f tipi

1.

bir cezaevi tipidir. mahkumlar tek veya 3 kişilik hücrelerde kalırlar. teoride doğru bir uygulamadır. fakat türkiye'de maalesef yanlış bir uygulaması görülmektedir. insan kavramından çok güvenlik kavramı göz önüne alındığı için ağır eleştirilere hedef olmuştur.

bu tip cezaevlerinin amacı, teorikte, siyasi mahkumların infazını gerçekleştirmektir. teoride destek verilmesi gerekir zira buraya adi suçlar, hırsızlık, cinayet değil terör eylemcileri, teröristler, bölücü-siyasi oluşumda olanlar konulmalıdır. fakat uygulamaya geçtiği günden beri yukarıda bahsettiğim suçlular dışındaki insanlar da "düşünce suçu" başlığı altında buralara nakledilmektedir. tekrar belirtmek gerekirse teoride doğru fakat türkiye'deki pratiği yanlış olan bir uygulamadır.
<bkz: ölüm orucu>

eğer devleti bölme suçundan yatması gereken kişiler varsa kesinlikle doğru bir yerdir. eğer askeri şehit eden piçler varsa kesinlikle yatması gereken yerdir. eğer kürdistan!!! hayali kuranlar varsa toptan yatması gereken yerdir. eğer insan haklarını savunan öğrenciler varsa yatmamalıdır. eğer adalet isteyenler varsa yatmamalıdır. eğer bu ülke için olumlu işler yapmak isteyen aydın insanlar varsa yatmamalıdır.

   ugokhan   28.09.2006 08:21 ~ 08:22
   #58083
2.

türkiye demokrasi'sine ciddi yaralar vermiş,düşünce suçu adı altında gerçekten sağlıklı düşünemediği için orada olan veya gerçekten sahip olduğu beynin kıymetini bilip gördüğü yanlış şeylere karşı koyup vatan haini damgası vurulmuş olduğu için orada olan diye iki ayrı başlıca insan modelini barındıran,bir nevi bol kanlı toplama kampı,cezaevi türü.

   painseeker   28.09.2006 08:33 ~ 08:34
   #58089
3.

insanca yaşama koşullarını ortadan kaldıran düşünce suçlularının atıldığı mekan.

   ederlezi   11.12.2006 15:16
   #138920
4.

f tipi, bir ceza evi mi,kesinlikle değil.en kanlı eylemleri gerçekleştirenler gibi pankart açan veya slogan atanların da atılabildiği, çağımızın işkence aracıdır f tipi.*mektuba dikkatinizi çekmek isterim;

"bu zincire bir halka da siz ekleyin!

tutsaklardan çağrı:

