ertugrul ozkok

1.

hürriyet gazetesi genel yayın yonetmeni .

   zibidigibi   25.09.2006 00:18
   #52426
2.

bir aralar kendini fenerbahçe basın istihbaratçısı ilan etmiş yazar.

   kahkul   25.09.2006 00:19
   #52433
3.

aydın doğanın sözünden dışarı çıkmayan güdümlü gazetecimsi

   cuppeli beyaz pele   13.01.2007 10:21
   #179522
4.

hürriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yapmış olmasının yanı sıra izmir namık kemal lisesi mezunlarındandır.

   bucali   13.01.2007 10:38
   #179527
5.

yazarlarına durmadan mudahale eden ve saygınlığını yitiren yayın yönetmenidir.

   jeremies   18.02.2007 17:58
   #223634
6.

varlığının sebebini bir türlü anlayamadığım, kendinin de bunu anlayabilmiş olduğundan şüphe duyduğum bir şahsitettir. gündemle alakasız yazılar yazmakta üstüne yoktur. bunu görünce bu adamın yazılarını önceden yazıp bir sıraya koyduğu, sırası gelince de gündeme bakılmaksızın yazılarının yayınlandığını düşünürüm. öyle ki ülke gündemine bomba düştüğü anda fransada bordeaux şarabı içmenin ona ne büyük haz verdiğinden ve bu monolog tarzı romantik ortamın kayfinden bahseder.hani hepimiz, bütün millet biliriz ya bu şarabın tadını, heni hepimiz o şarabı orada içecek güce sahibizdir ya onun için bize rehber olur. hitab ettiği kesimi de bu şekilde ortaya koymuş olur. basındaki bu rolüyle ona yakışan, aslında çok pahalı bir yemek dergisinin şarap köşesinde yazı yazmaktan öteye geçmez. bu alakasızlığı ile haydar dümen ve güzin abla'nın yazılarının gündemle olan alakası kadar gündemle alakalı olduğunu ortaya koyar. halkı aydınlatmak gibi bir misyona sahip olmadığı ortaya çıkar, hatta 400 milyona hayat sürdürmeye çalışan milyonlara, şişesinin bedeli orta halli bir memurun emekli ikramiyesinden bile fazla olan bordeaux şarabından bahsetmek halkla taşak geçmek gibi birşeydir.. ama belki de bilemediğimiz, bizim aklımızın yetmediği bir tek kendinin anladığı bir onun kadar büyük adamların anladığı bir misyonu vardır. kendini her şeyi aşmış, yaşanacak ne varsa yaşamış, tüm deneyimleri ve doğruların kaynaklarını elinde, tekelinde toplamış olarak gördüğü izlenimini verir. halk onun için geri, yetersiz, yoksul ve pistir. bunların sebebi onun sikinde değildir. o atar, tutar, yazardır. ne için böyle bir adamın orada olduğunu düşündüğümde gaza gelirim, herkesin bu adamın yerinde oturabileceğine olan inancım artar bu yönüyle ,istemeden umut kaynağım olmuştur.

   makarali barabelli   14.04.2007 12:37 ~ 21.12.2007 20:54
   #323159
7.

genel yayın yönetmeni olmak için hiç bir ahlaki ilke ve tutarlılık gerekmediğini hatta insan olmaya bile luzüm olmadığını öğrendiğim canlı.

   maxlinder   15.04.2007 13:41 ~ 13:41
   #325422
8.

"zengin sofralarının zangoçu" diye nitelendirelebilecek bir şahsiyettir. patronu aydın doğan'ın işlerini görür, hükümetle arasını yapar. yazılarında, yediği şişman istakozdan, içtiği fransız şarabından, cannes'da karşılaştığı sharon stone'dan bahseder. memleketine yabancılaşmış, memleketinden kopmuş, aşağılık kompleksli, zavallı bir adamdır.

mesela, istanbul'da yoğun kar yağışı olduğu zaman, eğer okullar tatil edilmemişse ve çocuklar o soğukta dona dona okullarına gitmişse, buna bir tepki göstermez ve istanbul'un karlı halini isviçre'ye benzetir.

hürriyet gazetesi'ndeki o köşesinin üstünde gülen bir resmi vardır kendisinin. lale'ye benzeyen bir gülüşü vardır. hastasıyımdır...

dikkat edilmesi gereken çok tehlikeli bir mahluktur ertuğrul özkök..

