inka kakadu

1.

yaşam alanları;

ağırlıklı olarak batı avusturalya ve güney avusturalya, yeni kuzey-walles ve kuzey avusturalya bölgesinde yaşar. ufak bir popülasyonu da viktoria bölgesinde bulunur. gene ufak bir populasyonu, daha doğrusu esaret altından kurtulmuş olarak yerleşenleri de sydney’dedir. bunların sayısı bu bölgede gittikçe artmaktadır.
kabul edilmiş olan alt türlerine ise sadece batı avusturalya da rastlanır. ayrıca inka kadadular en yaygın bu bölgede, denize kadar uzanan geniş bir alanı işgal ederler. kuru veya yarı kuru bölgelerde, karma ormanlarda (özellikle okaliptus ağaçlarının da bulunduğu bölgelerde), kısmen kayalık alanlarda görülebildiği gibi bu türe kuru topraklı fundalıklı alanlardan ve sulak alanlarda da rastlamak mümkündür.
genellikle kakadu türleri arasında yaşadıkları bölgeyi sadece yem arayışları için kısa süreli terk eden, bölgelerine sadık inka kakadular nerdeyse 1000 çifte varan büyük guruplar halinde yaşarlar. yem arayışlarında diğer kakadu tüleri ile de bir araya gelirler. bunlardan en sık beraber görüldükleri galah ve sülfür kakadulardır. gözlemlerden edinilen ilginç sonuçlardan bir tanesi, uçuş sonunda yere iner inmez ve özellikle de böyle bir arada olunduğu zamanlarda inka-kakaduların kafalarının üstünde bulunan ibiklerini (şapkalarını) sürekli açık tutup, verdikleri alarm sinyalleridir. bu onlara has alarm sinyalleri, genelde 3-4 tane gayet tiz ve yüksek sesten oluşur.
bu türü özellikle galah kakadularla kıyaslandığında, doğal yaşam alanlarında bile çok nadir görebilirsiniz. bunun bir nedeni de doğal yaşam bölgesinin zaman içinde çiftçiler ve işletmeciler tarafından parsellenmeye başlamış olmasıdır.
eskilerde daha çok kafa üstündeki ibiğinde bulunan harika renkteki tüylerini şapka yapımında aksesuvar olarak kullanmak amaçlı avlanırdı. zaman içinde özellikle de insanların bölgelerine müdahalesi ile, patlama derecesinde nüfusu artan diğer kakadu türlerine rağmen inka-kakaduların son yıllarda nüfuslarının azalması, hükümetin bu konuda özel bir koruma yasası çıkarmasına neden oldu. hemen hemen tüm avusturalya hükümetine bağlı eyaletlerde sebebi ekim alanlarının talan edilmesi dahi olsa avlanmaları, öldürülmeleri veya yakalanıp ticari amaçlı satılmaları kesinlikle yasaklanmıştır.



ebatları yaklaşık 38 cm’dir. erkek ve dişiyi dış görünüşe göre ayırmak zordur. yalnız erkeklerde, kafa üstündeki ibikte bulunan sarı renk (bant) daha geniştir.
ana renkleri somon tonundadır. kanatları, göğüs ve alın kısımları ise beyazdır. burun (gaga) üstü ise koyu somon tondadır. yüzeysel olarak tüyleri beyaz gibi durur. kuyruk tüyleri beyaz renktedir fakat kuyruk altı yani iç kısmı yine somon rengindedir. ibiklerindeki renkler ise, uçlarına doğru beyaz, aşağı indikçe koyu kırmızıya benzeyen bir tondan alta geldiğinde ise erkeklerde daha geniş, ama dişilerde daha az olan bir sarı tondadır. gagaları ve ayakları kemik-gri bir renktedir.
erkeklerin göz rengi kızıl-kahverengi bir renktedir. dişilerde ise göz irisi kızıl-kahverenginden daha çok koyu-kahverengine yakın bir tondadır. genç olan kuşları renklerinden anlamak pek mümkün değildir. bunları da daha açık renkte olan soluk-kahverengi göz renklerinden anlayabilirsiniz.

doğal yaşamda beslenme şekilleri;

tohumlardan, çimenlerden,otsu bitkilerden, bitki köklerinden, fındık-fıstık türlerinden, bölgeye has böğürtlengillerden, yaban meyveleri ve meyvelerden, akasya tohumları,yöreye has kabak türünden ve okaliptus özsuyundan oluşur. buna ek olarak da larvaları ve değişik türde ufak kurtları da yerler.

üreme şekilleri;

yerden yüksekliği 4-6 m. olan ağaç kütüklerinde veya ağaç dallarında yuva yaparlar. eşleşme dönemleri ağustos’ta başlayıp, aralık hatta, ocak ayına kadar sürer. kuluçkalarında 3-4 arası yumurta olur. hem dişi hem de erkek, dönüşümlü olarak kuluçkaya yatarlar. kuluçka süreleri 25 gündür. bazen de 30 güne kadar çıkabilmektedir. yavrular yumurtadan çıktığında, hem dişi hem de erkek yine bir arada dönüşümlü olarak besler ve büyütürler. yavrular genellikle 54 – 55 gün içinde uçma yeteneğini kazansalar da, yuvayı bunu takip eden 4- 6 hafta sonra terk edip bağımsız olurlar.

evcil bakımı;

çok yaygın olmamakla birlikte yinede orta çoğunlukta beslenilen türler arasındadırlar. yalnız yaklaşık 3 yıldır nedeni hiçbir şekilde tespit edilemeyen ve özellikle de amerika’da görülen üreme sorunlarına ( özellikle sakat yavru oluşumuna) sıkça rastlanılmaktadır. evcil olarak bakımları problemli olmasa da hemen hemen her kakadu türü gibi bunlarında yoğun serbestlik isteyecekleri ve aşırı derece de kemirme ihtiyaçları olacağı dikkate alınıp özellikle geniş hatta yarı açık, ebatları yaklaşık 5 x 3 x 4 m. olan salmalarda barındırılmaları önerilir. burada dikkat edilecek bir nokta da, salmanın mümkünse tahta olmayıp komple metalden yapılmış olmasıdır. zira tahtayı kısa sürede kemirip kendilerine çıkış tünelleri açarlar. çoklu salmalarda ise bakılmaları sık sık rastlanılan agresiflik belirtileri nedeniyle pek tavsiye edilmiyor. bulundukları salma içinde birde önemli olan yağmur yağdırma şeklinde bir sulama yapılmasıdır. çünkü bu tür, yıkanmayı çok seven ve ihtiyaç duyan bir türdür.

*

   slytanic   18.05.2007 02:33
   #403254
 
reklamı kapat

yazdır