hayat kadini

1.

<bkz: fahişe>

   muque   26.09.2006 03:31
   #54370
2.

hayatını erkeklere vakfetmiş ve karşılığını euro, dolar ve ytl olarak almakta olan kadın.

   atesh   26.02.2007 12:27
   #237623
3.

para karşılığı erkeklerle birlikte olan bi şekilde etini satan kadın çeşidi.

   darkblue07   26.02.2007 12:44
   #237684
4.

türk filmelrinin vazgeçilmez karakteri.

   cipim   26.02.2007 12:52
   #237691
5.

düşkünlüğün getirdiği pişkin gülüşlerin arasından, sigara sigara sırıtan dişler ısırıyordu etlerini, etleri kopartılıp ağızlarına veriliyordu; sakız niyetine be, aman sen de! etler satıldıkça tükenmiyordu ya, koparılıp koparılıp çiğneniyordu; bir parça bir parça daha.
naylon sevişmelerin yavan tatlarına kan damlacıkları karışıyordu sonra, bir damla bir damla daha; damlamakla bitmiyordu ama, kan gövdeyi götürüyordu. hayatın o çok adil, o sonsuz ve amansız, hikmetinden sual olunmayan muhakemesinden paylarına apansız karartma kararı düşmüş kadınlar,
kadınlar düşmüş, düşen kadınlar, kadınlar düşmez!
ama bir tekme, bir tekme daha,
‘önümüze gelene yüz tekme’ oynanıyordu a-ha!
ve çekiliyordu tabureler ayakların altından, bir tekme, bin tekmeyi getiriyordu ardından.
elini veren kolunu kaptırıyordu da, canını seven kaçamıyordu ya!
bir kadın bir günde birden çok erkeğe bölünüyordu, bir kadın bilmem kaç gece hıçkırıklarla bölünen uykularında başka başka erkeklerde bırakılmış parçalarını arıyordu. bir kadın sutyeniyle birlikte kimliğini de sıyırıyordu üzerinden, bir kadın benliksiz kalıyordu. alnına para, kollarına damga ve dudaklarına mühür basılıyordu. bir kadın için yaşamak sadece nefes almaya indirgeniyordu, ve o kadın sadece nefes alsa yetiyordu. kim bilir ne dolaplar dönüyordu, vişne çürüğü, çingene pembesi ve çivit mavisi hayatların üzerinden kim bilir kimler yolunu buluyordu.
bir kadın ışıkları söndürülmüş bir odanın çatlamış duvarlarına iğrenç kahkahalarını fırlatıp atıyordu, bir kadın her gece doğuramamaktan mütevellit, göbeğini tam orta yerinden çatlatıyordu, ah! bir kadın anne olma hakkından feragat ediyordu, bir kadın gülüşünü bir yabancıya teslim ediyordu, bir kadın duruşunu dörde katlayıp hiçbir zaman açılmayacak olan çeyiz sandığına kaldırıyordu. bir kadın o sandığa hayallerini de kapatıyordu, ve bir diğeri çocukluğunu, ve bir diğeri gençliğini, ve bir diğeri bir diğerini. kadınlar bir bir sandıkta çoğalıyordu. ama işkence görmüş bedenleri, morartılmış ve çürütülmüş etleri dışarıda kalıyordu, etleri pazara çıkarılıyordu, etleri ucuza satılıyordu! kadınlar ruhlarını teslim etmemek için giriştikleri son savaşı da kaybediyordu, ve zafer bizim oluyordu.
bizim! hayatında hiç kimseyi incitmemiş, adımını doğru yoldan, gözlerini hakikatten ayırmamış, ibresi hiç şaşmamış ama epey şaşırmış; masumiyetin dibine vurmuş, incelikten kırılmış ama kıvrılmamış kamil ustaların, hulusi amcaların, korkusuz korkakların, namuslu namussuzların!
kadınlar düşürülüyordu, ıslak zeminde ayakları kaydırılıyordu, belki nezaketten sandalyeleri değil ama puştluktan üzerine bastıkları halılar çekiliyordu.
bizse tüm onurumuz ve gururumuzla ayakta kalıyorduk. zafer bizim oluyordu, bizim!
hepimizi tebrik ederim.

