gozlerinin icindeki isik

1.

gözlerinin içindeki ışığa bir ömür sığdırdım ben..

gök kaşlarını çatmış efrad düşmandı bize..ne çıkar seninsem ne çıkar aşkına saldıysam kendimi..kibritle oynayan küçük çocuklar gibi hissetmeliydim kendimi öyle mi..etraf cıs demeliydi sana ve bırakmalıydım seni..bırakmadım seni sevgili..bırakamazdım..ama gitmiştin işte olanca büyük yüreğini alarak ellerimden..sana inanarak aptallık yaptım demiştin ..öyle değildi ama biliyordum..azar azar gittiğini hissediyordum küçük yüreğimden ve artık pes etmiştim..sevmekten değil elbette..pes edebilir miydim..kırılmaktan çatallaşmış kalbim yine de sen diyordu işte..ne gururum vardı ne de kaybedecek bir şeyim..haykırmak istiyordum artık aşkımı ama çok geçti..dikenli teller edinmiştin yanında duran..sana her yaklaşmaya çalıştığımda beni kanatan..sözlerin ok gibiydi..ağlamaktan başka bir kaderi yok gibiydi kan kırmızısı gözlerimin..estirdiğin rüzgarda savrulmaktan başka çaresi yoktu yoluk saçlarımın..gezginler gibiydi ruhum şimdi oradan oraya gidiyor bir türlü bedenimi bulamıyordu..sevmiyordun ya beni artık bir yuvası yoktu işte ait olduğu bedeni bile bulamıyordu sarhoş ruhum..kaç şişeler devirdim umutsuzluğuma içerek..nice sigaralar söndürdüm damarlarımda..sen dolanıyordun ya içlerinde kesmeliydim önünü..kesemedim..gittikçe daha deli akıyordun..beynim bulanıyordu her sabaha varışta..ezanlara teslim dualarımda bile sen vardın..içimde ağlıyordu küçük kız çocuğu..kendimden başka kimsem yoktu ve damarlarımda dolaşan sen..yalnızca ikimizdik..günler sensizdi,kız çocuğum ağlamaklı..mengene gibi kafamı sıkıştıran ağrı bile umurumda değildi ya..zaten içindeydin daha da sıkıştırıyordu seni içeride..eleğe benzer kalbim her sıçrayışta batıyordu yine olduğu çamura..gelmeyecektin,biliyordum anlıyordun çırpınışlarımı ama nafileydi..sarmıştı bi dikenli tel lanet olası canıma batıyordu..ahh dedim bir sabah ezanında ya sevdiğim benim olsun ya da canım senin olsun…

geldin…bir sonbahar günüydü kokuna bulandığımda..dünyaları da getirdin beraberinde.. gözlerinin içindeki ışığa bir ömür sığdırdım ben..önümü gördüm o pırıltılı ışıkla..kalemi kırıldı yalnızlığın,ipi çekildi mutsuzluğun..gözlerim uzakta takılı kalmıyor aya asılı kalmış dilekler gibi…mutluluğun resmini yapamazmış insan..her ne kadar büyük olsa da yalnızlık öyle ya da böyle yazılır ya kağıtlara..mutluluk,daha büyük yer kaplıyormuş nefret ya da yalnızlıktan anladım..hepsini yazabiliyor,resmini çizebiliyor da insan mutluluğu anlatamıyor işte..kız çocuğum çığlıklar atarak koşuyor gönül bahçemde..her zamankinden deli akıyor kanım..ruhum yine dönmedi bana..sende kalacakmış artık..dualarımda yine sen bu defa ebedim olman için…ellerim yine göğsümde heyecandan çıkmaması için..mavi göklerden her nefes çekişimde biliyorum ki yanımdasın..ellerin ellerimde..gözlerin üzerimde…ömrün ömrümde..

<bkz: çarşaflı börek>

   carsafli borek   30.04.2010 02:48
   #2045259
 
reklamı kapat

yazdır