ismet ozel

1.

..erbain bütün şiirlerinin toplandığı kitabın adıdır ve şayet neden şiir okuyorum sorusunu soran biri varsa ismet özelin şiir okuma kilavuzu şiddetle önerilir..
üç frenk havasından ikincisi alum cantabile vazgeçilmezdir..

ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata
görmedim orda çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını
yerime yadırgadım
yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka
çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı
durmadan bir beyaz aygırla taşardım derin göllerden
bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara
güneşin zekasıyla doymak isterdim
kaba solgun kağıtlar sunardı
şehrin insanı bana
...

   zevzek   26.11.2006 01:59 ~ 02:00
   #119717
2.

türk şiirinin yaşayan en büyük isimlerinden birisidir.bütün kibrine, ben bilirim havalarına rağmen bilinir ki izmet özel farklı ve iyi bir şairdir.yazarımız bir dönem sol cenahın gazlayıcılarından olmuş ancak islama evrilmiş son dönemlerde de islami kesimle bağlarını kopardığını deklare etmiştir.

münacaat
bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.

hata yapmak
fırsatını adem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.

çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.

gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.

gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.

oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.

bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.

şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?


ismet özel

   resul balay olmak   26.12.2006 19:56 ~ 24.12.2009 12:24
   #157459
3.

sezai karakoçla birlikte türk şiirinin yaşayan en büyük ustalarından biridir. sosyalist başlayan hayatına şimdilerde islamcı olarak devam etmektedir. kelimenin tam anlamıyla şairdir. kitapları şule yayınlarından çıkar.

   maxlinder   14.04.2007 00:35
   #322610
4.

yeni kuşak gençliğini tavlayabildiğini düşündüğüm kalemi güçlü şair.

kırk tilki dolaşır ismet özel'in kafasında, kırkının da kuyruğu birbirine değmez.

oktay rifat; "yazar hayatı boyunca kendini arar" der; ancak; elinsaf! ismet özel, bugün 68'in devrimci, toplumcu edebiyat damarından milli gazete yazarlığına değin geldiği yerde, insanın tinsel hususta ve bir sanatçı olarak edebî yaşantısında geçirdiği ani ve keskin değişimler eliyle dikkat çekici deneyimler sunan birisi olarak "kendini arama"nın ötelerinde cevaplı soru işaretleri(!) hasıl oldurabiliyor şükür!

'68 kuşağı'nın ülke indinde yaratmış olduğu atmosferden etkilenip "devrimci genç şairler savaş açıyor" adlı edebî tartışmada ikinci yeni'yi yerden yere vurmanın hem devrimci edebiyat hem de bir 'güzel' olarak sanat cihetinden anlaşılır bir yanı olabilir elbet. üstelik daha önce kendisi de 'ikinci yeni' tadında şiirler yazıyor olmasına karşın! ataol behramaoğlu için yazdığı "yıkılma sakın" adlı şiirde faşizmin zorluklarına karşı dik durmayı ve onurlu olmayı salık vereceksin; "evet, isyan" diyeceksin ancak çok geçmeden 12 mart darbesiyle yelkenleri suya indirip, en masum ifadeyle 'çark edip' "islami cephe"de saf tutacaksın. bu bile makûl bir durumdur. her kim ise her insan dünya görüşünde farklılıklar yaşayabilir, diktatörlüğün acımasız saldırıları karşında dayanamayabilir; ancak saf değiştirip geldiğin, beslendiğin, kuvvetle muhtemel elinin kalem tutuyor olmasına en büyük katkıyı sunmuş devrimci membaa saldırmak, hele hele sivas katliamını gerekçelendirebilecek kadar kendinden geçmek bir sanatçıya(!) yakışık kalan bir durum değildir. başka başka durumlara hizmet eder.

