gokten indigi sanilan kitaplar

1.

insanlara yapılan diretmenin ve yalanların ürünüdür. öldükten sonra olmayan bir cezalandırma ve mükafatlandırma işleminin olduğunu dünya üzerinde yaşamış tüm insanlara yutturmaya kalkarlar. hiçbirinin diğerinden üstünlüğü yoktur. bazı efsaneler o kadar çok tekrar etmiştir ki gerçek olduğuna inanılır, sorgulayan idam edilir. yalancı bir kutsallık dayatmasıdır.

aslında kutsal olan yaşanılan hayat ve yaşanılan dünyadır. insan önce hayatını, sonra sahip olduklarını kutsal saysa, öldükten sonra sadece toprağa gübre olacağını bilse bu tür fanatikliklerden uzak duracaktır.

   deli dana   27.06.2009 16:38 ~ 16:43
   #1465222
2.

gerçekten gökten indirilmiştir.

mübarek üç aylara girmişiz neyin tribini yaşıyorsun güzel kardeşim.

   bilinen biri   27.06.2009 16:40
   #1465225
3.

semavi dinlere ait kitaplara denir.

   kultabisi   27.06.2009 16:42
   #1465229
4.

<bkz: ups ile gelen kitaplar>

   kultabisi   27.06.2009 16:46
   #1465234
5.

öldükten sonra sadece gübre olacağını düşünerek yaşamanın ne kadar anlamsız ve boş olduğunu bilen,ayrıca kendini gübreden sayan bir insanın ne kalıcı olmak ne de hayatı daha iyi yapabilmek adına hiç bir bok yiyemeyeceğinin aşikar olduğunu da bilen insanın yemek içmek sevişmek gibi içgüdüsel dürtülerinden biri olan inanma,ait olma duygusunu doyurmak adına doğru olduğuna inandığı ve inanarak kendini, huzurlu mutlu ve değerli hissettiği kitaplardır. doğru olmadığına inandığını iddia eden babayiğitlerin de iki kaşının arasına bi namlu dayayın bakalım ilk ne mırıldanıcaklar..almışım klavyeyi yaymışım malum yerlerimi oooh bi atam tutamcıdır bunlar..kaldı ki ya gerçekten indiyse?

inanmayanın arkasında giren çıkan bi cisim mi var? bilemedim inan ki.

   starbreeze   27.06.2009 16:55 ~ 16:55
   #1465246
6.

- bu kitabı kim gönderdi?
+ tanrı
- kimin aracılığıyla gönderdi
+ peygamber
- tanrının gönderdiğini kim söyledi?
+ peygamber
- onu peygamer seçen kim?
+ tanrı
- tanrının onu peygamber seçtiğini kim söyledi?
+ peygamber

işte çelişki diye buna derim. her tuzluğum var diyene hıyarla koşmaktır bunun adı. adamın biri çıkıyor bir kitap koyuyor önünüze, sonra bunu yine kendi kafasından uydurduğu bir varlığın gönderdiğini söylüyor ve bütün ispatını da bu uydurma varlık üzerinden ortaya koyuyor. ben de kendimi peygamber ilan edeyim o halde.

bir de bütün bu olanlara hiç şahit olmamış olanlar en fanatik savunucuları oluyorlar. örneğin muhammed bin abdullah'ın ayı ikiye bölme mucizesi(!) var. kuran'da ilgili ayetleri incelerseniz göreceksiniz ki bu olayı gören adamlar muhammed'e yine de inanmıyorlar. ama bunu görmeyenler inanıyor, hatta aradan 14 yy geçmesine rağmen insanlar gittikçe daha da fanatikçe savunuyorlar bunun gerçekliğini.

