eve donus

1.

büyük beklentilerle gittiğim ama hüsrana uğradığım 12 eylül böylemi anlatılır dediğim film...

   dinginlik arayan ada   13.11.2006 22:03
   #107816
2.

m.ali alabora'nın kötü oyunculuğuna rağmen bir adamın çaresizliğinin iyi anlatıldığı film.

   dumanico   11.05.2007 06:56
   #386894
3.

gülerken utandığınız sahneleri olan film. türk sinema klasikleri arasında yerini almasını umduğum film.

   duman   13.05.2007 19:33
   #392911
4.

darbe şakşakçısı vatandaşların izleyip darbe nedir, nasıl hayatları karartır görüp öğrenmesi gerken filmin adı.

   kardio   13.05.2007 22:27
   #393353
5.

etkileyici ve fazlaca sert bir dönem filmi.mehmet ali alabora gayet iyi oynamış,sibel kekilli de fena değil zannımca.filmin sonunda beliren yazılar da pek manidar. uzun lafın kısası,olmuş...

   saglam   29.07.2007 17:01
   #578429
6.

mehmetali alabora nın oyunculuğuna sövdüren filmdir.hazır sinirlenmişken doğa rutkay senin neyine verdi ulan allahın memolisi dedirtmiştir.akılda kalan bir dialog vardır ki ilk fırsatta rakı masasında sarfedeceğimdir;

----rakı olsa şimdi az sulu boz buzlu oof of..
--rakıyı susuz içeceksin, helale haram karıştırılmaz...
---muhabbet adammışsın be.

   etibumbada   20.08.2007 14:29
   #622373
7.

fuzuli bir 12 eylül filmi. bu filmi yapanların derdi ülke geçmişdir. yaşanmış sorunlardır ama nedense kafaları sadece 12 eylüle çalışır hiçbiri 12 marttan,madımaktan,susurluktan,68 gençliğinden hiç bahsetmezler. 12 eylül etksinden çıkamamış bu kuş kafalı zihniyet ancak aynı senaryoyu farklı replik ve oyuncularla millete sunarlar. sonrada derler ki sinemaya destek yok türk halkından, bıktık aynı konulardan ya 12 eylül çekeriz, ya hayat kadını olmuş birinin hayatını, ya kabadayılıkları ya da küçük x leri... yaratıcılık yok yurdum sinemasında. yokkk. bu filmde onun delili.

   burujuluvazilin   20.08.2007 14:45 ~ 17:36
   #622399
8.

çağan ırmak'ın babam ve oğlumu ile başlayan beynelmilel ve zincirbozan ile devam eden 12 eylülü anlatan dönem filmlerinden birisidir. sinematürk dergisi editörü burçak evren'in deyişiyle türk sinemasının kendi tarihi ile hesaplaştığı filmlerden birisidir;ancak artık günümüz gençliği 12 eylülü bireysel dramlar olarak algılamaya başlamış ve olayın toplumsal, sosyal ve politik boyutunu bilmez olmuştur. eve dönüşte olayın bu boyutlarını unutması ile hafızama kazınmış filmlerden birisi olarak kişisel sinema tarihimde yerini almıştır.ayrıca film başarısız oyunculukları ile de hatırlanmaktadır.

   fokus   20.08.2007 15:20
   #622463
9.

12 eylülü unutma unutturma düşüncesinin devam ettiği filmlerden birtanesidir.
darbeye herkes karşıdır, darbe bir ülkeyi yıllarca geriye götürmektedir, ama darbeninde kaçınılmaz olduğu yerler yok değildir.

   pascha   20.08.2007 16:12
   #622540
10.

sibel kekilli'nin adindan kelli oynadigina inandigim; hic de oraya yakismadigini düsündügüm film. sonuc itibariyle alamanci türkcesi pek bir ayan beyan cikiyor ortaya.

darbe tiksincligi yapmanin lüzumu yok, cünkü 12 eylül askeri darbesi zaten bu ülkenin tiksinilesi hadiselerinin basinda gelir.
insanlarin nasil da "kim ve ne neden yapiyor?" suali sorulmadan icerilere atildiginin dramatik bir kaniti. eger bunu komediyle karismis bir versiyonda okumak isteyenler varsa vatandas abuzer tavsiye edilir.

