eski sevgiliye mektup

1.

eski sevgiliye yazılan mektuptur, mail varken hangi salak yazar o ayrı konu...

sevgili eski sevgili,

nasılsın, iyi misin ?

iyisindir tabii kaşar... beni bırakıp gittiğinin ertesi günü(!?) bulduğun piç nasıl ? o gözündeki morluk nasıl olmuş, bence artık daha yakışıklı. lan kevaşe o sana aldığım gümüş kolyeye de çöktün ses etmedim ama satıp o piçle yersen parasını ikinizinde iflahını sikerim !

ha bu arada o arkadaşın aslı var ya, onun senin yeni manitayla ilişkisi varmış diye duydum bence bu olayın üstüne git... boynuzlanıyon yani !

allaha emanet ol, karşıma çıkma lütfen...

saygılarımla.

eski sevgilin, et döveceği !

   et dovecegi   28.03.2009 14:51 ~ 14:52
   #1279794
2.

bütün martıları doyurmaktı hedefimiz, bazende takılırdık bir tanesine, onu doyurmak isterdik bütün bencilliğimizle, o ise alamazdı ısrarla simit parçalarını, sen üzülürdün ya o zaman, hani her ıska geçişinde bir kez daha denerdin diğer martılara kızıp. hani sarkardınya tahtaya tutunup bacaklarını demire takar, bende belinden tutardım düşme diye, hani o martı eline gelmezdi yiyemezdi simiti, sen bütün naifliğinle üzülürdün ya, bugünde hava güzeldi, martılara simit atanları izledim, elim varmadı benimde simit atmaya, tutmak geldi içimden sarkan birini martılara simit atarken, orda hava yağmurluymuş internetten baktım hemen.
neden gittin?

   polidis   19.04.2009 23:06 ~ 20.04.2009 01:13
   #1325786
3.

bakıyorum da şimdi uzaktan daha çekici görünüyorsun. belki de artık uzanıp ellerini tutamadığımdan. şimdi anlıyorum neden sana bu kadar baktıklarını.. yeni sevgilin de çok hoş durmuş yanında. yakışmışsınız. sırf sana bakıyorlar diye kıl olduğum adamlar gibi bakıoyorum şimdi sana. sevgilin de bana eskiden benim o adamlara baktığım gibi bakıyor, utanıyorum..
ama kendime engel olamıyorum. o da tıpkı benim gibi öpüyor seni. bak; gözünün önüne düşen bi tutam saçını eliyle saçının arkasına attı. tıpkı benim yaptığım gibi..
şimdi anlıyorum sen bensiz kaldığın yerden devam ediyorsun..

ama ben hala her gece yatarken mesaj gelecek mi diye beklemekten kendimi alamıyorum. hala her gelen mesajı açarken heyecanlanıyorum senin adın çıkacak diye. cevapsız aramalar da var. benim kadar gurur yapıyor musundur bilmiyorum ama sırf bunu düşünerek, bunu isteyerek özel numaradan arandığımda kapatmıyorum telefonu. ihtiyacım olan tek şeyi senin yapmaya cür'et ettiğini hayal edip, telefonun diğer ucundakinin sen olma ihtimalini düşünerek..

   peynir gemisi   20.04.2009 01:05
   #1326103
4.

yazılmasına hiç gerek olmayan mektuptur. tek harfini bırak, kağıda, kalemin bir damla mürekkebine bile değmezdir çünkü büyük olasılıkla.

   melian   20.04.2009 01:08
   #1326106
5.

