeyken yasadigi bir hatirasi bulunmaktadir:

yassıada mahkemelerini davetiye sahipleri izleyebilirdi. isteyenler, benim gibi o dönemde, “irtibat bürosu” olarak kullanılan dolmabahçe câmii’nin önünde bir gün önceden kuyruğa girerler, sabaha kadar bekler, davetlilerden arta kalan yer varsa vapura alınarak yassıada’ya götürülürdü. bu şartlarda 3-4 celse takip etme imkânı buldum.

bir celsede yine hakim başol, on yıl başbakanlık yapmış menderes’i azarlıyordu. “söyle, iskenderun’dan ve mersin’den kayıklara yüklediğiniz silahları nereye gönderdiniz?

merhum menderes cevap verdi:

“söyleyemem reis beyefendi, devlet sırrıdır.”

hakim başol öfkeyle ısrar ediyordu:

“taraftarlarınızı silahlandırmak, iç harp çıkarmak, karşı görüşte olanları sindirerek diktatör olmak istiyormuşsun, söyle, silahları nereye gönderdin?”

idamla yargılanan menderes, yumuşak, zarif bir tevekkülle cevabını tekrarlıyordu:

“devlet sırrıdır, söyleyemem reis beyefendi.”

kıbrıs’a diyemedi. yunan zulmüne karşı canlarını savunan kıbrıs türk’üne gönderdik demedi. o, devlet sırrını kahramanca korumayı bildi. o gün devlet sırrının idam sehpasının altında dahi ifşa edilemeyeceğini öğrendim. devlet adamlığının can pahasından daha aziz tutulduğuna şahit oldum.

rasim cinisli -(erzurum eski milletvekili)*
kaynak: www.turktakvim.com

yil 2001. mgk toplantisinda sayin cumhurbaskani ahmet necdet sezer, ecevit'e anayasa kitapcigini firlatiyor. ecevit bunu kamuoyundan saklamayi degil cumhurbaskanini millete sikayet etmeyi tercih ediyor. devlet sirri olarak kalmasi gereken bir olay kamuoyu ile paylasilinca kriz patlak veriyor ve ulkede bir gecede binlerce esnaf, sanayici ve isadami kepenk kapatmak zorunda kaliyor, doviz 3 katina firliyor, borsa yerlerde surunuyor. ulke en az 15-20 yil geri gidiyor.

size cumhuriyet tarihimizde cok onemli yere sahip 3 devlet adamimiz hakkinda bazi anekdotlar aktardim. yapilanlardan hangileri dogru siz karar verin.

   fevrihareketler   18.06.2007 13:21
   #477204
3.

<bkz: rte donemindeki rejim krizleri>

   wunderbar   19.06.2007 22:58
   #482782
4.

eski, nostaljik krizlerdendir.peeeh peeeh!!!! nerde o eski krizler!! bizim zamanımızda olan krizler, şimdiki gibi şişirme olmuyordu. oldu mu harbi oluyordu. esnafa kepenk kapattırıyordu. kaç yıldır rejim kaçtı, rejim uçtu dendi. daha kaçacak daha uçacak. sözde değil özde kriz istiyoruz!!!

   doktor narkoz   07.06.2008 03:03
   #939996
5.

<bkz: akp dönemindeki türban krizleri>

   1 a   07.06.2008 08:51
   #940025
6.

sayın kıbrıs fatihi, yemeyen yedirmeyen karaoğlanın kendi altını bağlattığı dönemleri de biliyoruz. allah’ın moruğunun avrupada alay konusu olduğu günleri de. krizlerin sebepleri eğer baştaki hükümet önlemini alamıyorsa veya bir sonraki hükümetin başına atabilecek yaptırımları uygulamaları hayata geçiremiyorsa, krizin ana sebebi kendisidir. o yüzden o bu bahane edilerek ecevitin uğursuz kıtlık sebebi biri olduğu inkar edilemez. kardeşim hep bu adama mı denk geldi bunlar?<bkz: geçin bunları>

   nickim_yok_mikim_var   07.06.2008 12:42 ~ 12:45
   #940114
7.

ecevit ahlaklı bir siyasetçi olarak anılmayı fazlasıyla hakeden birisidir.ekonomik krizlerin bütün yükünü bir siyasetçiye veya kısa dönemde uygulanan politikalara yıkmak cahilce bir yaklaşımdır.ekonomik krizler bir dizi makroekonomik dengesizliğin ve yapısal bozuklukların sonucu olarak bir yerden patlak veren olgulardır.bir anayasa kitabının fırlatılması yada bu olayın basına yansıtılması bir krizin nedeni olamaz.krizin nedenlerini araştırırken uzun dönemli politikaları incelemek ve dengesizliklerin köküne inmek lazım.türkiye cumhuriyet tarihinin ortalarından itibaren borç biriktirmiş ve yapısal bozukluklar sorunun temeline inilmeden borç ile günü kurtarma anlayışıyle geçiştirilmiştir.özal döneminden sonra ekonominin dışa açılmasıyla birlikte türkiye ekonomisi küresel sermaye hareketlerinin yapıcı olabileceği kadar yıkıcı olabilen etkileriyle yüzyüze gelmiştir.kamunun bu döneme kadar biriktirdiği borç yükü ,kamu borçlanma gereksinimini arttırmış,bu ise faiz kur makasının faiz lehine açık kalması gerekliliğini doğurmuştur.yabancı oyuncular türkiyeden aldıkları yüksek reel faiz karşılığında türkiyenin cari açığını finanse etmişlerdir.bu yapı giderek kırılganlaşan bir yapıdır.zamanla büyüyen cari açığın sermaye hareketleriyle finanse edilemeyeceği kanısı piyasada yaygınlaşır ve piyasa oyuncular ulusal paradan kaçıp dövize yönelirler.bu kendi kendini doğrulayan kehanet bir para-döviz krizini meydana getirir.kriz öncesi kırılgan yapı bir anayasa fırlatılması veya siyasi istikrarsızlık beklentisi ile patlak verebilir fakat bu asla krizin asıl nedeni değildir.krizin asıl nedeni uzun dönemde uygulanan yanlış politikalardır.
türkiye bu döngüden kurtulmuş değildir.borç stoku ve cari işlemler açığı giderek artmaktadır.yakın dönemde çıkabilecek olası krizin sorumlusu anayasa mahkemesi veya herhangi kişi veya kuruluş olarak lanse edilecektir.kimse gerçek nedenleri konuşmayacak.krizden sonra aynı döngünün içine yeniden girilecektir...

   nobelsport   07.06.2008 13:34 ~ 13:37
   #940144
 
reklamı kapat

yazdır