islami kesimin başka örnekleri de bulunan bu durum karşısında, ismet özel'i de devrimci değerlere saldırı amaçları için kullanacağı da hayli sarihti. ve bu daha çok kendini milli gazete'de gösterdi. kendi köşesinden geçmişiyle hesaplaşması 30 yıldır bitmeyen birinin kaleminden inkâr ve saldırıları izlendi.

gün geldi şunu yazdı nihayet:

"türk toplumunun kültürel değeri zaten islâmiyettir. o yüzden de islami siyaset yapan insanlar hazır bir şeyi kullandıkları ve bu yüzden de sosyalistler gibi harç taşımak zorunda olmadıkları için bu hareketi kullanmakla geçirdiler vakitlerini. sosyalistler, mücadelelerinde büyük sıkıntıya girdiler, öbürleri ise sıkıştıklarında hemen 'tamam, ben savunmuyorum, zaten bu islamdır' deyip bıraktılar. sosyalistler, islamcılardan daha samimiydi. islami hareket, sadece pastanın peşinde."

ne yani?

tilki mi, kırk tane mi?

ben "dönek" demiyorum; çünkü örneklenen bu yazısından anlaşıldığı üzere bundan da epey alınan biri gibi. şairleri üzmeyiniz!..

   lamazibici   16.05.2007 23:14 ~ 23:19
   #400627
5.

şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin.

erbain kitabı üç firenk havası isimli şiirinden...

   kolombo   01.11.2007 18:39 ~ 18:40
   #703326
6.

bakır tenli yapraklar

bak, ölüm güzü kıskanıyor
şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi
ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor.
uzuyor defterine uğrayan kan lekesi

senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran
içli taşra kızların gizemli eviçleri
kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan
o denize açılan ellerin nerde şimdi?

yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin
o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte
bak, ölüm güzü kıskanıyor
mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin
güze el değdirmeyen ellerin nerde?

ismet özel şiirlerini okuduktan sonra insan şiir yazmaktan vazgeçiyor*.

   kolombo   01.11.2007 18:44
   #703328
7.

hafiften kafayı yemekte olduğunu düşündüğüm yazar.bir söyleşisinde kadının dininin eksik olduğunu söylemişti.buraya kadar bu da fikirdir babından saygı duyulabilir.ancak akabinde bu eksikliğin kadının adet görmesinden kaynaklandığını iddia edince bünye tepki karbüratör meme yaptı.efendim kadın adet gördüğü için orucu eksik tutuyor, namazı eksik kılıyormuş.ben bu noktada yorum yapmadan dini meselelere uzak orta zekalı bir insanın bile hadi ordan diyebileceğini varsayarak durumu kamuoyunun takdirlerine arz ederim akşam akşam.

   etson arentesto   01.11.2007 18:45
   #703329
8.

yazılarının sonuna sürekli ''ışık sizlerle olsun'' diyerekten noktayı koyan,sürekli çiçek sulama modunda,içinden şarkı söyleyen,anlatan,ögreten,geri getiren,hatırlatan,unutturan,gülümseten masal ötesi adam.

   diesel   26.04.2008 21:31
   #905229
9.

hepimiz öleceğiz
auch deutschland
bu iyi bir haber mi
hiç birimiz işin aslını öğrenemeyeceğiz
iyi bir haber
bari buna dense yerinde mi
bir başımıza dünyaya geldik
istinası yok bunun
ikizli üçüzlü doğumun
yok vukuunda değişen
kim demiş iyileşiveriyor haber
ikizlerin aramıza geliş farkının
saniyesiyle öğrenilmişliğinden

ne yaşadıysak bir başımıza yaşadık
en iyisinden en kötüsüne
ve bilhassa yaşadıklarımızın en iyisinde
yapayalnızdık
bir iyi habere yalnızlık sırasında mı ulaştık

bir başımıza dünyadan çekip
ne kadar iyi işler işlediysek
iyi işlerimizin hiç birini
dünyada bırakmayıp
iyi işlerimizin hepsini
dünyadan çekip
gideceğiz
bu iyi bir haber mi

henüz dünyadayken hatırlayabilir
kayıt düşebilir kayıp düşebiliriz
hatırlamak rayihasıyla ayrıntılarıyla
işimize gelir mi
daha dünmüş gibi hatırlayabiliriz
rendez-vous
tümüydü tamamıydı dünyada
görüp göreceğimizin
öncesi ve sonrasıyla
rendez-vous bir birkaç birçok zalimle
yazının yabanın zalimiyle
bu iyi bir haber mi.

www.ismetozel.org

   kafkaesk   21.11.2008 01:52
   #1091395
10.