<bkz: aradığın aşkı söyle buldun mu> *

   perilousness   20.04.2009 01:08
   #1326108
6.

kısa ve öz:

<bkz: dönersen sikerim, dönmezsen sikimde değilsin>

   feldispat   20.04.2009 01:09
   #1326111
7.

eski sevgili,

hani seninle ilk tanıştığımızda ikinci görüşmeye ön ayak olsun diye verdiğim filmlerim ve kitaplarım vardı ya, onları geri istiyorum. zaten okumayı ve film izlemeyi sevmediğini söylemiştin. ne boka verdiğimi ben de bilmiyorum.

verdiklerimi unuttuğumu sanma. filmler şöyleydi: cesaretin var mı aşka (öğrendik ne bok olduğunu), düzenbaz roger (roger'ın çaktığı kızlardan birisi de sen olmalıydın!), gühankar rahibeler (keşke seni de öyle bir yere kapatsalar).

iş çıkışı meydanda bekleyeceğim seni. yine iki saat bekletip adamı ayar etme.

   comocomocomolokko   20.04.2009 01:15
   #1326126
8.

gittin. hanginiz kaldı ki. sen saçlarımı okşadın sabaha kadar diğeri dizlerimde yattı. bir film, bir senaryoydunuz hepiniz. kiminiz çılgın bir serseriydi kiminiz dingin bir beyfendi. ama neydi farkınız. sevgilim! hepiniz aynıydınız. sadece yaşanan yaşandığı anda kalıyordu. bir gerçekliği olmayan bir toz bulutuydunuz. sevgilim! nerdeydiniz siz burada mı ? hayır. orada mı ? hayır. ihanet tanrıçasının vajinasında fink atıyordunuz ya da bir vicdan ülkesinde yüreklere sinmeyecek sığmayacak acı bir hainlik peşindeydiniz. her şeyin ilk i olmak istiyordunuz. hainliğin bile ilki. aşkım! sizler ne halta yaradınız sorabilir miyim? hanginizin duyguları aylarca içinizi kemirdi? hanginiz bir film izlediğnde iç çekti? hiç biriniz. neden mi? çünkü her filmi başka bir kızla izlediniz. aşkım! uslandım dediniz çiçek alıp geldiniz kapıma ama çiçeğe alerjim olduğunu bile bilmiyordunuz hala. ben ne yapayım çiçeği yüreğinizi kararsızlıkla doldurup geldiğinizde. hiç birinizin kafasına atmadım o çiçekleri. alerjim de olsa , öleceğimi de bilsem acıdan acıtmamak için bırakmadım dizlerinize. sevgilim! sizi öylesine bastım ki bağrıma annelerinizin kıskandığı bile oldu. siz ne yaptınız? neden bağrına taş basmadın dediniz. ama sizden ala taş mı olur düşünemediniz. sevgilim! şimdi bu mektubu sizlere çocuklarınıza armağan edin diye yazıyorum. gerçek sevginin sadece anne\baba da olduğunu anlasınlar. evlilik denen şeyin sadece saygı olduğunu idrak etsinler, can yakmasınlar ve yanmasınlar diye yazıyorum. kimseye ''vazgeçilmezsin'' demesinler diye ''seni seviyorum'' kadar anlamlı bir cümleyi kaldırım orospusu yapmasınlar diye yazıyorum.

sevgilim! hepiniz hoşçakalın!

   kutsanmamis azize   20.04.2009 01:25 ~ 01:27
   #1326147
9.

merhaba asazee..

tam tamına üç bahar geçti aradan.ama burada mevsim yine aynı.değişen bir tek güneş in yüzü.biraz hazan işte.o kadar.

buralarda hayat senin anlattığın gibi değil pek.hani nasıl desem, bir şeyi istersin ya da istemezsin.ve de olur ya da olmaz.ona göre devam eder hayat.ama istediğini almak için bir başkasına zarar verirsen o zaman istediğini aldığında bir anlamı kalmaz.buralar aynen böyle işte.insanlar hep birbirlerinin kuyusundan medet umar olmuşlar.yani senin anlayacağın ben seni yine çok özledim...

