fasizm adam oldurunce soykirim komunizm oldurunce devrim

1.

bir çelişki.
yeryüzünde faşizmin öldürdüğü insanlarla komunizmin öldürdüğü insanların sayısını toplasak sanırım berabere kalırlar.
ama pis faşistler insanlık düşmanıdır ama caanım komunistlerin cinayetleri "devrim yolunda olur öyle şeyler"dir.

bu entrye katkısı bulunan mümtaz şahıslar:

<bkz: adolf hitler>
<bkz: josef stalin>
<bkz: pol pot>

   nicholai alexandrovic hel   25.03.2009 23:18
   #1274537
2.

ölen faşistlerin köpek, ölen komünistlerin ise fidan olması gibi bir çelişkidir. iki taraf da aynı haltı yiyor aslında.

   ponesparce   25.03.2009 23:21 ~ 23:52
   #1274549
3.

"öldürme amacı" gibi bir çelişkiyle tanışmamıza vesile olur.
şimdi şöyle abicim, konuyu açalım.

diyelim ki benim çok fakir bir komşum var, açlıktan kırılıyor. ama yan daire zengin başka bir komşum var. ben zengin komşumu öldürüp tüm parasını fakir komşuma versem cinayet işlememiş olabilir miyim? bu beni haklı gösterebilir mi?

yani sen, mükkemmel bir sistem kurmayı planlıyorsun ama bazı insanların yaşamına son veriyorsun bu mükkemmel sistemin için. o adamlar senin mükkemmel sistemini haketmeyecek ne yapmışlardı diye sormazlar mı adama?

   nicholai alexandrovic hel   25.03.2009 23:24
   #1274555
4.

devrim kanlı olur. oturup konuşarak değişim yapmanız mümkün değildir.
faşizm kanlıdır.
her sistem otururken kanlı olur. faşizme tepkinin nedeni; mantıksız, insan dışı bir öğretiye iye olmasıdır.
faşizm asla estetize edilemez.

istiklal savaşı da olduğunda kanlıydı. bu hangi tarafta olduğun ile ilgilidir.
ve davanızın; tini ile ilgili...

   darkofdirt   25.03.2009 23:27 ~ 23:29
   #1274571
5.

nereden bakıldığına bağlıdır. iki tarafın yaptıklarını aynı şekilde niteleyemez kimse. mesela allah ve/veya vatan uğruna ölen her müslümana şehit der müslümanlar, e yahudiler de kendi allahları yolunda ölüyor hanginiz ona şehit der? ya da çatışmada öldürülen kaç tane pkk örgütü üyesine şehit dediniz? şimdi ben buradan kalkıp, müslümansa şehit eğer değilse leş gibi şeyler yazsam doğru olur mu? bence olmaz.

ama tabii ki amaç saçmalamaksa güzel tespit.

   mezarbekcisi   25.03.2009 23:34
   #1274601
6.

bu konudan "allah için öldürülenler şehittir" anlamı çıkarabilmek için ciddi anlamda zihinsel körlüğe ihtiyaç var. (ki o da elimizde bolca mevcut)
efenim, dünyanın tüm katilleri aynı iğrençliktedir. tanrı için öldüren de, ırkı için öldüren de, devrim için öldüren de katildir. bakın, ben bunu diyebiliyorum mesela. siz aynı şeyi söyleyebilir misiniz? tüm katilleri aynı kefeye koyabilir misiniz?

faşizmin estetize edilemeyeceği konusunda hemfikirim. kaldı ki zaten faşizmin cinayetlerini de aklamıyorum. şu dünyada din ve toprak uğruna öldürülen hiç bir masumun katiliyle aynı ideolojiyi paylaşamam. ama diyorum ki; nasıl ki din uğruna adam öldürenler "yüce bir amaç uğruna" kendini kutsallaştırıyorsa, komunizm uğruna öldürenler de amaçlarının yüceliğini bahane ederek kendini temize çekiyorlar. peki bu ikiyüzlülük değil de nedir? bir katili yüceltip başka bir katili yererken hiç utanmıyor musunuz?

bana masumiyetin resmini çizebilir misin abidin?

   nicholai alexandrovic hel   25.03.2009 23:39
   #1274620
7.

adamın biri kız arkadaşıyla yolda yürürken bir araba durur, içinden inenler adamı döverler ve kız arkadaşına tecavüz etmeye yeltenirler o sırada adam belindeki silahı çıkarır ve bu adamları öldürür.

bir başka adam yolda kız arkadaşıyla yürüyen bir adamı yanındaki kıza tecavüz etmek için öldürür.

elimizde iki durum mevcut, ikisine de katil deyip aynı kefeye koymak ne kadar mümkün?

kim birinci adam kim ikinci adam diye sorarsan eğer o bakış açısına göre değişir.

ayrıca körüm ben, resim çizemiyorum.

   mezarbekcisi   25.03.2009 23:46
   #1274646
8.

