factotum

1.

efsanevi yazar charles bukowski' nin hayatını anlatan bir film. sinemalara gelmemiştir fakat dvd' si bulunup izlenilebilir. büyük şehir yanlızlığı ve sıkışmışlık duygusunu bu kadar iyi anlatan bir film daha görmedim. matt dillon' ın bokowskiye olan benzerliği şaşırtır insanı. filmin sonundaki müzik ise uçurur vesselam.

   substansia nigra   16.08.2007 13:10
   #614193
2.

charles bukowski kitabı ve bu kitap esas alınarak çekilen 2005 yapımı bent hamer filmi.

=========[ spoiler ]=========

''factotum: her işi yapan adam '' diye bir çeviriyle giriyor ve ilerliyor. henry chinaskimizi matt dillon canlandırıyor, yakışmıyor, olmuyor. bazı sahnelerde ise cheyi çok güzel oynayabileceğini düşündürüyor ama bunun konumuzla alakası yok.

filmin başından sonuna günlük işlere giren ve tutunamayan, kovulan ayyaş olarak gösterilen chinaski yazılarını sürekli bir dergiye gönderiyor yayınlanması için ancak en son cevap geldiğinde dergiye bildirdiği adreste oturmuyor tabii.

barfly da wanda diye isimlendirilen, bardan chinaski 'yi kaldırıp evine götüren hatunumuz burda laura olmuş ve fakat adamımızın uzun süreli sevgilisi ise tamamen apayrı bir karakter olan jan gibi duruyor. yani olmamış. bukowski nerde dedirtiyor. haydi şimdi çıkacak şimdi göreceğiz derken film bitiyor biz bukowski'mize rastlayamadan.

adamcağız hakkında bilinen her klişeyi dandik bir hollywood filmine sokuşturmak istemiş yönetmen ama becerememiş. hâl böyle olunca oldukça free bir hayat yaşayan bukowskimiz sanki sürekli iş kovalayan, deneyen ama başaramayan bir adam olarak lanse edilmiş. oysa ne alakası var bayım? o adam denese idi becerir idi. esefle kınıyorum.

=========[ spoiler ]=========

ille de bukowski senaryosu izlenecekse bu barfly olmalı diyerek entrymi sonlandırırken, chinaskimin ellerinden wandamın gözlerinden öpüyorum.

   geberik gelin   16.09.2007 15:37
   #674675
3.

film kitabı kadar etkileyicidir. barda kırmızı kıyafetli striptease yapan kadın goruntusu arkasındaki lirikler insanın tuylerini diken diken eder.

   cry   16.09.2007 15:57
   #674715
4.

dadafon solisti kristin asbjornsen'in sesiyle hayat verdigi bukowski $iirleri slow day ve i wish to weep'in yarattigi sayrisallikla, $arap tuketiminin tavana vurdugu bir evde seyredilmi$tir tarafimdan..

ayakcidir factotum.. hayat ayakcisi. boyle de bitiririm i$te.

   henry flower   30.11.2007 03:02
   #747276
5.

buk'un aynı adlı romanından ve bir kaç romanından daha esinlenerek çekilen film;
matt dillon, lili taylor, marisa tomei başroldeler;filmin yönetmeni ise bent hamer.
filmin sonunda şöyle der henry chinaski : batacaksan dibine kadar ...

edit: batıcaksan öylece güzel olmasını sağla diyormuş chinaski ama diğeri de buk'un kişiliğine uygun,afiyet olsun.

   vendetta   23.01.2008 07:46 ~ 13.02.2008 21:46
   #829165
6.

filmin baş karakteri izleyen adamda "aynı ben mınakii" hissi uyandırır. ama aynı ben değil, örneğin filmdeki karakter bir kadına vurmaktadır, ben kıyamam. kıça atılan şaplakları saymıyoruz değil mi?

   okkes   18.10.2008 15:11
   #1059694
7.

<bkz: dadafon>

   seryat barrett   13.09.2009 02:42
   #1601161
8.

farkındalığın kötü tarafı insanı kayıtsız yapması sanırım. ilerde dışa dönük bir boşvermişliğe de sebep oluyor. ama içte mücadele devam ediyor. içine kapanık insanlar belki de en huzursuz olanlar.
chinaski'nin alkol problemi ve hiçbir işte tutunamaması kimilerine göre zayıflık olabilir ama bence o güçlü bir insan ve ben onun kadar güçlü değilim. istemediği bir şeyi bütün küstahlığıyla, yarını düşünmeden elinin tersiyle itebilmesi...
benim de istemediğim şeyler var ama onlara nankörlük yapacak cesaretim yok henüz, bırakıp gidecek kadar. insan büyüdükçe hayatın o olağan ama hain yüzünü daha net görüyor. aslında yalnızız. maalesef.
matt dillon da çok iyi oynamış. filmde bazı diyaloglar o kadar doğru ve acı ki! bazen komik bazen de hayatın gerçeklerini rahatsız edici bir şekilde bütün yalınlığıyla size veriyor. herkesin bildiği ama duymak istemediği şeyler...

- şunu kabul edelim. ne benim sana, ne de senin bana ihtiyacın yok.
- evet biliyorum.

   pedesa   22.09.2009 00:45
   #1621522
9.

<bkz: avare>

   spectre   22.09.2009 00:47
   #1621528
10.

bukowski'nin hayatından bir kesitin anlatıldığı film. barflydan önce izlenmesi tavsiye edilir. sonrasında keyif vermiyor.

   justagoodfella   25.12.2009 21:10
   #1816368
11.

kitabı iki üç günde yenilip yutuldu, ve filmi öyle merak edilmekte ki.. bakalım hayalimdeki çinaski ile filmdeki bir mi? (filmin fotoğraflara bakmaya korkuyorum.)

ve neden bilmiyorum -aslında nedeni çok açık ama-, gözümün önüne hep henry flower geldi. alkolik herifler.

   lascaux   08.05.2010 15:49
   #2054858
 
reklamı kapat

yazdır