''türklük; kafirle anlaşmamak demektir. başka hiçbir anlamı yoktur''

''biz türkler, avrupalıları, avrupa'ya sıkıştırdık.''

''yaptıklarımızı müslümanlığa borçluyuz''

''rabbimiz ruhları yaratıp;'ben rabbiniz miyim?' diye sorduğunda evet diyenler türk'tür'' (hani başka anlamı yoktu lan? akhsfkaf)

'' türk ırkı diye bir şey yoktur''

''türkçeyi bize arapça bilen müderrisler öğrettiler''

''türkçe; müslümanların günlük hayatları için ürettikleri bir dildir''

'' müslüman olmayan türk değildir''

gibi saçmalıkları fikir sanıp, sunan; cahil.

not: gülmek için; http://muratbardakci.com/haber.php?haber_id=1

   oha   10.01.2009 02:42 ~ 02:47
   #1155827
11.

"türkün dünya tarihindeki yeri kafire söz hakkı tanımamakla doğmuştur"

bunu unutmu$sunuz olm. bir başyapıt bu. kendisi bu sözüyle "dünya tarihinde" iyi bir yer alır umarım, hayatımda duyduğum en aptal önermelerin sahibi. önce bir söz söylüyor iki dakika sonra "yok ben onu kastetmedim" bilmemne, onu kastetme bunu kastetme, neyi kastettin? kıvırtma bi' dakika ya.

el hareketleri, karşısındaki sakin tiplere rağmen bağırarak stüdyoyu inletmesi, başkası konuşurken ortasından dalıp neredeyse tüm tartışma boyunca konuşması falan. antipatik.

neyse öhm, sesimi keseyim ben bir kafir olarak. allah korusun türkün dünya tarihindeki yeri sarsılır falan.

   ghostrider   10.01.2009 18:22 ~ 18:33
   #1156309
12.

celladıma gülümserken'i bi okuyun, sonra da şu geldiği hale bakın.

   general aura   10.01.2009 18:23
   #1156311
13.

komünist lafını ağzına almasın mümkünse. hayır kirletiyorda ondan. seni üstün türk seni. lise kitaplarındaki anlamsız şiirlerin sahibi.

   yeeaahh   02.05.2009 20:26
   #1355939
14.

kime yaranacağını kestiremediğinden; döne, döne, döne en sonunda vantilatör oldu.

   slaw   02.05.2009 20:31
   #1355950
15.

"pis faşist. şiirleri lise-ilkokul düzeyini aşamadı. yeteneksiz zombi" bla bla.

ula laleler.

şiirperisinden göz gezdirip de buraya yorum sıçmayın lütfen. kalbimi kırıyorsunuz lan. hem bilmiyor, hem öğrenmek istemiyorsunuz. bununla yetinmeyip susmuyorsunuz bir de. en teras anı da şu; siz, bir sizliği bile tamamlayamadan gülünç duruma düşmektesiniz. evlatlarım, demedim mi ben size; ham meyvayı olgunlaştıran tek anahtar zamandır, acele edip içeride kırmayın onu, az sabredin diye? dememişim demek ki. şimdi söyledim sayın.

   luigi arnalds   02.05.2009 21:03 ~ 03.05.2009 19:23
   #1356000
16.

ismet özel bir zamanlar şairdi. şiir gibi şiir de yazardı. sonra yaranma derdine bir düştü şiiri güdümlü yazdı. o günden beri de şair falan değildir kendisi. kelimeleri bir noktaya adapte etmeye çabalamak, yaranmak istediği fikirleri söylemeye çabalamak bilmediği sularda yüzmeye çalışan ismet özeli bitirmiştir. bunu şiirlerinde açıkça görüyoruz zaten. hakkında tez yazmama gerek yok bu farkları anlamak içinde, açarsınız şiirlerini takip edersiniz zaman çizelgesini ve görürsünüz şiirlerindeki düşüşü ve kalitesizleşmeyi.

   slaw   02.05.2009 21:22
   #1356037
17.