-abi ne okuyon?
-ne okiyim işte faşizm kominisim felan.
-iyi de kitabı ters tutuyon

   kultabisi   25.03.2009 23:48
   #1274650
9.

farklı açılardan bakmak iyidir, zihin egzersizi yerine geçer hem.
ama elmalarla armutları birbirine karıştırıp cinayet ile nefs-i müdafaa arasındaki farkı bile görmezden gelerek davayı temize çekmeye çalışmak komik olmuyor mu?

herhalde ukrayna soykırımı esnasında ölen köylüler stalin'in anasına hallenmişti. veya pol pot'un kız kardeşine tecavüz eden 3 milyon kamboçya yerlisi vardı sanırım.

   nicholai alexandrovic hel   25.03.2009 23:49 ~ 23:50
   #1274654
10.

sistemler, bir girdi alır o girdiyi işler ve bir ürün ortaya çıkarırlar. ben kapitalizme bakıyorum ve manzara benim penceremden şöyle görünüyor: kapitalizm yeni doğmuş ve tüm kötülüklerden habersiz bir bebeği alıyor işliyor ve ürün -bence- bencil, hoşgörüsüz, sadece burada doğduğu için başka yerlerden nefret eden, başarılı olmak için arkadaşlarını ezen rekabetçi v.s. daha bir ton olumsuz sıfatlı bir insan yapıyor. (insanlığımıza tecavüz ediyor.) ayrıca savaşlar çıkarıyor, savaşlarda yüz binlerce insan ölüyor.(bizi öldürüyor.) ben diyorum ki savaşsız bir toplum için sistem kar hırsı olmayan, sınırları, ırkları anlamsız bulan ürünler çıkarmak zorunda, ve bu -bence-komünizmle mümkündür, kapitalistler iktidarlarını bize güller eşliğinde vermeyeceği için savaşsız bir dünya için savaşmak gerekir diyorum.

öbürü diyor ki: "ben petroller için, inşaat sektörü için, silah sektörü için" öldürürüm. evet ikimizde öldürüyoruz, birimiz öldürenleri birimiz masumları.

ukrayna olayları çok araştırmadan ya da diğer taraf ne demiş diye hiç merak etmeden yazılıp çiziliyor. burada size söylenenlere alternatif bir yazı var buyurun:

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/6646.html

   mezarbekcisi   26.03.2009 00:01
   #1274678
11.

kimsenin gerçekten savunamayacağı düşüncedir, bir kere en önce hislerimizden arınıp düşüncemizle hareket etmeyi ön şart kabul etmezsek zaten temel hobileri orda burda ideoloji çorbası tartışmalar yapmak olan gereksiz blgi bankaları olur çıkarız sanıyorum, eğer ki yanındaki kadına/erkeğe tecavüz etmeye yeltenen kadını/erkeği yanındaki şahıs, öldürmek için ateş ederse ve başarılı olursa yaptığı şey cinayet olur(burada mesele bir düşünce üretmek olduğundan anın hıncıyla oluşabilecek doğru karar verme yetisi kaybını hesaba katmamakta özgür olmalıyız), bir cinayetin altında geçerli sebep arıyorsak eğer ya derin felsefik bir derdimiz vardır ya bir şeyi savunma, bunun en uç noktası ve en basit uygulaması kısasa kısas denilen ceza biçimidir ki eminim bunu uygulayan adalet mekanizmasının suç işlediğinin hepimiz farkındayızdır, farkında isek birini öldürmenin bile öldürülmek için sebep olamayacağını düşünüyor olmalıyız eğer değil isek de biraz daha az kitap/dergi vesaire okumak daha az televizyon izlemek daha az telkin edilmek faydamıza olacaktır, daha çok kendimizi dinlemeye çalışsak bir fikir üretme sürecinde çaresiz kalmaktan korkmasak herhangi bir kitabın yazarıyla aramızda en fazla birkaç puan ıq farkı olabileceğini başka da bizden üstün bir tarafı olamayacağını biraz ucundan kavrasak, ve düşüncemizi yönlendirmelerden arındırsak, böyle temel konularda yolun en temel insani özelliğimiz olan düşünme yetisi tarafından bulunmasına izin versek, öldürmek için geçerli bir sebep olamayacağını artık anlasak, komünist ya da faşist olarak değil çıplak insan olarak.

   tarlabasi   26.03.2009 00:24
   #1274736
12.