sevda dediğin biraz zor bir zanaat.yüzme bilmeyenin okyanusta yüzmeye çalışması gibi bir şey.öleceğini bilir ama yine de yüzmeye çalışmaya devam eder.bir seferinde sen bana ' sevda sana bir kez göz kırptıysa sen sevdanın gözünü çıkar ki seni senden almasın ' demiştin.pek anlamamıştım o zamanlar ne demek istediğini ama şimdi gördüm ki sevda benim gözlerimi almış benden.sevdaya inanmam gibi bir şey söyleyip te servet-i fünun romantizmasına girmek istemem.yoksa malum ne satır yeter dert anlatmaya ne de sayfa.ama demem o ki, tamam sevda olmasın olmamasına da, benden ne ister ki yapışmış yakama.git demek de bana yakışmaz.körlerle sağırlar birbirini ağırlar..

senin dünyan nasıl.uzun zaman oldu sormayalı halini hatrını.yine tek başınasın sanırım.ki aslında bilmem doğru mudur ama en iyisi senin hayatın sanırım.aşk yok sevda yok dert yok tasa yok.yalnızlık zor zanaat bilirim ama hani diyorum ya ara sıra kuru kalabalık diye.o yüzden dedim.kızıyorsun.neyse.sen bilirsin.

evet bahar dedim.geldi.yine yeni yeniden.ama sen de bilirsin ki ben bu baharları pek sevemedim.hep hazan ki sonu ayaz.gönlüm küs bu hayata asaze..gönlüm kırgın.bakma yüzümün gülmesine.sen de bilisin ki bizim gibilerin yüzünün gülmesi yüz kaslarının gevşemesinden başka bir şey değil.gönül ile beyin arasında kaldık işte.çıkamıyoruz da bir daha.bahar 'ın ne suçu var.ki aşk sevda diz boyu.ve dere kenarları kadar gözyaşları mutluluğa.ama biz başaramadık işte o dere kenarlarına inmeyi.hep hazan 'ın dağlarında hüzün eşkiyalığı yaptık yıllar yılı.sen, bana hayatı öğreten,sevdaya küstüren ve nefes alıp vermeyi öğreten..sen ki bu hayata küstüysen benim bu hayatla ortak bir şeyim kalamaz.

geçen gün bir tanıdık, sen neden konuşmuyorsun dedi.ben de ' zamanında çok konuştum bir işe yaramadı, artık sustum' dedim.güldü.insanları anlamak ya da onlar tarafından anlaşılmak dünyanın en zor işi.sen bu nedenle terk ettin bu dünyayı.o nedenle çok iyi bilirsin ki insanı anlamaya çalışana kadar onun kendisini sana anlatmasını beklemek daha doğru.benim böyle bir derdim yok şimdilik.bilirsin..

satır aralarında geçen günlerimiz adına,yalnızlıklar içerisinde kendimizi unuttuğumuz yıllarımız adına,hayatlarımızı ezip geçtiğimiz bahar kokulu sevdalarımız adına baharda açacak olan bütün güzel çiçekleri emanet aldığımız dünyanın sahipleri çocuklara hediye ediyoruz.

iyi geceler asazee..ben yine yazarım sana….kendine iyi bak.çocuklara da..

   takimdan ayri duz kosu yapan yazar   18.08.2009 20:27
   #1546005
10.

sevgili sevgilim,

öncelikle, sen bu satırları okurken, ne yapıyor olacağımı inan bilmiyorum. mektup sana ne zaman gelir, sen ne zaman açar okursun bilemem. belki baban okuyup atmış da olabilir. ama illa merak ediyorsan bir kaç olasılık var; iş çıkışı arkadaşlarla içmeye gidebiliriz ama gitmeye de bilirim. neyse...

nasılsın, annen nasıl? çok selam söyle. ben de iyiyim. aslında dün biraz sırtım ağrıyordu ama masaj yaptırdım geçti. hani bir masaj salonu açılmıştı ya, çok güzel kızlar çalışıyor diyordum. evet oraya gittim. çok para verdim ama değdi aşkım. ben böyle bir şey görmedim. özel hizmet diye bir şey yapmışlar, mutlaka senin de öğrenmen lazım.

