elestiri cehaleti

1.

benden armağan olsun tanım haritası çılgınlarına...

tabu, kutsal, duvar...
adı ne olursa olsun cehaletimizle şenleniyor.

aşikar olanları görmezden gelmelerimize sebep tüm tabuların canı cehenneme!
devletine laf söyletmeyenlerin de.
klişeyi kullanma geleneğini sürdüreyim. "devlet halk için, halk devlet için değil".
senin yarattığın ve sana hizmet etmek için var olan bir öğeye böylesi bir dokunulmazlık yüklemek hangi aklın ürünü ki?
tanrısal çağrışımlarım var.

birisi diyor ki, çocuk katili devlet hesap verecek
savunmaya bakın,
"devletin okullarında okuyup, devletin işinde çalışıp ,devletin otobuslerine binip, devletin telekomünikasyonundan faydalanıp, devletin turksatını kullanıp;
devletin ordusuna laf etmektir!"

sanki devlet biz kendimize "es" verelim için bahşetmiş tüm bunları.
ve faydalanırken, devletin ordusuna, bakanına, milletvekiline, başbakanına, polisine, öğretmenine laf edebilmek cürret olmuş.
ne yapmalıyız, gördüklerimizi, yediklerimizle kusmamak için? ne(y)den vazgeçmeliyiz?
yaşamımızın devamını sağlamak için imkanlarını seferber edenlerin karşılığında yaşamımıza son verme hakları da var?
yediğin ekmekle tehdit edilmekten usanmadın mı ademoğlu?
otokontrolümüz bu olmuşken sorularım yersiz biliyorum.


devlet bizi izlesin, sustursun, ileri gitmeyelim için devlet?
ama içimizdeki devlet çok kötü, en kötü.
kendimize bile konuşamıyoruz, kendimiz, kendimize devletiz!

eleştirirken bile, faydacıyız, tuhafız.
bize bir takım rahtlık sağlansın da susarız.
biz işimize giderken, telefonda konuşurken, şehiriçi dolmuşta yer kapmaya çalışırken, bize tüm bunları sağlayanlar, bir iki cana kastediversin ve hata bile diyemesin. ama dikkat etse iyi olur bize dokunmasın. yani ricamız olabilir tehdit ne haddimize!


eleştrimek doğru görebilmeyi gerektirir.
doğru göremediğimizden belki, eleştiri diyince saldırı ve savunma edimleri çağrışıyor zihnimizde.
önce kendi organlarınızdan sıyrılırsınız eleştirebilmek için, ardından gözlerinizi geriden çekip, yapılana yoğunlaşırsınız.
geçmişte yahut süregelen minnet algınızdan kurtulursunuz.
güzeli ve çirkini söylemek kimseye ihanet sayılmaz.
bütün bağlardan kurtulduğunda anlayacak insan dediğin, bu şeyi!
zira maddesel bağ ile bağlananlar söylemeyi hep ihanet san/yıyor.

   ebemgari   12.10.2009 22:17 ~ 13.10.2009 02:31
   #1665027
 
reklamı kapat

yazdır