şairlik mertebesini, zaman çizelgesi dahilinde ele almak, ilgili kalem tarafından ortaya sunulan donelerin içe algısını, ve dahi yorumlama yeteneğiniz kudretince ortaya döktüğünüz eleştiri kırıntılarını içselleştirmek konusunda pek sakıncalı sonuçlar doğurabilir.

bir edip cansever'i ele alacak olursak; piyasada bulunmayan ikindi üstü (ki kendisi yok saymıştır), dirlik düzenlik gibi ilk (zerre şairlik emaresi bulunmayan) kitaplarından tutup; yerçekimli karanfil, sonrası kalır, ben ruhi bey nasılım, oteller kenti gibi başyapıtlara doğru ilerlediğimizde; "şiir" ve "şiiri şiirle ölçmek" konusundaki fikirlerimiz daha bir aydınlanacak, bir tren rengine bürünüp; daha sağlam raylara oturacaktır. ki çok klasik bir söylem olan; her eseri devrinde incelemenin elzemliği mevzusuna değinmek, konuyu dağıtır gibime geliyor şu an. diyeceğim odur ki; yazarlar, bıraktıkları eserler ile anılır. mühim olan, siyasi kimliği, etnik kökeni, akademik geçmişi, insan ilişkilerindeki tutumları vesair değil; sanat denizi içerisine attığı taşlardır! yıllar geçmesine rağmen üzerinden; halen bir dalgalanma var ise günümüzde, bırakınız efendim beşeri vizyonunu, cartunu, curtunu. ve bakınız zaman dediğiniz o ödlek çizelgeye, eleştiriniz tüm yazarları bir bir; kendinize "yakışır" biçimde. maalesef, lise kitaplarının arkasını süsleyen marifetsiz bir faşo, tanımını yapmakla gelişmiyor edebiyatımız.

hele hele; siz bu halka ne verdiniz? kargaşasını koklamak bile istemiyorum.

   luigi arnalds   02.05.2009 21:51 ~ 23:01
   #1356083
18.

bugün taraf gazetesinde röportajı yayınlanan,kafası her zaman iyi olan bir abimiz.

   less is more   10.05.2009 15:54
   #1371608
19.

kısa pantolon paslı çakı dizde kabuk bağlamış yara kısa çakı paslı pantolon gözde yarası kalmış kabuk
nazlan
sitem et
kırıl bana
beni geç vakit
tek başıma suya yolla
bahçede yüzünü öteye çevir
güle hayret ediyormuş gibi yap
gülümseyerek konuş da başkalarıyla
somurt avluda sadece ikimiz kalınca
kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık
en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık

yamru bastım iş değildi hake çakılmak bayırdan
dağ sıra dağdı hangi haşin belden yol veresi
gece hep süzüldü yukarıdan lakayt kehkeşan
altımda beni hep yutmaya çağladı nehir
yetişir heceleme(n) sök beni bir kere
en zoruma gideni yap hegame getir
çel beni tökezlet tuttur çitlere
ahla istida edecek ahval değil
kim bana kıymazsan bilebilir
dünya dedikleri samut küp
acılar tıkandıkça bende
hep seni seslendirir

   khyresee   23.06.2009 21:30
   #1459244
20.

<bkz: tok kurda puslu hava>

http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1626

   lafburger   05.08.2009 10:23
   #1525030

123  

 

sayfa

 / 3 

reklamı kapat

yazdır