hayatta hak ettigini dusundugun yere gelememek

1.

nedeni için

<bkz: kapitalizm>

   mozalan   14.06.2009 20:54 ~ 20:54
   #1441260
2.

mümkün olmayan eylemdir. hayatta herkes tam olması gereken yerdedir.

insan edimlerinin sonuçlarını kendisi yanlış hesaplasada mutlak fizik kurallarına ve varolan sosyal kurallara göre almaktadır.

hayattaki hakedişi hesaplarken çok dikkatli davranılmalı ailelerin hakedişlerinin yansımaları gibi kendi dışındaki etkenlerinde insanın hayattan tahsil edebileceklerini etkilediği göz önünde bulundurulmalıdır.

hayattan hakettiğini alamama düşüncesi toplumların ürettiği, insanları boş bir edim muhasebesine sürükleyen manipulasyondan başka birşey değildir.


harun yahya gibi oldu sanki

   dreamworker   14.06.2009 20:55
   #1441263
3.

mantık hatası olan cümledir, hayatta olduğun yer hak ettiğin yerdir. eğer olmak istediğin yerde değilsen yeterince çalışmamaışsın demektir, yani oraya hak etmemişsin demektir. yani ben böyle düşünüyorum. yanlışı kendinde ara beybi böylece doğruyu bulabilirsin.

   okkes   14.06.2009 20:58
   #1441268
4.

<bkz: lafmacunda yeni yetme yapılmak>**

   safiyane   14.06.2009 20:59
   #1441269
5.

hak ettiği yerde olmadığını düşünen kimse,demek ki hayal ettiği yeri hak etmemektedir.

   akeka   14.06.2009 21:14
   #1441282
6.

her zaman bir engel vardır, en büyük engel insanın kendisidir. öncelikle bunun farkına varmalı, var gücüyle yardırmalıdır. yeri gelirse acımasız olmalı, parçalayıp almalıdır istediğini.

daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak, insanların hayatta hakettiği, istediği yerlere gelmemesi farketsin-farketmesin, paranoya olarak görsün-görmesin diğer insanların işine gelmektedir. paranoyakca gelebilir yine fakat insanlar bunu sağlamak için birçok yönteme başvururlar.

örneğin; senin borç içinde yüzmen, sana borç verenlerin işine gelir, köleleşirsin, hayatın o insanlara kölelik etmekle geçer. ailen de aynı şekilde, o ailede yetişen çocuklar "dar gelirli" bir ailede, düşük ekonomide yetiştiği için beklentileri de çok olmaz.

hatta bir de hikâye yapıştırayım sözümü bitirirken;

bir zamanlar, büyük bir dağda kartal'lar yuva yaparlarmış. bir kartal'da 4 tane
yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. bir gün bir deprem olmuş. ve yurmurtalardan
bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana, vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş.
bu çiftlik bir tavuk çiftliğiymiş.

çiftlikteki tavuklar, bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar
vermişler. yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve içinden çıkacak yavruyu korumasi
altina almış.

bir gün, küçük kartal doğmuş. çevresinde tavuklari görmüş ve kendini bir tavuk
zannetmiş. bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar. ailesini de çok
seviyormuş. içinden, bazen, "ben kimim?" sorusu geçiyormuş. ama o bir tavukmuş.
bunu böyle bilmeliymiş.

birgün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartal'in özgürce
uçtuklarını görmüş. "aman allahım, ne kadar güzel uçuyorlar. bende onlar gibi
uçmayı çok isterdim" demiş. tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler.
"sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar" demişler.

küçük kartal, artik daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür
olmak istiyormuş. ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse,
hep şu cevabi aliyormus. "sen bir tavuksun. birak bu hayalleri."

zamanla, küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmis. hayal kurmaktan vazgeçmiş,
ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. ve hayatinin sonu geldiğinde
de bir tavuk(!) olarak ölmüş.

*

   deli dana   14.06.2009 21:16 ~ 21:30
   #1441284
 
reklamı kapat

yazdır