   plebisit   31.05.2007 16:28
   #437930
6.

düşkünlüğün getirdiği pişkin gülüşlerin arasından, sigara sigara sırıtan dişler ısırıyordu etlerini, etleri kopartılıp ağızlarına veriliyordu; sakız niyetine be, aman sen de! etler satıldıkça tükenmiyordu ya, koparılıp koparılıp çiğneniyordu; bir parça bir parça daha.
naylon sevişmelerin yavan tatlarına kan damlacıkları karışıyordu sonra, bir damla bir damla daha; damlamakla bitmiyordu ama, kan gövdeyi götürüyordu. hayatın o çok adil, o sonsuz ve amansız, hikmetinden sual olunmayan muhakemesinden paylarına apansız karartma kararı düşmüş kadınlar,
kadınlar düşmüş, düşen kadınlar, kadınlar düşmez!
ama bir tekme, bir tekme daha,
‘önümüze gelene yüz tekme’ oynanıyordu a-ha!
ve çekiliyordu tabureler ayakların altından, bir tekme, bin tekmeyi getiriyordu ardından.
elini veren kolunu kaptırıyordu da, canını seven kaçamıyordu ya!
bir kadın bir günde birden çok erkeğe bölünüyordu, bir kadın bilmem kaç gece hıçkırıklarla bölünen uykularında başka başka erkeklerde bırakılmış parçalarını arıyordu. bir kadın sutyeniyle birlikte kimliğini de sıyırıyordu üzerinden, bir kadın benliksiz kalıyordu. alnına para, kollarına damga ve dudaklarına mühür basılıyordu. bir kadın için yaşamak sadece nefes almaya indirgeniyordu, ve o kadın sadece nefes alsa yetiyordu. kim bilir ne dolaplar dönüyordu, vişne çürüğü, çingene pembesi ve çivit mavisi hayatların üzerinden kim bilir kimler yolunu buluyordu.
bir kadın ışıkları söndürülmüş bir odanın çatlamış duvarlarına iğrenç kahkahalarını fırlatıp atıyordu, bir kadın her gece doğuramamaktan mütevellit, göbeğini tam orta yerinden çatlatıyordu, ah! bir kadın anne olma hakkından feragat ediyordu, bir kadın gülüşünü bir yabancıya teslim ediyordu, bir kadın duruşunu dörde katlayıp hiçbir zaman açılmayacak olan çeyiz sandığına kaldırıyordu. bir kadın o sandığa hayallerini de kapatıyordu, ve bir diğeri çocukluğunu, ve bir diğeri gençliğini, ve bir diğeri bir diğerini. kadınlar bir bir sandıkta çoğalıyordu. ama işkence görmüş bedenleri, morartılmış ve çürütülmüş etleri dışarıda kalıyordu, etleri pazara çıkarılıyordu, etleri ucuza satılıyordu! kadınlar ruhlarını teslim etmemek için giriştikleri son savaşı da kaybediyordu, ve zafer bizim oluyordu.
bizim! hayatında hiç kimseyi incitmemiş, adımını doğru yoldan, gözlerini hakikatten ayırmamış, ibresi hiç şaşmamış ama epey şaşırmış; masumiyetin dibine vurmuş, incelikten kırılmış ama kıvrılmamış yaşar ustaların, hulusi amcaların, korkusuz korkakların, namuslu namussuzların!
kadınlar düşürülüyordu, ıslak zeminde ayakları kaydırılıyordu, belki nezaketten sandalyeleri değil ama puştluktan üzerine bastıkları halılar çekiliyordu.
bizse tüm onurumuz ve gururumuzla ayakta kalıyorduk. zafer bizim oluyordu, bizim!
hepimizi tebrik ederim.

   plebisit   31.05.2007 16:30 ~ 16:34
   #437935
7.

-ah yavrum pek de gençmiş seni buraya düşüren kader utansın.
-aman bırak şu kahpeyi başka iş bulmak işine gelmemiş bu yolu seçmiş ruhunda var bunun ruhunda...

   wayofcrazy   01.06.2007 12:13 ~ 05.06.2007 08:15
   #439948
8.

hayat ne güzel kelime kadın da öyle. hayat kadını deyince insan nedense hüzünleniyor durduk yere.
tespit:vedat özdemiroğlu

   peynir gemisi   29.04.2008 14:22
   #907332
9.

hayatın anlamını kavramış bu yolla hayatını sürdüren avrat.

   apice a rassi   29.04.2008 14:39
   #907348
10.