<bkz: sahibinin sesi >

   olma digerleri gibi   15.04.2007 17:33
   #325814
9.

ne yardan ne serden vazgeçebilecek cesareti olmayan şahıs.

   neseytannemelek   20.04.2007 12:14
   #336350
10.

gatezeciliği güçlünün yanında olmaktan ibaret sanan, bunu marifet bellemiş, düşenin dostu olmaz sözünü kendine ilke edinmiş, bulunduğu yeri haketmeyen gazeteci.

   fusible   20.04.2007 12:19
   #336356
11.

içler acısı yazıları ve yayın anlayışı ile aydın doğan yalakalığı (yalayıcılığı da denebilir) yapan kimse. bir zamanlar tek yol devrim diye bağırdığını söyler.. bağırma lan ses kirliliği yapıyorsun demek geçer içimizden.

   gajo   23.04.2007 10:52
   #343343
12.

hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmenidir kendileri.sol görüşü benimsemiştir.ayrıca ercan saatçinin kayın pederidir.

   hayri pitir   23.04.2007 10:57
   #343360
13.

22 mayıs 2007 tarihinde hürriyet'te biz kime satıldık ba$lıklı bir yazısı yayınlanmı$tır. hep beraber bu yazının bir kısmını okuyalım;
---------------------------------------------------------spoiler--------------------------------
"doğan grubu, hükümetten yana ve ulusalcılara karşı."

aynı doğan grubu’nun hürriyet gazetesi ise bir haftadır, kendine liberal diyen bir çevre tarafından yaylım ate$ine tutuluyor.

neymi$, boğaziçi üniversitesi’nde yapılan "masum bir folklor gösterisini" hedef göstermi$.

"masum" dedikleri gösteride, pe$merge kıyafetli gençler sahnede dans ediyor, slayt gösterisinde ağzı bandajlı, türbanlı bir kız görülüyor.

arkasından da tam alaturka bir komplo teorisi.

"efendim boğaziçi üniversitesi, orhan pamuk’a fahri doktora unvanı verdiği için üniversiteyi hedef gösteriyormu$uz."

pazar günü radikal 2’de bir yazar, hürriyet’e yükleniyor.

hürriyet’in devletçiliği mi kalmıyor, asker yanlılığı mı, "askere hedef göstermesi" mi, ne derseniz deyin.

* * *

kafa bu.

boğaziçi üniversitesi’nin saygıdeğer yöneticilerinin, folklor kulübünün, ülkede hava bu kadar gerginken böyle provokatif ele$tiri $ovları yapma hakkı var.

ba$kalarının bu tuhaf gösteriyi ele$tirme hakkı yok.

tıpkı orhan pamuk olaylarında olduğu gibi.

onun, "türk devleti 30 bin kürt’ü öldürdü" deme hakkı var, sizin bu sözleri ele$tirme hakkınız yok.

ve bütün bunlar ortasında ben de soruyorum:

bizim gazetelerimiz, televizyonlarımız kime satılmı$?

akp’ye mi?.. yoksa muhalefete mi?..

ideoloji, önyargı, dü$manlık gözleri kör ettiği zaman, bundan herkes nasibini alıyor.
--------------------------------------------------------spoiler--------------------------------

bana anlatsana ideolojinin önyargının ne olduğunu ertuğrul amca? iki halkın -ki bunlar meksika ve türkiye oluyor- ortakça sergilediği bir folklor gösterisinde tam 6 dilde yazan hepimiz yazısını boğaziçi'nde kürt provakasyonu diye deklare etmenin ele$tirel yönünü açıklar mısın ertuğrul? $imdiye kadar ba$örtüsü yüzünden tek bir fevri hareketin ya$anmadığı bir okulda türban skandalı diye propaganda yapmanın haber değeri nedir, açıklar mısın bana? sahi sen kimdin? aydın ilerici demokrat gazeteci ertuğrul özkök. ya da darbe $ak$akçısı aydın doğan yalakası özgürlük kar$ıtı sahte demokrat ertuğrul özkök.

   elaijsa   22.05.2007 22:03 ~ 22:05
   #415837
14.

bir medyalama fedaisi.

   ilelebetmuhalefet   12.06.2007 18:00
   #463516
15.

3 gündür köşesinde genel kurmaya gaz veren yazar. sebebi nedir anlamak zor. lakin merak ediyorum; bir insan şarabını yudumlarken tv başından seyredeceği, kendi oğlunu göndermeyeceği bir savaşı nasıl bu kadar ister? hangi vicdan, hangi bahane diyeceğim lakin vicdan kelimesi iğreti duruyor ertuğrul özkök başlığı altında.

   exnihilo   25.10.2007 17:15
   #691714
16.

gazeteciliğe başlamadan önce sosyoloji doktorası yapan kişi. kendisi boğaziçi üniversitesinden ayrıldıktan sonra gazeteciliğe başlamıştır.

   nativema   11.11.2007 11:28
   #718748
17.

http://medya.zaman.com.tr/2007/12/22/ertugrul.jpg
http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=627899

   zyucel   22.12.2007 02:20 ~ 02:22
   #781912
18.

para nın ve lüks yaşa mın esiri olmuş kukla yazar.

   zorunluyum ki buradayim   29.12.2007 23:08
   #793687
19.