bir de olayın gerçeklik boyutu var. mesela mö 28 mayıs 585'te güneş tutulmasını önceden dakikası dakikasına hesaplayacak bir astronomi bilgisine sahip olan* medeniyet bundan bin yıl sonra ayın ikiye bölünmesini hiçbir şekilde astronomik ve tarihi kayıtlara geçirmiyor. bu tarihte bahsettiğim topraklarda islamiyetin varlığı dahi bilinmiyor henüz, bu nedenle islama karşı inkarcı bir tutum da bunun nedeni olamaz. ayrıca dikkatinizi çekiyorum, güneş tutulmasını önceden tahmin edebilmek için dünya ve ay yörüngelerini çok iyi bilmeniz ve aya dair her türlü kaydın olduğu çok geniş bir astronomi arşivine ihtiyacınız var. ve bütün bunlar muhammed'den yaklaşık bin yıl kadar önce mevcut. peki neden çok daha muazzam bir olay olan ayın bölünmesi aynı saat diliminde yer alan anadolu topraklarında kayıtlara geçirilmiyor?

kutsal(!) kitaplar yalanlarla dolu, bilimsel tutarlılıktan uzak, insan uydurması olan kitaplardır.

   phoibos   27.06.2009 16:58 ~ 17:04
   #1465248
7.

bu kitaplar öyle kitaplardır ki, yapılarının açıklanması hala mümkün olmamakla beraber içeriğine dair bilinen üç beş şey ile yargılanılmaktalardır.

bu kitapların içeriğinde kocanın karısını yaralamadan berelemeden dövebileceği de yazmaktadır mesela. bunun yanında adam öldürmenin, birinin hakkını yemenin, hırsızlık yapmanın ne kadar kötü şeyler olduğu da yazmaktadır. peki bizler embesil miyiz o kitapta yaralamadan berelemeden dövebilirsiniz yazıyor deyip gidip bi karımızın ağzını burnunu kıralım? iradesiz miyiz yazan herşeyi yapmak zorunda olalım? neden yazan güzel şeyleri yanımıza kar olarak koyup saçma sapan olanları ki böyle olması bi bakıma doğal kutsal veya değil bu kitapların indiği tarihin üzerinden asırlar geçti şartlar çok değişti, saçma kısımları bi kenara atamıyoruz?

neden bir durup düşünmüyoruz bu kitaplar asırlarca, binleri onbinleri değil, milyonları arkasından koşturtmuş ve hatta bu uğurda savaşlar yapılmış canlar verilmiş..bu derece güçlü bir etkiye sahip bu kitaplar gökten indi veya dötten çıktı bence kutsaldır. burada bir anlaşalım. iki konserine üç kişi fazla topladı diye sittiri boktan herifleri tanrıdan saymayı biliyorsak bi kere asırlar boyu kendilerini trilyonlara takip ettiren bu kitaplara saygı duymayı bilmek zorundayız.

'e bu kitapta saçma şeyler yazıyor?' e kardeşim ezik misin salak mısın saçma şeysini katma bünyene o zaman? git kul hakkını oku mesela onu kat bünyene? zar zar orda burda 'yok ciciiiim saçma da saçma yok anam yooook bu kitaplar öyle de böyleee hiç ay ikiye ayrılır mııı?' diye gezinmek neden?

manyak mısınız çok afedersin? inanç ulan bu?

   starbreeze   27.06.2009 17:11
   #1465274
8.

ahlak kavramının sadece dinlerin tekelinde olduğunu sananları bir bir gösteren kitaplardır.

güzel davranışlara sahip olmak, iyi bir birey olmak için dinlerin doktrinlerine ihtiyaç yoktur. zaten dinler de manav tezgahı değildir, istediğini seçip istemediğini bu çürük diyerek kasaya geri bırakamazsın. bir dinin ya takipçisisindir ya da değilsindir, bu kadar.

ha, illa ki ben dinlerin iyi yönlerini alacağım diyorsan uyandırayım biraz felsefe tarihi okursan ahlak ve etiğe dair çok daha geniş kapsamlı ve "ahlaklı" yorumları bu dinlerden çok daha eski kaynaklarda bulabilirsin.

