icimdeki sevgiliye

1.

murat yılmazyıldırım'ın son solo albümü sıfır derecede aşk başkadır'da yer alan en can alıcı parçalardan biri.

bekledim geceyi ay doğacak diye
yıldız olup göklere çıkmayı düşledim
dünya bana replikler verdiğinde.

aşkıma güller atacağım
sonra arkamı dönüp uykuya yatacağım
ardımda güneşin yokuşu
düşlerime sevdalar katacağım.

bir tek bana aç kapını
yalnızca bana gülümse
ben bir gül dalı oldum
beni yalnızca sen elle.

bekledim ölümü yaşamayı özledim
melek olup yeryüzüne inmeyi düşledim
aşk bana cennetti gösterdiğinde.

gönüllere şarkılar yazacağım
sonra uykumu bölüp gözyaşlarına koşacağım.
önümde dünyanın son ucu
düşlerime saçlarından taçlar takacağım.

beni yalnızca sen elle...

   hickimse   23.10.2007 01:41
   #687096
2.

şu fani dünyadan göçüp gitmeden dinlenmesi gereken parçalardan biridir.

   hickimse   24.07.2009 22:56
   #1504672
3.

kadın kişisinin, seks sırasında erkek kişisine tam içerdeyken seslenmesidir.

   dodostyle   24.07.2009 23:14
   #1504692
4.

senin için bir şeyler yazmak istedim bu akşam. ne yazsam, nasıl yazsam diye düşündüm. belki de hiç okuyamayacağın bir mektup yazmaya karar verdim. öncelikle bir hitap bulmam gerekiyordu, ne diyebilirdim ki sana? adını söylemek yakardı içimi, adın olmazdı. sevgilim değildin, sevgilim olmazdı. arkadaş da değildik, olmazdı. bulamadım, bıraktım.

hitaptan öteye geçemeyen bir mektup olmasından korkarken, hitap bulamadım...

yüzünü görmeden, sesini duymadan, varlığını hissetmeden geçen bir günün daha ardına... biliyor musun, ağır geliyor; şu an nerede olduğunu, kimlerle olduğunu ve aklında kim olduğunu bilmemek, bilememek... seni son kez göremeden dönerken buralara, bir yanımın sende kalacağını bilerek gelmiştim de, aklımda bu kadar kalacağını bilememiştim.

sahi neden bu kadar aklımdasın?

belki de yıllar sürer bazı acılar, insanın içinde canlanır da durur. dinmez bir türlü, dindiremezsin. tam hiç bitmeyeceğine inanmaya başladığın bir zamanda değişir bir şeyler. tarif edemediğin, neden bilemediğin bir şekilde birden kendini birinin gülüşünü, bakışını düşünürken bulursun.

peki ben neden bu kadar düşünür oldum göz göze geldiğimiz o anları?

bana söyler misin, birinden etkilenmem bu kadar zorken bunu nasıl başardığını? soruyorum sana, söylesene hadi. kimseye farklı gözle bakamazken nasıl oldu da acı çektirmeyi bile başarabilecek kadar doldurdun içimi?

sence nedir bu bendeki?

biliyor muydun? istenilen işin duası çalışmak, istenilen aşkın duası sevmekmiş. şimdi sen bir duasın gönlümde! korkmak ise acziyetin göstergesiymiş; ve ben daha kazanamadan seni, kaybetmekten korkuyorum. vakti, zamanı derken amin demeye korkuyorum. amin diyemezken bir başkasının duası olmandan korkuyorum.

bu kadar aciz olabilmeme şaşırıyorum.

dönüşler bir yük gibi gelirdi omuzlarıma. dönmeye mecburdum ve mecburiyetleri oldum olası sevememiştim. beni çeken bir şeyler olmalıydı, dönüşleri bana sevdiren sebepler. itiraf ve tarif etmeye zorlansam da benim artık bir sebebim var. sadece bu kadarını bil ve sakın sorma bana sebebimi, olur mu?

çünkü biliyorum ki bir kere düşersen dilime, sonu gelmeyecek bir yangın başlayacak içimde.

senin haberin olmadan, seninle beraber uzun bir yola başladım. farkına varmadan, fark ettirmeden.... ufukta ne var seçemiyorum ve tanımadığım bu yollarda ne yöne adım atsam bilemiyorum. bir çıkmazı tek başıma yaşamak istemiyorum; bu yüzden, yol göstermene, yolumu aydınlatmana ihtiyacım var ama dile getiremiyorum.

ve şimdi ben içimde korku dolu bir umutla sadece bekliyorum...



imza: şizofren psikiyatr

   sizofren psikiyatr   27.01.2012 19:45
   #2478153
 
reklamı kapat

yazdır