hakim suleyman ata

1.

türkistan evliyâsının büyüklerinden. asıl adı süleymân'dır. yerleştiği yere nisbetle bağırgânî de denilmektedir. yazmış olduğu manzumelerde kendisi süleymân, kul-süleymân, süleymân bağırgânî, hakîm, hakîm süleymân, hakîm hâce ve hakîm hâce süleymân isimlerini kullanmıştır. hocaahmed yesevî'nin talebe ve müridlerinden olup, aynı zamanda onun üçüncü ve türkler arasında en tanınmış halîfesidir. doğum târihi bilinmemektedir. 1186 (h.582) senesinde vefât etti.

   ramiz   15.01.2008 18:55
   #818807
2.

süleymân, daha küçük bir çocukken hocaların huzûruna vardı. kur'ân-ı kerîm dersleri almaya başladı. kur'ân-ı kerîmi boynuna asmaz, eliyle başı üstünde tutarak hürmetle taşırdı. allahü teâlânın kelâmı olan kur'ân-ı kerîme çok hürmet gösteren bu küçücük çocuk, okutulduğu mektebe sırtını da dönmezdi. yüzünü mektebe, arkasını eve dönmüş olarak eve kadar giderdi. bir gün ahmedyesevî hazretleri, onun bu hâlini gördü. çok hoşuna gitti.hocasının ve annesinin rızâsıyla süleymân'ıkur'ân-ı kerîm öğretmek için yanına aldı. on beş yaşına gelince, ahmed yesevî hazretlerine tam talebe oldu.

   alzheimer   07.11.2009 05:33
   #1720746
3.

derebeylik döneminde serfler krallara direkt iletemedikleri isteklerini dönem hakimlerini aracı kullanarak iletirlermiş. bu da o dönemden kalma bir istektir. "hakim süleyman ata, şu aralar süleyman ihtiyacımız bulunmakta" falan derlermiş. bunlar rivayet tabi duyan gören yok.

   entry girmekse mesele gel beni kesele   07.11.2009 05:37
   #1720755
4.

bir gün hızır aleyhisselâm, hoca ahmed yesevî hazretlerinin yanına geldi. ahmed yesevî hazretleri, aralarında süleymân'ın da bulunduğu birkaç çocuğu odun getirmeleri için gönderdi. odunları toplayıp dönecekleri sırada, yağmur yağmaya başladı. odunların hepsi ıslandı. yalnız elbisesiyle odunları örttüğü için süleymân'ın getirdiği odunlar kuru kaldı. o kuru odunlarla, diğerleri de tutuştu. hızır aleyhisselâm, odunların niçin ıslanmadığını sordu, o da, elbisesiyle örttüğünü söyledi. bu cevap hızır aleyhisselâmın çok hoşuna gitti. süleymân'a;
"bundan sonra adın hakîm olsun!" dedi. sonra ona hayır duâda bulundu. hakîm süleymân'ın içi, birden nûra gark oldu. hızır aleyhisselâm, onun feyzinden diğer insanların da istifâde etmesini emir buyurunca, hikmetler (manzûmeler) söylemeye başladı. ahmed yesevî hazretlerinden duyduklarını, şiirlerle diğer insanlara aktardı.

   ramiz   29.01.2010 13:11
   #1899568
 
reklamı kapat

yazdır