şarap gibi bir nimet(!) için allah'a hamdeden mümin.

   ramiz   13.04.2008 12:51
   #892578
20.

bugün taraf gazetesi yazarı yıldıray oğur'dan feci bir ayar yemi$tir, afiyet olsun.

"bu tarihi bir bulu$ma. ben fazla konu$mayacağım. birbirlerini 27 yıldır görmeyen iki ada$a bırakacağım yerimi. oturup konu$sunlar, neden bunca yıldır kavgalılar, küsler oturup anla$sınlar diye. bir tarafta hepinizin çok yakından tanıdığı memleketin kendisiyle sabır sınavından geçtiği hürriyet’in genel yayın yönetmeni ertuğrul özkök.
öteki tarafta ise daha az tanınan 1980 sonrasında aydın doğan’ın desteğiyle ecevit öncülüğünde çıkarılan arayı$ dergisinin ecevit’e yayın yasağı geldikten sonra ba$yazıları yazan genç ve sivil ertuğrul özkök.
biri ak parti kapatma davasına kar$ı avrupa’dan yükselen itirazlara kar$ı ulusal bağımsızlık sava$ı veriyor havasında. diğeri 1980 darbesine ve parti kapatmalara kar$ı avrupa’dan gelen itirazları ‘içi$lerimize müdahale’ olarak gören çevrelere kar$ı demokrasi sava$ı vermekte.
yani aralarında çok ciddi sorunlar var. oturup ba$ba$a uzun uzun konu$malılar.
zaman ve mekan gibi ben de aradan çekiliyorum tamamen gerçek olan iki ertuğrul özkök’ün tartı$masıyla sizi ba$ba$a bırakıyorum.