<bkz: hayatımın kadını>

   yazamaz   29.04.2008 14:41
   #907351
11.

bildiğin orospu.

<bkz: bizim orada göte göt derler>

   ramiz   21.07.2008 18:07
   #981028
12.

ha!yat kadını.

   hopdihoppidi   21.07.2008 20:16
   #981095
13.

isle, isi yapana verilen adin uyusmadigi meslek (!)

   kulak misafiri   21.09.2008 05:25
   #1036433
14.

melih gökçek’e vakti zamanında bi canlı yayında ayar verenlerdir. ondan sonra melik gökçek’in canlı yayına telefon bağlattığı görülmemiştir.

   allande   21.09.2008 05:31 ~ 05:32
   #1036438
15.

haytını kadınlık yaparak geçiren kadındır.şebnem ferah'ın vazgeçtim dünyadan şarkısı çok iyi özetlemiştir olayı.

   sirk   21.09.2008 12:19
   #1036489
16.

orospunun kadını.

   luigi arnalds   01.07.2009 02:36
   #1470308
17.

bakire kalmış ve kalacak gibi gorunen kadınların imrendiğidir.

   ronahi   18.12.2009 16:16
   #1801298
18.

ey gözleri mehtaba benzeyen,
şehvete doymayan kahpe kadın...
eskiden neydin ki şimdi ne olasın;
sen o eski günlerden neden geri kalasın...
ömrünü yitirdin dost kollarında,
hayatını harcadın alem yollarında...
hasılatı bol buldun mu
sert adımlar atarsın,
motorunun gücünü
cüzdanında ararsın
uykusuz da olsan, yorgun da olsan
yine sabah saat sekizi bulacaksın...
sen bu yollarda
ne delikanlılar bitirdin bre kahpe;
bir de beni bitirsen
sen bitirim olacaksın...

bana bir resmini vermedin bile
şimdi geziyorsun elden ele
kabrine bir demet gonca gül ile
gelen ben olacağım
allahsız sürtük

hayat kadını allahsız sürtük
biz seninle istanbulda ne sefa sürdük
hayat kadını allahsız sürtük
biz seninle ankarada ne sefa sürdük

bir gün geleceksin benim yanıma
kapanacaksın sürtük ayaklarıma
gülerek bakacağım suratlarına
işte kapı çek git diyeceğim sürtük
hayat kadını

sokak kadını allahsız sürtük
biz seninle fuarlarda ne alem sürdük
hayat kadını allahsız sürtük
biz seninle ankarada ne alem sürdük
<bkz: tezcan yıldız>

   antichrists   01.02.2010 10:18
   #1907237
19.

tuhaf şekilde sekse düşkün olarak yorumlanan kadınlar. bunlar profesyoneller yani düzüşmek işleri zevk alanları değil. orospularda bu iş zevk işidir ve keyfi yaparlar. bu kadınlar bildiğin bakkal, kasap, lokanta sahibi gibi müşterisinin isteğini verip onları mutlu etmeye kalkar. böyle bakınca iş çığrından çıkar zaten ama orospu kadınlardan daha namusludurlar. vahşi kapitalizmin olduğu yerde doğru düzgün işi olan kadınların bile bu işi yaptığı bilinir. çarşaf çarşaf gazetelerde yer alır. hatta bazı filmlerdeki zengin kadın karakter zevk için bu işi yapar veya filmde gizli görevdeki kadın polis bu işi yapar.

burada en dikkat çeken şey ise bu kadınların kimseye ait olmamaları halidir çünkü onlar hayatın kadınıdırlar ve o izin verdiği sürece yaşar ve bu işi yaparlar. hayat onlarl ailgili planlar kurmuşsa oraya yönelirler. aslında "kimseye ait olmayan kadınlar" denesidirler.

   yenitara   02.09.2011 00:47
   #2428104
 

özüne dön

reklamı kapat

yazdır