hohlamak

1.

ısı yaymak ya da koku analizi yaptırmak gibi nedenlerle dışarıya nefes vermek.

   synthetic   10.06.2007 23:40
   #460504
2.

sucuklu yumurta veya bol çemenli pastırma yedikten sonra ya da bol sarımsaklı işkembe çorbası içtikten sonra ağzın kokup kokmadığının teyid edilmesi için bir arkadaşın burnunun direğine doğru yapılan üfleme hareketi...

++ şşş..baksana bi lan ağzım kokuyo mu..hoohhhh..
-- tü allah kahretmesin seni şerefsizz..

   cilgin buzdolapci   12.12.2007 17:09
   #766723
3.

<bkz: sabahın 8inde okulda sek rakı içip ilk derste din hocasının suratına hohlamak>

   sevgilimbiruzayli   12.12.2007 17:29
   #766782
4.

sarimsak yenilmisse, gerceklestirilmemesi gereken hadise. isterseniz kirk kere disinizi fircalayin, isterseniz sakizlar cigneyin. fark yapmaz. hohladiginiz dakka rezil rezil sarimsak kokacaksinizdir. cünkü sarimsaktaki o kokuyu yayan hedeler, cigerlere yerleserek, solugunuz her nefes akabinde verdiginiz nefesle disari atilir.
yani agiz kokusu degildir disari cikan. tek caresi de maydonozdur bu arada. cig maydonozu mideye iyice cigneyerek indirirseniz, agzinizdaki sarimsak kokusunun gittigini göreceksiniz. sonra nefes alip verme isi de, hohlama isi de kolaylasacaktir.

   cemkirik limon dilimi   12.12.2007 17:32
   #766789
5.

patojen bir şey hohlamak. oraya nefesini veriyorsun, bakıyorsun kendi içinde biriktirdiğin bakteriler camla öpüşüyorlar. bakıyorsun adını yazacak kadar bakteri kümelenmiş, patojen bir isim karalıyorsun cama. kimilerinin ensesine, kimilerinin beynine vs. hohluyorsun. güzel bir şey bu.

mantıken her şey tıkırında. durup dururken hohlamak da nesi? mantıken her şey gonna be alright. bob marley'i lahanaya benzetip, yapraklarını soyuyorsun, zeytinyağını da döktün mü? leziz. imparotiçenin midesine uzanan yolu bulduk sanırım. yağ tutmuş kalbiyle mi ilgileneceğiz bu yaştan sonra? yağğğ.

çift camlar var. hava yalıtılımı var orda. soğuk olmuyor yani. bakterileri, cama açtığım bir delikle oraya enjekte ediyorum. iki cam arasında kendi aleminde yaşıyorlar. küf mantarları acayip rahatsız yalıtılmaktan. ah, çiçeklendiler yine armutsporlar. neşeliler. bakteriler yalıtılmış. hmm. hekimin önerileri yararlı oluyor sanırım. heklediğim insan.

otobüs camına hohladım. daha önce biri daha hohlamış mı diye mikrobiyolojik inceleme yapacaktım. edavatlar eksikti. halim de yoktu zaten. şerefsiz gibi hohladım. başka bakterilerin üzerine kendi bakterilerimi saldım. si ay ey! ey ey! bakalım, içimdeki bakteriler toplum içinde barınabilecek mi? açıklar mı başka bakterilerin mutualist gibi görünen, özünde sadist olan tavırlarına? hmm? bakın bakteriler sizler için çok kaygılanıyorum. o yüzden sık sık hohlamıyorum, sizler olgunlaşmadan metris cezaevinden göndermiyorum sizleri. goblet hücrelerim siğilse de sizlerin eğitimi için kasacağım.

ben bu saatlerde monitöre de hohlarım. yazılar flu okunuyor ya, çok hoşuma gidiyor. mesela bazen outlaw torn çalarken ekrandaki flu görüntü beni dünyaya bağlıyor. ben fluyu seviyorum. flu güzel bir şey. hohlamak kadar güzel.

ayıp aslında imgelerle konuşmak. ama ne yapalım, açık seçik konuşunca da yüzler kızarıyor. ne yapalım, tutsağız benzetmelere. ne yapalım soyutlamazsak hayran kalmıyorsunuz sözlerimize. edebiyatı seviyorsunuz, imgelerle boğuşmayı sevmektesiniz. sizin de imgeleriniz var. biliyorum. siz de hohluyorsunuz. ara sıra tabii. güzel hohlayın ama.

