efes artemision

1.

efes artemision:dipteros tapınak:çevresi iki sıra sütun dizisiyle cevrili tapınak plan tipi.dıştaki sütunla yan duvar arasındaki uzaklık iki sütun arasındaki uzaklığın iki katına eşittir.ionia bölgesindeki ilk tapınaklarda bu plan uygulanmışt.
arkaik dönemde efes artemision: arkaik artemision’nun altında 3 yapı evresine rastlanmıstır.ı.evre sunak,ıı.evre ve ııı.evre birer naiskostan oluşuyordu.(naiskos:antik mimarlıkta küçük tapınak anlamında kullanılır)büyük çaplı ion tapınağıdır.ortak mimarlar çalışmıştır.dipteros planlıdır.2 basamaklı krepise sahiptir.
artemision 55.10x115.14 m boyutlarındadır.sütünlar 1.21 m çapında ve 19 m yüksekliğindedir.sütun üzerindeki yivler 40,44 ve 48 arasında değişir.sütun kaideleri altta bir plinthos ile başlar,bunu üç torus iki trokhilostan oluşan bir spira izler ve geniş bir torus ile sona erer.plinius tapınağın 127 sütuna sahip olduğunu söyler.
tapınağın içinde kireçtaşı dışında mermer kullanılmıştır.üst yapıya dıştan bakınca çatının tamamen mermerden yapıldığını üstte ise terracotta kiremitleri olduğu görülür.pronaos ve cella’dan oluşur.tapınakta opisthodomos yerine adyton olduğu öne sürlür.asia-ion tipi sütun kaideleri vardır.yumurta dizisi arşitrav ile korniş arasında yer alır.çörten yani oluk ağızları aslan başı şeklindedir.aslan başları arasındaki alanda savaşcılar ve savaş arabaları tasvir edilmiştir.
sikkeler üzerindeki tasvirlerden çatısının alınlıklı olduğu bilinir.ancak arkaik artemision’un catısının ne şekilde örtüldüğü konusunda aydınlatıcı bilgi yoktur.bu nedenle çatı,tavan ve iç arşitrav ahşap olmalıydı.tapınağın en önemli özelliği tamamının mermerden olmasıdır.tapınak m.ö 356 ylında herostratos isimli biri tarafından yakılır.ephesoslular öncekinden daha gösterişli bir tapınak yapmaya başlar.dipteros planı sayesinde iki sutun sırası ile çevrilmesi, tapınağı uzun bir yapı olmaktan kurtarıp ona genişlik kazandırıyordu. çörten yani oluk ağızları aslan başı şeklindedir.aslan başları arasındaki alanda savaşcılar ve savaş arabaları tasvir edilmiştir.
sikkeler üzerindeki tasvirlerden çatısının alınlıklı olduğu bilinir.ancak arkaik artemision’un catısının ne şekilde örtüldüğü konusunda aydınlatıcı bilgi yoktur.bu nedenle çatı,tavan ve iç arşitrav ahşap olmalıydı.tapınağın en önemli özelliği tamamının mermerden olmasıdır.tapınak m.ö 356 ylında herostratos isimli biri tarafından yakılır.ephesoslular öncekinden daha gösterişli bir tapınak yapmaya başlar..

klasik dönemde efes artemision: klasik dönemde efes artemision tapınağının mimiarisinde herhangibir gelişim ya da değişiklik olduğuna dair bilgiler elimizde mevcut değildir.

helenistik dönemde efes artemision: herostratos adlı bir şöhret düşkünü büyük iskender’in doğduğu yılda m.ö. 356’da tapınağı ateşe vermiştir. ahşap çatı kısmı böylece yanmıştır. iskender m.ö. 334 yılında persler’in üzerine yürümeden önce artemision’un yıkıntısının ortasında kurban sunmuş ve tapınağı tekrar inşa ettirmek istediğini belirtmiştir. strabon’a göre ephesoslular, onun bu önerisine övgü dolu sözlerle karşı çıkmışlar; “ bir tanrının tapınağını inşa ettirmek bir tanrıya yakışmazdı”. bunun üzerine ephesos halkı artemision’un yeniden eski plana göre inşaasına karar vermiştir yeni yapının eskisine göre en önemli ayrıcalıklarından biri 2,68 m. yüksekliğinde 13 basamaklı bir podium üzerinde yer almasıdır.
tabanının bataklık oluşu böyle yüksek bir kaidenin yapılmasını zorunlu kılmıştır.
ayrıca yeni artemision’da bir opithodomosun bulunduğunu varsayarsak, bu eleman da pytheos’un etkisini ortaya koyacaktır. sutunların ölçü ve oranları da priene’deki athena tapınağı’nın sütunlarına uymaktadır. plinius yeni artemision’daki sutunların 60 ayak, 17,65 m. boyunda olduğunu belirtmektedir ki bu, sütun alt çapının 9,6 katı idi. böylece bunlar arkaik artemision’un sütunlarından daha dolgun ve daha basıktırlar.yeni tapınağın simasında aslan başlı çörtenler dışında, figürlü kabartmaların yerine sadece anthemion bezemeleri görülmektedir. paralar üzerindeki tasvirlerden anlaşıldığına göre, yeni artemision’un dar yüzlerinde birer alınlığı vardı ve yapı örtülüydü.alınlıklar üzerinde ortada birer büyük kapı ile iki yanda büyük birer pencere görülmektedir. bu boşluklar alınlığın yükünü hafifletmek amacı ile açılmışlardır. yapı, m.ö. 3. yüzyılın ilk yarısında tamamlanmış durumdaydı ve görkemli sütun sıraları etkileyici bir görünüm vermekteydi.opisthodomoslu öneriler söz konusu olamaz; çünkü ion sanatı’nda opisthodomos mimar pytheos’dan önce yoktur. drerup’un önerisi, plinius’un 127 sütun sayısına uygun olduğu kabul edilebilir gibi görünüyorsa da iki yönden yeterli değildir. plinius, tapınağın önünde 36 adet kabartmalı sutunun bulunduğunu söyler. drerup’un planı buna uymamaktadır. ayrıca, aynı planda öne bir dördüncü sıranın eklenmesi ile naos ince uzunluğunu yani, arkaik özelliğini kaybetmektedir alzinger kendi planında cella içinde artemis heykelinin üzerinde dört sutunla desteklenen bir naiskosun bulunduğunu düşünmekte ve böylece hem 127 sutun elde etmekte hem de önde 36 adet kabartmalı sutun için yer kazanmaktadır.