özellikle seçim öncesi dönemde daha sık tekrarlanan, genelde bilgi sahibi olmaksınız fikir sahibi olmaya dayalı, <bkz: akp yapinca yolsuzluk chp yapinca karalama kampanyasi> konusu ile yapısal olarak paralellik arzeden tartışmadır. işin daha da vahimi tartışmanın her iki tarafı da olaya diyalektik noktadan bak(a)mamakta ve belki de bu tartışmanın mantıkiçermeyen bir kökene sahip oluşundan kaynaklanmaktadır.

ne faşizm ne de komünizm "insan" öldürmeyi temelde amaçlamaz, her ikisi için de "savaş", olması gerekene ulaşabilmek için o günün koşullarında gereken bir durumdur. pek tabi bu her ikisine karşı da doğal bir direniş olması ile açıklanabilir.

faşizm son tahlilde üstün ırk tezine dayansa da bu bugün de sıkça belirtildiği üzere, güç sahip ya da sahiplerinin yönettikleri kitleleri yönlendirmek ve aradaki ekonomik ve sosyal makası -metafizik- anlamda telafi etmek için kullanılan bir araçtır. faşizm, kapitalist sömürü düzeninin çarpık bir yansıması olarak değerlendirilebilir. sömürü düzeninden tek farkı, madenlerde ya da fabrikalarda proletaryanın insanlık dışı koşullarda sömürülerek öldürülmesi yerine, ırk, cinsel tercihler bahanesi ile kurşuna dizilmesi veya fırınlarda yakılmasıdır. burada daha önce örneklenen faşist oluşumların demokratik yollar ya da geniş halk desteği ile iktidara geldiğini de vurgulayalım.

komünizm, karşısına ekonomik liberalizmi alan sosyalizmin bir ardılı olarak kabul edilmektedir. zaten eğer bir kıyaslama söz konusu ise faşizm ile sosyalizm arasında diyalektik kıyaslama yapılmalıdır. - f.e.k: bu noktada pek çok kişinin sosyalizm ile komünizmi bilgi eksikliğine dayalı olarak karıştırdığı gerçeğinden yola çıkarak tartışmanın faşizm ile sosyalizm arasında yapılıyormuş olduğunu kabul ederek ilerliyorum - sosyalizmde sömürülmüş ve pek çok şekilde canına kastedilmiş proletarya'nın güce egemen kişilere ya da sınıfa karşı verdikleri savaş sözkonusudur. ingiltere ve amerika'da -hatta türkiye'de - proletarya partileri demokratik yollarla iktidar olmayı amaçlamışlar ancak bunun gerçekleşmemesi üzerine silahlı örgütlenmeler yoluyla direniş sergilemişlerdir. özellikle 19.yy sonunda ve 20. yy başlarındaki bu deneyimler, genelde komünizm üzerine örnek verilen sovyet düzeninin silahlı örgütlenmeler yoluyla kurulmasının temelini oluşturmuştur. türkiye'de 1965 seçimlerinde meclise giren türkiye işçi partisinin seçim barajının değiştirilmesi yoluyla alaşağı edilmesi sonrası radikal solun hızla silahlanması da buna paralellik gösterebilir.

pek tabii, yapılan bu uzun açıklamalar okuyucunun konu hakkında fikir yürütürken bilgilenmesini -veya bir başka fikir yoluyla perspektif kazanmasını - amaçlamaktadır. o zaman genel olarak ulaşabileceğimiz sonuç şudur:

faşizm, zaten egemen olan ve bu yolla ölümcül atmosferler yaratan bir sınıfın hakimiyet alanını ırk, millet ya da din gibi metafizik anlamlarla genişletmesi ve bu koşullara uymayanları katletmesidir.

komünizm - ya da denilmek istenilen şekilde sosyalizm -, ezilmekte ve ölümcül baskılara maruz kalmakta olan sınıfın kendi haklarının korumak, bu yolla herkesin eşit ve adil bir paylaşımla yaşadığı düzeni kurmak için idealize ettiği düşünceler ve eylemler bütünüdür. hedefi herkesin eş olduğu bir düzendir ve bu nedenle karşısında -ulus dahilinde ya da haricinde- ezen sınıf vardır.

...

bütün bu teorik ya da tarihsel boğulmacayı bir kenara koymayı başaranlar(!) tartışmanın zahiri ekseninin uygulamalar ya da sonuçlar olduğunu görebilirler. yeryüzünde faşizm ve komünizmin öldürdüğü insanların istatistiksel ifadelerle kıyaslanıp bir beraberlik sonucuna ulaşılması da aslında kapitalist düzenin bizden istediği şeydir. çünkü faşizm, bir anlamda kapitalist ve sömürücü uygulamaların yol açtığı can kayıplarının görmezden gelinmesine neden olmuştur. bir anlamda kendini metafiziksel düzlemde aklar hale gelmiştir kapitalizm. ancak gerçeklerler üzerinden politikalar üreten sosyalizm, herhangi bir yanılsama yaratmaksızın çırılçıplak karşımızda durmaktadır: sosyalizm, stalin'in uyguladığı yanlış politikaların sovyetlerin çözülmesinde katalizör görevi görmesi gerçeğini saklamaz ve bunu tarihin bir gerçeği olarak kabul eder ki bu zaten stalin'e bugün ki bakış açısını oluşturan bir faktördür.

...

çıkış noktası giderek laçkalaşan eksensiz tartışmalar yerine daha çok okumaya ve karşı tarafın analizlerini değerlendirmeye dayalı süreçler, geleceğin türkiye ve dünyasını daha doğru analiz etme yetenegi kazandıracaktır düşüncesindeyim.

   ucnokta   26.03.2009 01:05
   #1274866
 
reklamı kapat

yazdır