bu mektup tekirdağ f tipi tecrit hücrelerinde tutuklu bulunan devrimciler tarafından yazılmıştır.
belki az çok tanıyorsunuz, belki de hiçbir fikriniz yok. belki de yaşamınızın bir döneminde bizlerle kesişti yollarınız, belki bir arkadaşınızdan biliyorsunuz ya da bir akrabanızdan dolayı tanıyorsunuz bizleri.
bu mektupta asıl yazacaklarımıza geçmeden önce bir de biz kısaca tanıtalım kendimizi. kimimiz onsekizindeyiz, kimimiz elli yaşını geçtik. kimimiz işsizdik, kimimiz mühendis; kimimiz işçi, memur; kimimiz öğrenci, işportacı, esnafız.
neden burada yattığımızı da, neden hapishanede olduğumuzu, "suç"umuzu da bilmek hakkınız. kimimiz sendikalarda, derneklerde, meslek odalarında örgütlendik; kimimiz gecekondu yıkımlarına direndik; kimimiz polisin terörüne, baskısına, hukuksuzluğuna karşı boyun eğmedik, karşı koyduk. ancak hepimiz, imf'nin, dünya bankası'nın sömürü politikalarına, ab'nin ve abd'nin kuklası haline gelen, ulusal onurumuzu ayaklar altına alan iktidarlara karşı çıktık. haklarımız ve özgürlüklerimiz için mücadele ettik. sonuçta buradayız.
asıl konumuza gelelim. f tiplerini ne kadar biliyorsunuz? tecrit işkencesi nedir, hiç duydunuz mu? bilmiyoruz... ama almanya'daki nazi kamplarını duymuşsunuzdur. ya da bugünün dünyasında abd'nin guantanamo'daki hapishanesini veya irak'taki ebu gureyb hapishanesi'ni mutlaka duymuş olmalısınız. işte ülkemizdeki f tiplerinin de o nazi kamplarından, guantanamo ve ebu gureyb'lerden farkı yoktur.
türkiye'deki f tipleri 19 aralık 2000'de 28 tutuklunun yakılarak, kurşunlanarak öldürüldüğü, yüzlercesinin yaralandığı "hayata dönüş" operasyonunun ardından açıldı. beşinci yılına giren f tiplerindeki uygulamalar şöyle:
- f tiplerine gelen herkes daha önce elle ve elektronik cihazlarla defalarca aramadan geçirilmesine rağmen girişte atlet ve külotunuz da üzerinizde kalmayacak şekilde çırıl çıplak soyulur. dayatılan bu onursuz ve ahlaksız aramaya direnirseniz, dayak yersiniz.
- hastane ya da mahkemeye gidip gelirken daha hapishaneden çıkmadan gidişte beş, dönüşte beş kez olmak üzere tam on kez aramadan geçirilirsiniz.
- kaldığınız hücreler tek ya da üç kişiliktir. tek kalıyorsanız hiç kimseyle, üç kişi kalıyorsanız yanınızdaki iki kişi dışında -gardiyanlar hariç- kimseyle konuşamaz, kimsenin yüzünü bile göremezsiniz. hastane ve mahkemelere götürülürken bile hücrelere bölünmüş araçlarla götürülürsünüz.
- mahkemeye sunacağınız el yazısı savunmanız önce hukuki bir bilgi ve yetkiye sahip olmayan gardiyanlar tarafından denetlenir. gardiyanlar tarafından "sakıncalı" bulunmaz ve "olur" denilirse dilekçenizi mahkemeye ulaştırabilirsiniz. yoksa el konulur.
- avukatınızla görüşmeye giderken yanınıza kağıt kalem almanız yasaktır. hücrenizden en fazla elli adım uzaklıktaki avukat görüşüne giderken, gidiş ve dönüşte tam üç kez aranırsınız.
- bir haksızlığa uğradığınızda verdiğiniz dilekçenin akıbetini bilemezsiniz. işleme konulup konulmadığını öğrenmek için bile dilekçe üstüne dilekçe yazmak zorundasınız. (ek bilgi; dört yıldır f tiplerinden verilen onbinlerce suç duyurusu dilekçelerine rağmen ne uygulamalar değişmiştir, ne de keyfi dayatmalarda bulunan tek bir görevli cezalandırılmıştır. keza gelen ve giden mektuplarımızın da akıbeti belli olmaz, tıpkı dilekçelerimiz gibi...
- acil ve hayati rahatsızlıkları nedeniyle revire çıkmak isteyip de "doktor çarşıda", "doktor uzmanlık sınavlarını kazanıp gitti" cevaplarıyla doktor yüzü görmeden ölenler veya bizzat "doktor" tarafından hastaların kovulması f tiplerinin "sıradan" olaylarıdır.
