emin ersoy

1.

mehmet akif’in çöplükte ölen oglu

yil 1966 sonlari. kapiniza bir adam gelir. adi emin ersoy’dur. merhum akif’in oglu. bir ögle sonrasi odamdayim. ”sizi biri görmek istiyor” dediler. “buyursun” dedim. içeri tirasi uzamis, üstü basi bakimsiz, yaslica, çelimsiz bir adam girdi. hazirolu andiran bir durus ve hafif bükük bir boyunla: ”bendeniz mehmet akif’in ogluyum” dedi.

bir anda ne oldugumu sasirdim. nasil sasirdim bilemezsiniz. eski bir dostluk havasi yaratmak istercesine: ”oooo buyurun buyurun, nasilsiniz?” türünden bir yakinlik göstermeye çalistim. o, tavrini bozmadi: “rahatsiz etmeyeyim. sizden ufak bir yardim rica etmeye gelmistim.” dedi.

gökler mi tepeme yikildi, yer mi yarildi da, ben mi yerin dibine geçtim; dogrusu fena allak bullak oldum. ve tek yapabilecegim seyi yaptim, cüzdanimi çikartip uzattim. o, bükük boynuyla: ”siz ne münasip görürseniz.” dedi. cinnet cehennemlerinin tüm yildirimlari düsüyordu yüregime. ”durun bakalim neyimiz varmis” gibilerden cüzdani açtim; içinde ne varsa çikardim, fazla bir sey de yoktu.

bir iki adim atti. sanirim sadece bir 10, yahut 20 lira aldi. “çok çok tesekkür ederim, rahatsiz ettim.” dedi ve çikti. aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilisti gözüme:

besiktas’taki çöp bidonlarindan birinde mehmet akif’in oglunun ölüsü bulunmustu.

(yazar çetin altan)

<bkz: copy paste>

   stigmata   19.06.2010 15:25
   #2092132
 
reklamı kapat

yazdır