- merhaba küçük ertuğrul
- oo bayağı ya$lanmı$ız, saçlar dökülmü$ büyük ertuğrul.
- zaman hepimizi çok deği$tirdi. ar$ivler olmasa bir geçmi$imiz olduğunu kim hatırlar?
- e ne diyorsunuz siz hürriyet’te avrupa konseyi’nin, ab yetkililerinin akp’yi kapatma davası kar$ısındaki açıklamalarına.
- “bu fütursuzluk beni bile çileden çıkarıyor. bazı batılı kurumların bu fütursuz tehditleri, benim gibi avrupa birliği üyeliğine inancı tam olan insanlarda bile tiksinti yaratmaya ba$ladı. duygularımla konu$mam gerekirse $unu itiraf etmeliyim. bu sözler hem sinirimi bozuyor, hem ağırıma gidiyor.” (ertuğrul özkök - 8 nisan 2008 / hürriyet)
- yapma böyle ama. “ancak basit bir mantık, türkiye’de olup bitenler avrupa’yı neden ilgilendirsin deyip, avrupa konseyi’nde alınan bu kararı, gelip giden batılı heyetlerin ziyaretlerini türkiye’nin iç i$lerine müdahale olarak değerlendirebilir. batıyla ili$kilerimize geleneksel yerimizi sürdürmek istiyorsak, bunun gereklerinin ba$ında demokratik bir ülke olmak geliyor. batı ülkelerinin bu yoldaki giri$imlerini gereksiz bir sinirlikle kar$ılamayalım.” (ertuğrul özkök - 17 ekim 1981 /arayı$)
- neyse. “bu i$in suyu çıkmaya ba$ladı. türkiye, avrupa birliği üyesi olacaksa, elbette oradan gelecek görü$leri dinlemeliyiz. ama bu görü$ler, iktidardaki partinin arzusuyla ağır bir tehdide dönü$tüğü zaman, emin olun tam aksi sonuçlara yol açabilir. ama emin olunuz, dı$arıdan gelen baskılar böyle haysiyet çizgisinin altına inmeye ba$ladığı zaman, akp’liler en azından bu konuda doğal müttefiklerini de kaybediyorlar.” (ertuğrul özkök - 17 nisan 2008 / hürriyet)
- “içerde her konuya dar görü$le yakla$ıp avrupa ülkelerinin her isteğinde bir ‘içi$lerine karı$ma’, ya da ‘$ımarıklık’ arayanların baskılarına kar$ı türkiye avrupa’da kaldı. son geli$melerden sonra batıya dü$man kesilenlerin dediği gibi birbiri ardına ülkemize gelen batılılar birer müfetti$ mi nazi ve fa$ist hareketleri, aynı acılara katlanmak istemeyen avrupa’yı duyarlı hale getirmi$tir. i$te bu duyarlılık ‘avrupa bilincini’, ‘temel hak ve özgürlüklere saygı bilinciyle’ özde$ kılmı$tır. avrupalı dostlarımızın bu konulardaki duyarlılıklarını ‘müfetti$’ ve ‘içi$lerine karı$mak’ gibi kavramlarla suçlamadan önce bu tarih bilincinin anlamını görmek gereklidir. avrupalılık bilincinin özündeki bu dü$ünce dikkate alındığında avrupa konseyi’nin türkiye ile ilgili kararının garipsenmemesi gerektiği anla$ılır.” (ertuğrul özkök - 8 şubat 1982 / arayı$)
- ayrıca “avrupa konseyi her $eyden önce... kesintiye uğrayan demokratik ya$amın vazgeçilmez kurumlarının ileride alacağı biçimle yakından ilgilenmektedir. nitekim avrupa konseyi genel kurulu’nda kabul edilen bir deği$iklikle steiner raporu’na eklenen bir madde bu ilginin somut bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. rapora eklenen maddeye göre ‘kapatılan siyasi partilerin temsilcileri veya üyeleri olan ki$ilerin gelecek meclis seçimlerinde aday olma haklarını ellerinden alınmamalıdır’.” (ertuğrul özkök - 8 şubat 1982 / arayı$)
- inanamıyorum sana. ne kadar safsın böyle. “hakikaten merak ediyorum. ‘kimmi$ avrupa’dan anayasa mahkemesi’ne kar$ı böyle bir bildiri yayınlamasını isteyen?’ gerçekten öğrenmek istiyorum. neden mi? yüzüne bakıp birkaç kelam etmek için. eğer yaptığı $eyden utanmıyorsa, ortaya çıkıp, ‘evet arkada$ ben istedim’ demeli. ortaya çıkıp söylemezse, o zaman anlayacağız ki, kendisi de ‘yediği haltın’ farkında ve utancından saklanıyor. birisi veya birileri avrupa’ya ko$uyor, utanmadan sıkılmadan, ‘ülkem hakkında bildiri yayınlayın. parti kapatılırsa, ili$kileri askıya alacağız deyin’ diye lobi yapıyor.” (ertuğrul özkök - 17 nisan 2008 / hürriyet)
- öyle anla$ılıyor ki senin kimyan bozulmu$. anla$mamız mümkün değil. zaten “türkiye sadece kendisinin değil batı’nın kimyasını da bozmaya ba$ladı. batı’nın ciddi kurumları, ciddi yayın kurulu$ları, akp’yi kapattırmak için uğra$ıyor. bakın $u üç-dört gün içinde ciddi sandığım bazı gazete ve dergilerde ne saçmalıklar yapıldı. açık açık abd hükümetinden türkiye üzerinde baskı yapmasını, akp kapatılırsa ili$kileri bitireceğini ilan etmesini istiyorlar. bizim, amerikan anayasa mahkemesi’nin aldığı veya alacağı kararlarla ilgili böyle bir tehdide hakkımız var mı?” (ertuğrul özkök - 8 nisan 2008 / hürriyet)
- ben de seni tanıyamıyorum gerçekten. 27 yılda ne hale gelmi$sin. “batılı gazetecilerin bu konularla ilgilenmesi türkiye hakkında olumsuz önyargılara bağlamak istiyorsun. öte yandan batı’nın türkiye ile bu denli ilgilenmesi, o’nu bu topluluğun bir parçası olarak kabul ettiğinin de bir göstergesidir.” ama bu içi$lerimize karı$ma fobisine ne demeli. “bu konsey kararlarını etkilemeye dönük bir taktik değilse, avrupa türkiye ili$kilerinin geleceğine soğukkanlı bakmayan bir yakla$ım olarak değerlendirilebilir. bu arada içi$lerine karı$ma fobisinin boyut kazanarak gerek avrupa gerekse türkiye açısından olumlu sayılmayacak geli$meler yol açabilir.” (ertuğrul özkök - 17 ekim 1981 / arayı$)"

sayın ertuğrul özkök, büyük ya da küçük, bu yazıya cevap vermezsen bilesin ki o kaleminin onuru yoktur..

   elaijsa   20.04.2008 11:33
   #898063

1234  

 

sayfa

 / 4 

reklamı kapat

yazdır