imparotoriçe'nin yaprak dolması yaparken sıkıldığını düşünüyorum. yapraklara hohladığını ve bana zehrini yedirdiğini düşünüyorum. ülserim bu yüzden. güldererim bu yüzden. midem ah midem! ah mi dem?

helicobacter pylori geliyor nefesimden cama yapışıyor. imkansız.

mütemadiyen direngen dolmalar görüyorum. içlerine hohlanmış belli, ama bozmuyorlar kendilerini. buzdolabı diye bir şey var kardeşim!

nasılsa her şey mantıklı. kasmamak lazım. saygı, sevgi. özünde ters spinli elektronların birbirine götünü döndüğünü göremeyecek kadar aptal değiliz herhalde? argon'a benzemek de nesi? aslan burcundan kükremek de nesi? imparotoriçe saygılı. hohlamıyor. elleri yanmıyor, sigara içmiyor. gülmüyor. gülüyor. dışarıya kapalı bakışları. köpek seviyor. köpek olma ihtimalim var evet reenkarne olabilseydim. ki o kadar da şair değilim. köpek ne lan? hmm?

anlamadığım bir şey var. leydi, sevdiği şeylerden nefret ediyor. hohlamayı seviyor, sevmekten nefret ediyor. sevilmekse çok sıradan. leydi, dramatik bir kazak giymiş, tüylü böyle, kaşınıyor, üzülgen biraz. sevgiye kaşınıyor. çekinik kendi diline. ah o dil! lanet!

anladığım bir şey var. ben hohluyorum. gözyüzü benim kurduğum çadır mesela. sürekli orgasmatron. bunu bilmiyor imparotoriçe, görmüyor. gökyüzüne baktıkça rahatlıyor, bilse hohladığımı o maviliğe. bilmiyor ki. bilemez de.

ters spinli elektronların orbitallerdeki hali nasıl da benziyor birbirimizin tersine yürümemize? ayaklarımız var, saygılı ayaklar, yaprak dolması yemek için eve koşan ayaklar diyelim, ahah, neden aynı yöne yürümüyoruz? sen neden kendi yoluna yürüyorsun? ben neden senin yoluna yürüyemiyorum? senin yolun nerde lan?

şair olamam bakma öyle kelimeleri tüketişime!

bir bardağa hohladım. içtim sonra. biliyorsun çözülür suda hohlamalar. sonra yine içtim bardağı. kafa olmuşum. hohlamalarımı içmek bence kafa yapıyor. sakın denemeyin. deneme sende imparatoriçe.

kutsal bir metne hohladım. gördüm ayetlerin asıl anlamını. be altında bir nokta var, sen göremezsin, hohlaman gerek ermiş abaliard! nerden göreceksin zavallı fransisken? isa'nın bakiresi sen nerden göreceksin içine alamadığın şeyin sertliğini? ah! nerden bileceksin imparotoriçe, ahmet kaya'nın sakallarında yatan hohlamaları? hmm? nerden? nasıl? 5n1k! aha aha ahaha.

hohladım işte. var mı diyebileceğin bir şey? yok, tüm duvarları yalayan sen değil misin? benim hohladıklarımı süpüren sen değil misin ey temizlikçi lenin? hmm? sen değil misin eşşek sıpası? beatnik bir şekilde hohladım diyelim, zen kaçığıyım misal, imparotoriçenin gözleri tapduk emre'nin kapısındaki hep doğru odunları mı arar? derviş fetişisti misin leydim?

bazı bazı bazen yüzüne hohlayasım var. yanağında patojen bir nefes bırakmayı ne kadar istedim bir bilsen? bilsen, tanrıya inanırdın imansız!

bana bunlar hiç mantıklı gelmiyor. yollara çıkasım var, 150 km hızla gelen aracın uzun farlarına hohlayasım var. fena halde hızlanasım var kendi bacaklarıma. bilemezsin ki işte bu devinimin nedenini. kaçıyorum resmen kendi bacağımdan. bilemezsin eşşek sıpalarının uykusuzluğunu.

ah bir bilsen, hohlardın projeksiyon makinesine. hohlardın lama, lamele. hohlardın kendi ciğerine. şerefsiz.

bakıyorum imparotoriçe sıkılmış yaprak dolmasından.

derwish you were here diyorsun yani leydi. sıç bokuna hohla bence.

   kaamos   16.12.2008 00:54
   #1120961
 
reklamı kapat

yazdır