efes artemision hakkında genel özet: plinius, yeni artemision’u herhalde görmüştü. bununla beraber hellenistik yapı arkaik tapınağın temelleri üzerine inşa edildiği için onun bu gözlemleri aynı zamanda arkaik yapı içinde geçerlidir.iki tapınak arasındaki tek ayrım arkaik yapının alçak basamaklı bir krepis üzerine inşaa edilmişken yeni artemision’un 13 basamklı bir podium üzerine yapılmış olması ve önünde (batı kısmında) merdivenli bir girişin bulunmasıdır.bu düşünceler kesin bir şekilde plinius’un verdiği bilgilere dayanmaktadır. eğer biz plinius’un verdiği sutun sayısının doğru olmadığını düşünürsek yeni artemision’un bir takım değişiklikler gösterdiğini kabul etmeliyiz.
arkaik artemision’un yapımı sırasında naiskos ve onu çeviren temenos yeni yapının içinde kaldı ve böylece artemis heykeli önceki kült heykelinin yerine dikildi.cellanın arkası yani adyton kapalıdır. opistodomosu bulunmaz. pronaos uzun tutulmuştur.
sütun kaideleri en altta bir plinthos ile başlar, bunu üç torus ve iki trochilosdan oluşan bir spira izler ve geniş bir torusla sona erer. bu kaide ııı. ve ıv. heraion’daki örneklerle karşılaştırıldığında, çok daha tektonik ve kullanışlı olduğundan ion sanatının standart bir mimarlık öğesi haline gelmiş ve iki yüzyıl süre ile kullanılmıştır.sütunların yüksekliğinin 19 m. olduğu kabul edilmektedir. oluklar değişik sayıdadır ve 40, 44 ve 48 yivi olan sütun gövdeleri vardır.plinius’a göre tapınakta 36 kabartmalı sütun bulunmaktadır. bunlardan bazıları parçalar halinde ele geçmiş olup, bir tanesinde görülen “kral kroisos sunmuştur” yazıtı, herodotos’un bu konuda bahsettiklerini doğrulamıştır.kabartmalı sütunların assur ve hitit sanatı etkisinde yapıldığı düşünülmektedir. arkaik artemision’da sütun başlığı volütleri kanonik bir şekil almıştır. arkaik tapınağın üst yapısının üç fascialı (bölümlü) bir arşitrav, altı ve üstü birer ion khymationu ile bezenmiş bir diş sırası ve bunun üzerinde yer alan bir korniş ile simadan oluştuğu kabul edilmektedir.
diş sırası parçası bulunmamış, buna karşılık 28 cm. yüksekliğindeki ion khymationunun varlığı saptanmıştır. simanın ele geçmiş olan parçaları da 28 cm. yüksekliğindedir.son yıllarda yapılan kazılar, tapınağın tarihlendirilmesi ve burada kültün başlama zamanı bakımından önemli sonuçlar ortaya koymaktadır.tapınağın temelleri arasından myken dönemi’ne ait bronz çifte balta ve pişmiş toprak kadın başının bulunması burada en azından myken dönemi’nden beri bir yerleşimin varlığını ortaya koymuştur. yine tapınağın temel taşları arasından, m.ö. 8. yüzyıla tarihlenen bronz hayvan figürleri ile m.ö. 7. yüzyıla tarihlenen altın tanrıça heykelciği, plastik kadın başlı iğne, m.ö. 7. veya 6. yüzyıla tarihlenen altın takılar, fayans figürinler, fildişi insan ve hayvan figürinleri ve m.ö. 6. yüzyıla tarihlenen alabastronar artemision’da myken dönemi’nden itibaren kesintisiz süregelen bir tapınımın varlığını ortaya koymaktadır.

   ugurlu   18.06.2007 01:32
   #475936
 
reklamı kapat

yazdır