biliyorum bana kızgınsın. o ayşen kahpesine yavşadım. ama o güzel masmavi gözleri, mis gibi kokan ipek gibi teni, o insanın aklını başından alan cilveleriyle beni kandırdı aşkım. sen benim içimi biliyorsun. benim ne kadar saf ve kandırılmaya müsait olduğumu biliyorsun. lütfen affet. zaten senin üniversiteden arkadaşın şebnem' le de bir şey yapamadık, sap gibi kaldım şimdi. seni çok özledim. seni çok seviyorum bebeğim. tüm bu yaşadıklarım seni ne kadar çok sevdiğimin, benim için senden başkasının olamayacağının bir kanıtı adeta. seni çok seviyorum. bir de aşkım, banu'nun telefonunu bana mesaj atarsan çok iyi olur. hani sen görüşmemi istemiyordun diye telefonumdan numarasını silmiştim ya, sende vardı o'nun numarası. seni çok seviyorum. lütfen telefonlarımı aç. beni ara.

biricik sevgilin, hayatının anlamı twonetwo.

   twonetwo   18.08.2009 20:37
   #1546022
11.

sevgiili eski sevgilim,

bu mektubu okuyamayacağını bilmenin verdiği huzurla yazıyorum, öyleyse neden mi yazıyorum ? ayrıldıktan sonra yarım kalan ve yüzüne asla söylemediğim cümleleri bitirmek için yazıyorum. ayrıldığımız için seni suçlamıyorum, evet başlarda kızmıştım sana ama zaman geçtikçe mesafelerin büyüklüğünü kabullendim. sevgilimken sevginden asla şüphem olmadı, gidişini izlemek çok zor geldi, ama hayat gidenin arkasından izlemeyide öğretiyormuş.

şimdilerde keşke ayrıldıktan sonra görüşmeseydik diye düşünüyorum, tam bir daha asla orda olmayacağın gerçeğine kendimi alıştırmaya çalışırken, hayatıma tekrar tekrar girdin, gidişini defalarca izlettin bana, düşündün mü neler hissedeceğimi, üzülebileceğimi ya da kırılıcağımı. sırf sana tekrar sarılmak, sıcaklığını , nefesini hissetmek ve seni seviyorum sözcüğünü senden duymak için her seferinde geldim, tekrar gitmek zorunda olduğunu bilerek geldim.

zamanla hayatıma başkalarını almaz oldum çünkü yine bir gün gelecektin, üniverste kazandığın o uzak memleketten, yine sevicektin belki beni. beynim de senin her kötü cümleni, davranışını silen,aklayan ayrı bir mekanizma oluştu zamanla. ne kötü söylesen, kızamadım kıyamadım.

yalnızca hayatında başka birisinin olması düşüncesi deli ediyordu beni, başka birinin elini tutman, öpmen, düşünmek bile çıldırtıyordu. ve zaman geçti eski sevgili, bir gün o gittiğin yerden beni unutmuş olarak döndün, üzüldüm mü ? kırıldım mı? belki.. ama olması gerekende zaten buydu, seni başkasıyla düşünemezken, şimdi onu sevmeni, onun elini tutmanı ve onu özlemeni kabulleniyorum. hayat bazen asla düşünemem bile denilen şeyleri kabullenmeyi de öğretiyormuş.

aradan uzun zaman geçti, bu mektubu çok geç yazıyorum çünkü sanırım bazı şeyleri kabullenip, cümleyi kapatıp noktayı koyma günü bugünmüş. mutlu ol eski sevgili. artık gidişini izlemeyi bırakıp, dönüp yoluma gitme zamanı.

selametle.

   isteeyle   01.10.2009 13:04
   #1636808
12.