öte yandan işin adalet boyutu da var. sanki toplumsal adalet islam veya onun öncüleri olan ibrahimî dinler tarafından üretilmiş gibi bir sanrı var. kuran'ın adalet kavramı çarpıktır. tevrat'ın adalet kavramı çarpıktır. birbirine ikiz kardeş gibi benzeyen bu iki kitabın nalıncı keserinden farkı yoktur. kaldı ki adaletten bahsediyorsak orta doğu dinleri bu konuda söz söyleyebilecek en son kurumlardır. mesela bugün çok daha adil olan modern hukuk roma hukukuna dayanır ve köken itibariyle orta doğu dinlerinden çok adil bir sistemdir.

peki ya ateistler? teorik olarak dünyanın en ahlaksız insanları olmaları gerekiyor. öyle ya, ahlak ve iyilik kutsal(!) kitapların tekelinde. bu noktada ben susuyorum ve sizi kriminal istatistiklerle başbaşa bırakıyorum. suçluları, inançlarına göre bir sınıflandırın. sayı olarak değil oran olarak bakın ki daha da adil olsun. kaç ateist, kaç deist görüyorsunuz suç işleme istatistiklerinde?

ahlakı ve iyiliği dinlerde aramak entellektüel yetersizliğe dalalettir efendiler, açın gözünüzü.

   phoibos   27.06.2009 17:31
   #1465312
9.

bu kitaplar yüzünden şeriat ülkelerinde insanların elleri kolları kesiliyor, idam ediliyorlar, kadınların yüzlerine kezzap dökülüyor.
diyelim kötü şeylerini değil de iyi şeylerini aldık. peki ama tanrı buna neden izin veriyor hatta kendisi istiyor zaten bunları.

   rohanrhu   27.06.2009 17:38
   #1465316
10.

<bkz: delikanlılığın kitabı>

   blue sky   27.06.2009 17:39
   #1465317
11.

<bkz: mavi tüy>*

bu da dini kitap, hafifçe savrularak indi yeryüzüne, tüy misali..

   lascaux   27.06.2009 17:41
   #1465319
12.

<bkz: brukerizm>

"ya şimdi buraya entry girip ne diye başlığı açan dangalağa gelir paylaşımından para kazandırayım?" derken kendimi bu entryi yazarken buldum.

tamam anladık, fazlasıyla rasyonel ve amprik insanlarsınız. hatta o kadar ampriksiniz ki her gün bilgisayarı açmak için bütün düğmelere, klayvedeki esc tuşundan başlayarak birer kere bastığınızı düşünmekteyim. ama kendi ideolojinizin en iyi, kendi inancınızın en muhteşem olduğunuzu ispatlamak adına yaptıklarınızın soytarılık olduğunu daha sentezleyememişsiniz. işte ben buna üzülüyorum. bu aynen, bir komunistin ülkü ocağına girip "ben komunistim!" diye bağırması gibi bişey. liberalizm denen zırvadan anladığınız şey "önüme gelen saldırırım" gibi bişeyse siz adam smith'i ya hiç okumamışsınız, ya da tamamen yanlış anlamışsınız dostlarım. bırakın bu işleri. herkesin dini kendinedir, din bireyseldir. senin dinin eğer burada, başka dinlere saldırmak amacı güdüyorsa sen zaten yanlışsın(nokta)

durun bi tanım yapayım başlığa:

<bkz: metafizik ve dogmatizmi rasyonelizmle karıştıran nesle kafam girsin>

   afgan   27.06.2009 17:51
   #1465339
13.

<bkz: ataturk un mecliste kuran a dil uzattıgı o an >

   sami winchester   29.06.2009 21:58
   #1468359
14.

http://www.youtube.com/watch?v=5q5onxnbw_8

   sensizliksonumoldu   22.02.2011 16:52
   #2306974
15.

semavi değillerse başka yerden inmişlerdir. misal: rapidshare

   ucan manda   22.02.2011 17:03 ~ 17:03
   #2306982
16.