basrol oyuncusu alabora, zaten cok ortayol bir adami canlandirmaktadir ve bu insanin o sebebini anlamadan gördügü iskencelerin altinda ezilmesi de dünyanin en dogal olayidir.
hic birimizin yasamadigini varsayarak konusursak iskence nedir, en cok en cok izledigimiz film ve kitaplardan biliriz ötesini bilemeyiz. etrafimizda bunu yasamis insanlar varsa bazi bazi seslere karsi nasil irkildiklerini fark edenimiz de olmustur belki...
dikkati ceken bir nokta da her "seni beni neden iceri almiyorlar, kesin yemistir bi halt?" diyenlerin akabinde iceri alinmasidir.
bu da biraz 12 eylül ü basite indirgemektir diye düsünüyorum. evet, bunlar yapilmistir...insanlar dandik ihbarlar üstüne yakilmistir. ama en ufak sey dahi iskence görmeye sebebiyet veren olaylar bütünüdür 12 eylül . bunu da unutmamakta fayda var.
yoksa iceri tikilanlar sadece önemli örgüt üyeleri ve de yanlisliga kurban gitmis sahsiyetler falan degillerdir. bu bir nevi 12 eylül aklamasi olur cikar kasimiza.
*

   cemkirik limon dilimi   25.10.2007 11:29
   #690652
11.

mehmet ali alabora degil de başka biri oynayaymış daha izlenilebilir olurdu diye düşündügüm bir film.

   enigmatic   24.12.2007 15:50
   #784673
12.

yaşatılan onca işkenceye cevap vereceği umuduyla filmin sonuna yaklaştığımda, suratıma inen bir yumruk gibi beni kendime getiren film.
izlediğim bir filmdi, evet ama aynı zamanda bir yönüyle gerçekti.
mustafa ortalama bir vatandaş, hatta bir lümpen iken, evsahibinin ihbarı üzerine merkeze götürülüyor ve orada üzerinden tank gibi geçiliyor.
şehmus olmadığı anlaşılınca, tehdit edilip lütfen bir "kusura bakma" denilir. vatanın yılmaz savunucusu komiser tarafından hem korkutulup, hem de sanki onca zulmü yapan kendisi ya da asıl mağdur mustafa değilmiş gibi davranır:
"bak, kızın doğum günü vardı, ona bile gidemedim"
bu durumda belki de pek çok kişi içinde "vah, vah, yazık!" demiştir.
sevgili komiserimiz ailesi ile doğru dürüst görüşememekten muzdarip ve bizden anlayış beklemektedir, mesaisinin insanlara işkence ederek geçirdiğini unutmamızı isteyerek ve unutacağımıza tün kalbi ile inanarak.
oysa mustafa'nın da kızı vardır, kahve arkadaşları, rakı bardağı, beşiktaş'ı...
oysa mustafa şehmus değil.
ama mustafa şehmus olabilir, değil mi?
bu bütün işkenceleri mazur görmemizi sağlar.
mustafa da buna inanmaktadır biraz, hepimiz gibi.
bunu nerden mi anlıyoruz. mustafa'nın hoca'nın evine gitmekte yaşadığı tereddütte. polislerin onu görmesinden sonra yaşadığı korkuda.
en kötüsü son sahnede.
ne demiştim...
filmin akışına kendimi kandırdığım için tüm kurmacalarda olduğu gibi malzum kahramanımızın intikamını almasını umuyor hatta istiyordum.
tüm filmlerde böyle olmaz mı hemen hemen; kahramanızım filmin son beş dakikasını düşmanlarından, kendisine kötülük eden herkesten intikamını almaya hasreder, biz de film boyunca yaşadığımız tüm gerilimi bu beş dakikacık içinde boşaltırız.
kahramanımız öcünü aldıkça, biz de avaz avaz bağırırız kendi içimizde:
"vur, vur, vur!"
bu esnada aklımıza asla yasalar gelmez, yasanın koruyucusu olduğu vehmedilenler de!
tek ahlaki kuralımız vardır elimizde; "kısasa kısas".

