facebook daki imaj kaygisi

1.

yıllar önce insanlar birbirlerini, bayramlarda seyranlarda, düğünlerde ve benzeri toplantılarda görürler, en güzel elbiselerini sergileyip, ucuz ama çok kokan parfümlerini birbirlerine kokuturlardı. giydikleri elbiseler ve saçlarına başlarına verdikleri şekillerle birbirlerine imajlarını kanıksatırlardı.

+ ay hayriye ne kadar sosyetik öyle...
- kemik çerceveli gözlük takmış ne kadar entelektüel...

gibi...

ardından teknolojinin de gelişmesiyle önce normal telefonlar ardından da cep telefonları kişisel iletişim yoğunluğunun artmasına neden oldu. artık insanlar birbirlerine cep telefonlarından tikky dilinde yazılmış mesajlar veya siyasi içerikli mesajlar gibi kişinin imajını yansıtacak mesajlar yolluyorlardı.

söz gelimi çirkin, kilolu ve hayatında hiç istanbul görmemiş taşralı bir baby henüz yüz yüze gelmediği bir erkeğe şöyle bir mesaj yolluyor;

+ slm nbr, blslmmi? en gusel elbisemi gycm...

gariptir bu mesajlar yeni ergen olmuş erkeklerimizi baştan çıkartıyor, buluştuklarından bir gün sonra ise gazetelerin 3. sayfalarında haberlerini okuyorduk.

ardından internette chat yapma dönemi çıktı; kişiler avatarlarına arama motorlarından buldukları yakışıklı veya güzel insan fotoğrafını koyarak kendilerini olduklarından farklı yansıtmaya başladılar. çünkü bizim millette bir özgüven sorunu vardı... bunun sebebi de ebeveynlerin, kocaman çocuklara dışarıya gezmeye çıktıklarında "-araba çarpar, dikkat et" söylemlerini yoğun bir biçimde aşılamalarından ileri geliyordu. her neyse bu chat ortamında kişiler, kişisel iletilerini özlü sözler yazarak da karşısındaki insanları etkilemeye çalışıyorlardı. böylece;

+ ay ne kadar içli çocuk, çok duygusal ya, aradığım aşkımı buldum.

gibi cümlelerin kurulma oranı önceki yıllara göre arttı.

giriş, gelişme bölümünden sonra gelelim sonuç bölümüne;

ardından telaffuzu konusunda henüz bir netlik kazanılmayan ama ingilizce de facebook diye yazılan sosyal iletişim sitesi hayatımıza girdi. ilk defa internet kullanmaya başlayan ebeveynler bile bağımlısı oldular;

+ o girdiğin site neresi, üye yapsana beni de!
- ama sen ingilizce bilmiyorsun ki...
+ sanki sen biliyon!

gibi diyaloglar aile yaşamının devamını tehlikeye sokmaya başladı.

her neyse değinmek istediğim husus bu değildi, ancak planlı bir yazı olmadığı için her konuya ister istemez değiniyoruz. efendim bu facebook da millet birbirine fotoğraf, video vs. göndermenin yanı sıra grup davetleri, uygulama davetleri filan da yolladı.

mesela ben çok sevdiğim ve zekasına hayran olduğum bir abimin, facebook daki tutum ve davranışları nedeniyle pek öyle biri olmadığını keşfedip, hayal kırıklığına uğradım.

yine, toplumda sap diye tabir edilen ve hiç sevgilisi olmamış insanların karşı cinslerle çektirmiş oldukları fotoğrafları profil veya albümlerine eklemeleri ön yargılı bünyelerde şok etkisi meydana getirdi. hele ki, düğünlerde karşı cinsle dans ederken çektirdikleri fotoğraflar, "sadece elitler danseder ve dans ettiğime göre ben elitim" mesajını insanların gözlerine bir ok gibi soktu.

facebook' a üye olup da, normal hayatında hiç fotoğrafı olmayan insanlar sırf facebook' a koyayım da x çatlasın diye fotoğraflar çektirmeye başladılar. söz gelimi, bir ırmak kenarına gidip çektirdikleri fotoyu facebook daki albümlerine ekledikleri zaman fotoğrafın altına "burası mayami" filan diye yazmaya başlayanlar oldu. hele ki bu fotoğrafların altına yapılan yorumlar ise gerçekten yaran lafının sözlük anlamının anlaşılması için kullanılması gereken argümanlar haline geldi.

facebook da hiç tanımadığı sanatçıya hayran olanlar ortaya çıktı. normal hayatında arabeskden başka müzik dinlemeyen ve opera nedir, konçerto nedir bilmeyen insanlar bach' ın , mozart' ın, çaykovski' nin hayranı olmaya başladılar. bu durum arkadaş listesindeki insanlar arasına "x ne kadar da entelektüelmiş" gibi söylemlerin yayılmasına neden oldu.

hele facebook daki ideolojik yarış insanların gazını almak açısından gerçekten etkili oldu. "x ırkı kaç kişiyiz dünyaya gösterelim" gibi gruplar kuruldu ve üye sayılarını artırmaya çalıştılar. bunun için "x ırkı kaç kişiyiz dünyaya gösterelim" grubunun isminin yanına "arkadaş listesini davet etmeyen x'tir" gibi notlar eklendi. böylece her insan vatan kurtarmanın ve vicdan rahatlatmanın tadına vardı. mesela şu son gazze olayında insanlar facebook daki gruplar sayesinde kurtuldu (!) o derece yani...

son sonuç olarak, facebook hayatımıza hızla girdi ve hayatımızı değiştirdi. insanların imaj kaygılarını yaşadıkları bir yer haline geldi. insanlar gece yatarlarken, acaba yarın facebook da ne yapsam, hangi fotomu koysam, hangi sanatçıya hayran olsam, hangi grubu kursam gibi konuları düşünerek uyumaya başladılar.

   tholgareloaded   20.03.2009 09:52 ~ 10:02
   #1262970
2.

şuursuzluğun son perdesidir.

   eskere   20.03.2009 10:12
   #1262983
3.

http://hepkarikatur.files.wordpress.com/2008/09/acili-fotogr

   madigan   20.03.2009 10:24
   #1262993
4.

<bkz: insanın cürufu>

   synthetic   22.03.2009 21:43
   #1268389
 
reklamı kapat

yazdır