f tiplerindeki tecrit uygulamalarını daha da uzatabiliriz. hem de sayfalarca. ama gerek yok. sanırız aktardığımız bu birkaç madde bile yeterince anlatıyor tecriti.
ve şimdi yeni ceza infaz kanunu (cik) ile bütün bu yaşadıklarımız, maruz kaldığımız tecrit işkencesiyle sessiz sedasız hücrelerimize gömülmek istemiyoruz.
yeni cik'in tek bir maddesi değil, baştan sona bütün maddeleri incelendiğinde tecrit işkencesinin, hukuksuzluğunun yasal uygulamalar haline getirildiği görülecektir.
bu mektubu, bilmediğiniz, duymadığınız ya da şimdiye kadar da yanlış bilgilendirildiğiniz f tipleri, tecrit ve yeni cik konusunda gerçekleri bir de bizden öğrenin diye yazdık.
ama sadece bu gerçekleri bilesiniz, öğrenesiniz diye değil. bu gerçekleri başkalarına da aktarmanızı istiyoruz. f tiplerindeki tecrite ve bu tecriti yasal bir uygulama haline getirecek olan yeni cik'e karşı çıkmanızı istiyoruz.
isterseniz önce dile getirdiğimiz bu gerçekleri araştırın, soruşturun; biz burada söylediğimiz her cümleyi dilerseniz belgelerle, tanıklarla kanıtlayabiliriz. bize yazmanız, sormanız yeterli. ancak bu söylediklerimizin gerçek olduğuna inanır, ikna olursanız bir sorumluluk da yüklenmiş olacaksınız. her şeyden önce vicdanen, adalet duygunuza karşı bir sorumluluktur bu. kendinize karşı duyduğunuz ya da duyulmasını istediğiniz saygının zedelenmemesi için bu sorumluluğu yerine getirmelisiniz. "bana ne" dediğinizde bilin ki, en başta insanlığınızdan bir şeyler kaybetmiş olacaksınız. biliyoruz, belki ağır bir itham oldu ama ne yazık ki böyle olacaktır. düşünün...
ve unutmayın, 20 ekim 2000'de f tipleri ve tecrite karşı başlatılan ölüm orucunda şimdiye kadar 119 insan öldü. 600'den fazla insan sakat kaldı. ve beşinci yılında halen sürüyor bu direniş. halen ölüm döşeğinde tecritin kaldırılması için direnenler var.
belki ilk defa duydunuz, belki de görmek, duymak istemediğiniz bu gerçekle bir kez daha karşılaşmış oldunuz bu satırlarla. sonuç olarak istesek de istemesek de, bir direniş yöntemi olarak doğru ya da yanlış da bulsanız, ölümlerin yaşandığı ve devam ettiği gerçek'tir. ve bilirsiniz ki, kimse durduk yerde ölmez, ölemez. tecrit denilen politikanın nasıl bir şey olduğunu anlamanız için hatırlatmak istedik bunu da.
bu mektubumuzla bir zincir oluşturmak istiyoruz. tecrit denilen karanlık kuyuda boğulmak istenenleri boğdurmamak için uzatılan bir zincir olsun bu.
bu zinciri oluşturmak için; mektubumuzun fotokopilerini çekerek tanıdıklarınıza, eşinize dostunuza postalayabilirsiniz; mektubumuzu internet ortamında dağıtabilirsiniz; sendikacıysanız ya da bir dernekteyseniz panonuza asabilirsiniz; gazeteciyseniz köşenizde yer verebilirsiniz, haber yaptırabilirsiniz; ev kadınıysanız misafirlerinize okutabilirsiniz; esnafsanız işyerinize asabilirsiniz; milletvekiliyseniz meclis kürsüsünden okuyabilirsiniz; bu mektubu bir gazete ya da dergide okuduysanız küpürü kesip cüzdanınıza koyup yakınlarınıza okutabilirsiniz... kısacası sözlü ya da bu haliyle yazılı olarak elden ele, kulaktan kulağa bir zincir olup ulaşmalı bu gerçekler.
insan düşüncesinin baskı ve zorla yokedilmesine karşıysanız, işkenceye, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşıysanız, insanın sadece mezarda yalnız kalabileceğine inanıyorsanız ve tecrit denilen bu silahın bir gün size de yönelmesini istemiyorsanız bu zincire bir halka da siz ekleyin!
f tiplerinde tecritin kaldırıldığı, ölümlerin durdurulduğu günlerde görüşmek umuduyla hoşçakalın.
tekirdağ f tipi hapishanesi’nden devrimci tutsaklar"