<bkz: üç elmayı kullanma kılavuzu>

   ucan manda   22.02.2011 17:11
   #2306988
17.

herhangi bir dinin,yazıdan ve kendinden önce var olan inançlardan yararlanarak, yazının da bulunuşuyla bir araya topladığı hurafeler ve öyküler ile donatılmış bir tür hukuk kitapları. semavi kitapların tümü de yazının bulunuşundan sonra ortaya çıkmışlardır. yazının bulunuşundan önceye denk gelen herhangi bir semavi kitabı yoktur. bu da bu kitapların insan yapısı olduğunu düşündürür. tümü de insanın ahlakını, toplumsal düzeni sağlamayı amaçlar ancak ortaya koyduğu ilkeler, eğer ilkel komünal toplumun eşitlikçi yapısından gelmemişse, pek uygulanabilir değildir.

   cirkinordek   22.02.2011 18:57
   #2307036
18.

gökten indiğini kimsenin kanıtlayamayacağı kitaplardır. sadece gökten indiğine inanırsın.

   gerekirse yazarim   22.02.2011 19:02
   #2307040
19.

valla ben bilmem , obur tarafta durtup hadi kalk dediklerinde; nasi yaa, ama hani yoktunuz siz, hani birer hayaldiniz aslinda; "what is the matrix ulen" seklinde inim inim inlersinizde bagirtarak alirlar ifadenizi.sonra demisti dersiniz.

<bkz: ahirette gotumuze girecek entryler>

   dikizaynasi   22.02.2011 19:13
   #2307046
20.

"hayatta en hakiki mürşit ilimdir" = bu da ancak "gökten indiği sanılan dogma"larla oyalanmamakla mümkün olabilir.

işte atatürk'ün yaratmaya çalıştığı ülkenin tek cümlelik özeti budur. bu temel üzerine bir ülke kurmak istiyorsanız "gökten indiği farz edilen tebligatlar"ın (emevi teranelerinin) o yapı içinde yeri yoktur.

hep dillendirilen bir mesele vardır hani; "atatürk siyaset yapıyordu; yerine göre dinlere sataşıyor, yerine göre de dindar görünüyordu. aslında o bir dinsizdi" vs.

evet atatürk siyasi davranıyordu fakat bu dinsizliği yaymak için fırsat bekleyen bir siyaset değildi. bunu iddia edenin aklına şaşarım.
atatürkün dinleri (özelede islamı) eleştiren kendi el yazılarından bahsedilir ya hep.. peki o yazıların hangi dönemlerde hangi şartlar altında yazıldığına hiç dikkat ettiniz mi ?. ne zaman ki ilmi gayretlerin karşısına gökten indiği sanılan fetvalar ile bir direniş çıkar, işte o vakit atatürk tanrıya çatar.

bu tespiti alın inceleyin mahalle mektebinden başlayıp son nefesine kadar atatürk hep böyle yapmıştır. yukarda tek cümlelik özetini verdiğimiz yapıda bir ülkenin kurulabilmesi için başka çare de yoktur zaten.
atatürkün dine çatması asla dinsizliğinin göstergesi olamaz !. bu olsa olsa akılcı temeller üstüne inşaa edilmeye çalışılan ülkenin önüne çıkan dogmatik fikirlere müsade edilmeyeceğinin göstergesi olabilir.



şöyle düşünün din adına söylenenler aklın apaçıklık ilkesi ile çelişiyorsa zaten orda tanrı kelamı yoktur, olsa olsa "hoca atıf" gibi dangalakların "gökten geldiğini iddia ettikleri sapkın bildiriler" vardır.

atatürk bunu şöyle özetliyor = "insanlıkta din hakkındaki hisler ve bilgilerher türlü hurafeden sıyrılarak hakiki ilim ve fenlerin nurlarıyla saf ve mükemmel oluncaya kadar din oyunu aktörlerine her yerde tesadüf olunacaktır."
(gazi mustafa kemal atatürk)

isfahanlı ragıb'a okutsak şu satırları ne derdi acaba diye düşündüm bir an ve onun şu sözleri geldi aklıma.
ragıp diyor ki = akıl komutandır, din asker. akıl olmasaydı din geçerli ve kalıcı olmazdı.

peki atatürk ne diyordu hatırlayalım = "bizim dinimiz en makul ve en doğal bir dindir. ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur."

işte atatürkün dine çatmasını bu eksende okuyamazsanız yanılgıya düşmeniz kaçınılmazdır.

