ilgi acligi cekmek

1.

hadi geyiği boynuzunu bi’ kenara bırakalım. çeken çekiyor işte bunu. olmuş ama olmamış adam. hani yaş yerinde, baş da tamam, ama dişliyosun hâlâ sert, hala ham. hımmmmm diye düşündüm de, ben de şiir yazabilirim lam!

çocuklar oluyor böyle bazen, saçma salak şeyler yapıyolar karşında. nebileyim parfüm şişeni alıp götünün arasından kredi kartı geçirir gibi geçiriyor mesela. det!! demiyorsun, sabırla, şefkatle şişeyi alıp kenara koyuyorsun. bir oluyor iki oluyor, hop tepende, hop kapı arkasında; zaptedemiyorsun. ya çocukluğuna veriyorsun, ya çakıyosun ağzına iki tane bak bakalım bi’ daha yapabiliyo mu!?

yanlış işte bütün bunlar. çocuk ilgi açlığı çektiği zaman öyle ne çok sıkı, ne çok relakız olucaksın. konuşucaksın onunla, bu sorunu konuşarak hallediceksin. ya çocuk işte, anal dönemde kakasını ben bişi üretiyorum galiba lan! diye sevip bağrına basan, sifon eşliğinde lağım derinliklerine gönderildiği zaman arkasından ağlayan bi’ canlı. ne bekleyebilirsin ki ondan?

<bkz: freud sen bizim her şeyimizsin>

ya insanlık hali falan filim, bunların hepsine eyvallah. şimdi küçük emrah moduna girip şunları söylemek istiyorum; biz de el bebek gül bebek büyümedik, ben ilkokul bire giderken vertikal olması gereken çizgileri horizontal düzleme yaklaştırıyorum diye zırıl zırıl ağladığımda başımı okşayan kimse olmadı! ben de sevgisiz büyüdüm... ben de terk edildim, ben de aldatıldım... ben de sevdim sevdim kavuşamadım.. ben de ben de. bunları yaşadım yaşamasına da, ipliği koparıp incilerimi dökmedim ortalığa! kolumu kırdım, yengen diye ahbaplarıma tanıştırdım. yani, bence, gereksiz benim iki tel saçımı çekiştirmen, burnumdan leblebi sokup onu soktuğun yerden çıkarasıyaca tepeme akbaba gibi tüneyip kafamı didişlemen.

mesela arkadaş ortamında da oluyo böyle tipler. herkesin kenarından kıyısından katıldığı ortak bi’ konuşma sürerken sürekli bi’ komik olma çabasında, alakasız şeylerle böyle ben diyim limon, sen de koyun götündeki maydonoz olma girişimlerini esirgemeyen azimli gençler onlar. onların kafasını ısırarak kopartmak, iç organlarına kadar dokunmak, en insan taraflarını kabartmak istiyorum ben. ama başaramıyorum. adamdaki dehşetengiz bir var olma mücadelesi çünki.

<bkz: bakın bakın ben de buradayım>

ağbi, abula, yapma, dokunma, kim aç bıraktıysa seni ona git! /emre aydın’dan duman'a kadar düştüm düşünsdfjklsj/ benimle bi’ hesabın olmamalı senin. çünkü olursa, dışarıdan bakıldığında agresyon saçan insan imajı oturuyor benim de üzerime. yani sen sevgi kelebeği, hiçbir kötü niyeti olmayan güzel insan olduğundan sebep, bana yine meymenetsizlik, bana yine nemrutluk düşüyor kalan! çünkü sen; sadece koklayacaktın. bak yine emre aydın!

<bkz: uyuyan insana hiç mi saygınız yok>

bu tipler beni hep kıllandırmıştır zaten. sen önüne geleni seviyorsan, bana duyduğun hissiyatın zerre önemi yok gözümde. terazimde sıfır çeker, hatta üzerine borçlu çıkarsın haberin olsun. herkes beni sevsin. herkes beni tanısın. herkes beni konuşsun. mesela herkes beni sevip, tanıyıp, konuşuyor (sırasını tam olarak bilmiyorum) hayatımda değişen hiçbişi yoksdjsksdşlk. tünelin ucu karanlık yani. debelenmemek lazım.

<bkz: get a life>

uzun uzun.

   plebisit   30.08.2008 20:20 ~ 20:25
   #1019344
 
reklamı kapat

yazdır