ancak mustafa bizi hayal kırıklığına uğratır.
acınası bir korkaklık ve dehşet verici bir teslimyetle hacı'nın buyur ettiği sandalyeye sığıntı gibi ilişir.
filmin ve yaşanılan sürecin özeti budur.
mustafa esasında tüm toplumu temsil eder...
toplum hücrelere tıkılmış, dövülmüş, sövülmüş, cezaevlerinde insanlıkdışı her türlü eyleme maruz bırakılmış, asılmayıp beslenmiş yada tersi yapılmış, fişlenmiş...
alınmayanlara, yaşayanların yaşadıklarının korkusu yetmiştir.
zaten nihai amaç dövmek, işkence etmek değildi.
"asıl dahice plan korkuydu!"
ve halk korktu, çok korktu, çok!
ve korku mustafa'nın erkekliki gibi toplumu da iğdiş etti, erkeklikten düşürdü.
belki de 12 eylül sürecinin en cesur muhalifleri kadınlardı.
onlar iğdiş edilemezdi nasıl olsa...
mustafa'nın ki esasında eve dönüş falan değildir; bir cehennemden arafa ilticaydı...
mustafa eve dönmedi, kendi gölgesinden korkan ve güce tapan toplum gibi.
arafta kendi zihninin cehennemine döndü.

   nagual   06.02.2008 11:29 ~ 11:37
   #853238
13.

yönetmenliğini türkiye'nin üstlendiği, başrollerini isviçre, çek cumhuriyeti ve hırvatistan'ın paylaştığı fantastik korku - dram - komedi.
isviçre ve avusturya'da vizyona girdi.

"bir doğa üstü belgeseli" (times)

"gözlerinize inanamayacaksınız" (la news)

"messi fenerde" (fotomaç)

   infinitedreams   21.06.2008 01:24
   #952231
14.

dönüslerin en güzeli. siki dassagi yayip da insan koltuguna uzanmiyor mu...oh ne ala, ne ala!
kaloriferi de yakmisim ki...mis gibi anasini satayim...

   cemkirik limon dilimi   29.09.2008 19:01
   #1043604
15.

filmde amaç 12 eylül'ü anlatmak değil, 12 eylül'de yapılan işkenceyi anlatmaktır. ve işkence karşısındaki adamın çaresizliği, bozulan psikolojisi, erkekliği vs bu konular güzel işlenmiştir. memet ali alabora filmin başlarında kötü oynasa da eve döndükten sonraki tripleri iyi yakalamış. sibelin oyunculuğuna laf yok ama ödüllükte değil hani. civan canova döktürmüştür oyunculuğunu. en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü almıştır. ve layıkıyladır da..

   manicdepressive   04.05.2009 13:48 ~ 05.05.2009 22:56
   #1359197
16.

bu filmi izledikten sonra insanın küfür edesi geliyo. müthiş küfür ediyolar lan.

orrrrrrrrrsssssssspuu çocukları..

   endirekserbestvurus   04.05.2009 14:13
   #1359239
17.

12 eylül'u ya da 12 eylul i$kencesini fark etmez: rica ediyorum bir $eyi vurucu aktaramiyorsaniz ustunkoru geci$tirerek kiymetsizle$tirmeyin. henuz boyle bir "yara" ile ilgili bir adet pansuman gormedim turk sinemasi'ndan, bu da pek farkli degil.

   henry flower   04.05.2009 15:05
   #1359323
18.

sibel kekilli'nin alakasız bir şekilde yer aldığı film. o rolü daha iyi yapabilecek daha iyi oyuncular var ama işin medyatiklik kısmı düşünülmüş sanırım. filmi ikikere izlememe rağmen sibel kekilli'de en ufak bir oyunculuk kırıntısı göremedim. filmin en bariz kusuru bu! oysa konu çok güzel, işleyişte gelgelelim sibel kekillinin bulunduğu her sahne yapmacıklık kokuyor ne solu biliyor ne sola dair acılar, birazda yaşamışlık aynı topraklarda paylaşmışlık gerekiyor o acıları, analardan babalardan kendi ülkende telkinler duyman, ve bu telkinlere rağmen deli fişek gezmen gerekiyor ama tabi sibel kekilli bu duyguları bilmediği için, bilemediği için, ancak bu kadar olmuş.

   hannibal   24.05.2009 20:42 ~ 20:42
   #1402806
 
reklamı kapat

yazdır