evet arkadaşlar hayvanlar gibi copy-paste yapalım,mailler atalım bu insanlık ayıbının önünü alabilmek için.

   alkoholikus   23.04.2007 20:25
   #344917
5.

<bkz: f tipi dünya>

   gmnd   23.04.2007 20:25
   #344921
6.

insana dayatılan yalnızlık düzeysizliğiyle(!) sindirme politikası.

<bkz: ulucanlar cezaevi >

   nidaba   04.06.2007 18:02
   #447664
7.

insanların yaşama haklarına gasp edip düşünüyorum sadece yalanının arkasına saklananların siz burada iyice bir düşünün diye kondukları yerlerdir. ancak bu akıllanmayan kişiler burada da kendi hesaplarını yapmaktansa kendi yaşam haklarınada gasp edip ölüm orucunu seçerler. * *

   witch   04.06.2007 18:20
   #447717
8.

suçlunun kendiyle yüzleşme odası.

   hadigari   04.06.2007 18:22
   #447722
9.

beynin "erik gibi kuruması" * için müthiş dizayn edilmiş renksiz,kokusuz,zamansız ve mekansız dünya.

yeşil gibi güzel bir renk işkenceye dönüşür,güneş cimri,gökyüzü daracık ve dört köşedir.
insan unutturulmaya çalışılır ama insan insan olduğunu hep hatırlar.
girilmesi tavsiye edilir.
özgürlük nasıl unutulur tretmanlarla öğretilir.

ve maalesef insan icadıdır,tüm zararlı icatlar gibi.

   nagual   04.06.2007 18:25 ~ 18:32
   #447729
10.

bir bilgi eksikliği olarak sadece adam öldüren teröristlerin girdiği düşünülen işkencehanelerdir. oysa bu işkencehanelere öğrenciler gazeteciler yazarlarda girebilir. hapiste kalma durumu zaten bir cezadır, cezanın içinde ceza uygulanması insan haklarına aykırıdır.

<bkz: tecrit işkencedir>

   mezarbekcisi   04.06.2007 18:52
   #447815
11.

f denilen izolasyon hücrelerinden oluşan ve devrimci tutsakları kişiliksizleştirmeyi, rahatça işkence ve katliam yapabilmeyi amaçlayan bu özel hapishanelerin derhal kapatılmasını istiyoruz. bu hapishaneler, tutukluların tüm dünyadan tecrit edilecekleri, amerikan modeli birer işkencehanedir.
terörle mücadele yasası diye bilinen ve halkın her türlü mücadele ve örgütlenmesini engellemeyi amaçlayan 3713 sayılı yasanın derhal iptal edilmesini istiyorlar. bu öyle bir yasadır ki, sendikal hak istedi diye, emekçileri terörist ilan eder, devrimciye selam vereni teröre yardım etti diye, içeri atar. bu öyle bir yasadır ki, bu yasaya dayanılarak, son on yıl içinde binlerce insan katledilmiştir. bu yasa, işkencecilerin, ölüm mangalarının yasasıdır.
devlet güvenlik mahkemeleri adı altında hukuksuzluğun meşrulaştırıldığı, işkencecilerin, mafyacıların hamisi, devrimcilere ise kanıtsız, hukuksuz idam ve onlarca yıl hapis cezaları veren mahkemelerin kaldırılmasını istiyoruz.
buca hapishanesinde üç, ümraniye hapishanesinde dört, diyarbakır hapishanesinde on, ulucanlarda on tutuklunun katledilmesinin, çeşitli tarihlerdeki hapishane operasyonlarında tutuklulara işkence yapılmasının sorumlularının yargılanmasını istiyoruz.
kısacası,ftipi işkenceye sessiz kalınmaması gerek faşist hapishane politikasıdır. adalet, insanca yaşam koşulları ve ülkeler için demokrasi için f tiplerine hayır.

   alegria   08.10.2009 10:59
   #1652842
 
reklamı kapat

yazdır