eski sevgilim
hani ben nişanlanıyorum ailem öğrendi artık senle beraber olduğumuzu ve istemiyorlar kesin bi karar verdim artık senle olmaycak dedin ya, iyi ki demişsin belki nişanlandın belki yalan söyledin ama benden bir yaş büyüktün büyük ihtimal evlenmişsindir. hatta çocuğun olmuştur çünkü epey zxaman geçti değil mi ne de güzel anlatırdık nasıl istediğimizi. hatırladığım zaman artık sadece gülüyorum artık geceleri 4e kadar ağlayıp sabah 7lerde senle barıştığımı görüp 2 saniyelik sevinçle uyanmak yok.. ne iyi etmişsin beni bırakmışsın. hayatında mutluluklar diliyorum. aaa yeni hatırladım doğum günün 29 eylüldü demi.. tüh. hadi allah uzun ömür versin. hoşçakal f.ha.

   guerrero   01.10.2009 13:09
   #1636815
13.

sayın eski sevgili,

ameliyathaneye lütfen.

   meme tembelyazar   01.10.2009 13:11
   #1636819
14.

sevgili eski sevgilim ....
ne yazacağımı .... nasıl yazacağımı bilmiyorum . keşke sen beni bütün zorluklara,benim hatalarıma rağmen severken senden sebebsiz bir şekilde ayrılmasaydım. bir yönden iyi oldu artık ben yokum. istediğin kadar sigara içebilirsin. istediğin kadar sapık arkadaşlarınla sapıkça konuşabilirsin. üniversite için istediğin bölümü kazanmak için çalışabilirsin konulara.... istediğin kızla ne istersen yaparsın.. işte artık umrumda bile değilsin demek isterdim ama ben seni çok özledim .keşke senden ayrılmasaydım diyorum ama yapcak başka çarem yoktu .nolur artık bana eskisi gibi sevgiyle bak gözlerin nefretle bakmasın yüzüme nolur!!!!!

   denizinkizi   01.10.2009 13:19 ~ 13:43
   #1636831
15.

eski sevgili,

seni bit pazarında görmüşler. *
yazacak başka birşey bulamadım.
beni niye terkettiğini her gün daha iyi anlıyorum.
gözlerinden öperim.

   prometheus   01.10.2009 13:21
   #1636836
16.

selam x'ciğim..
nasılsın? bugün doğum günün.takvime işaretlemişim.bi baktım lan bugün x'in doğum günü.msj atıcaktım ama kontörüm yok herzaman ki gibi.mektup yazayim bende dedim.gerçi karşı binada oturuyorsun ama uçak yapar atarım işte.ama baban denen pezevenkten tırsıyorum.ne zaman beni görse beni nezarete atıcakmış gibi bakıyor.bu arada geçen gün yanında bi lavuk gördüm.eve aldın onu.kimdi acaba o? çok saldın kızım kendini.benden sonra dağıttın kaportayı.halin harap.hiçbir giderin yok.neyse.doğum günün kutlu olsun..nice seneelere.yaladım.öhm pardon.eski alışkanlıklar.kib.ciao.mujks...

   baba aku yok   01.10.2009 13:27
   #1636850
17.

yazılmışı var, kasmaya gerek yok.
<bkz: gittin gideli bebek >

   chi   01.10.2009 13:27
   #1636851
18.

bir geceyarısı. farklı bi ülkenin yabancı karanlığını aydınlatan mum ışığı farkında değil kimi aydınlattığının. camın dışındaki manzara aynı değil alışkın olduğumla.. otel odasını benimseme ihtiyacı ise aynı heryerdeki gibi.. ben aynıyım. yanımda götürdüğüm ruhun aynı. arkamdaki yatakta kimin uyuduğu mühim değil. gittiğim hiçbiyerde kurtulamadım senden. sensizliğide beraberimde götürdüm hep sen sanıp belki. değiştiremediğim ufak ayrıntılar yönümü belirledi sürekli. ve şimdi seni değiştiremiyorum. tek yönlü bi yolda; hangi yöne gitiiğim belli değil.. bu şehirde de farklı değil sürekli hissettiğim uzak ufak sancılar. vaz geçen hanına dönen kalbinden kaçarken apar topar; geride unuttuklarım kelime oyunlarına gizlenecek cinsten değil. bu gece; açık olmak zorunluluğu var dünya üzerinde. bu nedenle gerçeklere verilen şu ufak molada bile; rahatsızım.

korkusuzlukla kaplı zafer sarhoşlukları çok uzağımda; sadece bikaç saat önce yaşanmış olmalarına rağmen. en büyük savaşı kaybettiğimden beri; kazandığım savaşların bir ithafı yok. bencilliği sevemedim hala. çoğul olduğumuz tekil şahışların zamanını özlemekle yetniyor sanıyordum kendimi; yazamayışım bu yüzdenmiş. yetinmemem gerekliymiş. vites artırmak gerekiyormuş çılgınlık mevzusunda her daim. çılgınlık derken; sıradanlığı doyasıya yaşamaktan dem vuruyorum daima. şarap iyicene işledi kanıma. burası adamı fena çarpıyor.

uzunca bir aradan sonra hatırlamaya başladım yavaş yavaş. yok hayır kesinlikle bir rüyaydı; bir anı değil. yanlış hatırladın. yada hatırladığını düşünüp kandırdım seni.

otelin her bi köşesine sinen tanımadığım insanların hatıralarını görür gibiyim. kimi bi iş seyahatinin yorgunluğunu atıyor arkadaki yatakta; kimi aşkını yaşıyor oturduğum balkonda. hiçbiri oturup yazmıyor gecenin bu saatinde herhangi bi kimseye herhangi birşey. ilk olduğumdan kelli bu konuda; mağrur hissetmiyor değilim.

bu yazma isteğini neden sana kullandım bilmiyorum. uzun aralıklarla gelirken şu sıralar, sana harcamaktan pişman değilim. bazen herkesin inandığı çift kişilik kurgusuna inanasım geliyor; sonra yok diyorum yok; bu işler öyle değil.. uğraşım getirilen farklı tanımları destekleme yönünde güçleniyor. suçu atma çağı sağa sola; çoğunlukla sana; suçlu bulunup kapatıldı. hakim bendim; jüriyi takan kim allasen.

burası adamı fena çarpıyor. özledim, seviyorum ulan; arabeskede bağlarım yeri geldimi; nedir yani. yok yok cidden; burası fena çarpıyor adamı.

otururken çıkan kamburu destekliyordu gözüne girmekte inat eden saçlarını. yeni traş olmuştu; traş losyonunun yakıcılığı sutratındaydı hala. yazdığı üçbeş satırı soğumaya bıraktı. kalktı yerinden kamburunu doğrultup saçlarını geriye attı. yatağa doğru giden bedenini engelleyemedi. nefes alışlarını duyar gibiydi yataktaki yabancının. burası adamı fena çarpıyordu.

gibi birşeydir herhalde.

   justagoodfella   01.10.2009 13:40
   #1636886
19.

seni unutmaya çalışıyorum...
bu hastalıklı ruh hali çok fena, hiçbir şeye konsantre olamıyor insan.
öyle dolanıyorum ortalıkla... sanki bir amacım yokmuş gibi, sanki ölmüşüm gibi nasıl anlatılır bilmem ki bu duygu.
geçen gün seni gördüm, elinden düşürmediğin camel sigaran, arkadaşına bir şeyler anlatıyordun.
biliyorum, şaşırdın beni görünce. çünkü bilirim insan vicdan azabı çekerek unuttuğu şeyleri tekrar hatırlamak istemez. belkide beni öyle beklemiyordun, evet senden sonra çok değiştim ben...
ben senin için neleri göze almıştım bir bilsen, ama anlamadın ki beni hiç bir zaman.
neyse boşver, bunları konuşmak için artık çok geç!
genede bir gülüşün yeterdi gönlümü almaya neyse dedim ya boşver gitsin...

   inanna   03.06.2010 20:33
   #2081363
20.

canım.

ananı sikeyim.

   bilinen biri   03.06.2010 20:37
   #2081369

1234  

 

sayfa

 / 4 

reklamı kapat

yazdır