şimdi aynı eksende fakat bu kez din ile alakalı olmayan bir örnek verelim = atatürk alaturka müziği çok severdi biliyorsunuz. bu kadar sevmesine karşın, ulusunu çok sesli müziğe alıştırmak amacıyla bir dönem alaturka müziği yasaklatmıştır bunu alaturka müziği yok etmek için yapmamıştır elbette.
atatürk kendisi şüphesiz ki alaturka dinlemeye devam etmiştir. işte ben inanıyorum ki aynı şekilde emevi teranelerini din sayan dogmatizm karşısında islam'a çatan atatürk kendi iç dünyasında samimi bir müslümandı.

buna delil olarak size söyleyeceğim son sözler şunlardır.

atatürk'ün el yazmalarından bahsedilir hep. şüphesiz ki bizler bu el yazmalarındaki din eleştirilerinden habersiz değiliz. amma ve lakin yazımızın başında size bir söz söylemiştim hatırladınız mı ?
demiştim ki = o yazıların hangi dönemlerde hangi şartlar altında yazıldığına hiç dikkat ettiniz mi? işte o devirler 1929 - 1923 arası yogunluktadır. bu dönem devrim karşıtlarının islam dinini araç edinip isyanlar çıkarttıkları bir dönemdir. oysa açın bakın özel yazışmalarına atatürkün yakınları ile dertleştiği samimi duygularını aktardığı hemen her mektubunda uğrunda savaştığı dava yolunda allah'ın kendisine yardım edeceğine inan bir insan olduğunu göreceksiniz. gün gelip yayınlanacağından haberi dahi olmadığı bu mektuplarda neden hep allaha samimi bir inançtan bahsediyor atatürk ?
bakın özel yazışmalarından bahsediyoruz.

ama gelin görün ki en hakiki mürşit olarak ilmi esas alan bir ülke söz konusu olduğunda dinlerin dogmatizmiyle savaşmaya başlıyor atatürk.
evet atatürk din konusunda siyasi davranmıştır fakat bu siyaset düşman bir siyaset değildir.

felsefi altyapıdan nasiplenemeyen insanlar ilkokul çocukları gibi çıkıp karşımıza bir takım el yazmalarından bahsede dursunlar. biz çok farklı bir yerde duruyoruz ve onların o seviyeden bizi anlayabileceklerine de ihtimal vermiyoruz zaten. lakin anlayabilecek bir kaç beyin belki takip ediyordur diye sözlerimizi şöyle nihayetlendirelim.

"atatürk bu noktada (din hususunda) nietzsche, imamı azam, muhammed ikbal gibi insanlarla aynı yol üstünedir. şimdi düşünün ki bir büyük flozof "tanrı öldü" sözü ile nam salmış nietzsche, onun hırıstiyanlık eleştirisini alın gelin atatürkün fikirdaşı olduğunu göreceksiniz. o kilisenin tanrısını eleştiriyordu lakin kadir-i mutlak yaradanı değil. (itü sözlük ergen ateistleri ile nietzschenin tanrıya çatması aynı şey değildir)
ya da imamı azamı alın gelin yine atatürkün fikirlerinden başka bir şey göremeyeceksiniz.

siz bunlardan habersiz olursanız çocuk kandırır gibi kandırırlar sizi. emperyalizm'i alaşağı eden tarihin en büyük türk önderine, kendi atanıza düşman ederler sizi.

"bak sana daha çok para veriyorum, hadi paralarımızı değiştirelim" diyerek kandırıp küçük bir çocuğun elindeki değerli banknotu almak gibi
birileri çıkıyor ve "bak sana atatürkün dinsizliğini öğretiyorum" diyor
bizim sünnet ehli safdiller de atlıyor. vayy atatürk dinsizmiş. zaten çok içki içmesinden belliymiş vs. içki içmek dinsizlik alametiyse eğer sorarım size ey sünnet ehli = imamı azam'ın içtiği içkileri napmayı düşünüyorsunuz ?

   mevlana ya diss atan yunus   29.11.2012 01:05
   #2573576

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır